21.9 C
Malta
Pazar, Mayıs 19, 2024
spot_img
spot_img

Haydarpaşa Garı ve Malta Haber

Tam dört yıl 1 ay önce Malta Haber yayın hayatına başladı.

Pandeminin ilk günleriydi; her an bomba etkisi yaratacak bir vaka haberi Malta’dan da bekleniyordu. Kiminle konuşsanız gözlerinde, sesinde bir gerginlik. Allah muhafaza, olur da malûm virüs bulaşırsa Malta’da tedavi edilir miyiz, bize bakarlar mı, bir küçük hastane bu kadar insana yeter mi sorularını herkesin önce kafasının içinde döndürüp dolaştırıp kendine, sonra da kötüyü çağırmamak adına tutabildiği kadarıyla içinde tutup, bir yolunu bulursa kısık sesle karşısındakine sorabildiği günlerdi.

O günlerde gücümüzün yettiği yegane şey, dil bariyeri nedeniyle haberlere ulaşamayan gerek kimi ada sakinleri, gerekse de ahvalimizi merak eden ülkemizdeki sevdiklerimizle burada olan bitenleri paylaşmaktı. Her hizmet gibi, halka olan bu hizmet de canımıza minnetti tabii. Kendi lügatimize göre “mikro habercilik” olarak adlandırdığımız haber özetleri paylaşma fikrimiz, gün geldi yayın kuşakları, binlerce takipçisi olan “yerel bir gazete”ye dönüştü. Bugün Malta Haber’in binlerce takipçisi var.

Malta Haber deyince benim gözümde İstanbul’un Haydarpaşa Garı canlanıyor. Edebiyatın da sinemanın da pek çok seçkin örneğinde İstanbul’a ilk gelenleri bilge ve vakur duruşu ile Haydarpaşa Garı karşılar malumunuz. Bizler için de, bu süreç boyunca tanığı olduğumuz hikayelerden cesaretle söyleyebileceğimiz, Malta Haber’in bir nevi Malta’nın Haydarpaşa Garı olduğu. Bir farkla, Haydarpaşa Garı İstanbul’a gelenleri karşılar idi, Malta Haber ise hem Malta’nın Türkçe konuşan yeni sakinlerini, hem de bu insanların kendilerinin ahvalini merak eden sevdiklerini karşılıyor. Hem de pek çoğunu henüz Malta’ya gelmeden karşılıyor. Önemli bir farkla tabii, Haydarpaşa Garı gibi vakur ve heybetli değil; mütevazi imkânları olan, gönüllülerin ayakta tuttuğu küçük bir gazete.

Malta Haber’in esin kaynağı o kadar çok ki, İstanbul’daki bir Rum gazetesi olan, 300 okurlu Apoyevmatini gazetesinden tutun da, Malta’daki iki yıllık esaret hayatında Felsefe’den Sosyoloji’ye kadar pek çok konferans vermiş; sürgün günlerinde dil ile düşünmeyi, dili ile paylaşmayı ihmal etmemiş Ziya Gökalp’e kadar seçin seçebildiğinizce.

Seveni de var, hâkir göreni de, bütün bunlara rağmen Türkçe dilbayrağını Malta burçlarında dalgalandıran Malta Haber iyi ki var.

Malta Haber için geç kalmış bir doğumgünü yazısı olarak bu yazıyı bize bu hizmeti lutfeden yüce yaradana şükürden acziyetimle bitirmek isterim.

Gücümüz yettiğince ülkemizden uzakta bizi burada bir araya getiren, tüm diğer farklılıklarımıza rağmen ortak paydamız Türkçe etrafında toplanmaya davete devam edeceğiz.

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz