Finlandiya’dan AB’ye Türkiye çağrısı: “Ankara’yı Avrupa’ya yakın tutmalıyız”

Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Avrupa Birliği’nin geleceğine ilişkin dikkat çeken bir genişleme vizyonu ortaya koydu. Helsinki’de düzenlenen Eurelectric Güç Zirvesi’nde konuşan Stubb, AB’nin küresel güç mücadelesinde etkili olabilmesi için “büyük düşünmesi” gerektiğini belirterek, Türkiye’nin güvenlik açısından Avrupa’ya mümkün olduğunca yakın tutulması gerektiğini söyledi.

Stubb’ın açıklamaları, Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa güvenliği, enerji bağımlılığı ve ABD’deki siyasi belirsizlikler nedeniyle AB içinde genişleme tartışmalarının yeniden hız kazandığı bir dönemde geldi.

Finlandiya lideri, Avrupa Birliği’nin mevcut 27 üyeli yapısının gelecekte 40 devlete kadar genişleyebilecek daha esnek bir modele dönüşebileceğini savundu. Bu çerçevede yalnızca mevcut aday ülkelerin değil; İngiltere, Türkiye, Kanada, Norveç ve İzlanda gibi ülkelerin de Avrupa eksenine daha fazla yaklaştırılması gerektiğini ifade etti.

Stubb’ın Türkiye vurgusu ise konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Finlandiya Cumhurbaşkanı, “Artık kimse Türkiye hakkında konuşmuyor. Güvenlik açısından bakıldığında Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne mümkün olduğunca yakın olması gerektiğini anlamalıyız” diyerek Ankara’nın stratejik önemine işaret etti.

Türkiye, 1999’dan bu yana AB adayı ülke statüsünde bulunuyor. Ancak üyelik müzakereleri uzun süredir fiilen ilerlemiyor. AB tarafı, Türkiye ile ilişkileri adaylık çerçevesinde yürütse de müzakerelerin mevcut durumda durma noktasında olduğunu belirtiyor. Buna rağmen göç, güvenlik, enerji, ticaret, NATO dengeleri ve bölgesel krizler nedeniyle Türkiye-AB ilişkileri Avrupa siyaseti açısından kritik başlıklar arasında kalmaya devam ediyor.

Stubb, Avrupa’nın genişleme konusunda zaman kaybetmemesi gerektiğini de söyledi. Finlandiya liderine göre Ukrayna’daki savaş sona erdiğinde veya Washington’daki siyasi atmosfer değiştiğinde, AB içindeki genişleme isteği zayıflayabilir. Bu nedenle Avrupa’nın önündeki “fırsat penceresinin” kısa olduğunu vurguladı.

Konuşmada Batı Balkanlar da öne çıktı. Stubb, Karadağ ve Arnavutluk’un üyelik sürecinde öne çıkan ülkeler olduğunu belirtirken; Ukrayna ve Moldova’nın da Avrupa entegrasyonunda önemli bir aşamaya yaklaştığını ifade etti. Sırbistan, Kosova, Bosna Hersek ve Kuzey Makedonya’nın geleceğinin de Avrupa güvenliği açısından kritik olduğunu söyledi.

Finlandiya Cumhurbaşkanı’nın en sıra dışı önerilerinden biri ise Kanada oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’ya yönelik “51. eyalet” söylemlerine göndermede bulunan Stubb, “Kanada’nın ABD’nin 51. eyaleti olması yerine Avrupa Birliği’nin 28. devleti olması daha güzel olmaz mıydı?” ifadelerini kullandı.

Stubb ayrıca Brexit sonrası İngiltere’nin Avrupa’dan tamamen kopmaması gerektiğini savundu. İzlanda ve Norveç’in de değişen küresel dengeler karşısında AB ile ilişkilerini yeniden değerlendirebileceğini dile getirdi.

Malta Haber okurları açısından bu açıklamalar, yalnızca Türkiye-AB ilişkileri bakımından değil, Malta’da yaşayan Türkler açısından da önemli. Çünkü AB’nin Türkiye’ye yaklaşımı; vize süreçlerinden Schengen politikalarına, çalışma ve oturum izinlerinden güvenlik iş birliğine kadar birçok alanda dolaylı sonuçlar doğurabiliyor. Türkiye’nin Avrupa’ya daha yakın tutulması yönündeki siyasi çağrılar, özellikle Avrupa’da yaşayan Türk toplumunun gelecekteki hareketlilik, vatandaşlık, aile birleşimi ve iş gücü piyasası tartışmalarını da etkileyebilir.

Stubb’ın çıkışı, Türkiye’nin AB üyeliğinin kısa vadede yeniden canlanacağı anlamına gelmiyor. Ancak Avrupa’da güvenlik merkezli yeni bir yaklaşımın güçlendiğini gösteriyor. Bu yaklaşımda Türkiye, artık yalnızca üyelik müzakereleri donmuş bir aday ülke olarak değil, Avrupa’nın güvenliği ve jeopolitik dengesi açısından yeniden konuşulması gereken stratejik bir aktör olarak görülüyor.

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz