Avrupa Birliği’nin yeni Göç ve İltica Paktı yürürlüğe girerken, bazı siyasetçilerin “göçmen kabul etmeyen ülkelere 20 bin euro ceza uygulanacak” iddiası gündem oldu. Ancak uzmanlar ve AB kaynakları, bu söylemin düzenlemeyi eksik ve yanıltıcı şekilde yansıttığını belirtiyor.
Avrupa Birliği’nin yıllardır üzerinde çalıştığı Göç ve İltica Paktı, 12 Haziran itibarıyla resmen yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme, düzensiz göçle mücadeleyi güçlendirmeyi ve iltica başvurularında üye ülkeler arasındaki yük paylaşımını daha dengeli hale getirmeyi amaçlıyor.
Ancak paktın yürürlüğe girmesiyle birlikte özellikle Fransa’da bazı siyasi çevrelerden sert eleştiriler geldi. Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin liderlerinden Marine Le Pen, Avrupa Birliği’nin üye devletleri göçmen kabul etmeye zorladığını ve bunu yapmayan ülkelere para cezası uygulayacağını öne sürdü.
20 Bin Euro İddiası Nereden Çıktı?
Ulusal Birlik Partisi’ne yakın bazı isimler, göçmen kabul etmeyen ülkelerin kişi başına 20 bin euro ödeme yapmak zorunda kalacağını savundu.
Ancak uzmanlara göre bu ödeme bir “ceza” değil, yeni sistem kapsamında getirilen dayanışma mekanizmasının alternatiflerinden biri.
AB’nin yeni düzenlemesi, göç baskısının yoğun olduğu ülkelere destek verilmesini amaçlıyor. Özellikle son yıllarda İtalya, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İspanya gibi Akdeniz ülkeleri, düzensiz göçmen ve sığınmacıların büyük bölümünü kabul etmek zorunda kaldı.
Yeni Sistem Nasıl İşleyecek?
Mevcut AB kurallarına göre bir sığınmacının başvurusu, genellikle Avrupa Birliği’ne ilk giriş yaptığı ülkede değerlendiriliyor. Bu durum sınır ülkeleri üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor.
Yeni Göç ve İltica Paktı ise bu yükü paylaşmayı hedefleyen “zorunlu ancak esnek dayanışma” modelini hayata geçiriyor.
Sistem kapsamında üye ülkeler üç farklı seçenekten birini tercih edebiliyor:
- Sığınmacıların bir kısmını kendi ülkelerine kabul etmek,
- Mali katkı sağlamak,
- Personel, ekipman veya operasyonel destek vermek.
Bu nedenle mali katkı seçeneği, göçmen kabul etmeyen ülkelere verilen bir ceza olarak değil, dayanışma sistemine katılımın alternatif yollarından biri olarak değerlendiriliyor.
En Az 30 Bin Kişinin Yeniden Yerleştirilmesi Hedefleniyor
Pakt kapsamında her yıl en az 30 bin sığınmacının AB ülkeleri arasında yeniden yerleştirilmesi planlanıyor.
Bunun yanında dayanışma mekanizması için yıllık en az 600 milyon euro kaynak oluşturulması öngörülüyor.
Ancak uygulamanın ilk aşaması bile siyasi tartışmaları beraberinde getirdi. Bazı hükümetler sığınmacı kabul etmek yerine mali katkı sağlamayı tercih ederken, yeniden yerleştirme taahhütlerinin beklenen seviyenin altında kaldığı belirtiliyor.
Göç Politikaları Avrupa Siyasetinin Merkezinde
Uzmanlara göre yeni Göç ve İltica Paktı, Avrupa Birliği’nin göç krizine ortak çözüm bulma çabasının önemli bir parçası olsa da uygulamanın nasıl işleyeceği önümüzdeki yıllarda netleşecek.
Özellikle göç karşıtı siyasi hareketlerin güç kazandığı birçok Avrupa ülkesinde, paktın uygulanması ve dayanışma mekanizmasının etkileri tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.
Kaynak: Euronews


