1912’de batan Titanic’ten sağ kurtulan mürettebat üyelerinden Allen Marden Baggott’un hikâyesi, Malta’da geç de olsa tamamlandı. İngiliz kökenli olan Baggott’un, 1921’de Malta’da hayatını kaybetmesinin ardından uzun yıllar isimsiz kalan mezarı, ölümünden yaklaşık bir asır sonra mezar taşıyla işaretlendi.
Baggott, Titanic’te birinci sınıf yolculara hizmet veren “first class steward” olarak görev yapıyordu. Facia gecesi gemiden sağ çıkmayı başaran mürettebat arasında yer aldı. Ancak hayatta kalmasına rağmen, sonraki yaşamı ve ölümü sessizliğe gömüldü. 13 Nisan 1884 doğumlu olan Baggott, 15 Şubat 1921’de Malta’da vefat etti.
Aradan geçen yıllar boyunca mezarı belirgin bir işaret taşımadı. Son dönemde yapılan çalışmalarla mezar yeri netleştirildi ve adına uygun bir baş taşı yerleştirildi. Bu gelişme, Titanic tarihinin çoğu zaman göz ardı edilen mürettebat hikâyelerine yeniden dikkat çekti.
Malta açısından bakıldığında ise bu olay, adanın uluslararası denizcilik geçmişinin bir yansıması. Tarih boyunca önemli bir deniz üssü ve geçiş noktası olan Malta, farklı milletlerden denizcilerin yaşamlarına ve son duraklarına ev sahipliği yaptı. Baggott’un mezarı da bu çok katmanlı tarihin bir parçası.
Malta’da yaşayan Türk toplumu için bu tür hikâyeler, adanın sadece turizmle sınırlı olmadığını; aksine Avrupa ve dünya tarihinin kesişim noktalarından biri olduğunu gösteriyor. Özellikle uzun süreli yaşam planı yapanlar için Malta’nın bu derin geçmişi, ülkeyi daha anlamlı kılan unsurlar arasında yer alıyor.
Allen Marden Baggott’un mezarına yerleştirilen baş taşı, yalnızca bir isim kazandırmaktan ibaret değil. Aynı zamanda, tarihin sessiz kalmış bir tanığını yeniden görünür kılan sembolik bir adım olarak öne çıkıyor.


