Malta’da kadınların ilk çocuklarını dünyaya getirme yaşı 2024’te ortalama 29,9 olarak kaydedildi. Eurostat verilerine göre Malta, aynı yıl kadın başına 1,01 canlı doğum ile Avrupa Birliği’nin en düşük doğurganlık oranına sahip ülkesi oldu.
Eurostat’ın doğum ve doğurganlık istatistiklerine göre AB genelinde kadınların ilk çocuklarını doğurma yaşı da ortalama 29,9 oldu. Kadınların genel doğum yaşı ortalaması ise AB’de 31,3 olarak kaydedildi. Bu tablo, Avrupa genelinde çocuk sahibi olma yaşının giderek ileriye kaydığını gösteriyor.
Malta’nın doğurganlık oranı, AB ortalaması olan 1,34’ün belirgin şekilde altında kaldı. 2024’te en yüksek doğurganlık oranı 1,72 ile Bulgaristan’da görülürken, Malta listenin en altında yer aldı. Eurostat’a göre AB genelinde 2024 yılında 3,55 milyon bebek dünyaya geldi; bu sayı yaklaşık 60 yıl önceki seviyenin neredeyse yarısına işaret ediyor.
Malta açısından veriler yalnızca doğum oranlarını değil, nüfus yapısındaki değişimi de gösteriyor. Malta Daily’nin aktardığı verilere göre 2024’te Malta’da doğan çocukların yaklaşık yüzde 38’i yabancı doğumlu annelerden dünyaya geldi. Bu oran 2013’te yüzde 11 seviyesindeydi.
Bu tablo, Malta’daki nüfus artışı ve iş gücü ihtiyacının giderek daha fazla göçmen nüfusla bağlantılı hale geldiğini gösteriyor. Malta’da yaşayan Türk aileler, çalışanlar ve ülkeye yerleşmeyi düşünenler açısından bu veriler; konut, okul, sağlık, çocuk bakımı ve uzun vadeli göç politikaları bakımından doğrudan önem taşıyor.
Malta hükümeti son dönemde düşük doğurganlık oranına karşı ailelere yönelik bazı vergi ve destek adımlarını gündeme getirmişti. Reuters’ın aktardığına göre 2026 bütçesi kapsamında çocuklu aileler için vergi avantajları planlanırken, Malta’nın düşük doğurganlık oranı hükümet tarafından ülkenin önemli demografik sorunlarından biri olarak tanımlandı.
Malta’da doğurganlık oranının AB’nin en düşük seviyesinde kalması, ülkenin önümüzdeki yıllarda göç, aile politikaları, iş gücü ve sosyal hizmetler başlıklarını daha fazla tartışacağını gösteriyor. Bu nedenle mesele yalnızca kaç çocuk doğduğu değil; Malta’nın gelecekte nüfusunu, iş gücünü ve sosyal sistemini nasıl sürdüreceği sorusu haline geliyor.


