Son dönemde Türk vatandaşlarının en büyük sorunlarından biri haline gelen vize retlerine karşı yargıdan emsal niteliğinde bir karar çıktı. Belgeleri eksiksiz olmasına rağmen “soyut gerekçelerle” vizesi reddedilen bir vatandaşın açtığı dava, mahkemenin konsolosluk uygulamalarını haksız bularak kararı iptal etmesiyle sonuçlandı.
Mahkeme, konsoloslukların vize verme ve reddetme yetkisinin sınırsız olmadığını vurgulayarak, ret kararlarının mutlaka somut ve hukuki delillere dayanması gerektiğine hükmetti. Kararda, başvurusu tam olan bir kişiye yalnızca “ülkesine döneceğine ikna olunmadı” gibi genel ve gerekçesiz ifadelerle vize verilmemesinin hukuka aykırı olduğu açıkça belirtildi.
Dikkat çeken bir diğer nokta ise kararın tazminat ve itiraz yolunu da fiilen açması oldu. Mahkeme, haksız yere reddedilen başvurular için yargı yolunun etkin bir “hak arama” mekanizması olduğunu ortaya koyarak, benzer durumda olan milyonlarca kişi için umut verici bir emsal oluşturdu.
Uzmanlara göre bu karar, konsoloslukların artık kurallara uygun ve belgeleri eksiksiz yapılan başvurulara karşı keyfi ve gerekçesiz ret kararları veremeyeceği anlamına geliyor. Vize mağdurları açısından tarihi nitelik taşıyan bu gelişme, hukuki mücadelenin yolunu açan önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.


