Pankreas Kanserinde Umut Veren Gelişme: Deneysel Hap Yaşam Süresini İki Katına Çıkardı

KRAS mutasyonunu hedef alan deneysel ilaç daraxonrasib, pankreas kanseri hastalarında dikkat çekici sonuçlar verdi. Klinik çalışmalarda hastaların ortalama yaşam süresinin 13 aya çıktığı açıklandı.

Pankreas kanseri tedavisinde yıllardır aşılamayan en büyük engellerden biri olarak görülen KRAS proteiniyle ilgili çarpıcı bir gelişme yaşandı. Bilim insanlarının uzun süre “ilaç yapılamaz” olarak tanımladığı KRAS mutasyonunu hedef alan deneysel bir hap, klinik çalışmalarda umut verici sonuçlar ortaya koydu.

Biyoteknoloji şirketi Revolution Medicines tarafından geliştirilen “daraxonrasib” adlı deneysel ilacın, pankreas kanseri hastalarında yaşam süresini önemli ölçüde uzattığı bildirildi. Açıklanan ilk verilere göre ilacı kullanan hastaların ortalama yaşam süresi 13 aya kadar yükseldi. Bu sürenin standart kemoterapiye kıyasla yaklaşık iki kat daha uzun olduğu belirtildi.

Pankreas Kanserinde Kritik Hedef: KRAS Proteini

Pankreas kanseri, en ölümcül kanser türleri arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre hastaların yalnızca yüzde 13’ü teşhisten sonraki beş yıl içinde hayatta kalabiliyor.

Bilim insanları, 1980’li yıllarda KRAS adı verilen mutasyona uğramış proteinin birçok kanser türünün büyümesinde kilit rol oynadığını keşfetmişti. Özellikle pankreas kanserinde KRAS mutasyonunun neredeyse tüm vakalarda etkili olduğu ifade ediliyor.

Ancak KRAS proteini, yapısal özellikleri nedeniyle uzun yıllar boyunca ilaç geliştirme çalışmalarında “ulaşılamaz hedef” olarak değerlendirildi. Proteinin yüzeyinde ilaçların bağlanabileceği uygun alanların bulunmaması nedeniyle bilim dünyasında “ilaç yapılamaz hedef” olarak anılıyordu.

Deneysel Hap Bilim Dünyasında Heyecan Yarattı

Son yıllarda moleküler biyoloji ve kimya alanındaki gelişmeler, KRAS’ın hedef alınabileceğini ortaya koydu. Revolution Medicines tarafından geliştirilen daraxonrasib de bu çalışmaların en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.

İlacın detaylı sonuçlarının Amerikan Klinik Onkoloji Derneği’nin Chicago’da düzenlenecek toplantısında paylaşılması bekleniyor. ABD’de bazı hastalar için ilaca erişimin genişletildiği de aktarıldı.

Memorial Sloan Kettering Cancer Center’dan gastrointestinal onkolog Eileen O’Reilly, gelişmeyi pankreas kanseri tedavisi açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.

O’Reilly, “Bu hastalık için büyük bir dalganın başlangıcı” ifadelerini kullandı.

“Moleküler Yapıştırıcı” Yöntemi Kullanılıyor

Daraxonrasib’in çalışma prensibi ise bilim dünyasında “moleküler yapıştırıcı” olarak tanımlanan yenilikçi bir yönteme dayanıyor.

Araştırmacılar, bazı bakteri ve mantar moleküllerinin tek başına bağlanamadıkları hedeflere başka proteinlerle birleşerek tutunabildiğini keşfetti. Bu yöntemle geliştirilen ilaç, KRAS proteinini doğrudan hedef almak yerine daha büyük bir moleküler kompleks oluşturarak etkisiz hale getirmeyi amaçlıyor.

Uzmanlara göre bu yaklaşım, yalnızca belirli KRAS mutasyonlarını değil daha geniş KRAS aktivitelerini hedef alabilmesi açısından büyük önem taşıyor.

Yıllar Süren Araştırmaların Sonucu

KRAS hedefli tedaviler bir anda ortaya çıkan bir keşif değil. California Üniversitesi San Francisco’dan kimyasal biyolog Kevan Shokat ve ekibi, 2008 yılından bu yana KRAS üzerinde yoğun çalışmalar yürütüyor.

Araştırmacılar 2013 yılında bazı moleküllerin KRAS proteinine bağlanabildiğini ve daha önce fark edilmeyen bir bağlanma bölgesini ortaya çıkardığını duyurdu. Bu çalışmalar daha sonra KRAS mutasyonlarına yönelik ilk onaylı ilaçların geliştirilmesinin önünü açtı.

Hastalara “Değerli Zaman” Kazandırdı

Deneysel ilacın erken klinik çalışmalarına katılan hastalardan biri olan Alyson Luck’a 2022 yılında 4. evre pankreas kanseri teşhisi konuldu. Kanserin karaciğerine yayılmasının ardından Luck, 2024’te daraxonrasib çalışmalarına dahil edildi.

Ailesi, ilacın kendilerine neredeyse normal sayılabilecek çok değerli bir yıl kazandırdığını anlattı. Luck’ın tedavi sürecinde kemoterapiye kıyasla daha iyi hissettiği ve ailesiyle daha fazla zaman geçirebildiği belirtildi.

Luck, 2025 yılında hayatını kaybetse de ailesi, bu klinik çalışmanın gelecekte binlerce hasta için umut olabileceğini ifade etti.

Uzmanlar Uyardı: Kesin Tedavi Değil

Uzmanlar, daraxonrasib’in pankreas kanseri için henüz kesin bir tedavi anlamına gelmediğinin altını çiziyor. İlacın neden zamanla etkisini kaybettiği, yan etkilerin nasıl azaltılacağı ve erken evre hastalarda nasıl sonuç vereceği gibi sorular üzerinde çalışmalar sürüyor.

Penn Medicine’dan onkolog Mark O’Hara ise pankreas kanseri alanında uzun süredir görülmeyen bir heyecan yaşandığını belirterek, hastalara artık yönetilebilir yan etkileri bulunan ağızdan alınabilen bir tedavi seçeneği sunulabildiğini söyledi.

Araştırmacılar, KRAS hedefli tedavilerdeki bu gelişmenin yalnızca pankreas kanseriyle sınırlı kalmayabileceğini, akciğer ve kolon kanseri gibi diğer KRAS bağlantılı kanser türlerinde de yeni tedavi yollarının önünü açabileceğini düşünüyor.

Kaynak: Karar

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz