Onur Gökmen Yetim Yazdı: Okan Buruk Tarih Yazıyor… 

Şampiyon belli oldu. Beklenen son gerçekleşti ve Galatasaray, Türk futbol tarihine bir çentik daha attı. Saha içi tartışmalarının, hakem kaoslarının, kulüp savaşlarının hiç bitmeyeceği bir ligde en azından sezon kapandı. Karagümrük düştü, Kayserispor düştü, Antalyaspor son nefeste …. Sıralama büyük ölçüde değişmedi ama tarihe geçecek bazı kırılmalar yaşandı.

Galatasaray, 1996-2000 arasındaki dört yıl üst üste şampiyonluk rekorunu egale etti. Okan Buruk bunu başaran teknik adam olarak tarihe geçti. Fakat enteresan olan şu: Bu başarı yaşanırken bile Galatasaray’ın üzerinde garip bir gerginlik vardı. Özellikle son haftalarda takımın oyununa sinen duygu özgüven değil, stres oldu. Öne geçtiği maçlarda bile “Acaba ?” hissi dolaştı sahada. Galatasaray hep son haftalarda olgunluk ve sakinlikle işi bitirirdi. Bu sene bunun tam tersi bir görüntü verdi. Çünkü bu takım artık doymuş bir takım görüntüsü veriyor.

Ben buna metal yorgunluğu diyorum. Torreira’da hissediyorsun, Davinson’da hissediyorsun. Oyuncular kötü değil ama sürekli zirvede kalmanın getirdiği zihinsel aşınma var. Galatasaray’ın önümüzdeki sezon ciddi bir kabuk değişimine ihtiyacı olacak. Aksi halde bugün örtülen problemler yarın çok daha sert şekilde önlerine düşebilir.
Ama burada başka bir mesele var.
Bu ülkede Okan Buruk’un hakkı bilinmedi.

Bakın eleştirilir, bazen kötü oynatır, bazen yanlış tercih yapar. Futbol böyle bir oyun. Fakat Türkiye’de insanlar başarıyı normalleştirmeyi çok seviyor. Dört sene üst üste şampiyonluk seviyesine gelmiş bir teknik direktörü küçümsemek artık futbol eleştirisi değil, başka bir psikolojidir.

Okan Buruk gökten inmedi. Birilerinin torpiliyle gelmedi. Tırnaklarıyla yükseldi. Akhisar’da kupa aldı, Başakşehir’de şampiyon oldu, Galatasaray’da tarih yazdı. Bu başarıların hiçbirisi piyango değil. Bu yüzden Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekir. Okan Buruk kalıplaşmış Fatih Terim Şenol Güneş gibi isimlerden daha ileride bir hocadır. Kimse kusura bakmasın! 

Ama diğer taraftan şu gerçeği de konuşacağız.

Osimhen gibi bir yıldızın varsa oyuna 1-0 önde başlıyorsun zaten. Bazı oyuncular vardır, sistemi onlar taşır. Osimhen öyle bir oyuncu. Az maç oynasa bile sezonun mimarlarından biridir. Aynı şekilde Uğurcan gibi bazı isimler de sezonun kaderine doğrudan etki etti. Futbol bazen teknik direktör oyunundan çıkar, yıldız oyuncu etkisine döner.

Galatasaray bugün şampiyon olabilir. Hak ederek de olabilir. Ama önümüzdeki sezon aynı hikâyeyi otomatik olarak yaşayacağını düşünüyorsa yanılır. Çünkü Türk futbolunda en büyük düşüşler genellikle zirvede başlar.

Yine de tarihe geçen bir sezon oldu.

Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu Türk futbol tarihine yazıldı. Tebrik etmek gerekir.

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz