Onur Gökmen Yetim Yazdı; Elenmedik , Rezil Olduk !

Utanın!

Trajedi yapmayacağım. Ağlamayacağım. Hakem demeyeceğim. Şanssızlık demeyeceğim. Bir zahmet siz de artık bahane üretmeyin.

Formadan utanın.

Sabah sınavı olduğu halde maçı izlemek için erken kalkan öğrenciden utanın. Maç seyredenlere çay yetiştirmek için geceyi sabaha bağlayan çaycıdan utanın. İnsanlar ekran başında sıcak bir şey yesin diye sabahın köründe poğaça açan fırıncıdan utanın. Dünya kadar para harcayıp kilometrelerce yol giden taraftardan utanın.

Hatta dönüp bir de Özbekistan’a bakın. Kolombiya karşısında aslanlar gibi mücadele eden, son nefesine kadar savaşan çocuklara bakın. Sonra aynaya bakın.

Ama bir kere olsun utanın.

Taktik konuşmayacağım. Neyini konuşalım? Rakip 45 dakika boyunca 10 kişi oynuyor. Hakem neredeyse bizim adımıza düdük çalıyor. Buna rağmen sahada hâlâ 4-6-0 oynayan teknik adamın neyini analiz edeceğiz? Hangi dahiyane planı kaçırdık?

Arda mı konuşalım?
Kenan mı?
Barış mı?
Kerem mi?
Uğurcan mı?
Hangisi iyi oynadı da onu değerlendirelim?

Bana aylarca “Bu jenerasyon başka” dediler. “Tarih yazıyoruz” dediler. Kosova’yı zar zor geçince devrim ilan ettiler. Eleştirince futbol cahili olduk. Daha ileri gideni çıktı, vatan haini ilan etti.

Keşke ben cahil olsaydım.
Keşke ben anlamıyor olsaydım.
Keşke rezil olan ben olsaydım da bu takım kupaya devam etseydi.
Ama gerçekler inatçı şeylerdir.
Bu takım inanılmaz derecede şımarmış.

Daha hiçbir şey kazanmadan kazanmış gibi davranıyorlar. Daha zirveye çıkmadan zirvedeymiş gibi konuşuyorlar. Avrupa Şampiyonu olmuş edasıyla geziyorlar. Oysa ortada elle tutulur bir başarı yok.

Şimdi gelelim maç sonuna.

Elendik. Açtım açıklamaları dinledim. Şok oldum.
Bir öz eleştiri beklersin.
Bir mahcubiyet beklersin.
Bir “taraftardan özür diliyoruz” beklersin.
Yok.
Tam tersine bizi azarlıyorlar.
Montella çıkmış, neredeyse “Ben sizden daha Türküm” diye ders veriyor.
Hakan Çalhanoğlu çıkmış, “Biz sizi bu seviyelere getirdik” havasında konuşuyor.

Özür dileriz.
Bizim suçumuz.
Başarı istemek ne haddimize?
Milyonlarca insanın beklentisi olamaz değil mi?
Eleştirmek yasak.
Sorgulamak yasak.
Hesap sormak yasak.
Siz oynayın, biz alkışlayalım.
Kötü oynayın, yine alkışlayalım.
Elenin, yine alkışlayalım.
Çünkü modern futbolun yeni kuralı bu galiba.
Sahadaki performans değil, sosyal medyadaki algı önemli.
Kusura bakmayın.
Ben o oyuna gelmem.

Şimdi bir de son ABD maçı var.
Kazanırsak asıl curcunayı o zaman görün.
Bir anda her şey unutulacak.
Bir anda “İşte gerçek Türkiye” manşetleri atılacak.
“Bu çocukların kıymetini bilin” yazıları döşenecek.
Eleştirenler yine hain olacak.
Sorunları gösterenler yine düşman ilan edilecek.
Yaklaşık çeyrek asırdır futbol izliyorum.
Hep aynı hikâye.
Hep aynı dev aynası.
Hep aynı abartı.
Hep aynı hayal satıcılığı.
Sonra ilk ciddi virajda duvara toslama.
Görünen köy kılavuz istemiyor.
Bu takımın ciddi bir zihniyet problemi var.
Ve o problem çözülmeden ne jenerasyon kurtarır ne yetenek ne de şans.
Bu yüzden kimsenin alınmasına gerek yok.
Montella da eleştirilecek.
Hakan da eleştirilecek.
Merih de eleştirilecek.
Çünkü burası milli takım.
Kimsenin şahsi çiftliği değil.
Forma kutsalsa, hesabı da kutsaldır.
Ve o hesabı birileri vermek zorundadır.

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz