Malta’daki Türk İzleri: Xi t-Torok trid?

Sekizinci yazı.

Valletta’nın denize dik inen dar, sarı kireçtaşı sokaklarında yürürken rutubetli havayı yırtan tiz bir tartışmaya kulak misafiri olduğunuzu düşünün. Sabahın erken saatleri. Pastizzi fırınlarından sokağa sıcak hamur ve yağ kokusu yayılıyor, daracık yolu bir teslimat kamyonu tıkamış, esnaf kollarını iki yana açıp bağırıyor:

Xi t-Torok trid?

Şit-torok triit, diye okunuyor.

Maltacada Xi trid? zaten “ne istiyorsun” demek. Düzgün, kısa, sıradan bir soru.

Buradaki trid ikinci tekil şahıs, yani “sen istiyorsun”. İfade doğrudan karşıdaki kişiye yöneliyor. Kamyoncuya, aynı şeyi yedinci kez isteyen çocuğa, kapıya üçüncü kez gelen adama. Havaya söylenmiyor, bozulan bir musluğa hiç söylenmiyor. Karşıda birisi var, o birisi bir şey istiyor.

Şimdi araya t-Torok’u sıkıştırın.

Anlam kımıldamıyor. Soru aynı soru, beklenen cevap aynı cevap. Yükselen tek şey ısı. Türkçede bağlama göre “ne cehennem istiyorsun”, “daha bela mı istiyorsun”, “ne var yani” gibi bir hiddete yaklaşıyor.

Kelimeyi cümleden çekip alsanız cümle ayakta kalıyor, bıraksanız hiçbir şey öğrenmiyorsunuz. Türkler orada bir şey istemiyor, bir şey yapmıyor. Yalnızca duruyorlar.

Bir tuhaflık daha var, dilbilgisi tarafında. T-Torok’un başındaki t-, Maltacanın belirlilik takısının T önünde aldığı biçim. Yani ifade çıplak Torok demiyor, t-Torok diyor. Belirli Türkler, bilinen Türkler. Oysa cümlede onların oturacağı bir yer yok. Özne değiller, nesne değiller, kimse onlardan bahsetmiyor. Adları belirli, kendileri yok.

İngiliz kızdığında cümlenin ortasına cehennemi sıkıştırıyor, İtalyan şeytanı koyuyor.

Maltalı Türkleri koyuyor.

Bu seride ilk defa çevirinin kendisi mesele oldu.

Kelimesi kelimesine çevirirsem elimde saçma bir şey kalıyor. Ne Türkler istiyorsun? Türkçede aynı işi gören ne varsa denedim. “Ne istiyorsun be” desem Türk düşüyor. “Ne halt istiyorsun” desem yine düşüyor. Türk’ü cümlede zorla tutmaya kalksam bu sefer Türkçe okuyan biri hakaret işitiyor; oysa Maltacada kimse Türk’e bir şey demiş olmuyor, bağıran esnafın aklından bir tek Türk geçmiyor.

İnternette dilden dile dolaşan, kaynağı belirsiz bu ifadeyi hakkıyla yazıya geçirmiş birini ararken Michael Spagnol’u buldum.

Spagnol dilbilimci, Malta Üniversitesi’nin Maltaca Bölümü’nü yıllarca yönetmiş. Bunun yanında Kelma Kelma diye bir iş yapıyor. 2013’te bir Facebook sayfası olarak başlamış, Maltacanın tuhaflıklarını halka anlatıyor.

Orada 2019 tarihli, Dawra mad-dinja başlıklı kısa bir yazısı var. Dünya turu.

Tezi eğlenceli. Maltalılar konuşurken, farkında bile olmadan, durmadan başka milletlerin adını anıyor.

Bahçede İngiliz çimi var, salonda İran halısı. Baba Fransız ekmeği seviyor, anne pandispanya tercih ediyor. Yazar da bir dilim ħelwa tat-Tork karşısında dayanamıyor. Türk tatlısı, bizim helvamız.

Sonra öfke faslına geliyor ve iki ifadeyi yan yana koyuyor, Ħaqq għat-Torok ile xi t-Torok trid. Meğer ikisi aynı rafta duruyormuş.

Spagnol’un listesi Türklerde bitmiyor.

Anlamadığınız bir şey söyleyene Maltalı “bana Rumca konuşuyorsun” diyor, ya da Japonca. Bir işi ters yapana “Araplar gibi yapıyorsun” diyor. İşi biter bitmez kalkıp gidene “Gozolular gibi” diyor, çünkü Gozolunun vapur yetiştirmesi gerekir. Parayı savurana Amerikalı diyor. Geç kalana, İngiliz dakikliğine göndermeyle, “sende de İngiliz saati var” diyor.

Sonra ölçek küçülüyor, sıra Malta’nın kendi köylerine geliyor. Başını ağrıtan birine “git Marsa’nın marulunu sula” deniyor. Qormili kadın için övgü var, Msidalı kadın için hiç yok, Rabatlılar cimrilikle anılıyor.

Burada gülünecek bir taraf var elbette. Bir de şu var, madem dil bütün komşularına birer isim yapıştırmış, Türk’ün o listede bulunması özel bir kinin delili sayılmaz. Türk kalabalık bir kataloğun bir maddesi yalnızca.

Fakat bir farkla.

Rumca hâlâ Rumcadır. “Bana Rumca konuşuyorsun” diyen adam anlamadığı bir dilden bahseder, Yunanlar o cümlede bir iş görür. Arap bir işi ters yapmakla suçlanır, haksızdır, ama hiç değilse bir şeyle suçlanmıştır. Amerikalı para harcar, Gozolu vapura koşar, İngiliz vaktinde gelir. Hepsinin bir rolü vardır.

Xi t-Torok trid? cümlesindeki Türklerin rolü yoktur.
Bu cümlenin peşinde olan tek kişi ben değilmişim.

Kurstin Gatt, 2025’te yayımlanan çalışmasına aynı cümleyi başlık yapmış. *Xi t-Torok trid?** Il-barranin fil-qwiel u l-idjomi Maltin*. Yani, Maltaca atasözleri ve deyimlerinde yabancılar.

Özetine göre çalışma üç iş yapıyor. Maltacada yabancılara gönderme yapan atasözlerini ve deyimleri topluyor, hem dışarıdakileri, Türkler, İngilizler, Araplar, hem içeridekileri, Gozolular ve şu ya da bu yerden olanlar. Sonra Arap ülkelerinde Malta, Maltaca ve Maltalılar için söylenenleri topluyor. Sonuncusu, bütün bu birikimi Edward Said’in Oryantalizm’i üzerinden okuyor.

Spagnol’un listesindeki ikiye ayrılma, dışarıdaki milletlerle içerideki köyler, demek ki bana özgü bir yanılsama değilmiş.

Çalışmanın tam metni Malta Üniversitesi arşivinde erişime kapalı. O yüzden Gatt’ın Xi t-Torok trid? hakkında ne dediğini bilmiyorum ve ona ait olmayan bir sonuç çıkarmayacağım. Şu kadarı ortada. İfade uydurma değil, kayda geçmiş ve bir makaleye başlık olacak kadar dikkat çekmiş.

Türk tek başına anıldığında ortada hep bir resim var. Bir Türk doğuyor, bir Türk vaftiz oluyor, biri Türk gibi kara sayılıyor, merdivende bir Türk oturuyor, tarlada bir Türk nöbet tutuyor. Hepsi tekil, hepsinin bir sûreti var, gözünüzün önüne getirebiliyorsunuz.

Öfke çoğula geçiyor. Ħaqq għat-Torok. Ve xi t-Torok trid.

Tek Türk bir resimdir. Türkler ise kalabalık. İnsanın aklına filo geliyor, ufukta beliren kadırgalar geliyor. Bunun dilin tarihsel hafızasıyla gerçekten bir ilgisi var mı, bilmiyorum. Belki de bu ifadeleri art arda okuyunca benim gördüğüm bir desen.

Bu ifadenin tuhaf bir tarafı var. Cevaplanamıyor.

Duyan ne istediğini söyler, Türkleri olduğu yerde bırakır. Cümlede o kadar uzun durmuşlar ki çıkarınca eksik geliyor, bırakınca hiçbir şey anlatmıyor.

Sesinde bile bu var aslında. Xi trid deyince düz bir soru çıkıyor ortaya. Araya t-Torok girince hece kabarıyor, öfke bir perde yukarı çıkıyor, kulak neredeyse köpürdüğünü duyuyor.

Ama bunu söyleyen de duyan da Maltalı. Bu satırları yazan da okuyan da Türk.

Esnafın aklında biz yokuz. Sayfada en çok biz varız.

Merak edenler için kaynaklar

  • Michael Spagnol, Dawra mad-dinja, Kelma Kelma, 2019.
  • Kurstin Gatt, Xi t-Torok trid? Il-barranin fil-qwiel u l-idjomi Maltin, Leħen il-Malti, sayı 44, 2025, s. 123-143. Yayıncı Għaqda tal-Malti (Università). Malta Üniversitesi açık erişim arşivinde künyesi kayıtlı, tam metni erişime kapalı.
Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz