Malta’daki Türk İzleri: Sensafidi: Adı Geçmeyen Türk

Onuncu yazı.

Malta’da bir anahtar kaybolduğu için değil, biz yüzünden imansız.

Bir anahtar kayboluyor. Aranıyor, bulunmuyor, bir daha aranıyor. Temi Zammit’in Il-Għali jkun imsiefer öyküsünde anahtarın başına bir de sıfat konuyor: sensafidi. Aşağı yukarı, Türkçede “şu mendebur anahtar” derken hissettiğimiz şey.

Anahtarın inancı olmaz tabii. Ama bu kelimenin geçmişinde din var, esirler var. Onu sonra anlatacağım; önce şunu söylemem lazım: bu kez peşine düştüğüm kelimede Tork geçmiyor. Dokuz yazı boyunca hep “Türk” yazan bir şeyin peşindeydim. Bu yüzden Zammit’in cümlesindeki Türk’ü kendi başıma bulamazdım. Beni oraya Martin Morana’nın Kliem u Storja sitesindeki ansiklopedik sözlükte yer alan sansafidi / sensafidi maddesi götürdü.

Morana, kelimenin söz dinlemeyen, bildiğini okuyan, dik başlı biri için kullanıldığını yazıyor. Kökenini İtalyanca senza fedeye bağlıyor: inançsız. Buraya kadar tamam. Sonra Joseph Aquilina’ya dayanarak ekliyor: bu ad, kendi inançlarında inatçı görülen Türk esirlere verilmiş.

Kendi inancında inatçı olan birine “inançsız” demek.

Söz, esirlerin neye inandığını anlatmıyor; söyleyenin, kendi inancından olmayana ne ad verdiğini anlatıyor. Twieled Tork yazısında vaftiz edilmemiş çocuk için għadha Tork deniyordu, hatırlarsınız. Orada sınır “Türk” kelimesiyle çiziliyordu. Burada kelime yok, sınır aynı.

Morana’nın Malta’daki hakaret sözlerini topladığı yazısında sensafidi / senzafidi bir kez daha geçiyor. Hiçbir şeye inanmayan biri için söyleniyor, başka dinden birine, mesela bir Müslümana da söyleniyor; zamanla da sırf sövmek için kullanılır olmuş.

Zammit’in anahtarı işte bu son aşamanın örneği:

“fittex u erġa’ fittex u dan is-sensafidi ta’ muftieħ ma nstabx”
(okunuşu: fittéş u érca fittéş u dan is-sensafídi ta muftíh ma nstabş)
“Aradı, bir daha aradı; bu sensafidi anahtar bulunmadı.”

1932’te yazılmış bir öyküde kelime artık bir eşyaya söylenebiliyor. Kimsenin dinini sormaya gerek yok; anahtar ortaya çıkmadığı için suçlu.

Şimdi frene basıyorum, çünkü buradan kolayca düz bir hikâye çıkarılabilir: önce Türk esirlere söylendi, sonra Müslümanlara, sonra herkese, en sonunda anahtara. Güzel duruyor ama elimde bunu kanıtlayan bir şey yok. Türk esirlerden söz eden bilgi Aquilina’nın kendi metninden değil, Morana’nın aktarımından geliyor; Aquilina’yı bu yazı için ayrıca açıp bakmadım. Kelimenin ilk kez onlara söylendiğini de bu maddelerden çıkaramıyorum. Bildiğim iki şey var: Türk esirlere bu adın verildiğini söyleyen bir kaynak, bir de kayıp anahtara kadar uzanan bir kullanım. Arası boş. Boş kalsın.

Gene de anahtar aklımda. Merdivendeki taş Türk’ün bir yüzü vardı, tarladaki saman Türk’ün hiç değilse bir gövdesi. Burada ne yüz var ne ad. Sadece bir anahtar var, kayıp.
Malta’da bir anahtar kaybolduğu için değil, biz yüzünden imansız. Dört yüz yıl önce düşman bellenen adamların imanı, bugün bir çekmecenin dibinde duruyor.

Okunuş için birkaç not:
ġ → Türkçe c (erġa’ → “erca”)
x → Türkçe ş (fittex → “fitteş”, nstabx → “nstabş”)
ħ → gırtlaktan, sert bir h (muftieħ → “muftíh”; ie uzun, kapalı bir i gibi okunur)
‘ (erġa’, ta’) → eski bir gırtlak sesinin kalıntısı, bugün okunmaz; önceki ünlü hafifçe uzar
u → “ve” anlamında, Türkçedeki “u” gibi

Kelime kelime:
Maltaca Türkçe
fittex: aradı
u: ve
erġa’ fittex: yine aradı, bir daha aradı
u dan: ve bu
is-sensafidi ta’ muftieħ: (şu) sensafidi anahtar — kelimesi kelimesine “anahtardan sensafidi”
ma nstabx: bulunmadı

Kaynaklar
– Martin Morana, Kliem u Storja (kliemustorja.com), “Sansafidi / Sensafidi” maddesi. Zammit’in anahtar cümlesi ve Aquilina’ya yapılan atıf bu maddeden. https://kliemustorja.com/s/
– Martin Morana, “Għajjartu b’li Kellu”, “Sensafidi / Senzafidi” bölümü. https://kliemustorja.com/2024/03/07/ghajjarti-bli-kellu/
– Öykü: https://www.um.edu.mt/library/oar/bitstream/123456789/48381/3/Il-G%C4%A7ali%20jkun%20Imsiefer.pdf

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz