Eurostat’ın yayımladığı son verilere göre Malta, öğrenci başına eğitim harcamasında Avrupa Birliği ortalamasını yüzde 17 oranında aştı. Ancak ülkede öğrencilerin temel beceri düzeyleri, harcama miktarına rağmen AB ortalamasının altında kaldı.
Avrupa Birliği ülkeleri 2023 yılında eğitime toplam 806 milyar euro ayırdı. Bu tutar, Birliğin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yüzde 4,7’sine karşılık geldi. Eurostat verilerine göre Malta, GSYH’sinin yüzde 4,12’sini eğitime harcayarak AB ortalamasının altında yer aldı. Ancak öğrenci başına yapılan harcama 9 bin 658 satın alma gücü standardı (PPS) ile AB ortalamasının yüzde 17 üzerinde gerçekleşti.
AB genelinde öğrenci başına ortalama harcama 8 bin 246 PPS olarak kaydedildi. Lüksemburg, öğrenci başına 18 bin 422 PPS ile ilk sırada yer alırken, Bulgaristan 3 bin 97 PPS ile en düşük harcamayı yapan ülke oldu. Almanya, öğrenci başına 10 bin 363 PPS ile AB ortalamasının yaklaşık yüzde 26 üzerinde bir harcama gerçekleştirdi.
Eğitime ayrılan kaynak miktarı ile öğrencilerin temel beceri düzeyleri arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı gözlemlendi. OECD’nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2022 sonuçlarına göre Malta’da öğrencilerin yüzde 32,6’sı matematikte, yüzde 36,3’ü ise okumada temel seviyeye ulaşamadı. Bu oranlar, AB ortalamasının üzerinde kaldı. AB genelinde öğrencilerin yüzde 26,2’si okumada, yüzde 29,5’i ise matematikte temel seviyeye ulaşamadı.
Letonya gibi bazı ülkeler, daha düşük harcamalara rağmen temel becerilerde daha iyi sonuçlar elde etti. Letonya’da öğrenci başına harcama AB ortalamasının yüzde 39 altında kalırken, öğrencilerin temel beceri düzeyleri AB ortalamasından daha yüksek ölçüldü.
Avrupa Komisyonunun “Eğitime Yatırım 2025” raporuna göre, 2030 yılına kadar AB’de okul çağındaki nüfusun yüzde 3,5 azalması bekleniyor. Bu durumun, öğrenci başına yapılan harcamalarda artışa yol açabileceği belirtiliyor. Komisyon, temel becerilerin geliştirilmesinin ekonomik büyümeye katkı sağlayacağını vurguladı.
Sonuçlar, ülkeler arasında eğitim harcamalarının miktarından çok, kaynakların nasıl kullanıldığının ve öğrenme sonuçlarına etkisinin belirleyici olduğunu ortaya koydu.


