Daphne Caruana Galizia kimdi? Bir blog, bir araba bombası ve bir başbakanın istifası

Malta’nın 420 bin nüfusu vardı. Onun blogunu günde 400 bin kişi okuyordu. 16 Ekim 2017 öğleden sonra saat 14.35’te son yazısını yayınladı. Yaklaşık yarım saat sonra arabası havaya uçtu.

Dün Valletta’daki 22 numaralı salonda bir jüri, dokuz yıldır süren bir davanın son perdesini kapattı. Karar açıklandığında salonun bir yanında sevinç çığlıkları, diğer yanında gözyaşları vardı.

Türkiye’deki okurun çoğu bu davayı manşetlerden tanıyor. Ama davanın merkezindeki kadını — öldürülen gazeteciyi — pek az kişi tanıyor.

Bu yazı onun hakkında.

Sliema’da doğan kız

26 Ağustos 1964’te Malta’nın sahil kasabası Sliema’da doğdu. Rose ve Michael Vella’nın dört kızından ilkiydi. Doğduğu yer, Sliema’nın Tower Road’uydu — bugün turistlerin dondurma yiyerek yürüdüğü o sahil şeridi.

Adanın önde gelen kız okullarından St Dorothy’s Convent’te, ardından Cizvitlerin St Aloysius Koleji’nde okudu. Malta Üniversitesi’nde arkeoloji okudu ve 1997’de mezun oldu.

Arkeoloji. Toprağın altında kalmış olanı çıkarma sanatı. Sonradan yapacağı işin ne kadar iyi bir metaforu olduğunu o zaman kimse bilmiyordu.

1985’te avukat Peter Caruana Galizia ile evlendi. Üç oğulları oldu: Matthew, Andrew ve Paul.

Adanın ilk kadın köşe yazarı

1988’de, en küçük oğlu doğduktan kısa süre sonra Malta’nın Sunday Times gazetesinde köşe yazmaya başladı.

Bunun ne anlama geldiğini anlamak için o dönemin Malta basınına bakmak gerekiyor: haber odaları tamamen erkeklerden oluşuyordu, köşe yazarlığı neredeyse duyulmamış bir şeydi ve yazılar ya imzasızdı ya da takma adla yayınlanıyordu.

Daphne, Malta’nın ilk kadın köşe yazarı oldu — ve kendi adıyla yayın yapan ilk isim.

Köşesi de dönemi için alışılmadıktı: yorum, kanaat, röportaj ve analizin karışımıydı; en karanlık köşelere ışık tutuyor, Malta medyasına ihtiyaç duyduğu hicvi ve mizahı getiriyordu.

Sonradan The Malta Independent‘ın kuruluşuna katkıda bulundu, hem yardımcı editörü hem köşe yazarı oldu.

Yalnızca siyaset yazmadı. 2004’ten itibaren, haftada iki kez çıkan köşesinin yanı sıra kendi ilgi alanlarını yansıtan dergiler çıkarmaya başladı: yemek, tasarım, iç mimari, sanat, kültür, iş dünyası. En popüleri Taste&Flair oldu ve bugün hâlâ Daphne Caruana Galizia Vakfı tarafından yayımlanıyor.

Yani o, yalnızca bir yolsuzluk avcısı değildi. Güzel şeylerden de anlayan, hayatın estetik tarafını da ciddiye alan bir editördü.

Running Commentary: Bir ülkeyi okutan blog

Mart 2008’de, Malta genel seçime giderken bloguna aniden başladı. İlk yazısının başlığı şuydu: “Yolsuzluğa sıfır tolerans.”

Blog, gazeteci kimliğinin en keskin hâline dönüştü. Neden? Çünkü format ona tam olarak ihtiyaç duyduğu şeyi veriyordu: editör yok, kelime sınırı yok, yayın takvimi beklemek yok. Bir haber patladığında ya da e-postasına bir belge düştüğünde anında yazabiliyordu.

Rakamlar inanılmaz: Günlük okur ortalaması 400 bin, bazı günler bir milyona kadar çıkıyordu. Malta’nın toplam nüfusu ise 420 bin civarındaydı. Yani blog, ülkenin tüm gazetelerinin toplamından daha fazla okunuyordu.

Ne yazıyordu? Hükümet yolsuzluğu, kara para aklama, Malta’nın çevrimiçi kumar sektörüyle organize suç arasındaki bağlantılar, zengin yabancılara vatandaşlık satışı. Ve en büyüğü: Panama Belgeleri.

Panama Belgeleri, dünyanın dört bir yanındaki zenginlerin ve kamu görevlilerinin varlıklarını gizlemek için vergi cennetlerini nasıl kullandığını ortaya çıkarmıştı. Daphne’nin bu konudaki haberleri ona uluslararası tanınırlık getirdi. Yazıları, dönemin Başbakanı Joseph Muscat’ın yakın çevresini hedef alıyordu.

Bir tesadüf değil ama acı bir simetri: Oğullarından Matthew Caruana Galizia, Panama Belgeleri’ni dünyaya duyuran uluslararası gazeteci ekibinin bir üyesiydi.

Bidnija’nın cadısı

Bu iş bedelsiz değildi.

Malta küçük bir ada ve siyaset orada kişisel. Yazıları yüzünden Malta’yı ikiye bölen partizan duygular ailesinin hayatını gölgeledi: İşçi Partisi destekçileri ondan nefret ediyor, Milliyetçi Parti seçmeni onu seviyordu. Ona “Bidnija’nın cadısı” diyorlardı.

Tehditler gündelik hale gelmişti. Oğlu Matthew’un anlattığına göre neredeyse her gün geliyordu: telefonlar, mektuplar, kapısına bırakılan notlar, kısa mesajlar, e-postalar, blog yorumları.

Ailenin collie cinsi köpeğinin boğazı kesildi. Ardından terrier’leri zehirlendi. Evine kundaklama saldırıları düzenlendi.

Ve hukuki kuşatma: Onu susturmayı amaçlayan onlarca dava açıldı. Ölümünden iki ay önce, Ağustos 2017’de, dönemin muhalefet lideri Adrian Delia da ona dava açanlar arasındaydı.

O yazmaya devam etti.

16 Ekim 2017

O gün öğleden sonra saat 14.35’te son yazısını yayınladı. Yazının son cümlelerinden biri, bugün Malta’da herkesin ezbere bildiği bir söz haline geldi: “Artık nereye baksan, sahtekârlar var.”

Kısa süre sonra Bidnija’daki evinden arabasıyla çıktı. Koltuğunun altına yerleştirilen patlayıcı uzaktan tetiklendi.

53 yaşındaydı.

Blogu kapatılmaya çalışıldı ama Running Commentary bugün hâlâ çevrimiçi.

Ölümünden sonra olanlar

Bir gazetecinin Avrupa Birliği toprağında bombayla öldürülmesi kıtayı sarstı. Sonrasında yaşananlar, bu cinayetin neden sıradan bir cinayet olmadığını gösteriyor.

Aralık 2017 — İlk tutuklamalar. George ve Alfred Degiorgio kardeşler ile Vince Muscat, bombalamayı gerçekleştirmekle suçlandı.

Kasım 2019 — Soruşturma hükümetin kalbine ulaştı. Başbakan Muscat’ın özel kalem müdürü Keith Schembri istifa etti ve polis tarafından sorgulandı. Turizm Bakanı Konrad Mizzi istifasını açıkladı, Ekonomi Bakanı Christian Cardona görevini askıya aldı. İkisi de cinayetle ilgileri olduğunu reddetti.

Ocak 2020 — Kitlesel protestoların ardından Başbakan Joseph Muscat istifa etti. Muscat’ın kendisi hiçbir zaman suçlamayla karşılaşmadı.

Temmuz 2021 — İki yıl süren kamu soruşturması raporunu yayınladı. Emekli yargıçlardan oluşan üç kişilik kurulun hazırladığı 437 sayfalık rapor açıktı: Devlet, suikastın sorumluluğunu üstlenmeli. Rapora göre hükümet, Castille’in en üst kademelerinde doğan ve bir ahtapot gibi diğer kurumlara, düzenleyicilere ve polise yayılan bir cezasızlık atmosferi yaratmıştı; bu da hukukun üstünlüğünün çöküşüne yol açmıştı. Rapor ayrıca devletin Daphne’yi koruma görevinden kaçtığını ve onu siyasetçilerin kişisel saldırılarına ve sözlü tacizine maruz bıraktığını tespit etti.

2022 — Degiorgio kardeşler suçlarını kabul etti ve 40’ar yıl hapis cezası aldı. Vince Muscat, tanıklık anlaşması karşılığında 15 yıl aldı.

Haziran 2025 — Robert Agius ve Jamie Vella, bombayı temin etmekten müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

2 Eylül 2026 — Dokuz kişilik jüri, azmettirmekle suçlanan iş adamını her iki suçlamada da 8’e 1 oyla beraat ettirdi. Sanık baştan beri tüm suçlamaları reddetmişti.

Ailesi karardan sonra yaptığı açıklamada, Daphne’nin hak ettiği adaletin verilmediğini söyledi ve şunu ekledi: Suikasttan dokuz yıl sonra, cinayeti mümkün kılan kurumsal başarısızlıklar hâlâ ele alınmadı ve düzeltilmedi. Kalıcı adalet, hiç kimsenin bir daha aynı riskle karşılaşmaması demektir.

Geriye ne kaldı?

Avrupa Parlamentosu, ölümünün üçüncü yıldönümünde Daphne Caruana Galizia Gazetecilik Ödülü’nü kurdu. Parlamento Başkan Yardımcısı Heidi Hautala, ödülün gazetecilerin demokrasileri korumadaki temel rolünü tanıyacağını söylemişti.

Başlattığı soruşturmaları uluslararası bir gazeteci konsorsiyumu tamamladı; Malta’nın zengin yabancılara AB vatandaşlığı satan programındaki yolsuzluğa dair bulgularını yayınladılar.

Fransız, İngiliz, İtalyan ve Amerikan kanallarında belgeselleri yapıldı. Adına bir vakıf kuruldu. Dergisi hâlâ çıkıyor.

Ve neden bizim için de önemli?

Malta, Avrupa Birliği’nin en küçük üyesi. Nüfusu bir İstanbul ilçesi kadar. Ama burada bir gazeteci, yazdıkları yüzünden evinin önünde bombayla öldürüldü ve bu olay bir başbakanı düşürdü, bir devleti resmen sorumlu ilan ettirdi, bir kıtayı hukukun üstünlüğü konusunda konuşmaya zorladı.

Daphne’nin hikâyesi Malta’ya özgü değil. Küçük bir yerde, herkesin herkesi tanıdığı bir yerde, güç ile para arasındaki bağı yazmaya kalkan birinin başına neler gelebileceğinin hikâyesi.

Bir de şu var: O bunu bir gazete binasından değil, evinin bir odasından yaptı. Editörü yoktu, patronu yoktu, kurumsal koruması yoktu. Elinde bir klavye ve bir blog vardı.

Ve 420 bin kişilik bir ülkede, günde 400 bin kişi onu okuyordu.

Malta Haber, 3 Eylül 2026

Kaynaklar

1. Daphne Caruana Galizia Vakfı — resmî biyografi: doğum tarihi ve yeri, aile, kariyer başlangıcı, blogun kuruluşu, okur sayıları, son yazının saati
🔗 daphne.foundation/en/about/daphne/biography
🔗 daphne.foundation/en/about/daphne/

2. Daphne Caruana Galizia Vakfı — kamu soruşturması kronolojisi
🔗 daphne.foundation/en/justice/public-inquiry

3. ICIJ (Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu) — 2021 kamu soruşturması raporu, 437 sayfa, “cezasızlık atmosferi” tespiti, Muscat’ın istifası
🔗 icij.org/investigations/panama-papers/malta-responsible-for-assassination-of-journalist-daphne-caruana-galizia-inquiry-finds/

4. MaltaToday — soruşturma raporunun tam metni ve “ahtapot” benzetmesi
🔗 maltatoday.com.mt/news/national/111185

5. Al Jazeera — Kasım 2019 istifalar zinciri (Schembri, Mizzi, Cardona)
🔗 aljazeera.com/news/2019/11/26/senior-maltese-officials-resign-as-galizia-inquiry-intensifies

6. ABC News (Avustralya) — 2 Eylül 2026 beraat kararı, mahkûmiyet kronolojisi, ailenin açıklaması
🔗 abc.net.au/news/2026-09-03/daphne-caruana-galizia-murder-accused-yorgen-fenech-acquitted/107109578

7. Index on Censorship / Mapping Media Freedom — kariyer detayları, blog okur sayıları, davalar

8. The Daily Telegraph — ölüm ilanı: eğitim geçmişi (St Dorothy’s, St Aloysius, arkeoloji)

9. Vrije Universiteit Brussel — Difference Day onursal unvanı sayfası: son yazıdan alıntı ve saati
🔗 vub.be/en/about-vub/history-and-philosophy-vub/difference-day/daphne-caruana-galizia

10. Lovin Malta — ailenin beraat sonrası açıklaması
🔗 lovinmalta.com/court/justice-denied-daphne-caruana-galizias-family-speak-out-following-not-guilty-verdict/

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz