AB’nin yeni atık düzenlemesi Türkiye’ye plastik akışını artırabilir

Bloomberg’in yayımladığı kapsamlı habere göre, Avrupa Birliği’nin yeni atık ihracatı düzenlemesi Türkiye’ye gönderilen plastik atık miktarını daha da artırabilir. Avrupa Komisyonu ve çevre kuruluşu Basel Action Network verilerine göre, geçen yıl İngiltere ve AB ülkeleri Türkiye’ye yaklaşık 650 bin ton plastik atık gönderdi. Türkiye’nin OECD üyesi olması, AB’nin OECD dışı ülkelere getireceği ihracat yasağından muaf tutulmasını sağlıyor.

Bloomberg’in aktardığına göre, Avrupa ülkeleri kendi plastik atıklarını işleyemeyince önemli bir bölümünü Türkiye’ye yönlendiriyor. Özellikle Çin’in 2018 yılında yabancı plastik atıkları kabul etmeyi bırakmasının ardından Türkiye’nin plastik atık ithalatı hızla arttı. Türkiye, şu anda Avrupa’nın en büyük plastik atık alıcısı konumunda.

Adana ve Mersin kıyılarında plastik kirliliği belirgin şekilde artarken, Adana’da yapılan bir bilimsel araştırma geri dönüşüm tesislerinin yakınındaki su kanallarında mikroplastik yoğunluğunun tesislerin yukarısına kıyasla 132 kat fazla olduğunu ortaya koydu. Çukurova Üniversitesi’nden deniz biyoloğu Sedat Gündoğdu, plastik atık ithalatının yasaklanması gerektiğini savunarak, “Her ülkenin başa çıkması gereken kendi atığı var” dedi.

Bölge sakinleri de plastik kirliliğinin günlük yaşama etkisini doğrudan gözlemliyor. Adanalıoğlu sahilinde balıkçılık yapan Ahmet Takar, yakaladığı bir levreğin içinde plastik parçası bulduğunu, tarım işçisi Hasan Aktaş ise sulama makinesinin filtresinin plastik parçalarıyla tıkandığını aktardı. Araştırmalara göre, Akdeniz’e ulaşan plastik atıkların yüzde 19’unun Türkiye kaynaklı olduğu tahmin ediliyor.

Avrupa Komisyonu’nun eylül ayında yayımladığı değerlendirmede, Türkiye’de yerli ve ithal plastik atıklarla bağlantılı ciddi çevre sorunları tespit edildiği bildirildi. Buna rağmen Komisyon, Türkiye’ye plastik atık ihracatının sürmesine onay verdi. Komisyon sözcüsü, atıkların gönderildiği OECD ülkelerinin takip edildiğini ve gerektiğinde ihracatın durdurulabileceğini açıkladı.

Avrupa Parlamentosu’nun Yeşiller grubundan milletvekili Virginijus Sinkevičius ise Avrupa’nın kendi atıklarının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini belirtti ve “Avrupa’nın plastiği başka bir ülkenin nehirlerini, toprağını veya toplumlarını kirletiyorsa buna geri dönüşüm denmez” ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki geri dönüşüm sektörü ise atık ithalatının istihdam ve ekonomik faaliyet yarattığını savunuyor. Adana merkezli bir tesisin sahibi Mehmet Başak, ithal edilen plastik atıkların yüzde 80’inin geri dönüştürüldüğünü, kalanının ise çimento fabrikalarında yakıt olarak kullanıldığını söyledi. Sektör, ithalatın binlerce mülteciye istihdam sağladığını öne sürüyor.

Türkiye, gelecek ay Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Değişikliği Konferansı öncesinde sıfır atık ve metan emisyonlarının azaltılmasını gündeme almayı hedefliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, atık geri kazanım oranının 2025’te yüzde 37,5’e yükseldiğini, 2035’te ise yüzde 60’a çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Bloomberg, Türkiye’nin sıfır atık hedefleri ile Avrupa’dan ithal edilen plastiklerin yol açtığı çevre kirliliği arasında çözülmesi gereken önemli bir çelişki bulunduğunu aktardı.

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz