Malta Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Karen Mugliett, Maltalı ve yabancı öğrencilerin aynı Maltaca derslerine katıldığını ve bu durumun her iki grup için de yeterli dil eğitimi sunulamadığı anlamına geldiğini açıkladı.
Malta Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Karen Mugliett, bazı okullarda Maltalı öğrenciler ile uluslararası öğrencilerin aynı Maltaca programına tabi tutulduğunu, bunun da her iki grubun ihtiyaçlarına uygun eğitim alamamasına yol açtığını belirtti. Mugliett, “Bazı okullarda insan kaynağı ve fiziksel alan yeterli olduğu için Maltacayı ana dili olarak konuşanlarla yabancı öğrenciler ayrı ayrı ders alabiliyor. Ancak bu imkânı olmayan okullarda tüm öğrenciler aynı programda eğitim görüyor ve sonuçta hiçbir grup kendi seviyesine uygun Maltaca eğitimi alamıyor,” dedi.
Bazı sınıflarda ise Maltaca öğretmenlerinin, kimsenin dışlanmaması için dersleri İngilizce işlediği ifade edildi. Mugliett, bu konuda net bir yönlendirme ihtiyacının altını çizdi.
Eğitim alanındaki devlet yatırımlarını olumlu bulduğunu dile getiren Mugliett, yeni okulların inşası, dijital araçların sağlanması ve öğretmen maaşlarının iyileştirilmesinin önemli olduğunu, ancak asıl sorunun yatırımların istenen sonuçlara ulaşıp ulaşmadığında yattığını vurguladı.
Mugliett, kısa süre önce yayımlanan ve 15 yaşındaki öğrencilerin okuma, matematik ve fen alanlarındaki temel becerilerini ölçen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçlarına da değindi. Sonuçlara göre, Maltalı öğrencilerin tüm bu alanlarda önceki yıllara göre daha düşük performans gösterdiği belirtildi. Mugliett, “PISA sonuçları kaygı verici. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz. Temel seviyeye ulaşamayan bu kadar çok öğrenci varken, onlara okul sonrası hayat için gerekli araçları verip vermediğimizi sorgulamalıyız,” dedi.
Ayrıca, erken çocukluk dönemi eğitimcilerinin mesleki olarak daha nitelikli hale getirilmesi gerektiğini savunan Mugliett, “Erken yaş eğitimi çocuk bakıcılığı değildir; eğitim sisteminin temelidir. Öğrenme sonuçlarını iyileştirmek istiyorsak, erken yaş öğretmenlerinin nitelikli, eğitimli ve hem İngilizce hem de Maltaca konuşabilen kişiler olması gerekir,” ifadelerini kullandı.


