Türkiye’de Amedspor hakkında konuşmak artık futbol yazarlığı değil, mayın tarlasında yürümek gibi.
Gerisi gürültü.
Tribün dersin siyasi tartışma çıkar. Sosyal medya dersin başka bir kavga başlar. Takımın adını söylersin başka bir anlam yüklenir. İyi oynadı dersin bir taraf, kötü oynadı dersin diğer taraf sana bir etiket yapıştırır.
Benim derdim bunlarla değil.
Ben sahaya bakıyorum.
Ve sahada gördüğüm Amedspor, sezon başında söylediğim gibi ciddi bir takım.
Kadroyu iyi kurdular. Hoca tercihi doğru çıktı. Belçika’da başarılı olmuş bir teknik adam getirdiler ve bugün ligin altıncı haftasında liderler. Üstelik ligin formda takımlarından Beşiktaş’ı yenerek.
Buna hâlâ başka anlamlar yüklemeye çalışan varsa futbol konuşmuyor demektir.
Maçın adı ne olursa olsun, skor tabelası yalan söylemez.
Amedspor kazandı.
Hem de Beşiktaş’ın Avrupa yorgunluğunun ve dar kadrosunun ciddi biçimde hissedildiği bir maçta.
Beşiktaş açısından sonucu felaket olarak görmüyorum. Hatta açık söyleyeyim: Bu skor benim için sürpriz değil.
Sezon başından beri söyledim; Beşiktaş’ın ilk 11’i şampiyonluk yarışında iş yapar. Fakat şampiyonluk 11 kişiyle kazanılmıyor.
Salih Orkun resmi olarak 12. maçına çıkıyor.
Bu ne demek?
Adamın dinlenme ihtimali yok.
Ligin daha başındayız.
Sezon ilerlediğinde bunun karşılığını alırsınız.
Beşiktaş’ın asıl problemi burada başlıyor. İlk 11 ile kulübe arasında kalite farkı var. Büyük takım olmanın şartı yalnızca iyi 11 kurmak değildir. 11’in bozulduğunda da aynı seviyede kalabilmektir.
Beşiktaş bunu henüz yapamıyor.
Bir de Nübel meselesi var.
Uzaktan gol yemek elbette olabilir. Ama mesele yalnızca o gol değil. Kaptırdığı topların neredeyse tamamı rakip kalede tehlikeye dönüşüyorsa orada kaleciyi ayrıca konuşmak zorundasınız.
Savunma hattına “kötü” demiyorum.
Ama yorgunluklarını gizleyemediler.
Ve bana göre Beşiktaş’ın sezon boyunca en çok başını ağrıtabilecek bölgesi sol bek.
Rıdvan hücumda iyi işler yapıyor. Ancak savunmada aynı güveni vermiyor. Beşiktaş’ın hedefi şampiyonluksa, bu pozisyonu görmezden gelemezsiniz.
Trabzonspor 4, Galatasaray 0
Gelelim haftanın tokat gibi sonucuna.
Trabzonspor, Galatasaray’ı 4-0 yendi.
Üstelik öyle “bir şekilde kazandı” falan da değil.
Ezdi.
Thomas Reis tercihini sezon başında doğru bulmuştum. Bu maç onun adına ciddi bir referans oldu. Son dört sezonun şampiyonunu bu skorla ve bu oyunla yenmek kolay iş değil.
Galatasaray’ın savunması için haftalardır konuşulanlar da artık yorum olmaktan çıktı.
Sahada kanıtlandı.
Savunma hattı ciddi problem.
Rakip kaliteyi ve tempoyu artırdığında Galatasaray’ın savunma organizasyonu dağılıyor.
Bir de Uğurcan…
Kusura bakmayın ama bu sezonki Uğurcan, bildiğimiz Uğurcan değil.
Kaleci kötü takımın açığını kapatır.
Bu sezon Uğurcan’ın bunu yeterince yaptığını söylemek mümkün değil.
Sane konusunda da aynı soru işareti var. Geldiğinden beri beklenen katkıyı alamıyorsunuz. Barış Alper konusunda da benzer bir durum söz konusu.
Okan Buruk’u beğeniyorum.
Ama iyi teknik direktörlük yalnızca doğru kadroyu kurmak değildir.
Yanlış giden şeyi kesebilmektir.
Artık bazı isimler konusunda karar zamanı geliyor.
Çünkü Galatasaray’ın forması ağır olabilir ama formanın ağırlığı oyuncuya 90 dakika garanti vermez.
Osimhen yoksa ne oluyor?
Galatasaray’ın bir başka problemi daha net biçimde ortaya çıktı:
Osimhen yoksa takımın hücum gücü ciddi şekilde düşüyor.
Bu bir bahane değil.
Ama bunun devamını da getirelim.
Osimhen yok diye Galatasaray’ın çaresiz kalması kabul edilecek bir durumsa, o zaman teknik direktörün ne işe yaradığını sormak gerekir.
Büyük takımda yıldız oyuncu elbette fark yaratır.
Fakat sistem, yıldızın yokluğunda çökecek kadar kırılgansa orada teknik ekibin de sorumluluğu vardır.
Salah başka bir seviye
Ve Salah…
Evet, Salah’ın takım dengesi açısından bazı soru işaretleri oluşturduğu söylenebilir.
Ama büyük yıldızın ne olduğunu da böyle gecelerde anlarsınız.
Adam çıktı, maçı aldı.
Bazen bütün taktik tahtasını çöpe atarsınız. Çünkü karşınızda öyle bir oyuncu vardır ki, rakibin planını tek başına bozar.
Salah bunu yaptı.
İşte yıldız dediğin budur.
Takımın bütün problemlerini çözmez belki ama maçı çözer.
Bu hafta futbol bize üç ayrı hikâye verdi.
Amedspor’un liderliği tesadüf değil.
Beşiktaş’ın problemi ilk 11 değil, arkasındaki kalite.
Galatasaray’ın savunması alarm veriyor.
Ve Trabzonspor, Reis yönetiminde ciddi bir mesaj verdi.
Bunların hepsi futbol.
Tribün, sosyal medya, siyasi tartışma, etiketler…
Onları isteyen istediği kadar konuşsun.
Ben tabelaya bakıyorum.
Bu hafta tabela Amedspor için liderlik, Beşiktaş için kadro derinliği, Trabzonspor için 4-0 ve Galatasaray için ciddi bir savunma problemi yazıyor.
Gerisi gürültü.


