Türkiye’de “yeşil pasaport” olarak bilinen hususi pasaport sayısındaki değişim son yıllarda dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Özellikle 2018 sonrası dönemde yaşanan hızlı artış, hem kamu personeli yapısındaki değişimi hem de yurt dışı hareketliliğini yeniden gündeme taşıdı.
Verilere göre 2011 yılında yaklaşık 405 bin olan yeşil pasaport sayısı, 2015’te 300 bine, 2018’de ise 140 bine kadar geriledi. Ancak bu düşüşün ardından tablo tamamen tersine döndü. 2023 yılında sayı 1 milyon 816 bine yükselirken, 2024’te 1 milyon 407 bin seviyesinde gerçekleşti.
Bu artışın arkasında birkaç temel neden öne çıkıyor. En önemli etkenlerden biri, belirli meslek gruplarına ve ihracatçılara yeşil pasaport hakkı tanınmasıyla kapsamın genişlemesi oldu. Ayrıca kamu çalışanlarının unvan ve kadro yapısındaki değişiklikler de bu artışı destekledi.
Öte yandan 2024’teki sınırlı düşüş, pandemi sonrası normalleşme ve başvuru yoğunluğunun dengelenmesiyle ilişkilendiriliyor. Ancak genel eğilim hâlâ 2018 öncesine kıyasla çok daha yüksek bir seviyeye işaret ediyor.
Yeşil pasaport sahipleri, Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebildiği için bu artış, Avrupa’ya —dolayısıyla Malta’ya— giriş yapan Türk vatandaşlarının profilini doğrudan etkiliyor. Özellikle kısa süreli iş görüşmeleri, ticari bağlantılar ve eğitim amaçlı ziyaretlerde bu pasaport türü önemli bir kolaylık sağlıyor.
Malta gibi küçük ve yoğun göç alan ülkelerde ise bu tür hareketlilikler, kısa süreli kalışlar üzerinden oluşan ekonomik ve sosyal etkiyi artırabiliyor. Aynı zamanda Schengen politikaları ve vize rejimleri açısından da Türkiye-AB ilişkilerinin sahadaki yansımalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, yeşil pasaport sayısındaki artış sadece bir idari veri değil; Avrupa ile Türkiye arasındaki mobilite, ekonomi ve diplomasi ilişkilerini de doğrudan etkileyen bir gösterge niteliği taşıyor.
Kaynak: BBC Türkçe


