<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şampiyonlar Ligi Archives - Malta Haber</title>
	<atom:link href="https://www.maltahaber.com/tag/sampiyonlar-ligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Malta&#039;nın Türkçe Sesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Oct 2026 13:00:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2020/04/favicon.ico</url>
	<title>Şampiyonlar Ligi Archives - Malta Haber</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BU İŞ İSMAİL&#8217;LE OLMAZ!</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/bu-is-ismaille-olmaz/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/bu-is-ismaille-olmaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2026 13:00:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Gökmen Yetim]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[#Taktik]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa futbolu]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe taraftarı]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Kartal]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik direktörlük]]></category>
		<category><![CDATA[Türk futbolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/bu-is-ismaille-olmaz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maalesef Türk futbolu adına rezalet bir gece yaşadık. Fenerbahçe, İngiltere’de yarım düzine gol yedi. Avrupa’nın en üst seviyesinde mağlup olmak başka bir şeydir, sahadan bu kadar ağır bir skorla ayrılmak bambaşka… Kimse Fenerbahçe’den Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu beklemiyor. Kimse İngiltere’de yenilgiyi dünyanın sonu olarak görmüyor. Ancak altı gol yemek de iki cümleyle geçiştirilecek, “Rakip güçlüydü, olur [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/bu-is-ismaille-olmaz/">BU İŞ İSMAİL&#8217;LE OLMAZ!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maalesef Türk futbolu adına rezalet bir gece yaşadık. Fenerbahçe, İngiltere’de yarım düzine gol yedi. Avrupa’nın en üst seviyesinde mağlup olmak başka bir şeydir, sahadan bu kadar ağır bir skorla ayrılmak bambaşka… Kimse Fenerbahçe’den Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu beklemiyor. Kimse İngiltere’de yenilgiyi dünyanın sonu olarak görmüyor. Ancak altı gol yemek de iki cümleyle geçiştirilecek, “Rakip güçlüydü, olur böyle şeyler” denilerek normalleştirilecek bir hadise değildir!</p>
<blockquote class="wp-block-quote">
<p>Yenilgi normal olabilir. Teslimiyet normal değildir!</p>
</blockquote>
<p>Yenilgi normal olabilir. Teslimiyet normal değildir!</p>
<p>Peki, bu sonuç gerçekten bir gecede mi ortaya çıktı? Hayır! Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Sezon başından beri konuştuğumuz mesele tam olarak buydu. Sorun yalnızca oyuncuların bireysel performansı değil; takımın oyun anlayışı, saha içindeki organizasyonu ve teknik direktörün kötü gidişata müdahale biçimiydi.</p>
<p>Şimdi skor altı gol olunca herkes ayağa kalktı. Peki, bu takımın alarm verdiğini görmek için altı gol yemesini mi beklemek gerekiyordu?</p>
<p>Fenerbahçe’nin Rizespor karşısında aldığı 3-0’lık galibiyet kâğıt üzerinde başarılı bir sonuçtu. Ama futbol yalnızca tabeladan ibaret değildir. Bazen kazandığınız maç, kaybettiğiniz maçtan daha fazla soru işareti barındırır. O karşılaşmada da sorunlar vardı. Üstelik bu sorunlar, skorun rahatlığı sayesinde görünmez hâle geldi. Taraftarın bir bölümü sonucu değil, oyunu sorguluyordu. Çünkü mesele üç gol atmak değil, takımın sahada ne oynadığını anlayabilmekti.</p>
<p>Bugün dönüp baktığımızda o galibiyetin gerçek sorunları örtme ihtimalini daha net görüyoruz. Bir teknik direktörün görevi yalnızca kazandığında alkış toplamak değil, kazandığı maçta bile yanlışları görebilmektir. Peki, İsmail Kartal ne yaptı? Tartışılan oyun anlayışında ısrar etti. Sorunların üzerine gitmek yerine aynı düzeni sürdürdü. Sonunda da Avrupa sahnesinde bu ısrarın faturası çok ağır kesildi.</p>
<p>Gelelim asıl meseleye…</p>
<p>Dün yine aynı senaryoyu izledik. Altı numara çıktı, altı numara girdi. Kanat çıktı, kanat girdi. Forvet çıktı, forvet girdi. Peki, hocam, oyun nerede değişti?</p>
<p>Rakip sizi çözdüğünde B planınız ne? Merkezde üstünlük kuramıyorsanız ne yapacaksınız? Önde baskı sonuç vermiyorsa hangi alternatifle rakibin oyununu bozmayı deneyeceksiniz? Takımın boyu uzamış, savunma ile orta saha arasındaki mesafe açılmış, oyuncular birbirinden kopmuşsa bunun çözümü yalnızca oyuncu değiştirmek midir?</p>
<p>Taraftarın istediği, sırf farklı görünmek adına ezbere değişiklikler yapmak değildi. Beklediği şey, maçın gidişatını okuyabilen ve gerektiğinde kendi doğrularını sorgulayabilen bir teknik direktördü.</p>
<p>Oyuncu değiştirmek başka, oyuna müdahale etmek başka şeydir!</p>
<p>İsmail Kartal’ın önündeki en büyük soru da burada başlıyor: Bu takımın oyununu değiştirecek cesareti mi yok, yoksa bunu yapabilecek bir oyun planı mı? Bu sorunun cevabını ben değil, sahadaki futbol ve teknik direktörün bundan sonra göstereceği performans verecek. Ancak Avrupa’daki bu tablo, mevcut yaklaşımın ciddi biçimde sorgulanmasını zorunlu kılıyor.</p>
<p>İsmail Yüksek’e ayrı bir parantez açalım. Kötüydü. Hem de çok kötüydü. Alıştığımız mücadele gücünden, oyun içindeki etkinliğinden ve orta sahadaki direncinden eser yoktu. Ancak bütün faturayı bir futbolcuya kesmek, asıl sorunu görmezden gelmektir.</p>
<p>Bir oyuncu kötü oynayabilir. Peki, o oyuncunun etrafındaki organizasyon ne durumda? Orta saha neden bu kadar kolay geçiliyor? Savunma neden bu kadar fazla baskı altında kalıyor? Takım neden rakibin oyununa karşılık verecek bir bütünlük sergileyemiyor?</p>
<p>Bunların hiçbirinin cevabı yalnızca “İsmail Yüksek kötü oynadı” değildir.</p>
<p>Oğuz Aydın ve şaşırtıcı biçimde İrfan Can dışında, takımın genelinde alışılmış performansların çok uzağında bir görüntü vardı. Ancak bireysel performansların bu kadar düşmesinde takım organizasyonunun payını da konuşmak gerekiyor. Futbolda bazen oyuncu sistemi aşağı çeker. Bazen de sistem, oyuncunun yapabileceklerini ortadan kaldırır. İyi teknik direktör, bu iki durum arasındaki farkı ortaya koyabilendir.</p>
<p>Lukaku ayakta durmakta zorlanıyor. Muriqi, beklenen golcü etkisini ortaya koyamıyor. Greenwood ise ilk maçlarda izlediğimiz futbolcudan çok uzaktı. Greenwood’da Sane’yi gördüm: İlk dönemindeki heyecanından, bireysel etkinliğinden ve rakibi tehdit eden görüntüsünden uzaklaşmış bir oyuncu…</p>
<p>Elbette her futbolcunun formu düşebilir. Ancak bu kadar önemli isimlerin aynı dönemde etkisizleşmesi, insanı ister istemez şu soruya götürüyor: Sorun sadece oyuncuların formunda mı, yoksa onları en verimli şekilde kullanabilen bir düzen kurulamadı mı?</p>
<p>Fenerbahçe’nin kadrosu Türkiye ligi için iddialı olabilir. Ancak Avrupa’nın en üst seviyesinde aynı kadro kalitesi tek başına yeterli değil. Orada rakibin temposuna, fizik gücüne ve taktik disiplinine karşılık vermek zorundasınız. İsimlerinizin olması yetmez. O isimlerden bir takım yaratmanız gerekir.</p>
<p>Yıllar sonra yeniden Şampiyonlar Ligi sahnesinde bulunmak, Fenerbahçe için başlı başına önemli bir hedef. Böyle bir fırsat yakalanmışken taraftarın beklentisi elbette rakipleri ezip geçmek değil. Beklenti, mücadele eden, planı olan, kaybetse bile neden kaybettiğini anlatabilen bir takım görmek.</p>
<p>Çünkü Avrupa’da yenilebilirsiniz. Hem de çok güçlü bir rakibe karşı yenilebilirsiniz. Futbolun doğasında bu var. Ama taraftarın kabul etmekte zorlandığı şey, sahadaki çaresizlik hissidir. Bir takımın mağlup olması başka, maçın gidişatını değiştirebilecek hiçbir çözüm üretememesi başka!</p>
<p>Fenerbahçe taraftarı yalnızca skor tabelasına bakmıyor. Teknik direktörün hamlelerine, takımın gelişimine, oyuncuların neden geriye gittiğine ve aynı hataların neden tekrarlandığına da bakıyor. İşte tam bu noktada İsmail Kartal’ın sorumluluğu başlıyor.</p>
<p>İsmail Kartal’ı yalnızca altı gollük mağlubiyet nedeniyle eleştirmiyorum. Futbolda ağır yenilgiler yaşanabilir. Rakibiniz sizden daha iyi olabilir. Bazen bütün hesaplarınız bir maçta bozulabilir. Ancak bir teknik direktörü değerlendirirken yalnızca skora değil, o skora götüren sürece bakarsınız.</p>
<p>Aynı sorunlar tekrar ediyorsa, takım aynı zaafları gösteriyorsa, kötü gidişata karşılık verilen cevaplar değişmiyorsa artık mesele tek bir maç olmaktan çıkar.</p>
<p>Bugün Fenerbahçe taraftarının sorması gereken soru şudur: İsmail Kartal bu takımı gerçekten ileriye taşıyabilir mi?</p>
<p>Şu ana kadar gördüğümüz tablo, bu soruya olumlu cevap vermeyi zorlaştırıyor. Belki İsmail Kartal bundan sonra farklı bir oyun anlayışı ortaya koyacak. Belki eleştirileri boşa çıkaracak. Ancak bunun için aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemekten vazgeçmesi gerekiyor.</p>
<p>Çünkü futbol, yalnızca doğru oyuncuları sahaya sürme oyunu değildir. Doğru planı kurma, yanlışta ısrar etmeme ve gerektiğinde cesur olma oyunudur.</p>
<p>Fenerbahçe’nin sorunu yalnızca İngiltere’de altı gol yemesi değil. Asıl sorun, bu mağlubiyetten önce de görülen zaafların giderilememiş olmasıdır.</p>
<p>Ve bugün geldiğimiz noktada benim kanaatim net: İsmail Kartal ile Fenerbahçe’nin geleceğine dair ciddi soru işaretleri var. Tabi İsmail Kartal tek sorumlu mı ? O istemesine rağmen Talisca&#8217;yı gönderen Aziz Başkan ile ne kadar olacak?</p>
<p>Skor ağır, gece karanlık, mağlubiyet onur kırıcı. Ama asıl tehlike, bütün bunların yaşanmasına rağmen hiçbir şey değişmeyecekmiş gibi davranılmasıdır.</p>
<p>Çünkü altı gol bir gecede yenir. Aynı hatalar ise ısrar edildiği için tekrar eder.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/bu-is-ismaille-olmaz/">BU İŞ İSMAİL&#8217;LE OLMAZ!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/bu-is-ismaille-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GALATASARAY BARÇA&#8217;YI DURDURAMADI!</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/galatasaray-barcayi-durduramadi/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/galatasaray-barcayi-durduramadi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2026 12:31:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Gökmen Yetim]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[#Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[#Lemina]]></category>
		<category><![CDATA[#Sané]]></category>
		<category><![CDATA[#Torreira]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa futbolu]]></category>
		<category><![CDATA[barcelona]]></category>
		<category><![CDATA[Okan Buruk]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi]]></category>
		<category><![CDATA[VAR kararları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/galatasaray-barcayi-durduramadi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İkinci maçlar sonunda Galatasaray 0 puanda kaldı. Galatasaray aslında elindeki kadroyla çıkabileceği en doğru kadroyla sahaya çıktı. Savunma bloğunu geride tuttu, önünde Lemina-Torreira ikilisiyle merkezi kapatmaya çalıştı. Dört savunmacı ve önlerinde iki savunma ağırlıklı orta sahayla oldukça temkinli bir oyun tercih etti. Rakibin Barcelona olduğunu düşünürsek bu tercih yanlış değildi. Karşında dünyanın en formda takımlarından [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/galatasaray-barcayi-durduramadi/">GALATASARAY BARÇA&#8217;YI DURDURAMADI!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci maçlar sonunda Galatasaray 0 puanda kaldı. Galatasaray aslında elindeki kadroyla çıkabileceği en doğru kadroyla sahaya çıktı. Savunma bloğunu geride tuttu, önünde Lemina-Torreira ikilisiyle merkezi kapatmaya çalıştı. Dört savunmacı ve önlerinde iki savunma ağırlıklı orta sahayla oldukça temkinli bir oyun tercih etti. Rakibin Barcelona olduğunu düşünürsek bu tercih yanlış değildi. Karşında dünyanın en formda takımlarından biri, belki de Şampiyonlar Ligi’nin en büyük favorisi var. Dolayısıyla bu mağlubiyeti yalnızca skor üzerinden değerlendirip hocayı ve takımı eleştirmek işin kolayına kaçmaktır.</p>
<blockquote class="wp-block-quote">
<p>Kriz, bu mağlubiyetten hiçbir şey öğrenmemek olur.</p>
</blockquote>
<p>Ancak futbolun da bir gerçekliği var. Maçtan önce kâğıt üzerinde beklenen mağlubiyet, sahada kabul edilmek zorunda olunan bir mağlubiyet değildir. Galatasaray 1-0 öne geçti, ardından ikinci golü de buldu ancak VAR incelemesinin ardından gol iptal edildi. İşte maçın kırılma noktası tam olarak burasıydı. O gol geçerli sayılsaydı bugün çok daha farklı bir Galatasaray’ı, çok daha farklı bir maç hikâyesini konuşuyor olabilirdik. Çünkü Barcelona gibi bir takıma karşı iki farklı üstünlüğü yakalamak yalnızca tabelayı değiştirmez, rakibin psikolojisini ve oyun planını da altüst eder. İptal edilen golün ardından Barcelona beraberliği buldu ve 1-1’den sonra Galatasaray’ın direnci kırıldı. Maçın psikolojik üstünlüğü tamamen rakibin eline geçti.</p>
<p>Bir de Barcelona’nın ilk golündeki tartışmalı pozisyon var. Aynı pozisyon Galatasaray lehine yaşansaydı golün iptal edilip edilmeyeceğini de ayrıca tartışmak gerekirdi. Fakat büyük takımlara karşı oynarken hakem kararlarının arkasına sığınmak yerine kendi fırsatlarını değerlendirmek zorundasın. Barcelona’nın kalitesini biliyorsun, rakibin hata affetmediğini biliyorsun. Galatasaray ikinci golü buldu ama VAR devreye girdi. Futbolun acı tarafı da bu: Bazen doğru oynarsın, fırsatını yakalarsın ama bir karar bütün maçın gidişatını değiştirir.</p>
<p>Skor kötü, ancak oyunun özellikle ilk yarısındaki organizasyon bütünüyle kötü değildi. Bu ikisini birbirinden ayırmak gerekiyor. Galatasaray’ın bu seviyede bir rakibe karşı nasıl savunma yapabileceğini, alanları nasıl daraltabileceğini ve doğru yerleşimle rakibin oyununu nasıl zorlaştırabileceğini gördük. Dörtlü savunma, takımın defansif dengesini artırıyor. Bu, üzerinde durulması gereken bir detay. Çünkü Galatasaray Avrupa’da başarılı olmak istiyorsa yalnızca hücumdaki bireysel yeteneklerine değil, savunma organizasyonuna da güvenmek zorunda.</p>
<p>Ama bir noktada anlaşalım: Doğru oyun planı, oyuncuların bireysel eksikliklerini ortadan kaldırmıyor. Barcelona’nın kalitesini kabul etmek başka, kendi oyuncularının yetersiz kaldığı noktaları görmezden gelmek başka. Rakibin uzay takımı seviyesinde olduğunu söyleyip bütün eleştirileri rafa kaldırırsan bu işin analizini değil, savunmasını yapmış olursun. Galatasaray’ın mağlubiyetini eleştirmiyorum; çünkü rakibin seviyesi ortada. Ancak sahadaki bireysel performansları eleştirmekten de geri durmam.</p>
<p>Sane mesela… Bir futbolcunun kötü gününde olması başka, sahada yeterince sorumluluk almaması başka. Sane’de artık taraftarın sabrını zorlayan bir lakaytlık, isteksizlik ve umursamazlık görüntüsü var. Böylesine büyük maçlarda yetenek tek başına yetmez. Mücadele edeceksin, geri koşacaksın, ikili mücadeleye gireceksin, takımın için bir şeyleri zorlayacaksın. Sahada yürüyerek fark yaratamazsın. Galatasaray’ın bu seviyede mücadele ettiği bir maçta oyuncunun bireysel kalitesini değil, takımın parçası olma sorumluluğunu da sorgulamak gerekir. Mevcut görüntüsüyle Sane’nin geleceği ciddi biçimde tartışılmalı. Hatta devre arasında gönderilmesi gereken isimlerin başında geliyor.</p>
<p>Leao da beklentilerin gerisinde kalan isimlerden biri. Bu seviyelerde yalnızca isminle, geçmiş performanslarınla ya da potansiyelinle oynayamıyorsun. Sahada fark yaratman gerekiyor. Batrakov ise golünün dışında da olumlu bir görüntü verdi. Topsuz oyundaki hareketliliği, savunma arkasına yaptığı koşular ve rakibin dengesini bozan kaçışlarıyla dikkat çekti. Futbol sadece top ayağına geldiğinde oynanmıyor. Bazen doğru zamanda yaptığın bir koşu, hiç dokunmadığın bir top kadar değerlidir. Batrakov’un bu yönünü beğendim.</p>
<p>Lemina-Torreira ikilisine gelince… Galatasaray’ın yıllardır güvendiği bu orta saha yapısının sınırları artık daha net görülüyor. Süper Lig’de fiziksel mücadeleyle ve tecrübeyle birçok sorunu çözebilirsiniz. Ancak Barcelona seviyesinde rakiplerle karşılaştığınızda mesele yalnızca mücadele etmek değil; baskı altında doğru karar vermek, topu saklamak, oyunun yönünü değiştirmek ve rakibin temposuna ayak uydurabilmektir. Bu seviyede ikilinin bazı zaafları daha görünür hâle geliyor. İsimlerin geçmişte yaptıkları, bugün bu seviyede yeterli oldukları anlamına gelmiyor.</p>
<p>Uğurcan’ın performansını da ayrı değerlendirmek lazım. İyi bir maç çıkardı. Skorun daha ağır hâle gelmesini engellediği anlar oldu. Galatasaray biraz daha şanslı olsa belki 0-1’lik bir mağlubiyetle sahadan ayrılabilirdi. Çok daha kötü bir senaryoda ise skor 1-7’ye kadar gidebilirdi. Sahadaki oyunun karşılığı olarak 1-4’lük sonuç, iki takım arasındaki kalite farkını gösteriyor. Fakat bu skorun ilk yarıdaki Galatasaray’ın oyun organizasyonunu tamamen değersizleştirmesine de izin vermemek gerekiyor.</p>
<p>Ben Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi serüvenine başlarken ilk iki maç ve son maç için sıfır puan öngörmüştüm. Aradaki beş maçtan 10-11 puan çıkarabilirse son 24 takım arasına kalma şansını ciddi biçimde artırabilir. Lille maçıyla başlayacak bu beş maçlık periyot, Galatasaray’ın Avrupa’daki gerçek hedefini belirleyecek. Barcelona karşısında alınan mağlubiyetten çıkarılacak dersler varsa bunlar alınmalı; ancak bir maçın skoruyla bütün sezonun hükmü verilmemeli.</p>
<p>Sonuç olarak Galatasaray’ın Barcelona’ya yenilmesi başlı başına bir kriz değil. Kriz, bu mağlubiyetten hiçbir şey öğrenmemek olur. Rakibin kalitesini kabul edeceksin, kendi eksiklerini göreceksin, doğru yaptığın şeyleri geliştireceksin ve yanlışlarından vazgeçeceksin. Avrupa’da başarı, büyük takımlara yenilmemekle değil, o maçlardan sonra nasıl bir takım olduğunla ölçülür.</p>
<p>Galatasaray’ın bu maçta gördüğü gerçek şu: Oyun planın doğru olabilir ama planı sahada uygulayacak oyuncuların da o seviyenin gereğini yerine getirmek zorunda. Galatasaray ikinci golü buldu, ancak VAR kararıyla gol iptal edildi. Ardından gelen beraberlik, maçın bütün dengesini değiştirdi. Şimdi mesele bu kırılma anından ders çıkarıp yoluna devam edebilmek. Temsilcimize kalan maçlarda başarılar diliyorum.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/galatasaray-barcayi-durduramadi/">GALATASARAY BARÇA&#8217;YI DURDURAMADI!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/galatasaray-barcayi-durduramadi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KORKAN GALATASARAY KAZANAMAZ!</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/korkan-galatasaray-kazanamaz/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/korkan-galatasaray-kazanamaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:30:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Gökmen Yetim]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[#Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[#Osimhen]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa futbolu]]></category>
		<category><![CDATA[Orta saha]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi]]></category>
		<category><![CDATA[Sporting]]></category>
		<category><![CDATA[takım savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Uğurcan Çakır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/korkan-galatasaray-kazanamaz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu maç tam anlamıyla bir araf maçıydı. Avrupa’da favori olmak forma meselesi değildir. Favori olduğunu rakibe kabul ettirme meselesidir. Galatasaray kötü müydü? Hayır. İyi miydi? O da değil. Hakem mi maçı katletti? Hayır. Peki ne oldu? Galatasaray, Avrupa’da favori olduğu maçları kazanamama hastalığına bir yenisini daha ekledi. Ve bence asıl konuşulması gereken mesele tam olarak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/korkan-galatasaray-kazanamaz/">KORKAN GALATASARAY KAZANAMAZ!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu maç tam anlamıyla bir araf maçıydı.</p>
<blockquote class="wp-block-quote">
<p>Avrupa’da favori olmak forma meselesi değildir. Favori olduğunu rakibe kabul ettirme meselesidir.</p>
</blockquote>
<p>Galatasaray kötü müydü?</p>
<p>Hayır.</p>
<p>İyi miydi?</p>
<p>O da değil.</p>
<p>Hakem mi maçı katletti?</p>
<p>Hayır.</p>
<p>Peki ne oldu?</p>
<p>Galatasaray, Avrupa’da favori olduğu maçları kazanamama hastalığına bir yenisini daha ekledi.</p>
<p>Ve bence asıl konuşulması gereken mesele tam olarak bu.</p>
<p>Çünkü Galatasaray’ın artık Avrupa’da bir maç öncesinde rakibine şunu hissettirmesi gerekiyor:</p>
<p>“Ben senden daha iyiyim ve bu maçı kazanacağım.”</p>
<p>Sporting ne yaptı?</p>
<p>Galatasaray’a adeta “Favori sensin kardeşim, sen oyna” dedi.</p>
<p>Temkinli oynadı.</p>
<p>Bekledi.</p>
<p>Galatasaray’ın zaaflarını kolladı.</p>
<p>Ve sonunda da maçı aldı.</p>
<p>Galatasaray ise favori olmanın avantajını kullanmak yerine, favori olmanın baskısı altında ezildi.</p>
<p>İLK 30 DAKİKA: İNSANI YANILTAN GALATASARAY</p>
<p>Hakkını verelim.</p>
<p>Galatasaray maça doğru başladı.</p>
<p>Hatta mevcut kadro içerisinde çıkabilecek en doğru 11’lerden biriyle sahaya çıktı.</p>
<p>Önde pres…</p>
<p>Rakibi boğma…</p>
<p>Topu kazandığında hızlı hücum…</p>
<p>Biraz eski Terim dönemlerinden kalan futbol anlayışını hatırlatan bir başlangıç.</p>
<p>Sonra da karambolden gelen gol.</p>
<p>İlk 30 dakika boyunca Galatasaray’a “kötü oynadı” diyemezsiniz.</p>
<p>Ama futbol 30 dakika oynanmıyor.</p>
<p>Ve Galatasaray’ın problemi tam da burada başladı.</p>
<p>dakikadan sonra takımın ritmi kayboldu.<br />
Sane’nin şutu dışında Galatasaray’ın rakip kalede ciddi bir üretimi kalmadı.</p>
<p>Asıl komik olan ise şu:</p>
<p>Savunmaya bakıyorsunuz, “O kadar da kötü değiller.”</p>
<p>Jakobs?</p>
<p>Çok büyük hata yaptığını söyleyemezsiniz.</p>
<p>Davinson?</p>
<p>O da kötü değil.</p>
<p>Peki Sporting neden bu kadar rahat oynadı?</p>
<p>Çünkü Galatasaray’ın orta sahasında kocaman bir delik vardı!</p>
<p>ORTA SAHA OTOBAN OLDU</p>
<p>Sara…</p>
<p>Normal şartlarda çok beğendiğim bir futbolcu.</p>
<p>Ama dün sahada Sara’yı tanımak mümkün değildi.</p>
<p>Batrakov da aynı şekilde.</p>
<p>Batrakov’un boşluğunu Sara mı kapatmaya çalıştı, yoksa oyun planı mı böyleydi bilmiyorum.</p>
<p>Ama sonuç ortada.</p>
<p>Sara sürekli hücuma çıktığında Torreira rakiple baş başa kaldı.</p>
<p>Torreira yalnız kalınca Sporting orta sahayı geçti.</p>
<p>Sporting orta sahayı geçince Galatasaray savunmasının önünde kilometrelerce alan oluştu.</p>
<p>Sonra da Galatasaray pozisyon yemeye başladı.</p>
<p>Bunun adı sadece “bireysel hata” değildir.</p>
<p>Bu, takım savunmasının bozulmasıdır.</p>
<p>Galatasaray’ın boyu koptu.</p>
<p>Orta saha ile savunma arasındaki mesafe açıldı.</p>
<p>Ve Sporting de “Teşekkür ederim” deyip o boşluklara yerleşti.</p>
<p>GOLÜ YİYORSUN, İKİNCİYİ DE YİYORSUN!</p>
<p>Bence gecenin en ciddi problemi bu.</p>
<p>Galatasaray gol yiyebilir.</p>
<p>Her takım yer.</p>
<p>Ama Galatasaray’ın son dönemde başına gelen başka bir şey var:</p>
<p>Golü yediği zaman hemen arkasından bir tane daha yiyor.</p>
<p>Rakamlar ortada.</p>
<p>Çorumspor:</p>
<p>59 ve 61. dakikalar.</p>
<p>Başakşehir:</p>
<p>66 ve 76. dakikalar.</p>
<p>Sporting:</p>
<p>57 ve 63. dakikalar.</p>
<p>Artık buna “tesadüf” diyemezsiniz.</p>
<p>Bir kere olur, dersiniz ki futbol.</p>
<p>İki kere olur, dersiniz ki konsantrasyon problemi.</p>
<p>Üçüncüde artık oturup düşünürsünüz:</p>
<p>Bu takım gol yediğinde psikolojik olarak dağılıyor mu?</p>
<p>Bence ciddi şekilde dağılıyor.</p>
<p>Çünkü iyi takımın özelliği gol yememesi değildir.</p>
<p>İyi takım gol yedikten sonra oyunu tekrar kontrol edebilendir.</p>
<p>Galatasaray bunu yapamıyor.</p>
<p>Bir gol yiyor.</p>
<p>Sonra panik başlıyor.</p>
<p>Alanlar açılıyor.</p>
<p>Oyuncular pozisyonlarını kaybediyor.</p>
<p>Rakip ikinciyi buluyor.</p>
<p>Ve maç gidiyor.</p>
<p>“BİREYSEL HATA” DİYEREK KURTULAMAZSINIZ</p>
<p>Gollere bakıp “Bireysel hata” diyebilirsiniz.</p>
<p>Ama bu da işin kolayına kaçmak olur.</p>
<p>Çünkü bireysel hatalar futbolun parçasıdır.</p>
<p>Önemli olan, takımın o hatayı telafi edip edememesidir.</p>
<p>Bir oyuncu hata yapar, arkadaki oyuncu kapatır.</p>
<p>Kaleci hata yapar, takım reaksiyon gösterir.</p>
<p>Stoper çıkar, orta saha sigorta olur.</p>
<p>Galatasaray’da ise bir hata yapıldığında sanki bütün takım “Ben de seyredeyim” moduna giriyor.</p>
<p>Sallai’nin hücum gücü var mı?</p>
<p>Var.</p>
<p>Ama savunma pozisyonlarında ne kadar aksadığı da artık ortada.</p>
<p>Jakobs’a gelince…</p>
<p>Adam belki de hayatında en son ne zaman stoper oynadığını hatırlamıyordur.</p>
<p>Dolayısıyla ondan mükemmel bir stoper performansı beklemek zaten saçma.</p>
<p>Ama Galatasaray’ın da “Jakobs mecburen stoper oynadı” diyerek bu problemi görmezden gelme lüksü yok.</p>
<p>Avrupa’da mazeret puan kazandırmaz.</p>
<p>OSIMHEN YOKTU AMA HER ŞEYİ ONA BAĞLAMAYIN</p>
<p>Bir parantez de Osimhen’e.</p>
<p>Osimhen bu maçta yoktu.</p>
<p>Dolayısıyla Galatasaray’ın hücum gücünün düşmesi şaşırtıcı değil.</p>
<p>Ama çıkıp da “Osimhen olsaydı bu maç kesin kazanılırdı” demek de futbolculuk değil, falcılık olur.</p>
<p>Çünkü ilk 30 dakikada Osimhen’siz Galatasaray gayet iyi bir hücum organizasyonu ortaya koydu.</p>
<p>Problem Osimhen’in yokluğundan çok daha sonra başladı.</p>
<p>Galatasaray oyunun bütünlüğünü kaybetti.</p>
<p>İkinci yarıda sadece iki şut.</p>
<p>İki!</p>
<p>Bu rakam zaten maçın özetidir.</p>
<p>Osimhen yoktu, tamam.</p>
<p>Ama Osimhen yok diye Galatasaray’ın orta sahasının boş kalmasının, savunma hattının kopmasının, gol yedikten sonra psikolojik olarak dağılmasının bir açıklaması yok.</p>
<p>UĞURCAN’I DA KONUŞALIM</p>
<p>Ve evet…</p>
<p>Uğurcan.</p>
<p>Bunu da konuşacağız.</p>
<p>Çünkü Galatasaray’ın Avrupa hedefi varsa bazı gerçekleri söylemek zorundayız.</p>
<p>İkinci golde kaleci hatası var.</p>
<p>Net.</p>
<p>Penaltı pozisyonunda da çıkış zamanlaması tartışılır.</p>
<p>Bu seviyede kaleciden beklenen yalnızca top kurtarması değildir.</p>
<p>Bazen kaleci takımına puan kazandırır.</p>
<p>Bazen de takımının alabileceği puanı kaybettirir.</p>
<p>Dün ikinci ihtimali gördük.</p>
<p>HAKEME SIĞINMAK YOK</p>
<p>Batrakov’a yapılan faul?</p>
<p>Bence kırmızı kart çıkmalıydı.</p>
<p>Net.</p>
<p>Ama buradan “Hakem Galatasaray’ı yaktı” sonucu çıkarmak da kolaycılık.</p>
<p>Çünkü hakem kırmızı kart verseydi maç değişebilir miydi?</p>
<p>Evet.</p>
<p>Kesin kazanır mıydık?</p>
<p>Hayır.</p>
<p>Dolayısıyla Galatasaray’ın bütün problemlerini hakemin üzerine yıkmak, kendi eksiklerini saklamaktır.</p>
<p>Galatasaray’ın problemi hakem değil.</p>
<p>Galatasaray’ın problemi, iyi başladığı maçı neden 30 dakika sonra kontrol edemediğidir.</p>
<p>SONUÇ: GALATASARAY FAVORİ OLDUĞU MAÇI KAZANAMIYOR</p>
<p>Gelelim meselenin özüne.</p>
<p>Galatasaray, Avrupa’da favori olduğu maçlarda kazanamama serisine yine son veremedi.</p>
<p>Ve artık bunun üzerinde ciddi ciddi düşünmek gerekiyor.</p>
<p>Çünkü mesele tek bir maç değil.</p>
<p>Tek bir oyuncu değil.</p>
<p>Tek bir hata değil.</p>
<p>Tek bir hakem kararı hiç değil.</p>
<p>Bu bir zihniyet meselesi.</p>
<p>Galatasaray rakibine favori olduğunu hissettirmeli.</p>
<p>Sporting dün Galatasaray’a favori olduğunu hissettirdi.</p>
<p>Aradaki fark buydu.</p>
<p>İlk 30 dakika Galatasaray vardı.</p>
<p>Sonraki 60 dakika ise Sporting’in zaaflarını bekleyen değil, kendi zaaflarıyla boğuşan bir Galatasaray vardı.</p>
<p>İlk elin günahı olmaz.</p>
<p>Ama ilk elde gördüğün hataları düzeltmezsen ikinci elde bedelini ödersin.</p>
<p>Bu savunma organizasyonuna, orta saha dengesine ve özellikle gol yedikten sonraki reaksiyona bir çözüm bulunmazsa…</p>
<p>İlk 24 artık hedef değil, hayal olur.</p>
<p>Çünkü Şampiyonlar Ligi’nde kimse Galatasaray’a acımaz.</p>
<p>Kimse “Bugün biraz savunmada eksikleri vardı” demez.</p>
<p>Kimse “Osimhen de yoktu” demez.</p>
<p>Kimse “Hakem kırmızı vermeliydi” demez.</p>
<p>Rakip gelir, boşluğu görür ve çakar.</p>
<p>Galatasaray’ın da artık şu gerçeği anlaması lazım:</p>
<p>Avrupa’da favori olmak forma meselesi değildir. Favori olduğunu rakibe kabul ettirme meselesidir.</p>
<p>Dün gece Galatasaray bunu 30 dakika yaptı.</p>
<p>60 dakika yapamadı.</p>
<p>Maçın özeti de zaten bundan ibaret.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/korkan-galatasaray-kazanamaz/">KORKAN GALATASARAY KAZANAMAZ!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/korkan-galatasaray-kazanamaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>18 Yıllık Hasret Bitti: Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/18-yillik-hasret-bitti-fenerbahce-sampiyonlar-liginde/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/18-yillik-hasret-bitti-fenerbahce-sampiyonlar-liginde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:00:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Gökmen Yetim]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe savunması]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Kartal]]></category>
		<category><![CDATA[Jorge Jesus]]></category>
		<category><![CDATA[José Mourinho]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk futbolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/18-yillik-hasret-bitti-fenerbahce-sampiyonlar-liginde/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fenerbahçe 18 yıl sonra yeniden Şampiyonlar Ligi’nde… Hem de son yıllarda bunu başaramayan iki önemli hocanın, Jesus ve Mourinho’nun ardından İsmail Kartal’ın başardığı bir iş olarak tarihe geçti. Şimdi burada İsmail Kartal’ı beğenip beğenmeme meselesini bir kenara koymak lazım. Ben kendisini teknik adam olarak çok beğenmem. Ama hakkını da teslim edelim: Son yıllarda Fenerbahçe’ye en [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/18-yillik-hasret-bitti-fenerbahce-sampiyonlar-liginde/">18 Yıllık Hasret Bitti: Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe 18 yıl sonra yeniden Şampiyonlar Ligi’nde… Hem de son yıllarda bunu başaramayan iki önemli hocanın, Jesus ve Mourinho’nun ardından İsmail Kartal’ın başardığı bir iş olarak tarihe geçti. Şimdi burada İsmail Kartal’ı beğenip beğenmeme meselesini bir kenara koymak lazım. Ben kendisini teknik adam olarak çok beğenmem. Ama hakkını da teslim edelim: Son yıllarda Fenerbahçe’ye en fazla fayda sağlayan teknik adam yine İsmail Kartal oldu.</p>
<blockquote class="wp-block-quote">
<p>18 yıllık Şampiyonlar Ligi özlemi bitti.</p>
</blockquote>
<p>Çünkü bu maçta Fenerbahçe gerçekten müthiş ve doğru bir futbol oynadı.</p>
<p>İlk maçın aksine bu kez sahaya daha akıllı, daha kontrollü ve daha temkinli bir Fenerbahçe çıktı. İlk maçta yapılan hatalardan ciddi anlamda ders çıkarılmış. Özellikle Skriniar’ın ileriye fazla çıkmaması ve savunma hattının gereksiz risk almaması Fenerbahçe’nin oyununu çok rahatlattı. Bazen iyi futbol, rakibe sürekli saldırmak değildir. Bazen ne zaman geri duracağını bilmektir.</p>
<p>Fenerbahçe de bu kez bunu yaptı.</p>
<p>Oğuz Aydın’ı özellikle ayrı bir yere koymak lazım. Çok iyi maç çıkardı. Ben Oğuz’u çok beğendim. Hem oyunun iki yönünde katkı verdi hem de hücumda Fenerbahçe’nin elini rahatlattı. Muriqi, Kanté, Brown… Hepsinin ayrı ayrı çok değerli işler yaptığını düşünüyorum. Fenerbahçe’nin bugün sahaya koyduğu takım savunması ve fizik kalite, rakibin oyununu ciddi biçimde bozdu.</p>
<p>Hatta açık söyleyeyim; Fenerbahçe son üç yıl içerisinde Union Saint-Gilloise maçından sonra gördüğüm en iyi futbolunu oynadı.</p>
<p>Burada İsmail Kartal’ın bir noktayı çok iyi anlaması gerekiyor: Defans tandemini ne kadar geride ve kontrollü tutarsa Fenerbahçe’nin başarı ihtimali o kadar artar. Çünkü bu takımın ön tarafta zaten ciddi bir hücum kalitesi var. Guendouzi, Kanté, Skriniar ve Aké gibi oyuncuların oluşturduğu yapı doğru mesafelerle oynadığında geçilmesi son derece zor bir takım ortaya çıkıyor.</p>
<p>Ama yine aynı şeyi söylemek zorundayız: Defans takviyesi şart.</p>
<p>Çünkü artık önlerinde iki tane çok önemli kulvar var. Bir tarafta ligde şampiyonluk hedefi, diğer tarafta Şampiyonlar Ligi’nde ilk 24 hedefi. Bu kadar yoğun bir fikstürde sadece 11-12 oyuncuyla sezon götürmek mümkün değil. Hele savunma bölgesinde yaşanabilecek bir sakatlık veya cezalı durumu bütün planı bozabilir.</p>
<p>Peki hücum hattına bir transfer daha gerekiyor mu?</p>
<p>Bu maç özelinde baktığım zaman açıkçası çok gerekli olduğunu düşünmüyorum. Oğuz, Kerem, Nene ve Greenwood’dan oluşabilecek kanat rotasyonu gayet iş yapar. Burada mesele oyuncu sayısından ziyade oyuncuların doğru kullanılması. Fenerbahçe’nin hücumda bugün gösterdiği çeşitlilik, elindeki oyuncuların aslında yeterli bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Ama savunma başka mesele.</p>
<p>İki kulvarlı, hatta aslında sezon içerisinde üç kulvarlı bir yarışta savunmada alternatifiniz olmak zorunda. Çünkü Şampiyonlar Ligi başka, lig başka. Rakipler başka, tempo başka. Bugün iyi oynayan savunma oyuncusunun üç gün sonra lig maçında dinlenmesi gerekebilir. Dolayısıyla Fenerbahçe’nin transferde önceliğini savunmaya vermesi gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Bugün taktikten, teknikten, transferden daha önemli bir şey oldu.</p>
<p>18 yıllık Şampiyonlar Ligi özlemi bitti.</p>
<p>Fenerbahçe yeniden Avrupa’nın en büyük sahnesinde. Üstelik Türkiye açısından da son derece önemli bir tablo var. Yıllar sonra ilk kez iki Türk takımı Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek. Bu yalnızca Fenerbahçe veya diğer takım açısından değil, Türk futbolu açısından da sevindirici bir gelişme.</p>
<p>Şimdi iş daha yeni başlıyor.</p>
<p>Fenerbahçe’nin bu seviyede kalıcı olabilmesi için bugünkü oyunun tesadüf olmadığını göstermesi gerekiyor. İsmail Kartal’ın da bugün doğru yaptığı şeyleri sezon boyunca sürdürebilmesi lazım. Özellikle savunma güvenliğinden taviz vermeden, öndeki kaliteli oyuncuların özgürlüğünü artırırsa Fenerbahçe’nin hem ligde hem Avrupa’da ciddi işler yapabileceğini düşünüyorum.</p>
<p>18 yıl sonra gelen Şampiyonlar Ligi bileti küçümsenecek bir başarı değil.</p>
<p>İsmail Kartal’ı sevmeyebilirsiniz, oyun anlayışını eleştirebilirsiniz, teknik kapasitesini tartışabilirsiniz. Ben de birçok noktada eleştiriyorum. Ama bugün bir gerçeği teslim etmek gerekiyor:</p>
<p>Jesus’un yapamadığını, Mourinho’nun yapamadığını İsmail Kartal yaptı.</p>
<p>Ve Fenerbahçe bugün yalnızca Şampiyonlar Ligi’ne kalmadı. Aynı zamanda son yıllarda kaybettiği özgüvenin bir kısmını da yeniden kazandı.</p>
<p>Şimdi sıra bunu devam ettirmekte.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/18-yillik-hasret-bitti-fenerbahce-sampiyonlar-liginde/">18 Yıllık Hasret Bitti: Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/18-yillik-hasret-bitti-fenerbahce-sampiyonlar-liginde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fenerbahçe&#8217;ye Biri Gerçeği Söylesin!</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/fenerbahceye-biri-gercegi-soylesin/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/fenerbahceye-biri-gercegi-soylesin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Gökmen Yetim]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[#Asensio]]></category>
		<category><![CDATA[#Muriqi]]></category>
		<category><![CDATA[#Talisca]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe kadrosu]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Kartal]]></category>
		<category><![CDATA[Rashford]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/fenerbahceye-biri-gercegi-soylesin/</guid>

					<description><![CDATA[<p>lk 10 dakika Fenerbahçe, kalan bölüm ise gerçekler… İyi takım başka, pahalı takım başka, yıldız isimleri olan takım başka, gerçekten Şampiyonlar Ligi seviyesinde takım bambaşka. Bir de maçın başından itibaren İsmail Kartal’ın oyuncu değişikliklerine bakıyorsun, insanın aklına tek bir soru geliyor: Kardeşim, sen hocasın! Bir şeyler düşün! Değişiklikler aynı bölgede oynayan oyuncuların birbirinin yerine girmesinden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/fenerbahceye-biri-gercegi-soylesin/">Fenerbahçe&#8217;ye Biri Gerçeği Söylesin!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>lk 10 dakika Fenerbahçe, kalan bölüm ise gerçekler…</p>
<blockquote class="wp-block-quote">
<p>İyi takım başka, pahalı takım başka, yıldız isimleri olan takım başka, gerçekten Şampiyonlar Ligi seviyesinde takım bambaşka.</p>
</blockquote>
<p>Bir de maçın başından itibaren İsmail Kartal’ın oyuncu değişikliklerine bakıyorsun, insanın aklına tek bir soru geliyor: Kardeşim, sen hocasın! Bir şeyler düşün!</p>
<p>Değişiklikler aynı bölgede oynayan oyuncuların birbirinin yerine girmesinden ibaret. Muriqi çıkıyor, Lukaku giriyor. E ne bekliyorsun bundan? Aynı oyunu başka oyuncuyla oynatıyorsun. Farklı bir şey üretmek istiyorsan farklı bir şey deneyeceksin.</p>
<p>Muriqi’yi çıkarma. Talisca’yı öne yaklaştır, bir ön liberoyu çıkar, sistemi değiştir. Rakibin dengesini boz. Bir şey dene!</p>
<p>Ama yok…</p>
<p>Oyuncu değiştir, pozisyonu değiştirme. İsmi değiştir, oyunu değiştirme.</p>
<p>İsmail Kartal’ın en büyük problemi biraz da burada. Sürprizsiz bir hoca. Rakibin beklemediği bir hamle yapma konusunda çekingen. Maçın gidişatını değiştirecek bir satranç hamlesi yerine, çoğu zaman mevcut düzenin oyuncularını değiştiriyor.</p>
<p>Neyse tekrar maça gelelim&#8230;</p>
<p>Fenerbahçe maça ilk 10 dakika öyle bir saldırdı ki, sanki sezonun son maçı, puan farkı 1 ve rakip de şampiyonluk maçı oynuyor. Ekonomik kullanım diye bir şey yok. Bütün enerji, bütün pres, bütün hücum gücü sahaya bırakıldı.</p>
<p>Muriqi o pozisyonda golü atsaydı, “Bu kadar enerji harcamaya değdi” diyecektik. Ama atamadı. Sonra ne oldu? Fenerbahçe’nin fişi yavaş yavaş çekildi.</p>
<p>Çünkü Fenerbahçe’nin bugün en büyük problemi sadece oyun değil. Bu kadronun Şampiyonlar Ligi seviyesi için ne kadar yetersiz olduğu da sahada net biçimde ortaya çıktı.</p>
<p>Lig başka, Şampiyonlar Ligi başka.</p>
<p>Talisca ligde harika işler yapar. Gol atar, skor üretir, maç kazandırır. Ancak Şampiyonlar Ligi seviyesinde iş değişiyor. Tempo yükseliyor, fizik kalite yükseliyor, rakibin baskısı artıyor. Talisca’nın savunma katkısı ve oyunun temposuna ayak uydurma problemi burada daha fazla görünür hale geliyor.</p>
<p>Muriqi de aynı şekilde. Eski Muriqi değil. Bugün Şampiyonlar Ligi seviyesinde Fenerbahçe’nin santrfor hattını taşıyacak dinamizm ve kalite konusunda ciddi soru işaretleri var.</p>
<p>Skriniar deseniz, Anadolu takımlarının güçlü santrforlarına karşı bile zaman zaman problem yaşıyor. Şampiyonlar Ligi seviyesinde bu zaafı rakiplerin affetmesini beklemek fazla romantik olur.</p>
<p>Fenerbahçe’nin kadrosu lig şampiyonluğu için iddialı olabilir ama Şampiyonlar Ligi seviyesi için oldukça yetersiz olduğunu bu maçta açıkça gösterdi.</p>
<p>Bir de Asensio meselesi var.</p>
<p>Asensio’yu oynatmayacaksan sat!</p>
<p>Bu kadar basit.</p>
<p>Dünyanın parasını verip, yıldız diye getirip sonra oyuncuyu doğru düzgün kullanmayacaksan bunun hiçbir mantığı yok. Asensio’yu kulübede oturtup “neden katkı vermiyor?” diye konuşmak futbol yönetimi değil. Bir oyuncuyu ya doğru pozisyonda oynatacaksın ya da bu kadroda neden tuttuğunu açıklayacaksın.</p>
<p>Çünkü Asensio’nun kalitesi tartışılacak oyuncu değil. Tartışılması gereken, Fenerbahçe’nin ondan neden yararlanamadığı.</p>
<p>Greenwood ise ayrı bir ayrıntı. Çok iyi. Defansta orta sahada ileride heryerde. Şut atıyor, top çıkarıyor derken bir de muhteşem bir gol attı. Kerem de istekli. Ama takımın ortasında Guendouzi, Kanté, İsmail gibi isimlerin yanına gerçek anlamda bir 8 numara ihtiyacı bağırıyor. Çünkü orta saha sadece mücadeleyle kurulmaz; bağlantı gerekir, tempo gerekir, oyunun iki yönünü taşıyacak oyuncu gerekir.</p>
<p>Ben İsmail Kartal’ı beğenmiyorum. Ama eleştirmek başka, elindeki kadro gerçekliğini yok saymak başka. Hocanın da eli çok geniş değil. Fenerbahçe’nin eksiği sadece teknik direktör değil.</p>
<p>Millet Rashford konuşuyor.</p>
<p>Rashford değil, stoper lazım!</p>
<p>Çünkü Fenerbahçe’nin problemi tabelada görünen hücum eksikliğinden çok, oyunun kırıldığı anda savunmada ortaya çıkıyor.</p>
<p>Bir de maç içindeki şu tercih var ki, ayrıca tartışılması gerekir:</p>
<p>Talisca çıkıyor, Asensio giriyor.</p>
<p>Sıkışmış maçta bunun tam tersini düşünmez misin?</p>
<p>Talisca’nın ihtiyacın olan tarafı zaten o sıkışan oyunda bir anda maçın matematiğini bozabilecek sihirbazlığı. Rakip kapanmış, oyun kilitlenmiş; sen elindeki kilidi açabilecek oyuncuyu çıkarıyorsun.</p>
<p>Nene oyuna girince hareket geldi. Ama santrforların ağırlığı yine takımın üzerine çöktü.</p>
<p>Fenerbahçe ilk 10 dakika çok güçlü göründü. Sonrasında ise güçlü olmadığını gösterdi.</p>
<p>Bu takımın eksikleri var. Hem de ciddi eksikleri.</p>
<p>Fenerbahçe kadrosunun Şampiyonlar Ligi seviyesinde ciddi biçimde yetersiz olduğu gerçeğini görmek gerekiyor. Lig için yeterli görünen bazı oyuncular, Avrupa’nın en üst seviyesinde aynı etkiyi yaratamayabilir.</p>
<p>Çünkü iyi takım başka, pahalı takım başka, yıldız isimleri olan takım başka, gerçekten Şampiyonlar Ligi seviyesinde takım bambaşka.</p>
<p>Bugünkü Fenerbahçe henüz o son kategoride değil.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/fenerbahceye-biri-gercegi-soylesin/">Fenerbahçe&#8217;ye Biri Gerçeği Söylesin!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/fenerbahceye-biri-gercegi-soylesin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fenerbahçe, Sturm Graz&#8217;ı 2-0&#8217;la Geçerek Şampiyonlar Ligi&#8217;nde Üstünlüğünü Gösterdi</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/fenerbahce-sturm-grazi-2-0la-gecerek-sampiyonlar-liginde-ustunlugunu-gosterdi/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/fenerbahce-sturm-grazi-2-0la-gecerek-sampiyonlar-liginde-ustunlugunu-gosterdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2026 08:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Kupaları]]></category>
		<category><![CDATA[Avusturya]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[istatistikler]]></category>
		<category><![CDATA[maç özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[Sturm Graz]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/fenerbahce-sturm-grazi-2-0la-gecerek-sampiyonlar-liginde-ustunlugunu-gosterdi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda İstanbul'da ağırladığı Avusturya temsilcisi Sturm Graz'ı 2-0 mağlup etti. Maç boyunca oyunun kontrolünü elinde tutan sarı-lacivertliler, etkili pas oyunu ve sağlam savunmasıyla rakibine fırsat tanımadı.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/fenerbahce-sturm-grazi-2-0la-gecerek-sampiyonlar-liginde-ustunlugunu-gosterdi/">Fenerbahçe, Sturm Graz&#8217;ı 2-0&#8217;la Geçerek Şampiyonlar Ligi&#8217;nde Üstünlüğünü Gösterdi</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda İstanbul&#8217;da ağırladığı Avusturya temsilcisi Sturm Graz&#8217;ı 2-0 mağlup etti. Maç boyunca oyunun kontrolünü elinde tutan sarı-lacivertliler, etkili pas oyunu ve sağlam savunmasıyla rakibine fırsat tanımadı.</strong></p>
<p>Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi elemelerinde Sturm Graz karşısında baştan sona üstün bir oyun sergiledi. Maçın henüz 9. dakikasında Kerem Aktürkoğlu&#8217;nun sağdan getirdiği topu Talisca filelere göndererek skoru açtı. İlk yarının son anlarında ise Marco Asensio&#8217;nun kısa köşe vuruşundan gönderdiği topu Mason Greenwood düzgün bir vuruşla ağlara yolladı ve ilk 45 dakika 2-0 sona erdi.</p>
<p>Sarı-lacivertliler, maç genelinde %72 topla oynama oranına ulaştı ve 578 pasın 520&#8217;sinde isabet sağladı. Sturm Graz ise sadece 164 başarılı pas yaptı. Fenerbahçe&#8217;nin 10 isabetli şutuna karşılık, rakip ekip sadece 1 kez kaleyi bulabildi. Sturm Graz&#8217;ın kalecisi Daniil Khudyakov, yaptığı 8 kurtarışla farkın açılmasını önledi.</p>
<p>Fenerbahçe savunmada da dikkat çekici bir performans ortaya koydu. Milan Škriniar&#8217;ın liderliğindeki defans hattı, ikinci yarıda rakibe hiç isabetli şut şansı tanımadı. Takım toplamda 29 müdahale yaparken, ikili mücadelelerin %59&#8217;unu kazandı. Orta sahada Mattéo Guendouzi ve N’Golo Kanté&#8217;nin pas isabet oranları yüksek seyretti; Guendouzi 69 pasın 62&#8217;sini, Kanté ise 62 pasın 53&#8217;ünü tamamladı.</p>
<p>Sturm Graz ise oyunun büyük bölümünde kendi yarı sahasına hapsoldu. Toparlanmaya çalıştıkları anlarda bile Fenerbahçe&#8217;nin baskısı altında uzun toplarla çözüm aradılar. Takımın en etkili ismi kaleci Khudyakov olurken, kaptan Jon Gorenc Stanković orta sahada direnç göstermeye çalıştı. Sturm Graz, toplamda 19 faul yaptı ve üç sarı kart gördü.</p>
<p>Fenerbahçe&#8217;de 30. dakikada sakatlanan Jayden Oosterwolde&#8217;nin yerine Archie Brown oyuna dahil oldu ve savunmadaki denge bozulmadı. Maç boyunca Fenerbahçe, final üçüncü bölgesine 57 kez girerken, Sturm Graz bu alanda 37 kez etkili olabildi. Ev sahibi ekip, 17 şutun 12&#8217;sini ceza sahası içinden kullandı ve rakip savunmayı sürekli baskı altında tuttu.</p>
<p>Bu sonuçla Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi&#8217;nde bir üst tura yükselme yolunda önemli bir avantaj elde etti. Takım, oyunun iki yönünde de disiplinli ve etkili bir görüntü çizdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/fenerbahce-sturm-grazi-2-0la-gecerek-sampiyonlar-liginde-ustunlugunu-gosterdi/">Fenerbahçe, Sturm Graz&#8217;ı 2-0&#8217;la Geçerek Şampiyonlar Ligi&#8217;nde Üstünlüğünü Gösterdi</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/fenerbahce-sturm-grazi-2-0la-gecerek-sampiyonlar-liginde-ustunlugunu-gosterdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Real Madrid 20’inci kez İpanya Kupası’nın sahibi oldu!</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/real-madrid-20inci-kez-ipanya-kupasinin-sahibi-oldu/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/real-madrid-20inci-kez-ipanya-kupasinin-sahibi-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reşit Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 May 2023 04:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya Kupası]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya Kupası Real Madrid'in]]></category>
		<category><![CDATA[Osasuna]]></category>
		<category><![CDATA[Real Madrid]]></category>
		<category><![CDATA[Real Madrid Osasuna finali]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=36478</guid>

					<description><![CDATA[<p>7 Mayıs 2023 Real Madrid İspanya Kupası Finali’nde karşılaştığı Osasuna’yı 2-1 yenerek 9 yıllık aradan sonra kupanın sahibi oldu. İspanya’da Real Madrid Carlo Ancelotti yönetiminde 9 yıllık bekleyişe son vererek İspanya Kupası ile sezonun ilk kupasını aldı. Osasuna ile finalde karşılaşa Real Madris, çıktığı 40’ıncı finalinde 20. zaferine ulaşmayı başardı. Real Madrid bu Salı günü [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/real-madrid-20inci-kez-ipanya-kupasinin-sahibi-oldu/">Real Madrid 20’inci kez İpanya Kupası’nın sahibi oldu!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Calibri, sans-serif;">7 Mayıs 2023<br />
Real Madrid İspanya Kupası Finali’nde karşılaştığı Osasuna’yı 2-1 yenerek 9 yıllık aradan sonra kupanın sahibi oldu.</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri, sans-serif;">İspanya’da Real Madrid Carlo Ancelotti yönetiminde 9 yıllık bekleyişe son vererek İspanya Kupası ile sezonun ilk kupasını aldı. Osasuna ile finalde karşılaşa Real Madris, çıktığı 40’ıncı finalinde 20. zaferine ulaşmayı başardı.<br />
Real Madrid bu Salı günü Şampiyonlar Ligi yarı final karşılaşmasında Mancshester City ile karşı karşıya gelecek.</span></p>
<p><a href="https://timesofmalta.com/articles/view/rodrygo-fires-madrid-copa-del-rey-triumph-osasuna.1030022"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;">Times Of Malta</span></a></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/real-madrid-20inci-kez-ipanya-kupasinin-sahibi-oldu/">Real Madrid 20’inci kez İpanya Kupası’nın sahibi oldu!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/real-madrid-20inci-kez-ipanya-kupasinin-sahibi-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
