13.9 C
Malta
Salı, Şubat 3, 2026
spot_img
spot_img

Onur Gökmen Yetim Yazdı; VAR Var Cesaret Yok !

Son yılların en tuhaf maçlarından birini izledik. Skriniar’ın pozisyonu futbol adına skandaldır. Kırmızı kart görmemesi bir yana, rakip tribünlere yaptığı o hareket kabul edilebilir hiçbir tarafı olmayan bir davranış. Sormak gerekiyor: Bu hareket artık serbest mi? Hakem ne gördü, VAR ne izledi, kim neyi es geçti? Jhon Duràn’dan sonra artık bu hareket serbest mi ?  Avrupa’da bu hareketi yapan oyuncu sahayı terk eder, bizde ise oyuna devam. Sonra da Türk hakemliği neden tartışılıyor diye şaşırıyoruz. Tartışılmayacak gibi mi?

Maça geldiğimizde Ederson’un son iki maçtır yükselen bir form grafiği yakaladığını teslim etmek lazım. Galibiyette büyük pay sahibiydi. Ancak maçın asıl kırılma anı ve hafızalarda kalacak sahnesi Asensio’nun attığı goldür. O gol sıradan bir bitiriş değil, doğrudan kalite göstergesidir. Şimdiden yılın golü adayları arasına yazılır. Fenerbahçe cephesinde ise tanıdık bir tablo var. Oyunu ele alamama problemi sürüyor. Topa sahip olmakla oyuna hükmetmek arasındaki fark hâlâ kapatılabilmiş değil. Buna rağmen zor bir deplasmanda mantıklı oynayıp galibiyet almak da küçümsenecek bir şey değil. Alkışlanır ama eksikleri örtmez.

Tedesco konusu ise başlı başına bir tartışma alanı. İlk geldiğinde de yazmıştım; bu takım klasik sağlı sollu kanat oyunu oynamaz, merkezi kalabalık tutarak rakibi boğar. Tedesco bunu çözdü. Ancak Kante ismi gündeme geliyorsa burada durup düşünmek gerekir. Kante gelirse En Nesyri’ye olan ihtiyaç daha da artar. Çünkü Kante oyunu taşır, temposunu ayarlar ama skoru getirmez. Fenerbahçe, Süper Kupa’dan sonra aşağı doğru giden bir form grafiği içerisinde. Kazanıyor ama yükselmiyor. Benim futbol görüşümde kanat eksikliği hâlâ çok net şekilde göze çarpıyor. Buna rağmen Tedesco, kalabalık orta saha rotasyonunda Kante’yi vazgeçilmez görüyor. Bu bir tercihtir ama sahada karşılığı olmak zorundadır.

Galatasaray tarafında ise Gaziantep FK maçından sonra toparlanma sinyalleri görülüyor. Kayserispor ne kadar formsuz ve zayıf olursa olsun, Noa Lang için olumlu izlenimler vardı. Aynı şekilde Asprilla da dikkat çeken isimlerden biri oldu. Galatasaray artık sadece Barış Alper’in gününde olmasını bekleyen bir takım olmayacak gibi duruyor. Barış Alper için ciddi bir rekabet başladı. Formayı garanti görme dönemi bitti, tehdit gerçek.

Galatasaray adına son dönemde gördüğüm en pozitif gelişme ise Gabriel Sara. Geldiği günden beri inişli çıkışlı bir grafik çizmiş olabilir ama bu gerçeği değiştirmiyor: Galatasaray’ın her maçta ilk yazması gereken isim Sara’dır. Skor katkısını bir kenara bırakın. Oyunu yönlendirmesi, temposu, milimlik pasları ve doğru zamanda doğru yönlendirmeleriyle orta sahanın maestrosu konumuna geldi. Galatasaray onunla nefes alıyor. O oyunun içinde olduğu sürece bu takımın ritmi düşmüyor. Sara, Galatasaray’ın akciğeridir.

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz