Genel İşçiler Birliği’nin (GWU) ulusal kongresinde, üçüncü ülke vatandaşı (TCN) göçmen işçilerin haklarını savunma konusundaki korkuları ve insan kaçakçılığıyla ilgili endişeler gündeme geldi. Bu yılki kongrede ilk kez bir üçüncü ülke vatandaşı konuşmacı olarak yer aldı. 
Göçmen işçi temsilcisi ve GWU’nun TCN İrtibat Görevlisi Manav Sanger, konuşmasına Malta’da çalışma ve yaşama fırsatı için minnettarlığını dile getirerek başladı. Sanger, “Malta’nın bize verdiği fırsatlar için müteşekkiriz ve bu topluma geri vermekten mutluyuz” ifadelerini kullandı. 
Ancak Sanger, yabancı çalışanların karşılaştığı zorluklara dikkat çekti: Birçok göçmen işçi, çalışma izni, vize ya da gelecekle ilgili belirsizlikler nedeniyle haklarını savunmaktan korkuyor. Bu korkunun özellikle öğrenci olarak gelenler arasında istismar ve insan kaçakçılığı vakalarına yol açtığını aktardı. “Bazı durumlarda ajanlar, kimlik kartı veya çalışma izninin iptal edileceği tehdidinde bulunuyor. Bu korku nedeniyle birçok öğrenci sessizce acı çekiyor,” dedi. 
Sanger, benzer vakalarda GWU’nun göçmen işçilere umut sunduğunu belirtti. Birliğin, düşük ücretli çalışanlara adalet sağlama ve ücretlerini artırma konusunda destek verdiğini vurgulayan Sanger, özellikle Bolt ve Wolt kuryelerine sağlanan yardımlar için Birliğin Gıda ve Konaklama Bölümü ile bölüm başkanı Kevin Abela’ya teşekkür etti. 
Konuşmasında Göçmenlik Temyiz Kurulu (Immigration Appeals Board) sürecine de değinen Sanger, bu süreçte yaşanan gecikme ve belirsizliklerin TCN’leri asgari ücretin altında çalışmaya zorladığını söyledi. Sürecin daha adil ve net işlemesi halinde hem göçmen işçilerin hem de Malta’daki yerel iş gücünün yararına sonuçlar elde edilebileceğini vurguladı. 
Sanger, göçmen çalışanların özel bir muamele talep etmediğini; eşit muamele ve saygı istediğini belirterek sözlerini sonlandırdı.


