İlber Ortaylı’nın “Seyahatname”sinde Malta: “Kadim Bir Kültürün Adası”

13 Mart 2026’da hayatını kaybeden tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın eserleri yeniden okunurken, Kronik Kitap tarafından yayımlanan “Seyahatname” adlı kitabındaki Malta bölümü de dikkat çekiyor. Ortaylı, Akdeniz’in ortasındaki bu küçük ada devletini anlatırken Malta’dan yalnızca turistik bir destinasyon olarak değil, “kadim bir kültürün taşıyıcısı” olarak söz ediyor. Rahmetli Ortayli bu kucuk ada ulkesine Seyahatname isimli kitabinda dort sayfa ayirmis. Kronik Kitap’tan cikan bu kitabi okumanizi tavsiye ederiz.

Ortaylı’nın satırlarında Malta, tarih boyunca farklı medeniyetlerin kesiştiği bir durak olarak karşımıza çıkıyor: Fenikeliler, Romalılar, Araplar, Normanlar, şövalyeler ve Britanya dönemi… Bu uzun tarihsel katmanlar Ortaylı’ya göre adanın kimliğini şekillendiren temel unsur.

Malta’nın dili: Fenike kökleri

Kitapta dikkat çeken bölümlerden biri de Maltaca diline ilişkin değerlendirmeler. Ortaylı, Malta dilinin kökenlerinden söz ederken, Akdeniz’deki eski ticaret uygarlıklarına gönderme yaparak Maltaca için “Fenikece” ifadesini kullanıyor.

Modern dilbilim açısından Maltaca, Arapça kökenli bir Sami dili olarak kabul ediliyor ve özellikle Orta Çağ’da Sicilya Arapçasından geliştiği biliniyor. Ancak Ortaylı’nın vurgusu, Akdeniz’in eski Sami ticaret ağlarına uzanan kültürel sürekliliğe işaret ediyor. Fenikeliler, milattan önce birinci binyılda Malta’da koloniler kurmuş ve adayı Akdeniz ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirmişti.

“Kadim kültür” vurgusu

Ortaylı’nın Malta’ya ilişkin en belirgin değerlendirmelerinden biri adayı “kadim bir kültür” olarak nitelemesi. Bu ifade, Malta’nın büyüklüğünden çok tarihsel yoğunluğuna dikkat çekiyor.

Bugün 500 bini biraz aşan nüfusu olan ülke;

  • dünyanın en eski tapınaklarından bazılarına,

  • Orta Çağ şövalyelerinin mimarisine,

  • Osmanlı kuşatmalarının izlerine,

  • İngiliz sömürge döneminin kurumlarına

aynı anda ev sahipliği yapan nadir yerlerden biri.

Ortaylı’ya göre Malta’nın asıl değeri de tam burada yatıyor: Akdeniz tarihinin küçük bir coğrafyada yoğunlaşmış hâli.

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz