Adrian Delia, Portekiz’in kamusal alanda yüzü kapatanlara yönelik aldığı önlemleri örnek göstererek, Malta’da da aşırı kapanmaya karşı yeni kısıtlamalar getirilmesi gerektiğini savundu. Delia, mevcut düzenlemelerin yetersiz olduğunu ve kamusal alanda hem aşırı açıklığın hem de aşırı kapalılığın sınırlandırılması gerektiğini belirtti.
Adrian Delia, Portekiz’in kendi kurallarını ve kültürünü koruma yönünde aldığı kararları gündeme getirerek, Malta’nın da benzer adımlar atması gerektiğini dile getirdi. Delia, “Her ülkenin kendi kültürü vardır. Portekiz, bunu korumayı seçti,” ifadelerini kullandı. Portekiz’deki yüzü kapatanlara yönelik yeni kısıtlamalara atıfta bulunan Delia, Malta’da da kamusal alanda yüzü kapalı dolaşmanın zaten yasaklandığını, ancak bunun yeterli olmadığını düşündüğünü söyledi.
Delia, Malta’da kamusal alanda yüzü kapalı dolaşmanın yasak olmasına rağmen, bu yasağın etkili olmadığını ve daha fazla önlem alınması gerektiğini savundu. “Ülkemizde kamusal alanda yüzü kapalı dolaşmak yasak, fakat bu yeterli görünmüyor,” dedi. Ardından, kamusal alanda vücudun ne kadarının açık olabileceğine dair mevcut kurallara da değindi. Delia, “Eğer sokakta kimsenin fazla açık dolaşmaması için yasa çıkarabiliyorsak, neden fazla kapalı dolaşmayı da yasaklamıyoruz?” diyerek iki uç noktayı karşılaştırdı.
Delia, bu konuyu kadınların toplumdaki yeriyle ilişkilendirdi ve sözlerini şöyle tamamladı: “Her şeyden önce, bu kadınların köleleştirilmesinden başka bir şey değildir.” Delia’nın açıklamaları, kamusal alanda kıyafet kuralları ve bireysel özgürlükler üzerine Malta’da süren tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.


