Malta Ticaret Odası, restoranlarda yabancı uyruklu garsonların yerine robotların kullanılmasını önerdi. Oda başkanı William Spiteri Bailey, iş gücü açığı ve dijitalleşme ihtiyacına dikkat çekerek otomasyonun sektördeki yabancı işçi bağımlılığını azaltabileceğini savundu.
Malta’da restoran sektöründe çalışanların büyük bölümünü yabancı uyruklular oluşturuyor. Malta Ticaret Odası Başkanı William Spiteri Bailey, restoranlarda insan gücünün yerine robotların kullanılmasının ülkenin ithal iş gücüne olan bağımlılığını azaltabileceğini belirtti. Bailey, “Bir restorana gittiğinizde çalışanların çoğu yabancı. Robot garsonlar bu noktada çözüm olabilir” dedi.
Bailey’nin önerisine göre, müşteriler siparişlerini ister bir çalışan aracılığıyla isterse dijital platformlar üzerinden iletebilecek. Ardından, robot bir garson yemeği masaya getirecek. Bu sistem, servis personeli ihtiyacını azaltarak işletmelerin iş gücü sorununu hafifletebilir.
Son yıllarda dünya genelinde restoranlarda robot garson kullanımı hızla artıyor. Coherent Market Insights’ın 28 Ocak 2026 tarihli raporuna göre, global restoran robotları pazarının değeri 2 milyar ABD dolarına ulaştı. Pazarın 2033 yılına kadar 6 milyar dolara çıkması bekleniyor. 2026’da yemek teslimat robotlarının pazarın yüzde 54’ünü oluşturacağı tahmin ediliyor. Kuzey Amerika, yüzde 36’lık payla bu alanda lider konumda.
ABD’de restoran işletmecilerinin yüzde 62’si açık pozisyonları doldurmakta zorlandığını bildiriyor. Bu nedenle robot teknolojileri, hem müşteri memnuniyetini artırmak hem de operasyonel verimliliği sağlamak amacıyla tercih ediliyor. Miso Robotics’in Flippy 2 adlı robotu, mutfakta kızartma ve ızgara gibi görevleri üstlenerek insan iş gücünü destekliyor. Japonya ve ABD’deki zincir restoranlar da robot teknolojilerini test etmeye başladı.
Malta’da ise, son dönemde özellikle garsonların yerel dili konuşamamasıyla ilgili şikayetler artıyor. Robot garsonların yaygınlaşması, müşteri deneyimini ve hizmet kalitesini nasıl etkileyeceği konusunda tartışmalara yol açıyor. Bazı çevreler, bu uygulamanın müşterilerle iletişimi zayıflatabileceğini ve yerel kültürle bağı koparabileceğini düşünüyor. Ancak otomasyonun, iş gücü açığı ve maliyet baskısı karşısında sektör için bir çıkış yolu olabileceği de vurgulanıyor.


