Malta’da bir adam, kiralamayı vaat ettiği mülk için depozito talep ederek dolandırıcılık yaptığı gerekçesiyle suçlandı. Bu olay, kiracıların korunması için escrow sisteminin gerekliliğini yeniden gündeme getirdi.
Malta’da kiralık ev sağlayacağı vaadiyle üçüncü ülke vatandaşlarından depozito topladığı, ancak evlerin anahtarlarını teslim etmediği öne sürülen bir kişi hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla dava açıldı. En az dört kişinin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma, özellikle yabancı kiracıların depozito öderken karşılaştığı riskleri yeniden gündeme taşırken, kira depozitolarının bağımsız bir kurum tarafından tutulması yönündeki çağrılar da yinelendi.
Qormi’de yaşayan 37 yaşındaki Camen Camilleri, birkaç üçüncü ülke vatandaşını dolandırdığı iddiasıyla 28 Temmuz’da mahkemeye çıkarıldı. Savcılığa göre mağdurlar, kiralayacaklarını düşündükleri mülkler için depozito ödedi ancak kendilerine ne anahtar teslim edildi ne de evlere yerleşmelerine izin verildi.
Mahkemede aktarılan bilgilere göre olayların haziran ve temmuz aylarında meydana geldiği öne sürüldü. Son bir hafta içinde Qormi Polis Karakolu’na başvuran en az dört kişi, aynı yöntemle mağdur edildiklerini bildirdi.
Polis, şikâyetçilerin kendilerine verilen telefon numarası ve banka hesabı bilgilerini inceleyerek bunların sanıkla bağlantılı olduğunu belirledi. Hakkında yakalama emri çıkarılan Camilleri daha sonra Qormi Polis Karakolu’na teslim oldu.
Dolandırıcılık ve başkasına ait parayı haksız şekilde kullanma suçlamalarının yanı sıra denetimli serbestlik şartlarını ihlal etmek ve yeniden suç işlemekle suçlanan Camilleri, hakkındaki iddiaları kabul etmedi. Mahkeme kefalet talebini reddederek sanığın tutuklu kalmasına karar verdi.
“Üçüncü ülke vatandaşlarının sık karşılaştığı bir sorun”
Olayın ardından paylaşılan sivil toplum açıklamasında, kiralık ev ve depozito dolandırıcılığının Malta’daki üçüncü ülke vatandaşları arasında sık karşılaşılan bir sorun olduğu savunuldu.
Açıklamayı yapan grup, çok sayıda üyesinin benzer olaylardan etkilendiğini ve bazı mağdurların polise başvurduklarında yeterli desteği göremediklerini ifade etti. Bu değerlendirme kuruluşun beyanına dayanırken, söz konusu iddiaya ilişkin polis tarafından yapılmış ayrı bir açıklama bulunmuyor.
Grup, bu vakada polis tarafından harekete geçilmesini memnuniyetle karşıladığını belirterek adımın benzer yöntemlere başvurabilecek kişilere karşı caydırıcı olması temennisinde bulundu.
Bununla birlikte açıklamada, tek tek yürütülen ceza soruşturmalarının sorunu tamamen çözemeyeceği savunularak Malta’da düzenlemeye tabi bir üçüncü taraf depozito koruma sistemi kurulması istendi.
Depozitonun doğrudan ev sahibine ödenmemesi öneriliyor
Önerilen sistemde kiracının ödediği depozito doğrudan ev sahibinin hesabına geçmek yerine, bağımsız ve denetlenen bir kuruluş tarafından tutuluyor. Malta Finansal Hizmetler Otoritesi, “escrow” kavramını iki taraf adına üçüncü bir kişi veya kuruluş tarafından tutulan ve belirlenen şartlar yerine getirildiğinde serbest bırakılan para ya da varlık olarak tanımlıyor.
Açıklamada böyle bir sistemin;
depozitoların belirlenmiş süre içinde iade edilmesini,
paradan yalnızca ödenmemiş faturalar veya belgelenmiş hasarlar için kesinti yapılmasını,
hem iyi niyetli ev sahiplerinin hem de kiracıların korunmasını
sağlayabileceği belirtildi.
Böyle bir düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde paranın hangi şartlarda serbest bırakılacağı, hasarın nasıl belgeleneceği ve taraflar anlaşamadığında hangi itiraz mekanizmasının kullanılacağı da açık kurallara bağlanmak zorunda olacak.
Öneri daha önce de gündeme gelmişti
Malta’da kira depozitolarının tarafsız bir kuruluş tarafından tutulması fikri ilk kez dile getirilmiyor. Kiracılar sendikası Solidarjetà, 2025 yılında da evlere taşınamadan depozitolarını kaybeden kiracıların gündeme gelmesinin ardından benzer bir sistem kurulmasını istemişti.
Konut Bakanı Roderick Galdes ise o dönemde bu vakaların yaygın olmadığını savunmuş ve dolandırıcılık şüphesi bulunan olayların polis tarafından soruşturulması gerektiğini söylemişti. Malta Development Association da zorunlu escrow sisteminin kiralama işlemlerini bürokratik hale getirebileceğini ileri sürerek ev sahiplerinin karşılaştığı risklerin de dikkate alınması gerektiğini belirtmişti.
Malta’daki Türk kiracılar açısından neden önemli?
Malta’da yaşayan Türk vatandaşlarının büyük bölümü de hukuken üçüncü ülke vatandaşı kategorisinde yer alıyor. Özellikle adaya yeni gelen çalışanlar ve öğrenciler, kısa sürede konut bulma baskısı nedeniyle mülkü veya ev sahibini yeterince kontrol etmeden depozito ödeme riskiyle karşılaşabiliyor.
Malta’daki ana ikamet amaçlı kira sözleşmelerinin Housing Authority sistemine kaydedilmesi gerekiyor. Kayıt onaylandıktan sonra taraflara bildirim gönderiliyor ve sözleşme, gerektiğinde oturum işlemlerinde Identità’ya sunulabiliyor. Ancak depozitonun sözleşme başlamadan önce ödendiği dolandırıcılık vakaları, mevcut kayıt mekanizmasının dışında gerçekleşebiliyor.
Son olay, depozito ödemelerinin yalnızca bireysel dikkat ve polis soruşturmalarıyla mı korunacağı, yoksa Malta genelinde zorunlu ve denetlenen bir depozito koruma sistemine mi bağlanacağı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.


