Malta’da göçmenlik görevlilerinin Marsa’dan geçen bir halk otobüsünü durdurarak yolcuların kimliklerini kontrol etmesi, renk ve dış görünüş temelinde ayrımcılık yapıldığı iddialarını gündeme getirdi. İnsan hakları kuruluşları uygulamayı “ırksal profilleme” olarak değerlendirirken, İçişleri Bakanlığı denetimlerin ırk veya etnik kökene göre değil, operasyonel bilgiler ve nesnel göstergeler doğrultusunda yapıldığını savundu.
Times of Malta’nın haberine göre olay, 14 Haziran Pazar günü saat 08.00’den kısa süre önce Marsa’dan geçen bir otobüste yaşandı.
Otobüsteki bir yolcunun anlatımına göre, üzerinde “Detention Services” yazan bir aracın yanında bekleyen yaklaşık beş görevli otobüse durması için işaret verdi. Sivil kıyafetli üç göçmenlik görevlisi otobüse binerken iki görevli dışarıda bekledi.
“Maltalı olanların kimlik göstermesine gerek olmadığı söylendi”
Tanık, görevlilerin otobüsteki yolculara kimlerin Maltalı olduğunu sorduğunu söyledi. Maltalı olduğunu belirten yolculara kimlik kartlarını göstermelerine gerek olmadığı bildirilirken, üçüncü ülke vatandaşı olduğu düşünülen kişilerden kimlik ve oturum belgeleri istendi.
Yolcu, kontrol edilecek kişilerin renkleri ve dış görünüşleri üzerinden seçildiği izleniminin oluştuğunu belirtti.
Bazı yolculara belgelerinde sorun bulunduğunun diğer yolcuların önünde söylendiğini aktaran tanık, dört kişinin kablo tipi plastik kelepçelerle bağlanarak otobüsten indirildiğini ve gözaltı aracına götürüldüğünü ifade etti.
Denetim nedeniyle otobüsün yaklaşık 10 dakika geciktiği bildirildi. Otobüsten indirilen kişilerin göçmenlik statüleri ve belgelerinde tespit edilen sorunların ne olduğu ise açıklanmadı.
İnsan hakları kuruluşlarından “ırksal profilleme” tepkisi
Akademisyen ve aktivist Maria Pisani ile aditus foundation ve Jesuit Refugee Service Malta, yaptıkları ortak açıklamada uygulamayı “açık ve basit biçimde ırksal profilleme” olarak nitelendirdi.
Açıklamada, toplumdaki kalıplaşmış “Maltalı görünümü” algısına uymayan kişilerin toplu taşıma araçlarında bu şekilde seçilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi.
Kuruluşlar, otobüsün durdurulması, kişilerin diğer yolcuların önünde sorgulanması ve plastik kelepçeler kullanılması gibi uygulamaların göçmenleri gereksiz biçimde suçlu gibi gösterdiğini savundu.
Göçmenlik polisinin ülkede yasal olarak bulunmayan kişileri tespit etme görevi bulunduğunu kabul eden kuruluşlar, denetimlerin insanların temel onurunu koruyan başka yöntemlerle gerçekleştirilebileceğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca bu tür uygulamaların toplumda korkuyu ve ayrışmayı artırabileceği, göçmenlerin Malta toplumuna uyumunu da olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
Bakanlık: Kontroller ırka göre yapılmıyor
Malta İçişleri, Güvenlik ve İstihdam Bakanlığı ise ayrımcılık iddialarını reddetti.
Bakanlık sözcüsü, toplu taşıma araçlarında gerçekleştirilen göçmenlik kontrollerinin uzun süredir kullanılan, yasal ve etkili bir denetim yöntemi olduğunu söyledi.
Kontrollerin uyruk, etnik köken, renk veya ırk gibi ayrımcı ölçütlere göre gerçekleştirilmediğini savunan bakanlık, görevlilerin operasyonel ihtiyaçlar, istihbarat bilgileri ve nesnel göstergeler doğrultusunda hareket ettiğini belirtti.
Bakanlık, otobüslerde yapılan denetimlerin daha geniş kapsamlı bir sistemin parçası olduğunu; iş yerlerinde, yol kontrol noktalarında, kamusal alanlarda ve özel konutlarda da göçmenlik kontrolleri gerçekleştirildiğini açıkladı.
Beş ayda 1.137 kişi hakkında geri gönderme kararı
Bakanlığın paylaştığı verilere göre 2026 yılının ilk beş ayında 1.137 kişi hakkında geri gönderme kararı veya ülkeden çıkarma emri düzenlendi.
Ocak 2024 ile Mayıs 2026 arasında toplam 5 bin 45 üçüncü ülke vatandaşının Malta’dan sınır dışı edildiği belirtildi.
Aynı dönemde çeşitli suçlardan hüküm giyen 201 kişinin de hapis cezalarını tamamlamalarının ardından ülkeden çıkarıldığı açıklandı.
Siyah Maltalılar da benzer deneyimler anlattı
Times of Malta’ya konuşan bazı siyah Malta vatandaşları da geçmişte dış görünüşleri nedeniyle yabancı sanılarak kontrol edildiklerini anlattı.
Haberde adı değiştirilen siyah bir Malta vatandaşı, eşi ve çocuğuyla seyahat ederken havalimanında yalnızca kendisinden kimlik göstermesinin istendiğini söyledi.
Malta pasaportunu çıkarmasının ardından görevlilerin özür dilediğini belirten vatandaş, bu tepkinin kontrolün dış görünüş üzerinden yapıldığını gösterdiğini savundu.
Hükümetin eylem planında ırksal profilleme uyarısı
Malta’nın 2025–2030 dönemini kapsayan Ulusal Irkçılıkla Mücadele Eylem Planı’nda da kolluk faaliyetlerinde ırksal profillemenin önlenmesine yönelik tedbirlerin geliştirilmesi hedefleniyor.
Planda ırk, renk, köken veya etnik kimlik nedeniyle kişilerin kamusal hayattaki haklardan eşit şekilde yararlanmasının engellenmesi ayrımcılık kapsamında değerlendiriliyor.
Bu nedenle Marsa’daki denetimin hükümetin kendi ayrımcılıkla mücadele hedefleriyle uyumlu olup olmadığı da tartışmanın önemli başlıklarından birini oluşturuyor.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Malta ve Avrupa Birliği mevzuatında üçüncü ülke vatandaşı kabul ediliyor. Bu nedenle otobüslerde, iş yerlerinde veya kamusal alanlarda yapılan göçmenlik denetimleri Malta’da yaşayan Türkleri de doğrudan ilgilendiriyor.
Yetkililerin oturum ve çalışma kurallarını denetleme yetkisi bulunuyor. Tartışmanın merkezinde ise denetimlerin yapılıp yapılmamasından çok, kontrol edilecek kişilerin somut bilgiler yerine renkleri, yüz özellikleri veya dış görünüşleri üzerinden seçilip seçilmediği bulunuyor.
Yabancı çalışanların Malta ekonomisi ve günlük hayatındaki ağırlığı düşünüldüğünde, denetimlerin hem hukuka uygun hem de insan onurunu koruyan, ayrımcılık şüphesi yaratmayan yöntemlerle gerçekleştirilmesi toplumdaki güven açısından büyük önem taşıyor.


