İngiltere’nin gelecekte Avrupa Birliği’ne yeniden katılmak istemesi halinde, Brexit öncesinde sahip olduğu özel ayrıcalıkları geri alamayacağı belirtiliyor. Brexit müzakerelerinde görev alan eski AB yetkililerine göre Londra’ya yaklaşım “sıcak ama sert” olacak; yani kapı tamamen kapalı değil, ancak dönüşün özel şartlarla gerçekleşmesi beklenmiyor.
The Guardian’ın aktardığına göre eski AB Brexit ekibinden Georg Riekeles ve eski İtalya Avrupa Bakanı Sandro Gozi, İngiltere’nin olası yeniden üyelik başvurusunda diğer aday ülkelerle aynı temel kurallara tabi olacağını vurguladı. Bu da euro, Schengen ve bütçe katkıları gibi başlıklarda İngiltere’ye geçmişteki gibi özel muafiyetler tanınmayabileceği anlamına geliyor.
İngiltere, AB üyeliği döneminde ortak para birimi euroya geçmemiş, Schengen serbest dolaşım alanının dışında kalmış ve AB bütçesine yaptığı katkılarda özel indirimler elde etmişti. Ancak eski AB yetkililerine göre Brexit sonrasında “eski düzenin” aynen geri gelmesi siyasi olarak mümkün görünmüyor.
Bu tartışma, İngiltere’de İşçi Partisi içindeki bazı isimlerin yeniden AB üyeliğini gündeme taşımasıyla yeniden alevlendi. Özellikle Wes Streeting’in AB’ye dönüş fikrine açık olduğunu belirtmesi, Brexit meselesini İngiltere siyasetinde yeniden görünür hale getirdi. Buna karşılık Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, İngiltere’yi yeniden AB’ye döndürmek için kampanya yürütmeyeceğini açıkladı.
Avrupa tarafında ise temel beklenti, İngiltere’nin önce kalıcı ve geniş tabanlı bir siyasi uzlaşma ortaya koyması. Eski müzakereciler, Londra’nın AB’ye dönüşü ciddi şekilde gündeme alması halinde bunun yalnızca teknik bir üyelik süreci olmayacağını, aynı zamanda İngiltere’nin Avrupa projesine uzun vadeli bağlılığını kanıtlaması gerekeceğini ifade ediyor.
Bu tartışma yalnızca İngiltere’nin iç siyasetiyle sınırlı değil. İngiltere’nin AB’ye dönüş ihtimali, Avrupa’daki serbest dolaşım, çalışma, eğitim ve vize politikaları açısından Malta’da yaşayan Türkleri de dolaylı olarak ilgilendiriyor.
Malta’da yaşayan birçok Türk vatandaşı için İngiltere hâlâ eğitim, iş, aile ziyareti ve ticaret bakımından önemli bir ülke. İngiltere’nin AB ile ilişkilerinin yeniden şekillenmesi, ilerleyen yıllarda vize rejimi, iş gücü hareketliliği, öğrenci değişim programları ve Avrupa içi seyahat düzeni açısından yeni sonuçlar doğurabilir.
Ancak Brüksel’den gelen mesaj net: İngiltere bir gün geri dönmek isterse, bu dönüş “eski ayrıcalıklarla” değil, AB’nin bugünkü kurallarıyla mümkün olacak. Bu da Brexit sonrası Avrupa’da artık eski pazarlık döneminin kapandığını gösteriyor.


