Malta’da son yılların en tartışmalı alanlarından biri olan Manoel Island için yapılan kamu istişaresinden güçlü bir ortak çağrı çıktı. Aralarında bölge sakinleri, aktivistler ve uzmanların bulunduğu onlarca katılımcı, adanın geleceğinin yeni bir ticari merkez değil, herkesin ücretsiz erişebileceği sakin bir milli park olması gerektiğini vurguladı.
200 saati aşan atölye çalışmaları ve 70’ten fazla katılımcının katkısıyla hazırlanan görüşlerde, Manoel Adası’nın Malta’nın betonlaşmış kent dokusu içinde nadir bir nefes alanı olarak korunması isteniyor.
Yaya Öncelikli, Sessiz Bir Ada
Öneriler arasında adanın yaya öncelikli bir alan haline getirilmesi öne çıkıyor. Araç trafiğinin asgari düzeyde tutulması, yürüyüş yapanlar, aileler ve hareket kısıtlılığı olan bireyler için erişimin kolaylaştırılması talep ediliyor. Deniz yoluyla ulaşım dahil olmak üzere toplu taşıma bağlantılarının güçlendirilmesi istenirken, adaya girişin ücretsiz kalması gerektiği özellikle vurgulanıyor.
Sağlık ve İyi Yaşam Odakta
Katılımcılar, Manoel Adası’nın kalabalık bir turistik cazibe merkezine dönüşmeden; açık hava spor alanları, güvenli yüzme noktaları, piknik alanları, kültürel etkinlikler ve sessiz doğa yürüyüş parkurlarıyla donatılabileceğini belirtiyor. Amaç, gürültü ve kalabalık yerine huzur ve iyilik hâli.
Tarihi Yapılar Topluma Açılmalı
Adadaki tarihi mirasın korunması da planın temel ayaklarından biri. Özellikle Fort Manoel ve Lazzaretto gibi yapıların kapalı müzelere dönüşmesi yerine; sergiler, sivil toplum kuruluşları, sanat atölyeleri ve kâr amacı gütmeyen kamusal kafelerle yaşayan alanlar haline getirilmesi öneriliyor.
Doğa Koruma Pazarlık Konusu Değil
İstişare metninde doğa koruma başlığı “olmazsa olmaz” olarak tanımlanıyor. Yeniden yabanlaştırma (rewilding), yeni inşaatların sınırlandırılması, istilacı türlerin temizlenmesi, tekne kaynaklı gürültünün azaltılması ve yangın riskine karşı önlemlerle adanın iklim dostu yeşil bir alan olarak korunması isteniyor.
Ticari Yoğunlaşmaya Net Ret
Belki de en dikkat çekici mesaj, yoğun ticarileşmeye açık bir red. Büyük reklam alanları, yüksek sesli etkinlikler ve partilerin Manoel Adası’na uygun olmadığı vurgulanırken, adanın bir gelir kapısı değil kamusal bir değer olarak kalması gerektiği ifade ediliyor.
Katılımcıların ortak talebi net: Manoel Adası, Malta’nın şehir karmaşasından kaçış sunan, sessiz, kamusal ve koruma altında bir alan olarak geleceğe taşınmalı; yeni bir beton oyun alanına dönüşmemeli.


