<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kader Archives - Malta Haber</title>
	<atom:link href="https://www.maltahaber.com/tag/kader/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Malta&#039;nın Türkçe Sesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Dec 2025 09:27:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2020/04/favicon.ico</url>
	<title>kader Archives - Malta Haber</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DİDEM GÖRKAY YAZDI; VARLIĞIN ÇEMBERİ, TÖRESEL KRİPTOLOJİ VE İNTİKAMIN DAİRESEL İRONİSİ: YILANI ÖLDÜRSELER 50.YILINDA</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-varligin-cemberi-toresel-kriptoloji-ve-intikamin-dairesel-ironisi-yilani-oldurseler-50-yilinda/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-varligin-cemberi-toresel-kriptoloji-ve-intikamin-dairesel-ironisi-yilani-oldurseler-50-yilinda/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Yalcinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 09:27:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[#50Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[#AnadoluGerçeği]]></category>
		<category><![CDATA[#DidemGörkay]]></category>
		<category><![CDATA[#EdebiyatEleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[#EdebiyatveToplum]]></category>
		<category><![CDATA[#EdebiyatYazısı]]></category>
		<category><![CDATA[#İnsanPsikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[#KlasikRomanlar]]></category>
		<category><![CDATA[#KöyRomanı]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernOkuma]]></category>
		<category><![CDATA[#RomanAnalizi]]></category>
		<category><![CDATA[#ToplumsalBaskı]]></category>
		<category><![CDATA[#ToplumsalHafıza]]></category>
		<category><![CDATA[#Töre]]></category>
		<category><![CDATA[#Trajedi]]></category>
		<category><![CDATA[#TürkEdebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[#YaşarKemal]]></category>
		<category><![CDATA[#YılanıÖldürseler]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=54780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otorite Boşluğu ve Evrenin Israrcı Tekrarı  2025 yılının bittiği şu günlerde, yayınlanışının 50. yılını dolduran Yaşar Kemal&#8217;in Yılanı Öldürseler, sadece bir köy draması değil, bireyin kaderle yaptığı başarısız bir pazarlık girişimi üzerine yazılmış müthiş soğuk ve dairesel bir trajedi raporudur. 1975 yılında yayımlanan bu eser, yarım asırdır Anadolu&#8217;nun töre ve çaresizlik zincirini edebiyatın en keskin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-varligin-cemberi-toresel-kriptoloji-ve-intikamin-dairesel-ironisi-yilani-oldurseler-50-yilinda/">DİDEM GÖRKAY YAZDI; VARLIĞIN ÇEMBERİ, TÖRESEL KRİPTOLOJİ VE İNTİKAMIN DAİRESEL İRONİSİ: YILANI ÖLDÜRSELER 50.YILINDA</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><strong><span class="s1">Otorite Boşluğu ve Evrenin Israrcı Tekrarı</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s2"> </span>2025 yılının bittiği şu günlerde, yayınlanışının 50. yılını dolduran Yaşar Kemal&#8217;in Yılanı Öldürseler, sadece bir köy draması değil, bireyin kaderle yaptığı başarısız bir pazarlık girişimi üzerine yazılmış müthiş soğuk ve dairesel bir trajedi raporudur. 1975 yılında yayımlanan bu eser, yarım asırdır Anadolu&#8217;nun töre ve çaresizlik zincirini edebiyatın en keskin dillerinden biriyle analiz etmektedir.Romanın kalbinde, annesi Zeyno tarafından töre gereği öldürülmek zorunda olan küçük Hasan durur. Bu, sadece bir namus meselesi değil; babasız kalmanın metafizik sonucudur. Baba, evin içindeki ilk ve en somut kanundu. O kaçınca, otoritenin somut temsilini de beraberinde götürdü. Ve bu boşluk, köyün kolektif aklı tarafından anında dolduruldu. Töre, Tanrı’nın bir vekili, bir &#8216;yedek işletim sistemi&#8217; gibi devreye girer. Ancak bu sistem, affetme veya merhamet gibi kullanıcı dostu özelliklere sahip değildir. Töre, sadece tekrar komutunu tanır.</p>
<p class="p1"><span class="s3">Alıntı:</span><span class="s2"> “O, o çocuğun anasıydı ama o çocuğu gene de öldürmek zorundaydı.”</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Bu zorunluluk, ne bir kanun maddesidir ne de ilahi bir emir. Bu, seçeneksizliğin dairesel ironisidir. Baba kayıptır, Tanrı sessizdir; geriye sadece bir köyün, kendi yarattığı zalim bir kural kalır. Yaşar Kemal&#8217;in dehası buradadır: O, töreyi, insanın kendi kendine icat ettiği en saçma, en acımasız tanrı olarak gösterir. Bu Tanrı, kurbanlarını seçerken dahi hiçbir mantık aramaz.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">Zeyno&#8217;nun İkilemi: Vicdanın Bürokratik Çıkmazı ve Dilin İhaneti</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s2">Zeyno, romanın en ironik ve en modern figürüdür. O, ne bir Antik Yunan kahramanı gibi kaderine isyan edebilir ne de bir melodram kraliçesi gibi sadece ağlayabilir. O, sistemin çaresiz bir memurudur. Görevi, kendi oğlunu, kendi eliyle, kendi vicdanının mührüyle imha etmektir. Kurşun, sadece bir görev teslim formudur. Ya oğlunu öldürüp köyün &#8216;Toplumsal Huzur&#8217; adlı absürt faturasını ödeyecek, ya da ikisi birden &#8216;toplumsal düzeni bozmaktan&#8217; aforoz edilecektir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Yaşar Kemal, Zeyno&#8217;nun iç dünyasını anlatırken, bizi sürekli bir psikolojik cenderede tutar. Annelik içgüdüsü ile toplumsal emir arasındaki bu mücadele, romanın gerilimini yükselten ana mekanizmadır. Bu, sadece bir annenin çaresizliği değil; insan ruhunun, saçma kurallar karşısındaki çöküş raporudur.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Romanda dilin kendisi de Zeyno&#8217;ya ihanet eder. Yazar, Zeyno&#8217;nun iç konuşmalarını ve yalvarışlarını, köyün demir gibi katı, tekrara dayalı diliyle karşılaştırır. Zeyno&#8217;nun kişisel acısı, törenin kuru, duygusuz ve tarafsız diline çevrilmek zorundadır. Aşk, hüzün, annelik; hepsi Namus adlı tek bir soyut ve işlevsiz kavrama indirgenir.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">Sinema Uyarlaması: Eksik Metin ve Fazla Melodramın Kısa Devresi</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s2">Şerif Gören’in yönettiği 1981 tarihli film, romandan gücünü alsa da, eserin nihai anlamsızlığını ve metafizik yükünü ekrana taşıma konusunda sekteye uğrar. Film, sinemanın hızı ve gerektirdiği düzlemsel dramatik akış nedeniyle, romandaki törenin psikolojik demirini ekrana taşıyamaz.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Romanda, törenin baskısı, okuyucunun boğazını sıkan bir sis gibidir; sessizlikte ve bekleyişin kasvetinde gizlidir. Filmde ise, bu baskı zaman zaman &#8216;kötü köylü-iyi anne&#8217; gibi basit ikilemlere indirgenir. Oysa Yaşar Kemal&#8217;in köyü, sadece bir mekân değil, bir kader fabrikasıdır. Romanın asıl ironik gücü, Hasan&#8217;ın kendi katilini (annesini) koruma güdüsüdür. Çocuk, bu saçma zorunluluğu kabullenerek gönüllü kurban rolüne soyunur. Film, bu karmaşık psikolojik katmanı yakalamakta zorlanır, genellikle çatışmayı daha konvansiyonel sinema diline tercüme eder. Oysa Yaşar Kemal&#8217;in amacı, kaçışın imkânsızlığını kanıtlamaktır. Sinema, bize kaçış için dar bir kapı gösterir; roman ise o kapının arkasında başka bir duvar olduğunu fısıldar.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">Nihai İronik Sonuç: Yılan, Kurtuluş ve Dairesel Zamanın Soğukluğu</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s2">Roman, yılanın öldürülmesi ile çocuğun kaderi arasında kurulan absürt ilişkiyle zirveye ulaşır. Töre, tıpkı Tanrı gibi, insanlara anlamsız görevler yükler: Bir yılanı öldürmek, bir günahı temizleyecektir. Bu, ilkel bir kriptolojidir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Alıntı: “Oysa çocuk öldü. Oysa o yılanı öldürseler, çocuk kurtulacaktı.”</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Bu alıntının gücü, &#8216;oysa&#8217; bağlacında gizlidir. Bu, sadece bir pişmanlık değil, evrenin çalışmayan mantığına yönelik bir itirazdır. İnsan, töreden, kaderden kurtulmak için ne kadar saçma bir görevi yerine getirmeye çalışır? Yılan, doğanın kurbanıdır; çocuk ise geleneğin saçma inancının kurbanı.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Yaşar Kemal, bu romanla şunu ilan eder: Hayat, sadece bir döngüdür. Kaçmak istersin, ama döngü seni yakalar. O kurşun, sadece Hasan&#8217;ı öldürmez; törenin, kaderin ve anlamsız zorunluluğun sonsuza dek devam edeceğini de tesciller. Çocuk ölür, yılan yaşar, töre ise gülümseyerek bir sonraki kurbanı bekler.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">50. yıldönümünde dahi Yılanı Öldürseler, sadece bir dram değil, yitirilmiş otoritenin ve bireyin sonsuz yalnızlığının edebiyattaki en sert manifestolarından biridir. Yarım asır sonra bile, romanın yarattığı o soğuk ve dairesel trajedi, bize trajedinin asla tükenmediğini, sadece kurbanlarını değiştirdiğini ve en büyük otoritenin (Töre), en büyük anlamsızlıkta saklı olduğunu fısıldamaktadır. Eser, bu acı gerçeği, Anadolu&#8217;nun çorak topraklarına kesin ve ironik bir mühür olarak vurmuştur.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-varligin-cemberi-toresel-kriptoloji-ve-intikamin-dairesel-ironisi-yilani-oldurseler-50-yilinda/">DİDEM GÖRKAY YAZDI; VARLIĞIN ÇEMBERİ, TÖRESEL KRİPTOLOJİ VE İNTİKAMIN DAİRESEL İRONİSİ: YILANI ÖLDÜRSELER 50.YILINDA</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-varligin-cemberi-toresel-kriptoloji-ve-intikamin-dairesel-ironisi-yilani-oldurseler-50-yilinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malta makamlarına El Hiblu 3’ü serbest bırakın çağrısı!</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/malta-makamlarina-el-hiblu-3u-serbest-birakin-cagrisi/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/malta-makamlarina-el-hiblu-3u-serbest-birakin-cagrisi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reşit Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Mar 2023 06:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ADLİYE]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[#elhiblu3]]></category>
		<category><![CDATA[Abdalla]]></category>
		<category><![CDATA[Amara]]></category>
		<category><![CDATA[El Hiblu 3]]></category>
		<category><![CDATA[El Hiblu gemisi]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[libya]]></category>
		<category><![CDATA[malta]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Valletta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=35843</guid>

					<description><![CDATA[<p>28 Mart 2023 Denizdeki 100 göçmenle birlikte kendilerini kurtaran geminin kaptanının göçmenleri Libya’ya iade etmek istemesine karşı çıkan ve mürettebat ile göçmenler arasında terrcüman ve ara bulucu görevi üstlenen Abdalla, Amara ve Kader’e yöneltilen suçlamaların düşürülmesi istendi. El Hiblu 3 olarak bilinen Abdalla, Amara ve Kader’in Malta’ya gelişlerinin dördüncü yıl dönümü olan 28 Mart dolayısıyla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/malta-makamlarina-el-hiblu-3u-serbest-birakin-cagrisi/">Malta makamlarına El Hiblu 3’ü serbest bırakın çağrısı!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">28 Mart 2023</span></span></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">Denizdeki 100 göçmenle birlikte kendilerini kurtaran geminin kaptanının göçmenleri Libya’ya iade etmek istemesine karşı çıkan ve mürettebat ile göçmenler arasında terrcüman ve ara bulucu görevi üstlenen Abdalla, Amara ve Kader’e yöneltilen suçlamaların düşürülmesi istendi.</span></span></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">El Hiblu 3 olarak bilinen Abdalla, Amara ve Kader’in Malta’ya gelişlerinin dördüncü yıl dönümü olan 28 Mart dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında kurtarılan insanları Libya’ya geri gönderilmesine karşı çıkarak tercüman ve ara buluculuk yaptığı ve suç işlemediği vurgulandı.</span></span></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">Afrika Medya Derneği, Adalet Eşitlik ve Barış Derneği (AJEP), Sınırların Ötesinde Dans, El Hiblu’yu Özgürleştir 3 Kampanyası, Hümanistler Malta, Integra, Cizvit Mülteci Servisi Malta, Adalet ve Barış Komisyonu (Malta Başpiskoposluğu, Akdeniz Çocuk Hareketi, Malta Göçmen Kadınlar Derneği, Göçmenler Komisyonu, Moviment Graffitti, PEN Malta, Repubblika, Arama Kurtarma Malta, Sosyal Yardım Sekreterliği, Spark 15, Malta’da Sudan Topluluğu, LGBTIQ Hakları Hareketi Malta ve YMCA Malta’nın katılımıyla Valletta’da dün basın açıklaması yapıldı.</span></span></span></p>
<p><span style="color: #222222;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">28 Mart (bugün) </span></span></span><span style="color: #222222;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">üçlünün Malta&#8217;ya gelişin</span></span></span><span style="color: #222222;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">in dördüncü yılı olduğunun hatırlatıldığı açıklamada </span></span></span><span style="color: #222222;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">&#8220;Bir gemiyi kaçırmak, mürettebatını tehdit etmek terörist faaliyetlerde bulunmak da dahil olmak üzere kendilerine yöneltilen dokuz ön suçlama, hala üzerlerinde asılı duruyor ve özgürlük içinde onurlu bir yaşam sürmelerini engelliyor&#8221; ifadelerine yer verilerek buna son verilmesi istendi.</span></span></span></p>
<p><span style="color: #222222;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">Üçlünün mürettebat ve göçmenler arasında ara bulucu olarak hareket ettiğinin mahkeme öncesi iki yılı aşkın bir süredir ifadelerle doğrulandığına dikkat çekilen açıklamada “</span></span></span><span style="color: #222222;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">Abdalla, Amara ve Kader herhangi bir suç işlemedi!</span></span></span></p>
<p><span style="color: #222222;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">Aslında, uluslararası hukuku ve mülteci haklarını ihlal edecek ve geri dönenleri aşırı şiddet içeren taciz biçimlerine maruz bırakacak bir Libya&#8217;ya geri göndermeyi engellediler.&#8221; </span></span></span><span style="color: #222222;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">ifadeleri kullanıldı.</span></span></span></p>
<p><a href="https://lovinmalta.com/malta/drop-charges-end-the-trial-four-years-on-el-hiblu-3-still-stuck-in-legal-limbo/"><span style="color: #222222;"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">Lovin Malta</span></span></span></a></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/malta-makamlarina-el-hiblu-3u-serbest-birakin-cagrisi/">Malta makamlarına El Hiblu 3’ü serbest bırakın çağrısı!</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/malta-makamlarina-el-hiblu-3u-serbest-birakin-cagrisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Platonik aşkın dayanılmaz ölümcüllüğü</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/paltonik-askin-dayanilmaz-olumcullugu/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/paltonik-askin-dayanilmaz-olumcullugu/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neselif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2021 09:30:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[ufuk bayraktar]]></category>
		<category><![CDATA[vildan atasever]]></category>
		<category><![CDATA[zeki demirkubuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=22321</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Mart 2021 / Malta İsyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. Yol belli, eğ başını usul usul yürü şimdi. (Kader 2006) Modern Türk sinemasının başarılı yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz&#8217;un 2006 yılında çektiği Kader filmi, özellikle psikolojik çözümlemeli aşk filmlerini sevenler için izlenmesi gerekenler listesinde yer alması gereken bir yapıdadır. Karşılıksız aşkın, insanı nasıl yavaş yavaş ölüme [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/paltonik-askin-dayanilmaz-olumcullugu/">Platonik aşkın dayanılmaz ölümcüllüğü</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-22322" src="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/03/146652.jpg" alt="" width="1200" height="1600" srcset="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/03/146652.jpg 1200w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/03/146652-225x300.jpg 225w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/03/146652-768x1024.jpg 768w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/03/146652-1152x1536.jpg 1152w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>14 Mart 2021 / Malta</p>
<blockquote><p><strong><em>İsyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. Yol belli, eğ başını usul usul yürü şimdi. </em></strong><br />
<strong><em>(Kader 2006)</em></strong></p></blockquote>
<p>Modern Türk sinemasının başarılı yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz&#8217;un 2006 yılında çektiği Kader filmi, özellikle psikolojik çözümlemeli aşk filmlerini sevenler için izlenmesi gerekenler listesinde yer alması gereken bir yapıdadır. Karşılıksız aşkın, insanı nasıl yavaş yavaş ölüme sürüklediğini psikolojik çözümlemeler üzerinden anlatan Kader filminin başrollerinde Vildan Atasever (Uğur) ve Ufuk Bayraktar (Bekir) oynamaktadır. Mahallenin en güzel kızı Uğur ile mahallenin sıradan bir yaşam süren esnaf çocuğu Bekir&#8217;in karşılaşması, Bekir&#8217;in hayatı için dönüm noktası olur. Uğur&#8217;u gördükten sonra hayat onun için sadece Uğur&#8217;u gördüğü, onun sesini duyduğu ânlardan ibaret başlar. Uğur ise mahallenin serserisi Zagor lakaplı Orhan&#8217;a aşıktır. Bekir, ilerleyen zamanlarda platonik aşkı uğruna deli gibi kıskandığı Orhan için de hiç ummadığı fedakârlıklar yapacaktır.</p>
<p>Uğur&#8217;un hayatını karanlık bir labirente sokan ilk neden ailesidir. Uğur&#8217;un ailesi birbirlerini sevmeyen insanların bir aradalığıdır. Zagor, aslında Uğur için kaçış noktasıdır. Normal bir hayat kuramayacağını anlayan Uğur için Zagor köprüden önceki son çıkıştır.</p>
<p>Kahvehanede yaşanan cinayet sonrası Uğur köprüden önceki son çıkışı kaçırmanın ötesinde köprüyü de kaybeder. Uğur&#8217;un kardeşi yüzünden çıkan kavgada Zagor, Uğur&#8217;un annesinin sevgilisini öldürür. Bu cinayet üçü için de sonun başlangıcı olur. Uğur Zagor&#8217;un peşinden sürüklenirken Bekir de Uğur&#8217;un peşinden sürüklenmeye başlar. Uğur Zagorsuz yaşayamaz, Bekir de Uğur olmadan nefes alamaz. Bekir, çocuğunu bile göremeyecek kadar âşıktır. Aşkın en ölümcül hali olan platonik aşkın Bekir&#8217;i ne hale getirdiğini izleyici bazen üzülerek, bazen kızarak ama en çok çaresizliğini anlayarak izler. Bekir&#8217;in Uğur&#8217;a olan aşkı yaşanabilecek bir aşkken, bu aşkı imkansızlaştıran Uğur&#8217;un Zagor&#8217;a olan bağımlılığıdır. Uğur, Zagor&#8217;un peşinden sürüklenirken sadece kendi hayatını mahveder ama Bekir&#8217;in Uğur&#8217;a olan aşkı, karısını ve çocuğunun hayatını da karanlığa sürükler. Bekir, platonik olarak âşık olduğu Uğur&#8217;un arkasından ülkenin birçok yerindeki pavyonları gezerken filmin ilk sahnesindeki Bekir&#8217;den farklı bir insana dönüşür. Artık Zagor kadar olmasa da gece hayatında pişen bir birey olmuştur.</p>
<p>Filmde ana mekân artık günümüzde pek varolmayan mahalle kavramıdır. Aşk, kavgalar, aile içi travmalar gibi toplumu yansıtan birçok duygunun çıkış noktası varoş olarak da adlandırılabilecek bir mahallede yaşanmaktadır. Mahalle, mahalledeki insanlar ve yaşanan olaylar hayatın içindendir. Aşk böyle bir ortamda bütün sahiciliğiyle ortalığı yıkarak yaşanır ve etkileri de aynı ölçüde büyük olur. Mahallenin birçok olayı şekillendiren mekânı olan kahvehanede yaşanan bir kavga, Uğur&#8217;un, Bekir&#8217;in ve Zagor&#8217;un hayatını geri dönüşü olmayacak bir yola sokar. Bekir hasta oan çocuğuna ilaç almak için eczaneye gider ve eve dönerken dayanamaz meyhaneye girer. Sonrasında ise Kars&#8217;ta karlı bir sabaha uyanır. Otobüse bindiğinin ve Kars&#8217;a geldiğinin farkında değildir.</p>
<p>Aşk zaten biz farketmeden içimize işleyen bir duygu değil midir?</p>
<p>Bir kez daha ve muhtemelen son kez Uğur&#8217;a kavuşur. Bekir yaptığı hataları farketse de Uğur&#8217;a olan aşkı üstün gelir ve kendi vicdanını rahatlatmak için yaşadıklarını kader olarak nitelendirir. Bekir&#8217;in bu düşünceleri filmden bir replikle izleyiciye aktarılır.</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Otobüsten indim, yürümeye başladım. Dedim, Allah’ım nerdeyim ben? Burası neresi? Sonra güç bela burayı buldum. Kapının önünde durup düşündüm. Dedim Bekir, bu kapı ahiret kapısı. Burası sırat köprüsü. Bu sefer de geçersen bir daha geri dönemezsin. İyi düşün, dedim. Düşündüm, düşündüm… Ama olmadı, dönemedim. Sonra, bak oğlum dedim kendi kendime. Yolu yok çekeceksin. İsyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. Yol belli, eğ başını usul usul yürü şimdi.&#8221;</em></p></blockquote>
<p>Aşk için ölünür mü, sorusunun izleğinde ilerleyen Kader filmini izledikten sonra uğrunda ölümün göze alınmadığı bir duygunun aşk olmadığını iliklerinize kadar hissedeceksiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/paltonik-askin-dayanilmaz-olumcullugu/">Platonik aşkın dayanılmaz ölümcüllüğü</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/paltonik-askin-dayanilmaz-olumcullugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
