<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>türk sineması Archives - Malta Haber</title>
	<atom:link href="https://www.maltahaber.com/tag/turk-sinemasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Malta&#039;nın Türkçe Sesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 23:52:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2020/04/favicon.ico</url>
	<title>türk sineması Archives - Malta Haber</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Halit Ergenç ve Meryem Uzerli 15 Yıl Sonra Aynı Filmde: “İmroz’da Bahar” Gökçeada’da Çekilecek</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/halit-ergenc-ve-meryem-uzerli-15-yil-sonra-ayni-filmde-imrozda-bahar-gokceadada-cekilecek/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/halit-ergenc-ve-meryem-uzerli-15-yil-sonra-ayni-filmde-imrozda-bahar-gokceadada-cekilecek/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 23:52:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ada film]]></category>
		<category><![CDATA[gökçeada]]></category>
		<category><![CDATA[gökçeada sinema çekimi]]></category>
		<category><![CDATA[gökçeada turizm]]></category>
		<category><![CDATA[halit ergenç]]></category>
		<category><![CDATA[imroz]]></category>
		<category><![CDATA[imrozda bahar filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Uzerli]]></category>
		<category><![CDATA[özcan alper]]></category>
		<category><![CDATA[türk sineması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=56661</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gökçeada’da çekileceği açıklanan “İmroz’da Bahar” adlı sinema filmi, hem ada için önemli bir tanıtım fırsatı hem de bazı tartışmaları yeniden gündeme getirebilecek bir proje olarak değerlendiriliyor. Sky Film Global’in duyurusuna göre başrollerde Halit Ergenç ve Meryem Uzerli yer alacak. Daha önce “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde birlikte rol alan iki oyuncu, yaklaşık 15 yıl sonra bu filmde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/halit-ergenc-ve-meryem-uzerli-15-yil-sonra-ayni-filmde-imrozda-bahar-gokceadada-cekilecek/">Halit Ergenç ve Meryem Uzerli 15 Yıl Sonra Aynı Filmde: “İmroz’da Bahar” Gökçeada’da Çekilecek</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gökçeada’da çekileceği açıklanan “İmroz’da Bahar” adlı sinema filmi, hem ada için önemli bir tanıtım fırsatı hem de bazı tartışmaları yeniden gündeme getirebilecek bir proje olarak değerlendiriliyor. Sky Film Global’in duyurusuna göre başrollerde Halit Ergenç ve Meryem Uzerli yer alacak. Daha önce “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde birlikte rol alan iki oyuncu, yaklaşık 15 yıl sonra bu filmde yeniden aynı projede buluşacak.</p>
<p>Filmin yönetmenliğini, doğa ve insan hikâyelerini merkezine alan çalışmalarıyla bilinen Özcan Alper üstleniyor. Yapımcı şirket, çekimlerin önümüzdeki dönemde Gökçeada’da başlamasının planlandığını açıkladı.</p>
<p>Hikâye: Adada başlayan “ikinci bahar”</p>
<p>Yapım şirketinin paylaştığı bilgilere göre film, hayatlarının farklı dönemlerinden geçen iki insanın Gökçeada’da yollarının kesişmesini ve burada yeni bir başlangıç ihtimaliyle karşı karşıya kalmalarını konu alıyor.</p>
<p>Adanın doğal atmosferi ve sakin yaşamının hikâyede önemli bir arka plan oluşturacağı belirtiliyor. Film, iki karakterin geçmişleriyle yüzleşmesini ve adada filizlenen yeni bir hayat ihtimalini anlatan duygusal bir hikâye üzerine kurulacak.</p>
<p>Gökçeada için tanıtım fırsatı</p>
<p>Sinema ve dizi projelerinin çekildiği bölgeler için turizm açısından önemli bir görünürlük sağladığı biliniyor. Gökçeada’da çekilecek bir film, adanın doğal güzelliklerinin ve kültürel dokusunun uluslararası izleyiciye ulaşmasına katkı sağlayabilir.</p>
<p>Bu nedenle yerel turizm çevreleri ve ada ekonomisi açısından projenin tanıtım ve turizm potansiyeli yaratabileceği değerlendiriliyor.</p>
<p>“İmroz” adı yeniden tartışma yaratabilir</p>
<p>Filmin adında kullanılan “İmroz” ifadesi ise bazı tartışmaları da beraberinde getirebilir.</p>
<p>Gökçeada’nın tarihsel adı olan İmroz, özellikle ada tarihi ve kültürel mirası bağlamında zaman zaman gündeme gelen bir konu. Bazı çevreler bu ismin tarihî bir referans olduğunu savunurken, bazı kesimler ise resmî adın Gökçeada olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Bu nedenle filmin isminin, ada ve kimlik tartışmalarını yeniden gündeme getirebileceği yorumları yapılıyor.</p>
<p>Çekimler yakında başlayacak</p>
<p>Sky Film Global’in açıklamasına göre filmin hazırlıkları sürüyor ve çekimlerin yakın zamanda Gökçeada’da başlaması planlanıyor.</p>
<p>Başrollerde Halit Ergenç ve Meryem Uzerli’nin yer aldığı proje, hem oyuncu kadrosu hem de çekim mekânı nedeniyle şimdiden dikkat çekmiş durumda.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/halit-ergenc-ve-meryem-uzerli-15-yil-sonra-ayni-filmde-imrozda-bahar-gokceadada-cekilecek/">Halit Ergenç ve Meryem Uzerli 15 Yıl Sonra Aynı Filmde: “İmroz’da Bahar” Gökçeada’da Çekilecek</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/halit-ergenc-ve-meryem-uzerli-15-yil-sonra-ayni-filmde-imrozda-bahar-gokceadada-cekilecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgü Namal, Berlin’de “En İyi Oyuncu” Kategorisinde Aday Oldu</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/ozgu-namal-berlinde-en-iyi-oyuncu-kategorisinde-aday-oldu/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/ozgu-namal-berlinde-en-iyi-oyuncu-kategorisinde-aday-oldu/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 08:54:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Türkiye ortak yapım]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[İlker Çatak]]></category>
		<category><![CDATA[Özgü Namal]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı Zarflar]]></category>
		<category><![CDATA[türk sineması]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası film festivalleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=56186</guid>

					<description><![CDATA[<p>15 Subat, 2026 Türk sinemasının sevilen isimlerinden Özgü Namal, bu yıl 76’ncısı düzenlenen Berlin Uluslararası Film Festivali’nde “Sarı Zarflar” filmiyle En İyi Oyuncu kategorisinde aday gösterildi. Yönetmen koltuğunda İlker Çatak’ın oturduğu ve hikâyesi Almanya’da geçen yapım, festival kapsamında uluslararası izleyiciyle buluşurken, film ekibi basın toplantısında projeye ilişkin soruları yanıtladı. Söyleşide, çekimlerin Almanya’da gerçekleştirilmesinin oyunculuk performansına [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/ozgu-namal-berlinde-en-iyi-oyuncu-kategorisinde-aday-oldu/">Özgü Namal, Berlin’de “En İyi Oyuncu” Kategorisinde Aday Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="96" data-end="310">15 Subat, 2026</p>
<p data-start="96" data-end="310">Türk sinemasının sevilen isimlerinden <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Özgü Namal</span></span>, bu yıl 76’ncısı düzenlenen <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Berlin Uluslararası Film Festivali</span></span>’nde “Sarı Zarflar” filmiyle En İyi Oyuncu kategorisinde aday gösterildi.</p>
<p data-start="312" data-end="645">Yönetmen koltuğunda <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">İlker Çatak</span></span>’ın oturduğu ve hikâyesi Almanya’da geçen yapım, festival kapsamında uluslararası izleyiciyle buluşurken, film ekibi basın toplantısında projeye ilişkin soruları yanıtladı. Söyleşide, çekimlerin Almanya’da gerçekleştirilmesinin oyunculuk performansına etkisi de gündeme geldi.</p>
<p data-start="647" data-end="1014">Aynı hikâyenin Türkiye’de çekilmesi halinde performansın değişip değişmeyeceğine yönelik soruya yanıt veren Namal, çekim lokasyonunun oyunculuğun belirleyici unsuru olmadığını vurguladı. Kamera karşısında karaktere yaklaşımının değişmediğini ifade eden oyuncu, performans üzerinde asıl etkili olanın yönetmenin sinema dili ve projenin atmosferi olduğuna dikkat çekti.</p>
<p data-start="1016" data-end="1334">Filmin Almanya’da çekilmesinin teknik ya da sanatsal bir zorunluluktan kaynaklanmadığını belirten Namal, Türkiye ile Almanya arasında kurulan ortak yapım modelinin sinema açısından önemli bir zenginlik sunduğunu dile getirdi. Alman ve Türk sinemasının aynı projede buluşmasının kendisini ayrıca mutlu ettiğini söyledi.</p>
<p data-start="1336" data-end="1586">Uzun bir aranın ardından uluslararası bir yapımla yeniden gündeme gelen Namal’ın festivaldeki adaylığı, hayranları tarafından da yakından takip ediliyor. Oyuncunun basın toplantısında yaptığı açıklamalar, sosyal medyada kısa sürede geniş yankı buldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/ozgu-namal-berlinde-en-iyi-oyuncu-kategorisinde-aday-oldu/">Özgü Namal, Berlin’de “En İyi Oyuncu” Kategorisinde Aday Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/ozgu-namal-berlinde-en-iyi-oyuncu-kategorisinde-aday-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRK SİNEMASININ ÇEYREK ASIRLIK ANATOMİSİ: TAŞRADAN DİJİTAL EVRENE BÜYÜK DÖNÜŞÜM (2000-2025)</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/turk-sinemasinin-ceyrek-asirlik-anatomisi-tasradan-dijital-evrene-buyuk-donusum-2000-2025/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/turk-sinemasinin-ceyrek-asirlik-anatomisi-tasradan-dijital-evrene-buyuk-donusum-2000-2025/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 08:17:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[anti kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[dijital platform dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[kentli yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[modern türk sineması]]></category>
		<category><![CDATA[nuri bilge ceylan]]></category>
		<category><![CDATA[taşra sineması]]></category>
		<category><![CDATA[türk filmleri analizi]]></category>
		<category><![CDATA[türk sineması]]></category>
		<category><![CDATA[türk sinemasında dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[yeşilçam sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=55035</guid>

					<description><![CDATA[<p>​2000 yılından bugüne Türk sineması, sadece teknik bir gelişim değil, toplumsal bir ruhsal dönüşüm sergilemiştir. Yeşilçam’ın naif mirasından kopan anlatı; insanın &#38;quot;gri&#38;quot; alanlarına, vicdan azaplarına ve modern dünyanın getirdiği yabancılaşmaya odaklanmıştır. ​1. Milenyum Şafağı: Kimlik ve Nostalji (2000-2006) ​90’ların sonunda Eşkıya ile başlayan halkı sinemaya döndürme akımı, 2000’lerin başında meyvelerini vermeye başladı. Bu dönem, sinemamızın &#38;quot;öldü&#38;quot; dendiği [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/turk-sinemasinin-ceyrek-asirlik-anatomisi-tasradan-dijital-evrene-buyuk-donusum-2000-2025/">TÜRK SİNEMASININ ÇEYREK ASIRLIK ANATOMİSİ: TAŞRADAN DİJİTAL EVRENE BÜYÜK DÖNÜŞÜM (2000-2025)</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>​2000 yılından bugüne Türk sineması, sadece teknik bir gelişim değil, toplumsal bir<br />
ruhsal dönüşüm sergilemiştir. Yeşilçam’ın naif mirasından kopan anlatı; insanın &amp;quot;gri&amp;quot;<br />
alanlarına, vicdan azaplarına ve modern dünyanın getirdiği yabancılaşmaya<br />
odaklanmıştır.</p>
<p>​1. Milenyum Şafağı: Kimlik ve Nostalji (2000-2006)</p>
<p>​90’ların sonunda Eşkıya ile başlayan halkı sinemaya döndürme akımı, 2000’lerin<br />
başında meyvelerini vermeye başladı. Bu dönem, sinemamızın &amp;quot;öldü&amp;quot; dendiği yerden<br />
kalktığı yıllardır.</p>
<p>Vizontele (2001) – Modernitenin İlk Çarpması: Yılmaz Erdoğan, televizyonun bir<br />
köye girişini anlatırken aslında bir devrin kapanışını resmediyordu.</p>
<p>Unutulmaz Alıntı: &amp;quot;Peki Zeki Müren de bizi görecek mi?&amp;quot; cümlesi, halkın dış<br />
dünyaya ve moderniteye bakışındaki o saf merakın simgesi oldu.</p>
<p>Gönül Yarası (2005) – Vicdan ve Melankoli: Emekli bir öğretmenin (Nazım)<br />
üzerinden dürüstlüğün modern kaosla çarpışması işlenmiştir. Şener Şen&amp;#39;in<br />
canlandırdığı Nazım, eski Türkiye’nin dürüstlüğünü ve &amp;quot;kaybeden&amp;quot; asaletini temsil<br />
eder.</p>
<p>Kader (2006) – Zeki Demirkubuz’un Takıntılı Dünyası: Demirkubuz, Türk<br />
sinemasının en karanlık aşk hikâyesini yazdı. Karakter analizine bakıldığında Bekir,<br />
saplantılı aidiyet duygusunun en sert portresidir; onun için aşk bir liman değil, sonu<br />
gelmeyen bir yoldur.</p>
<p>​2. Nuri Bilge Ceylan Parantezi: Milenyumun Görsel Dehası</p>
<p>​Türk sinemasının son 25 yılını Nuri Bilge Ceylan (NBC) olmadan anlatmak<br />
imkansızdır. Ceylan, Türkiye’nin taşrasını ve insan ruhunun karanlık dehlizlerini<br />
dünyaya tanıtan bir görsel edebiyatçıdır.</p>
<p>Uzak (2002): İki erkeğin sessiz çatışması üzerinden, kentli insanın taşralı akrabasına<br />
duyduğu o gizli kibrin ve yabancılaşmanın doruk noktasıdır.</p>
<p>Bir Zamanlar Anadolu’da (2011): Bir cinayet soruşturmasının ötesinde,<br />
bürokrasinin ve vicdanın otopsisidir.</p>
<p>Alıntı: &amp;quot;Burası öyle bir yerdir; ne giden geri gelir ne de kalan yerinden memnundur.&amp;quot;</p>
<p>Kış Uykusu (2014): Cannes&amp;#39;da Altın Palmiye kazanan bu başyapıt, entelektüel<br />
kibrin en acımasız eleştirisidir. Aydın karakteri üzerinden, okumuş insanın halka<br />
üstten bakışını ama aslında kendi içinde ne kadar zavallı olduğunu gösterir.</p>
<p>Kuru Otlar Üstüne (2023): NBC&amp;#39;nin son dönemdeki en sert karakter<br />
çözümlemesidir. Samet, idealist öğretmen imajını yıkarak yerine bencil ve gri bir<br />
anti-kahraman koyar.</p>
<p>​3. Kentli Yalnızlık ve &amp;quot;Kaybedenler&amp;quot;in Estetiği (2008-2012)</p>
<p>​2000’lerin ortasında, şehirli bireyin yalnızlığı ve bağlanma korkusu sinemada kendine<br />
büyük bir alan buldu.</p>
<p>Issız Adam (2008) – Alper ve Modern Bağlanma Korkusu: Çağan Irmak, başarılı<br />
ama duygusal olarak &amp;quot;sakat&amp;quot; kalmış Alper karakteriyle bir neslin ilişki kurma<br />
korkusunu tanımladı.</p>
<p>Unutulmaz Alıntı: &amp;quot;Karda donmak üzeresin, uyumak tatlı geliyor ama ölüyorsun<br />
farkında değilsin.&amp;quot;</p>
<p>Kaybedenler Kulübü (2011) – Standartlara Bir Başkaldırı: &amp;quot;Başarı&amp;quot; odaklı<br />
dünyaya karşı bir &amp;quot;kaybetme&amp;quot; manifestosu olan bu film, samimiyetin ve yalnızlığın<br />
paylaşılabilirliğini temsil eder. Türk sinemasının modern klasiklerinden biri olarak<br />
kabul edilen Kaybedenler Kulübü (2011), 1990’lı yılların sonunda Kent FM’de<br />
yayınlanan aynı isimli efsanevi radyo programının ve bu programın sunucuları Kaan<br />
Çaydamlı ile Mete Avunduk’un gerçek hikâyesini konu alır. Film, standart toplumsal<br />
normlara, &amp;quot;başarı&amp;quot; odaklı modern dünya düzenine ve tüketim toplumunun dayattığı<br />
yaşam biçimlerine karşı bir &amp;quot;kaybetme&amp;quot; manifestosu niteliği taşır. Başrollerini Nejat<br />
İşler ve Yiğit Özşener’in paylaştığı yapım, samimiyeti, yalnızlığın paylaşılabilirliğini ve<br />
dürüst bir aykırılığı savunarak Türk sinemasında &amp;quot;cool&amp;quot; ama &amp;quot;yaralı&amp;quot; karakter<br />
tipolojisini kalıcı hale getirmiştir.<br />
​Filmin karakter çözümlemelerine odaklanıldığında, Kaan ve Mete figürleri; her şeyin<br />
hızla tüketildiği bir çağda, kendi iç dünyalarına sadık kalarak hayatın çıplak<br />
gerçekliğini (seks, içki, müzik ve edebiyat) filtrelemeden yaşayan iki şehirli<br />
entelektüeli temsil eder. Filmde geçen &amp;quot;Bize her şey yakışır, sadece o yakışmaz, bir<br />
de şu yakışmaz&#8230;&amp;quot; gibi alaycı ve absürt replikler, toplumsal kalıplarla dalga geçen o</p>
<p>meşhur radyo estetiğinin sinemaya yansımasıdır. Yapım, sadece bir dönem hikâyesi<br />
anlatmakla kalmaz; aynı zamanda aidiyet hissetmeyenlerin, sistemin dışına itilenlerin<br />
ve kendi yolunu çizenlerin kolektif sesine dönüşür.<br />
​Milenyumun ilk on yılında yükselen &amp;quot;kentli yabancılaşma&amp;quot; temasının en önemli<br />
duraklarından biri olan bu eser, müzikleri ve atmosferiyle de kendine has bir kült kitle<br />
yaratmıştır. Özellikle 2000-2025 arası Türk sineması perspektifinden bakıldığında;<br />
Issız Adam’ın modern bağlanma korkusuna karşı, Kaybedenler Kulübü daha bohem,<br />
daha entelektüel ve daha &amp;quot;sokaktan&amp;quot; gelen bir yalnızlık tanımı yapmıştır. Bu 25 yıllık<br />
süreçte karakterlerin nostaljik bir vicdandan gri ve bencil anti-kahramanlara evrildiği<br />
tabloda, Kaan ve Mete karakterleri bu dönüşümün en samimi ve &amp;quot;kaybeden&amp;quot; asaletini<br />
koruyan durağı olarak yerini almaktadır.</p>
<p>​4. Vavien&amp;#39;den Dijital Devrime: Siyah Mizah ve Gri Karakterler</p>
<p>​2010 sonrası sinema dili daha sert ve ironik bir hal almıştır.</p>
<p>Vavien (2009): Anadolu insanının içindeki o karanlık ama komik ikiyüzlülüğün<br />
dâhiyane anlatımıdır. Celal karakteri, taşranın o &amp;quot;küçük hesaplar&amp;quot; yapan adamının<br />
en net fotoğrafıdır.</p>
<p>Bir Başkadır (2020) – Sosyolojik Röntgencilik: Dijital platformların sunduğu<br />
özgürlükle çekilen bu yapım, Meryem ve Peri karakterleri üzerinden Türkiye&amp;#39;nin<br />
sosyolojik bölünmüşlüğünü en dürüst şekilde masaya yatırmıştır.</p>
<p>Karanlık Gece (2022): Linç kültürünü ve toplumsal vicdanı sorgulayan, sistem<br />
eleştirisi yapan en sert yapımlardan biri olarak tarihe geçti.</p>
<p>GELECEĞİN ŞAFAĞINDA TÜRK SİNEMASI (2025)<br />
Türk sineması son 25 yılda; Vizontele’nin saf merakından Issız Adam’ın modern<br />
yalnızlığına, NBC&amp;#39;nin taşra melankolisinden Kuru Otlar Üstüne’nin soğuk<br />
gerçekçiliğine evrildi.<br />
2025 yılı itibarıyla sinemamız artık dijitalin hızına ayak uyduran ama hala o köklü<br />
melankolisini kaybetmemiş bir devdir.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/turk-sinemasinin-ceyrek-asirlik-anatomisi-tasradan-dijital-evrene-buyuk-donusum-2000-2025/">TÜRK SİNEMASININ ÇEYREK ASIRLIK ANATOMİSİ: TAŞRADAN DİJİTAL EVRENE BÜYÜK DÖNÜŞÜM (2000-2025)</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/turk-sinemasinin-ceyrek-asirlik-anatomisi-tasradan-dijital-evrene-buyuk-donusum-2000-2025/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Issız Adamlar ve aramıza sızan hokkabazlar</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/issiz-adamlar-ve-aramiza-sizan-hokkabazlar/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/issiz-adamlar-ve-aramiza-sizan-hokkabazlar/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neselif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2021 07:21:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[Çağan Irmak]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Hünal]]></category>
		<category><![CDATA[ıssız adam]]></category>
		<category><![CDATA[Melis Birkan]]></category>
		<category><![CDATA[türk sineması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=22603</guid>

					<description><![CDATA[<p>28 Mart 2021 / Malta Yönetmenliğini Çağan Irmak&#8217;ın yaptığı, başrollerini Cemal Hünal ve Melis Birkan&#8217;ın paylaştığı, 2008 yılında gösterime girdiğinde gişe rekorları kıran Issız Adam filminin künyesinde duygusal tanımlaması yapılmış olması Issız Adam&#8217;ın aşk filmi olduğunu göstermez. Filme eklenen duygusal müzikler izleyiciyi yanıltan en önemli etken, Issız Adam yaşadığımız çağın ve coğrafyanın en büyük toplum [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/issiz-adamlar-ve-aramiza-sizan-hokkabazlar/">Issız Adamlar ve aramıza sızan hokkabazlar</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_22604" aria-describedby="caption-attachment-22604" style="width: 556px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-22604 size-full" src="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/03/3068391942_4de0d119bb_c.jpg" alt="" width="556" height="800" srcset="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/03/3068391942_4de0d119bb_c.jpg 556w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/03/3068391942_4de0d119bb_c-209x300.jpg 209w" sizes="(max-width: 556px) 100vw, 556px" /><figcaption id="caption-attachment-22604" class="wp-caption-text">Kapak Resmi: Flickr</figcaption></figure>
<p>28 Mart 2021 / Malta</p>
<p>Yönetmenliğini Çağan Irmak&#8217;ın yaptığı, başrollerini Cemal Hünal ve Melis Birkan&#8217;ın paylaştığı, 2008 yılında gösterime girdiğinde gişe rekorları kıran Issız Adam filminin künyesinde duygusal tanımlaması yapılmış olması Issız Adam&#8217;ın aşk filmi olduğunu göstermez. Filme eklenen duygusal müzikler izleyiciyi yanıltan en önemli etken, Issız Adam yaşadığımız çağın ve coğrafyanın en büyük toplum zararlılarından olan hokkabaz tipli erkeklerin anlatıldığı izleyiciye yol gösterme amacı da taşıyan belgesel bir yapım olarak tanımlanabilir. Hokkabaz, sözlük anlamı ile yalan dolanı meslek edinmiş başkalarını aldatarak iş gören kimse demektir. Bir erkeğin cinsel anlamda kadını elde etmek için çaba harcaması ise hokkabazlığın en üst levelidir.</p>
<p>Filmin ana karakteri Alper, hokkabaz olarak da nitelendirilebilecek bir karakter taşımaktadır. Kadınlara maçta kazanılması gereken bir sayı olarak bakan ve zafere giden her yol mübahtır sözünü hayat felsefesi haline getiren bir toplum zararlısıdır. Birçok insanın hayal edemeyeceği tanınan bir lokantanın sahibidir, iyi bir evi ve yaşantısı vardır ama karakteri ve ruhu sakattır. Filmde, <em>kanımda bir mikropla yaşıyorum</em> diyen Alper, aslında mikrobun tam kendisidir. Gecelerini hayat kadınlarıyla veya tek gecelik ilişkilerle geçirip mutsuzluğunu gizler. Alper çarpık ilişkilerin, farklı cinsel deneyimlerin tek kollu canavarıdır. Diğer karakter Ada ise çocuklar için kostüm tasarlayan, kitap okuyan kendi halinde bir bireydir. Masal dünyasına yolculuk yapan biri, hasta ruhlu bir adam için birkaç beden büyük gelecektir. Kitap okumayı seven özellikle de ikinci el kitaplar okumayı sevenlerin yakından bildiği Aslıhan Pasajı&#8217;nda kitap ararken Alper&#8217;le karşılaşan Ada hayatını mahvedecek soruyu satıcıya sorduğunda kadınların hayatını sabote etmeye programlanmış Alper&#8217;in markajına girer. Çılgın Kalabalıktan Uzakta var mı, diye soran Ada için yapılacak tespit şudur: Bir gün bir kitap sordum hayatım mahvoldu.</p>
<p>Kadın koleksiyoncusu Alper, Ada&#8217;yı takip eder ve aradığı kitabı bir kitapçıdan alarak ona verir. Alper ve Ada&#8217;nın birbirlerinden ne kadar farklı olduğu aynı kitabın ikinci elini ararken yenisini ona uzatan Alper&#8217;in kabalığı ile anlaşılır. Ada&#8217;yı takip eden Alper, dükkânının yerini bulur ve kendini mağdur bir baba gibi tanıtarak kostüm bakar. İşinin ehli bir hokkabaz olduğu bu sahtekârlıkla anlaşılır. Ada da bunu anlar ama Alper&#8217;e âşık olmuştur. Köprüden önce son çıkışı kaçıran Ada onu uçuruma sürükleyecek Alper&#8217;den vazgeçemez. Alper bir süre Ada ile yaşamaya çalışsa da her mikrop gibi yenilenerek ve daha da güçlenerek hayatına devam eder. Alper&#8217;in köyden gelen annesi oğlunun düzgün bir ilişkisi olduğunu görüp sevinse de aslında Alper çoktan kararını vermiştir, Ada&#8217;dan ayrılacaktır. Tıpkı lağımda yaşamaya alışmış bir midyenin temiz suda barınamaması gibi kendi bataklığına dönmek istemektedir. Alper&#8217;in annesinin köyüne döneceği gün aslında Ada farketmese de onun kurtuluşu olur. Hayatını hokkabazlık numaralarıyla kadın avlamaya adamış bir karakter olan Alper, Ada&#8217;yla devam edemeyeceğini anladığında aslında Ada&#8217;ya iyilik yaptığının farkında değildir. Ada önce dükkânı kapatır sonra ülkeyi terkeder, İngiltere&#8217;ye yerleşir ve filmin son sahnesinde Ada arkadaşı ile konuşurken görülür ve mutludur. Bundan da anlaşılmaktadır ki Alper, Ada&#8217;nın evlendiği adamın ancak getir götürünü yapacak bir kişiliktir. Alper, tıpkı yaşlandığı için işe yaramayan bir hokkabaz olarak hastalıklı yaşamına devam eder.</p>
<p>Filmde temel olarak Alper ve Ada arasındaki seyircinin aşk sandığı ama Alper&#8217;in aslında sevgisiz bir insan oluşu ve Ada&#8217;nın saflığı anlatılır. Alper âşık olmayacak kadar hastadır ve hastalığını tıpkı bir cüzzamlı gibi etrafa yaymaktadır. Issızlık, Alper&#8217;e yakışmayacak kadar temiz bir kavramdır.</p>
<p>Filmi izledikten sonra hokkabaz gibi sahtekarlıkla kadın peşinde koşan erkekler neden hala çevremizdeler bu soruyu kendinize sormanız gerekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/issiz-adamlar-ve-aramiza-sizan-hokkabazlar/">Issız Adamlar ve aramıza sızan hokkabazlar</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/issiz-adamlar-ve-aramiza-sizan-hokkabazlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk sinemasında inancın etkileri</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-turk-sinemasinda-inancin-etkileri/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-turk-sinemasinda-inancin-etkileri/?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2021 13:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[pagan]]></category>
		<category><![CDATA[şamanixm]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[totemizm]]></category>
		<category><![CDATA[türk sineması]]></category>
		<category><![CDATA[zerdüştlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=21753</guid>

					<description><![CDATA[<p>21 Şubat 2021 / Malta Türk toplumunun tarih boyunca inandığı birçok dini inanç hayatın bütün alanlarında olduğu gibi sinemayı da etkilemiştir. Şamanizm’den Natürizm’e; Zerdüştlük’ten Totemizm’e kadar birçok inanışın izlerini Türk sinemasında görmek mümkündür. Birçok inanç günümüzde de etkilerini sürdürmeye devam etmektedir. Kına yakmak, yolculuğa çıkan birinin arkasından su dökmek, yağmur duası bunlardan sadece birkaçıdır. Göçebe [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-turk-sinemasinda-inancin-etkileri/">Türk sinemasında inancın etkileri</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-21756" src="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/02/evileyes-3awkxcrvw0m6pzluhcmk96.jpg" alt="" width="555" height="400" srcset="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/02/evileyes-3awkxcrvw0m6pzluhcmk96.jpg 555w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/02/evileyes-3awkxcrvw0m6pzluhcmk96-300x216.jpg 300w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/02/evileyes-3awkxcrvw0m6pzluhcmk96-416x300.jpg 416w" sizes="(max-width: 555px) 100vw, 555px" /></p>
<p>21 Şubat 2021 / Malta</p>
<p>Türk toplumunun tarih boyunca inandığı birçok dini inanç hayatın bütün alanlarında olduğu gibi sinemayı da etkilemiştir. Şamanizm’den Natürizm’e; Zerdüştlük’ten Totemizm’e kadar birçok inanışın izlerini Türk sinemasında görmek mümkündür. Birçok inanç günümüzde de etkilerini sürdürmeye devam etmektedir. Kına yakmak, yolculuğa çıkan birinin arkasından su dökmek, yağmur duası bunlardan sadece birkaçıdır.</p>
<p>Göçebe hayatı benimseyen Türkler; gittikleri birçok yerin kültürel özelliklerini, dini inançlarını özümseyerek kendilerine has bir çizgi oluşturmuşlardır. Bu durum da zaman içinde halkın geniş bir inanç yelpazesi oluşturmasını sağlamıştır. Türk sinemasında yer alan inanış özellikleri genellikle köy temalı filmlerde seyirciyle buluşmaktadır. Köy hayatı, dış dünyanın etkilerinden kendini soyutlamış bir yaşamdır.</p>
<p>Köyde yaşayan halk inançlarına dıştan gelebilecek zararlara karşı kendilerini korumaya özen gösterir.</p>
<p>Günümüzde de çok yaygın bir şekilde kullanılan kına, yüzyıllardır en çok bilinen ve artık inanıştan çok bir geleneğe dönüşen uygulamadır. Yüzyıllar önce evlenmeden önce bir tören düzenleyerek kına yakan genç kızlar artık genç kızlıktan evliliğe adım atıklarını gösterirlerdi. Zamanla kına halk arasında yaygın bir kullanımı olan ‘’kına yakmak’’ deyiminin içinde de kendine yer bulmuştur.</p>
<p>Yaşadığı kötü bir duruma karşısındaki insanın sevinmesi anlamına gelen bu deyim, oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Hem yönetmenliği hem senaristliği Bilge Olgaç’a ait olan ‘’Açlık’’ filminde kına yakmak deyimi belirgin bir şekilde kullanılmaktadır. Açlık filminin ana karakterlerinden olan Hasan’a, babası tarafından kullanılan bir deyim olarak kına yakmak filmin içinde kendine yer bulmuştur. Gene aynı filmin içinde yer alan diğer bir inanış ise yağmur duasıdır. Bu inanış farklı bölgelerde çeşitli değişiklikler gösterir. Genel olarak açıklamak gerekirse yağmur duası köyde yaşayan halkın köyün meydanında bir araya gelmesiyle başlar. Adeta bir şenlik yapılacağı izlenimi veren hazırlıklar yapılır. Halk meydana bulgur toplar ve büyükbaş bir hayvan keserek yemek yapar. Yemekten önce ise köyün sınırlarına yakın bir tepede duaya çıkılır. Yağmur duası ayeti okunur, 41 adet taş toplanır duaya katılanlar namaz kılar ve görevlerini yerine getirmişçesine içleri rahat bir şekilde hazırlanan yemekler yenir sonrasında ise toplanan taşlar köyün içinde veya yakınında bulunan nehre bırakılır. Açlık filminde kuraklık baş gösterdiğinde halk yağmur duasına çıkar. Film boyunca beş kere yağmur duasına çıkan halk seyirciye yağmur duasına olan inancın günümüzde de devam ettiğini göstermektedir.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-21757" src="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/02/Cemo.jpg" alt="" width="300" height="420" srcset="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/02/Cemo.jpg 300w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2021/02/Cemo-214x300.jpg 214w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Bir Atıf Yılmaz filmi olan ‘’Cemo’’ ise Kemal Bilbaşar’ın aynı adlı romanından 1975 yılında sinemaya uyarlanmıştır. Günümüzde de birçok evin duvarında yer alan, ülkemize turistik amaçlı geziye gelen turistlerin ülkelerine dönerken mutlaka aldıkları ve yanlarında götürdükleri nazar boncuğu olarak adlandırılan mavi boncuk ‘’Cemo’’ filminin ilk sahnesinde görülmektedir. Cemo’nun başına taktığı mavi boncuklarla süslü alınlık, hem taşıdığı anlam açısından hem de görsel açıdan filme ayrı bir anlam katmaktadır. Totemizm inancından günümüze gelen mavi boncuk hala oldukça önemli bir değere sahiptir. Mavi boncuk dışında çan da film de yer alan inanç öğelerinden biridir. Cemo ile Çancı ustası Memo’nun aşkının anlatıldığı filmde çanın da ayrı bir önemi  vardır. İslamiyet öncesi en önemli inanışlardan biri olan Şamanizm’de çok büyük bir yere sahip olan çan kötü ruhları kaçırmak için kullanılmaktadır. Bu yüzden Şamanlar kıyafetlerinde mutlaka çan taşımaya önem verirlerdi.</p>
<p>Kuşkusuz sadece 1970’li yıllarda çekilen filmlerde değil günümüz Türk sinemasında da İslamiyet öncesi ve İslamiyet sonrası dini inançların etkisi görülmektedir. Senaryosunu Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan ve Ömer Faruk Sorak’ın birlikte yaptığı 2000 yılı yapımı ‘’Vizontele’’de de çeşitli İslamiyet öncesi ve İslami dönemi inanç öğelerine rastlanmaktadır.</p>
<p>Gösterime girdiği dönemde çok beğenilen filmdeki olaylar belediye başkanının evinin ve ailesinin çevresinde geçmektedir. Filmde kına yaygın olarak yer almaktadır. Filmin önemli karakterlerinden olan Sıti Hanım ve<br />
Asiye’nin ellerindeki kına buna örnek olarak gösterilebilir. Bunun dışında mezar taşı kullanılması, haram inancının işlenmesi filmlerdeki diğer göze çarpan inanışlardandır. Köyün sinemacısı köye vizontelenin gelmesiyle birlikte, kazancının azalacağını düşündüğünden köydeki hocaya vizontelenin haram olduğunu anlatmaya çalışır. Bu durum İslamiyette haram inancına büyük önem verildiğini göstermektedir</p>
<p>İki bin yıldan fazla süredir var olan Türkler tarihleri boyunca çeşitli coğrafyalarda varlıklarını sürdürmüşlerdir ve bu süreçte de birçok kültürel öğeyi özümseyerek kendilerine has bir kültür çizgisi oluşturmuşlardır. İçinde şekillendiği coğrafyanın kültürel ve dini özelliklerini taşıyan sanatın en önemli dallarından biri olan sinema ise inançları görsel olarak izleyiciye ulaştırmakta ve halkı kültürel açıdan yükseltmeye devam etmektedir.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-turk-sinemasinda-inancin-etkileri/">Türk sinemasında inancın etkileri</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-turk-sinemasinda-inancin-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
