<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#nuribilgeceylan Archives - Malta Haber</title>
	<atom:link href="https://www.maltahaber.com/tag/nuribilgeceylan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Malta&#039;nın Türkçe Sesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 Jan 2026 23:41:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2020/04/favicon.ico</url>
	<title>#nuribilgeceylan Archives - Malta Haber</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DİDEM GÖRKAY YAZDI; SIFIRIN ALTINDA VAROLUŞ: SİNEMADA KEMİK ÇATLATAN KIŞ VE DEĞİŞMEYENİN LANETİ  </title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-sifirin-altinda-varolus-sinemada-kemik-catlatan-kis-ve-degismeyenin-laneti/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-sifirin-altinda-varolus-sinemada-kemik-catlatan-kis-ve-degismeyenin-laneti/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Yalcinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 2026 23:41:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[#2025]]></category>
		<category><![CDATA[#2026]]></category>
		<category><![CDATA[#AvrupaSineması]]></category>
		<category><![CDATA[#CoenKardeşler]]></category>
		<category><![CDATA[#Değişmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[#Fargo]]></category>
		<category><![CDATA[#FilmDenemesi]]></category>
		<category><![CDATA[#FilmEleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[#HollywoodSineması]]></category>
		<category><![CDATA[#InsideLlewynDavis]]></category>
		<category><![CDATA[#İskandinavSineması]]></category>
		<category><![CDATA[#KaranlıkAnlatı]]></category>
		<category><![CDATA[#KışFilmleri]]></category>
		<category><![CDATA[#KışUykusu]]></category>
		<category><![CDATA[#LetTheRightOneIn]]></category>
		<category><![CDATA[#Leviathan]]></category>
		<category><![CDATA[#Loveless]]></category>
		<category><![CDATA[#Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernSinema]]></category>
		<category><![CDATA[#nuribilgeceylan]]></category>
		<category><![CDATA[#RuhunKışı]]></category>
		<category><![CDATA[#RusSineması]]></category>
		<category><![CDATA[#SanatSineması]]></category>
		<category><![CDATA[#SinemaAnalizi]]></category>
		<category><![CDATA[#SinemadaKış]]></category>
		<category><![CDATA[#SinemaYazıları]]></category>
		<category><![CDATA[#SoğukGerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[#TheRevenant]]></category>
		<category><![CDATA[#UzakFilm]]></category>
		<category><![CDATA[#Varoluş]]></category>
		<category><![CDATA[#VaroluşsalSinema]]></category>
		<category><![CDATA[#WindRiver]]></category>
		<category><![CDATA[#YabancıSinema]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=55171</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış, modern sinemanın elinde artık kartpostallık bir manzara değil, bir imha planıdır. Son yirmi beş yıla baktığımızda, yönetmenlerin kamerayı bir buz kütlesine dönüştürdüğünü görüyoruz. Bu filmleri izlerken battaniyenin altına girme ihtiyacı hissetmezsiniz; çünkü bilirsiniz ki o soğuk, evin yalıtımından değil, karakterin suratına çarpan o kirli, ıslak ve umutsuz gerçeklikten geliyordur. 2025’ten 2026’ya geçerken hissettiğin o [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-sifirin-altinda-varolus-sinemada-kemik-catlatan-kis-ve-degismeyenin-laneti/">DİDEM GÖRKAY YAZDI; SIFIRIN ALTINDA VAROLUŞ: SİNEMADA KEMİK ÇATLATAN KIŞ VE DEĞİŞMEYENİN LANETİ  </a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Kış, modern sinemanın elinde artık kartpostallık bir manzara değil, bir imha planıdır. Son yirmi beş yıla baktığımızda, yönetmenlerin kamerayı bir buz kütlesine dönüştürdüğünü görüyoruz. Bu filmleri izlerken battaniyenin altına girme ihtiyacı hissetmezsiniz; çünkü bilirsiniz ki o soğuk, evin yalıtımından değil, karakterin suratına çarpan o kirli, ıslak ve umutsuz gerçeklikten geliyordur. 2025’ten 2026’ya geçerken hissettiğin o &#8220;bir b** değişmeyecek&#8221; duygusu, aslında bu filmlerin üzerine kurulu olduğu temel kolonudur: Donan şey, değişmez.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">1. Nuri Bilge Ceylan: Anadolu’nun Kirli Karı ve Ruhsal Kangren</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Nuri Bilge Ceylan sineması, kışı bir &#8220;izole etme&#8221; yöntemi olarak kullanır. &#8220;Uzak&#8221; (2002) filminde İstanbul üzerine çöken o isli, egzoz kokulu karı düşünün. Mahmut’un penceresinden görünen o beyazlık, aslında bir özgürlük değil, bir hapishanedir. Kar, Mahmut’un ruhundaki o kokuşmuş yalnızlığı örteceğine, onu iyice kristalize eder. O filmde kar yağarken vapurdan inen insanların paltolarına sarılışı, aslında sadece rüzgârdan değil, birbirlerinin soğukluğundan kaçma çabasıdır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">&#8220;Kış Uykusu&#8221; (2014) ise kışın o pasif-agresif halidir. Aydın’ın Kapadokya’daki otelinde, dışarıda fırtına dünyayı yutarken, içerideki o &#8220;aydın&#8221; kibri, şöminenin başında bile titretir insanı. Burada karın sesi yoktur, sadece gıcırtısı vardır. Ceylan bize şunu fısıldar: “Karın altına ne kadar entelektüel laf kalabalığı gömersen göm, bahar geldiğinde o pislik yine oradadır.” 2025’ten 2026’ya devreden o iğrenç tortu, tam olarak Aydın’ın otelinin kapısında biriken o aşılmaz kar yığınıdır. Kapı açılmaz, çünkü içerideki çürüme dışarıdaki kardan daha ağırdır.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">2. The Revenant ve Wind River: Doğanın İntikamı Olarak Safi Ayaz</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hollywood’un son dönem kış vizyonu, insanın doğa karşısındaki o zavallı çıplaklığı üzerinedir. &#8220;TheRevenant&#8221; (2015) filminde Leonardo DiCaprio’nun o çiğ eti yediği, atın içinde uyuduğu sahnelerdeki soğuk, estetik bir tercih değildir; hayvani bir mecburiyettir. Alejandro Iñárritu kamerayı öyle bir açıyla yerleştirir ki, oyuncunun havaya çıkan nefesi lensi buğulandırır. O buğu, senin de boğazına oturur. Oradaki kar yumuşak değildir; jilet gibidir, teni keser ve ruhu uyuşturur.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Taylor Sheridan’ın &#8220;Wind River&#8221; (2017) filmi ise kışı bir &#8220;sessiz katil&#8221; olarak betimler. Wyoming’in o uçsuz buçsuz karlarında, bir kızın akciğerlerinin soğuktan patlayarak (pulmonary edema) ölmesi, kışın melankoliden çıkıp safi dehşete dönüştüğü andır. Burada kar, bir suç mahallidir. Ve o suçun faili mevsim değil, insanın bizzat kendisidir. Bir b** değişmez; çünkü o coğrafyada adalet, karlar eriyene kadar çoktan çürümüş olur. 2026’da da o kızlar o karların üstünde koşmaya çalışacak ve o ciğerler yine o soğuktan patlayacaktır.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">3. Rusya’nın Zifiri Soğuğu:</span> <span class="s2">Loveless ve Leviathan</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Rus sineması kışı en iyi bilen taraftır çünkü onlar için kış bir mevsim değil, bir devlet rejimidir. AndreyZvyagintsev’in &#8220;Loveless&#8221; (2017) filminde, kaybolan çocuğun peşinde o beton binaların arasından ormanın derinliklerine giren ekip, aslında bir çocuğu değil, kendi kaybolmuş insanlıklarını ararlar. Ormandaki ağaçların dallarından sarkan o ağır kar kütleleri, her an tepene düşecek birer giyotin gibidir. Filmdeki o soğuk, insanın iliğini donduran bir &#8220;sevgisizlik&#8221; ayazıdır. 2025 iğrençti diyorsan, Zvyagintsev sana 2026’nın sadece daha sessiz bir iğrençlik olacağını, o ormandaki karlar gibi üzerine yığılacağını söyler. Kar burada bir kefendir ve bu kefen her yıl yeniden dikilir.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">4. Coen Kardeşler ve Inside Llewyn Davis: Islak Ayakların Melankolisi</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir insanı en çok ne dondurur? Kışın ortasında, delik bir ayakkabıyla buzlu suya basmak. &#8220;Inside LlewynDavis&#8221; (2013) tam olarak budur. New York’un o gri, pis ve amansız kışında, elinde bir kediyle sığınacak yer arayan Llewyn’in hikâyesi, başarısızlığın kış halidir. Filmdeki renk paleti o kadar soluktur ki, sanki her kare dondurucudan yeni çıkmış gibidir. Ayaklarının altındaki o çamurlu, tuzla karışmış karın ıslaklığı, senin de çoraplarından içeri sızar. Llewyn’in o bitmek bilmeyen döngüsü, 2025 ve 2026 arasındaki o farkın neden &#8220;bir b.. etmediğini&#8221; en iyi özetleyen şeydir: Kışın ortasında ayakkabın delikse ve cebinde beş kuruşun yoksa, takvimdeki rakamın değişmesi sadece soğuğun süresini uzatır.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">5. İsveç’in Steril Dehşeti: Let the Right One In</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">&#8220;Let the Right One In&#8221; (2008) filmindeki o İsveç banliyölerinin steril beyazlığı, kışın aslında şiddeti ne kadar iyi gizlediğini gösterir. Kar yağarken her şey temiz görünür, sessizdir. Ama o sessizliğin içinde bir çocuk diğerine işkence eder, bir vampir bir adamın gırtlağını parçalar. 2025’in iğrençliğini örten o beyaz örtü, aslında sadece kırmızıyı (yani acıyı) daha belirgin hale getirmeye yarar. Karların içindeki o kan lekesi, 2026’nın da aynı vahşetle devam edeceğinin ilk işaretidir.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">6. Fargo: Beyazın İçindeki Absürtlük ve Ölüm</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Orijinal film 90’larda kalsa da, son yıllardaki etkisi yadsınamaz. &#8220;Fargo&#8221; evreninde kar, bir örtbas etme aracıdır. İnsanlar o devasa beyazlıkta kaybolurlar, birbirlerini parçalayıp karların içine gömerler. Ama kar eridiğinde, o kıyma makinesinden çıkanlar, o gömülen paralar, o iğrenç sırlar hep oradadır. 2025’te gömdüğün her neyse, 2026’nın ilk çözülmesinde (thaw) burnunun dibinde bitecektir.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">Sonuç:</span><span class="s1"> Bir b** Değişmeyecek mi?</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Neden bir b** değişmeyecek biliyor musunuz? Çünkü sinemanın bu en &#8220;soğuk&#8221; örnekleri bize şunu gösterdi: Kar yağdığında hayat durmaz, sadece daha zor hale gelir. 2026, 2025’in üzerine yağan taze kar tabakasıdır; ama altındaki o kokuşmuş asfalt, o iğrenç hatıralar ve o dondurucu yalnızlık tam gaz devam eder.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kar, gerçeği yok etmez; sadece onunla yüzleşmeyi erteler. Ve o erteleme süreci, yani o bekleyiş, kışın asıl &#8220;g** donduran&#8221; kısmıdır. Takvimin değişmesi, hücrendeki numaranın değişmesi gibidir; duvarlar hala soğuk, yatak hala sert ve gardiyan hala aynı kişidir. 2026’ya girerken üzerine kalın bir şeyler alın; çünkü bu sinematik kış, sadece takvimde değil, ruhumuzda da da hiç bitmeyecekmiş gibi görünüyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-sifirin-altinda-varolus-sinemada-kemik-catlatan-kis-ve-degismeyenin-laneti/">DİDEM GÖRKAY YAZDI; SIFIRIN ALTINDA VAROLUŞ: SİNEMADA KEMİK ÇATLATAN KIŞ VE DEĞİŞMEYENİN LANETİ  </a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-sifirin-altinda-varolus-sinemada-kemik-catlatan-kis-ve-degismeyenin-laneti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pınar Yalçınkaya yazdı: Kuru Otlar Üstüne</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/pinar-yalcinkaya-yazdi-kuru-otlar-ustune/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/pinar-yalcinkaya-yazdi-kuru-otlar-ustune/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[eliforen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Apr 2024 08:20:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Yalçınkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[#akınaksu]]></category>
		<category><![CDATA[#başöğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[#CannesFilmFestivali]]></category>
		<category><![CDATA[#denizceliloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[#ebruceylan]]></category>
		<category><![CDATA[#festivalfilmleri]]></category>
		<category><![CDATA[#kuruotlarüstüne]]></category>
		<category><![CDATA[#mervedizdar]]></category>
		<category><![CDATA[#musabekici]]></category>
		<category><![CDATA[#nuribilgeceylan]]></category>
		<category><![CDATA[#öğretmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=42821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu hafta, çok beğendiğim senarist ve yönetmen olan Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne filminden bahsetmek istiyorum. Nuri Bilge Ceylan’ın tarzından biraz daha farklı bu film, Doğu Anadolu’nun ücra bir köyünde zorunlu hizmetini yapan ve öğrencisini taciz etmekle suçlanan resim öğretmeni olan Samet’in ekseninde gerçekleşiyor. Film 2023 yapımı olup yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylan’ın üstlendiği ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/pinar-yalcinkaya-yazdi-kuru-otlar-ustune/">Pınar Yalçınkaya yazdı: Kuru Otlar Üstüne</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta, çok beğendiğim senarist ve yönetmen olan Nuri Bilge Ceylan’ın <em>Kuru Otlar Üstüne</em> filminden bahsetmek istiyorum. Nuri Bilge Ceylan’ın tarzından biraz daha farklı bu film, Doğu Anadolu’nun ücra bir köyünde zorunlu hizmetini yapan ve öğrencisini taciz etmekle suçlanan resim öğretmeni olan Samet’in ekseninde gerçekleşiyor.</p>
<p>Film 2023 yapımı olup yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylan’ın üstlendiği ve senaristliğini de kendisiyle beraber Ebru Ceylan ve Akın Aksu’nun yaptığı bir dram filmidir. Filmin başrollerini Deniz Celiloğlu, Musab Ekici ve Merve Dizdar paylaşıyor. Hatta Merve Dizdar, bu film ile 2023 Cannes Film Festivali’ nde “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazandı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-42824 aligncenter" src="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/04/pt7lyrjPC9ejMBhz-638327054513120542.jpeg" alt="" width="800" height="444" srcset="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/04/pt7lyrjPC9ejMBhz-638327054513120542.jpeg 800w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/04/pt7lyrjPC9ejMBhz-638327054513120542-300x167.jpeg 300w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/04/pt7lyrjPC9ejMBhz-638327054513120542-768x426.jpeg 768w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/04/pt7lyrjPC9ejMBhz-638327054513120542-150x83.jpeg 150w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/04/pt7lyrjPC9ejMBhz-638327054513120542-696x386.jpeg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Filmde Samet’in bireysel hikayesi üzerinden farklı bir çok konudan bahsedilmiş. Filmi izledikten sonra bir çok konuda net bir fikir belirtemiyorsunuz; çünkü Ceylan, filmlerindeki olayları asla yanlı anlatmaz, salt tarafsız bir şekilde seyircinin bakış açısına sunar. Filme genel bir çerçeveden baktığınızda; istemediği yerde sıkışanların bir türlü aidiyet hissedememesi, insanın kültürel bağlarının bakış açısına yansıyan farklılıkları, bir taraftan yabancılaşma ve umutsuzluğu, diğer yandan da kabullenmeyi ve umudu farklı karakterler üzerinden anlatması filmi bir bütün olarak ele almamızı sağlıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-42825 aligncenter" src="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/04/5290-3JjTO.jpeg" alt="" width="675" height="350" srcset="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/04/5290-3JjTO.jpeg 675w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/04/5290-3JjTO-300x156.jpeg 300w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/04/5290-3JjTO-150x78.jpeg 150w" sizes="(max-width: 675px) 100vw, 675px" /></p>
<p>Filmde baş karakterlerden biri olan Samet, mecburi hizmetini tamamlayıp, görev yaptığı yerden gitmek ister sadece ve buna bağlı olarak çevresindeki herkesle ilişkilerini hep yüzeysel tutar. Ama genel olarak öğretmenler arasındaki dialoglarda da içtenliksizlik net bir şekilde hissedilir. Hepsi iyi ve çok ahlaklı gibi görünseler de aslında her an birbirlerini yargılamaya hazır, bencil davranışlar sergilerler. Filmin en beğendiğim noktalarından biri de tam olarak buydu: Dialogların ve samimiyetsizliğin filme aktarılmasındaki samimiyet. Herkesin aynı ortamda kalmak zorunda olduğu için birbirlerine gösterdikleri yapay samimiyet, çok başarılı bir şekilde filme yansıtılmış.</p>
<p>Bir ülkede en önemli yapı taşlarından biridir öğretmenler. Ağacın yaşken eğilme evresinde öğretmenlerin inanılmaz rolleri varken, bireyin öğretmen olabilmesi için tek kriterin sınavda aldığı puan olmaması gerektiğini düşünüyorum. Mesela Samet’in birçok kişilik problemi var ve bunun gibi birçok kişinin öğretmenlik yapıyor oluşu, eğitim sistemindeki bozukluğu fazlasıyla körüklüyor. Samet&#8217;in aşağılama ve kibirle öğrencilerine &#8220;ressam olacağınız yok, patates, şeker pancarı ekeceksiniz.&#8221; demesi gibi. Kişinin neyi ne kadar bildiği değil, karşıya ne kadar ve nasıl verebildiği önemlidir bence. Bu kadar önemli ve kutsal bir meslek olan öğretmenliğin daha ince elekli koşullardan geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum ve yazımı Başöğretmen Atatürk’ün şu sözleriyle noktalamak istiyorum:</p>
<p>“Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.”</p>
<p>İyi seyirler!</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/pinar-yalcinkaya-yazdi-kuru-otlar-ustune/">Pınar Yalçınkaya yazdı: Kuru Otlar Üstüne</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/pinar-yalcinkaya-yazdi-kuru-otlar-ustune/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
