<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#Modernİnsan Archives - Malta Haber</title>
	<atom:link href="https://www.maltahaber.com/tag/moderninsan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Malta&#039;nın Türkçe Sesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 07:28:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2020/04/favicon.ico</url>
	<title>#Modernİnsan Archives - Malta Haber</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DİDEM GÖRKAY YAZDI: SON KAYDEDİLENLER İLK KAYBEDİLENLER</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-son-kaydedilenler-ilk-kaybedilenler/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-son-kaydedilenler-ilk-kaybedilenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Yalcinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 07:28:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[#BlackMirrorHissi]]></category>
		<category><![CDATA[#ÇağEleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[#Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalÇağ]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalHafıza]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalYalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[#Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[#Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[#EdebiyatPaylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[#Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[#Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[#İçselYolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[#İnsanlıkHali]]></category>
		<category><![CDATA[#Kaydet]]></category>
		<category><![CDATA[#kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[#Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[#Minimalizm]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernHayat]]></category>
		<category><![CDATA[#Modernİnsan]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernMelankoli]]></category>
		<category><![CDATA[#RuhHali]]></category>
		<category><![CDATA[#SonKaybettiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[#SonKaydedilenler]]></category>
		<category><![CDATA[#TeknolojiVeİnsan]]></category>
		<category><![CDATA[#TürkEdebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[#Varoluş]]></category>
		<category><![CDATA[#VeriÇağı]]></category>
		<category><![CDATA[#Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[#Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[#Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=57754</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayat, biyolojik bir süreçten ziyade, yavaş yavaş eksilen bir batarya ömrüdür. Ve ironiye bakın ki, bu eksilme sürecinde yaptığımız en bilinçli eylem, kaydetmektir. Tıpkı bir gemi battığında en değerli gördüğümüz —ya da en son elimizin altında kalan— ufak birkaç parça eşyayı bir şişeye koyup okyanusa bırakmamız gibi, modern insan da varoluşsal çöküşünden hemen önce Ctrl+S [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-son-kaydedilenler-ilk-kaybedilenler/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: SON KAYDEDİLENLER İLK KAYBEDİLENLER</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Hayat, biyolojik bir süreçten ziyade, yavaş yavaş eksilen bir batarya ömrüdür. Ve ironiye bakın ki, bu eksilme sürecinde yaptığımız en bilinçli eylem, kaydetmektir. Tıpkı bir gemi battığında en değerli gördüğümüz —ya da en son elimizin altında kalan— ufak birkaç parça eşyayı bir şişeye koyup okyanusa bırakmamız gibi, modern insan da varoluşsal çöküşünden hemen önce Ctrl+S tuşuna basar. Bu makale, adı &#8216;Son Kaybettiklerimiz&#8217; olmasına rağmen, temasını &#8216;Son Kaydedilenler&#8217; üzerine kurar; çünkü kayıp, çoğu zaman, tutunmaya çalıştığımız o son eylemin zıttında gizlidir.</span></p>
<p class="p1">Kaydetme Eylemi: İnsanlığın Yeni Bağımlılığı</p>
<p class="p1"><span class="s1">Ölümün artık biyolojik değil, dijital bir anlık kesinti olduğu çağımızda, bir insanın son kaydı, onun gerçek vasiyetidir. Ruhlarımızın, yün hırkalar gibi sökülüp rüzgâra karıştığı kış mevsimlerinde, biz, geride ne bıraktığımızı merak ederiz. Cevap, masaüstümüzdeki &#8216;Son Kaydedilenler&#8217; klasöründedir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">&#8216;Son Kaydedilenler&#8217; klasörü, arkeolojik kazı alanı gibidir. Orada, ne hayata dair derin bir mana, ne de her şeye yeniden başlatacak bir teselli bulursunuz. Bulduğunuz şey, bir insanın en çıplak ve en acınası halidir: Sürekli unutulan şifreleri ancak bir yere yazarak girdiğimiz sitelerde akıp giden zaman kaybı freni patlamış kamyon gibi hayatımızı ezip geçmektedir. Belki de sadece bir sefer girip kayıt olduktan sonra bir daha yolumuzun düşmeyeceği sitelere koyduğumuz birbirinden ilginç şifrelere yaratıcılığımızı harcadık. Mesela;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Üye olunan sitelerin parolaları: </span></p>
<p class="p1"><span class="s2">stoktanevarsa.com</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">parola: beklemeyapmayalim</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">iadeetmeduragı.com</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">parola: osonkadehiicmeyecektik</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">dortsenedegelir.com</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">parola: mezarlıktamoda</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">olutrendlercumhuriyeti.com </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">parola: bunlarigiyersekzekimurendebizigorurmu</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Unutmaktan korktuğumuz, ama varlığını idrak etmeye bile gerek duymadığımız binlerce dijital kimliğimizin şifresi. Bu, bir insanın kendi varoluşsal anahtarlarını, hiç açmayacağı kapılar için saklama çabasıdır. Dosyada en çok girilen sitelerin şifrelerinden sonra yolculuk devam eder.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Pazar_Kahvesi_Foto_Kırpılmış.jpg:</span><span class="s1"> Sahte neşenin, estetik kaygıyla işlenmiş, son rötuşu. Mutluluğun orijinal halinin silindiği, sadece paylaşılabilir versiyonunun kaydedildiği o an. Kaydetmek, bir güven eylemi değildir; bir erteleme eylemidir. &#8220;Şimdi bitemez, daha düzenleyecek satırlarım var,&#8221; diyen beynin, mutlak hiçliğe karşı açtığı son ve trajikomik savaştır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Gerçek kayıp, kaydettiklerimizde değil, kaydetmeye değersiz bulup rüzgâra bıraktıklarımızdadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Çok daha faydalı alanlara kanalize edebileceğimiz beynimizi gelip geçici şeylerle doldururuz. Hafıza, üzerinde çalışıldıkça bozulan bir dokudur. En son ne zaman bir şeyi, sadece &#8220;içinde yaşamak&#8221; için kaydettik? Her ânı bir fotoğraf, her düşünceyi bir tweet, her duyguyu bir not olarak kaydetme mecburiyeti, bizi hayatın o devasa &#8220;doygunluk anından&#8221; mahrum bıraktı. Yuttuğumuz her lokma, bir saatlik hayat ertelemesi değil, sadece anlamsız bir kalori yığınına dönüştü. Kaybımız, keki yerken duyulan o anlık hazdır; o anın tadını çıkarmak yerine, keki bitirdiğimizde elimizde kalacak olan suçluluk duygusunu kaydetmeye odaklanmamızdır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Orijinal koku, kokusundan tanınır. Oysa biz, duygularımızı bile filtrelenmiş, estetik birer keder illüzyonuna dönüştürdük. Kaybımız, şişelenmemiş, reklamı yapılmamış, ham halimizdir. En son kaydettiğimiz taslaklar, aslında ruhumuzun çıplak halinin değil, yayınevi kriterlerine göre düzenlenmiş, opsiyonlu birer versiyonudur.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İronik olan şudur: Biz &#8216;Son Kaybettiklerimiz&#8217; diye yas tutarken, bu kaybın en somut kanıtı olan &#8216;Son Kaydedilenler&#8217; klasörümüz, bize bir hayatın değil, bir sistemin bittiğini fısıldar.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Gelinen çağda hayat, ne bir dram, ne bir komedi, ne de bir şiirdir. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hayat, sadece bir dosyadır. Ve en büyük kayıp, bu dosyanın ne zaman ve hangi ânda &#8216;kaydet&#8217; tuşuna bastığımızı unutan, o büyük kayıtsızlık ânıdır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bu da, modern insanın son trajedisidir: Kendi ateşini kendi kaburgasından yakmayı öğrenen kadın, bu ateşin üzerine en son, bir metin belgesini kaydeder. Ve bu eylem, tüm o ontolojik soğuğa rağmen, ne muazzam bir kayıtsızlık, ne muhteşem bir özgürlüktür.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Nihayetinde, en büyük ironi şudur: Kaybı, kayıtla engellediğimizi sanırız. Oysa, her &#8216;Kaydet&#8217; tuşu, insanın kaotik, çelişkili ve bu yüzden de eşsiz olan hikâyesini, temiz, optimize edilmiş, kolayca &#8216;arama&#8217; yapılabilir bir veri kümesine dönüştürür. Geriye kalan, bir ruhun bıraktığı izler değil, bir sunucunun titizlikle sakladığı bir dizi anlamsız dosyadır. Ve öldüğümüzde sorulacak tek soru, &#8216;Ne bıraktın?&#8217; değil, &#8216;Depolama alanın doldu mu?&#8217; olacaktır. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İşte bu, tarihin en iyi düzenlenmiş ve en boş vasiyetidir: Milyonlarca dosya ve içinde hiç kimse.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-son-kaydedilenler-ilk-kaybedilenler/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: SON KAYDEDİLENLER İLK KAYBEDİLENLER</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-son-kaydedilenler-ilk-kaybedilenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİDEM GÖRKAY YAZDI; HEPİMİZ BİRER DAĞ PENGUENİYİZ</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hepimiz-birer-dag-pengueniyiz/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hepimiz-birer-dag-pengueniyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Yalcinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 08:36:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[#AbsürtHayat]]></category>
		<category><![CDATA[#BaşarıHapishanesi]]></category>
		<category><![CDATA[#BaşarısızlığınEstetiği]]></category>
		<category><![CDATA[#Bireyselİsyan]]></category>
		<category><![CDATA[#DağPengueni]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalToplum]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalYalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[#EncountersAtTheEndOfTheWorld]]></category>
		<category><![CDATA[#FelsefiMetin]]></category>
		<category><![CDATA[#HayatSorgulaması]]></category>
		<category><![CDATA[#HepimizPengueniz]]></category>
		<category><![CDATA[#İçselYolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[#InstagramGerçekliği]]></category>
		<category><![CDATA[#KaraMizah]]></category>
		<category><![CDATA[#KimlikArayışı]]></category>
		<category><![CDATA[#KimlikBunalımı]]></category>
		<category><![CDATA[#KonforAlanı]]></category>
		<category><![CDATA[#KültürelAnaliz]]></category>
		<category><![CDATA[#LinkedInHayatı]]></category>
		<category><![CDATA[#Modernİnsan]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernMitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernTrajedi]]></category>
		<category><![CDATA[#PenguenMetaforu]]></category>
		<category><![CDATA[#SessizDireniş]]></category>
		<category><![CDATA[#SosyalMedyaSahteliği]]></category>
		<category><![CDATA[#ToplumsalEleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[#Varoluş]]></category>
		<category><![CDATA[#VaroluşsalKriz]]></category>
		<category><![CDATA[#WernerHerzog]]></category>
		<category><![CDATA[#YeniÇağİnsanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=55772</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaybedecek bir şeyinin kalmaması, özgürlük galiba. Kaybedenler Kulübü / 2011 Son günlerde en çok konuşulan konulardan biri olan penguen meselesinden bahsetmesem olmazdı. Bir haftadır Werner Herzog’un 2007 yapımı Encounters at theEnd of the World belgeselindeki &#8220;yolunu şaşıran penguen&#8221; ile ilgili binlerce post paylaşıldı, kimileri onu haklı bulurken kimileri aptallık yaptı, dedi. Sıradan bir doğa belgeselini [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hepimiz-birer-dag-pengueniyiz/">DİDEM GÖRKAY YAZDI; HEPİMİZ BİRER DAĞ PENGUENİYİZ</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Kaybedecek bir şeyinin kalmaması, özgürlük galiba.<br />
</span>Kaybedenler Kulübü / 2011</p>
<p class="p1">Son günlerde en çok konuşulan konulardan biri olan penguen meselesinden bahsetmesem olmazdı.</p>
<p class="p1"><span class="s2">Bir haftadır Werner Herzog’un 2007 yapımı Encounters at theEnd of the World belgeselindeki &#8220;yolunu şaşıran penguen&#8221; ile ilgili binlerce post paylaşıldı, kimileri onu haklı bulurken kimileri aptallık yaptı, dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Sıradan bir doğa belgeselini en çok konuşulan belgesel yapan sekans şöyleydi:</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Binlerce penguen, evrimsel bir itaatle denize —yani tabağındaki yemeğe ve güvenli vasat rutine— doğru paytak adımlarla ilerlerken, bir tanesi aniden durur. Konfor alanından çıkmaya karar vermiştir çünkü rutin her zaman sıkıcıdır,düşüncesi son zamanlarında aklında dönmeye başlamıştır. Arkasını döner son kez eski hayatına bakar her şey gözüne boş görünür ve uçsuz bucaksız, buzdan dağlara doğru yürümeye başlar.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Herzog sorar: &#8220;Neden?&#8221; Bilim insanı cevap verir: &#8220;Bilmiyoruz ama oraya giderse ölecek.&#8221;</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">İşte bu, modern insanın sabah alarmını erteleyip LinkedInprofilini güncellerken hissettiği o varoluşsal sancının kuş tüyü kaplı halidir. Son zamanların en çok konuşulan konusunu hiçliğe yani ölüme yürüyen pengueni ve onun izinden giden modern insanın &#8220;Başarısızlık Estetiği&#8221; üzerine kurulu trajikomik durumu, sosyal medyanın o sığ ve yalan dünyasıyla sentezleyerek baştan aşağı ele alalım.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">Başarı Hapishanesi: &#8220;Açık Büfeye mi, Yoksa Hiçliğe mi?&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s2">Modern dünya için başarı, o denize ulaşan penguen olmaktır. Karnın doysun, bir eşin olsun, sürü seni onaylasın. Sosyoloji buna &#8220;sosyal uyum&#8221; der, biz buna &#8220;görünmez prangalar&#8221; diyoruz. Penguen sürüsü, sabah metrobüs kuyruğundaki beyaz yakalılara benzer. Herkes aynı yöne gider çünkü herkesin karnı açtır ve herkes denizde balık yani maaş olduğunu bilir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Ama bütün dünyanın konuştuğu &#8220;filozof penguen&#8221; bir anda şunu fark eder: &#8220;Neden her gün balık yiyoruz abi? Alternatifimiz yok mu? Her yer beyaz başka renk yok mu? &#8221; Bu bir aydınlanma değil, muazzam bir o kadar da yasak olan şeyin insanı heyecanlandırması gibi muhteşem bir hatadır. İnsanlık da böyledir. Toplum bize &#8220;Oku, iş bul, evlen, taksit öde ve öl&#8221; der. Bu bizim sahilimizdir. Ama bazılarımız, tam terfi alacakken aniden durur ve &#8220;Ben aslında seramik boyamaatölyesi açmak istiyorum&#8221; diyerek Antarktika’nın buzlu dağlarına yani bilinmezliğe doğru yürümeye başlar.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">Sosyal Medya Sahteliği: &#8220;Ölürken Bile Estetik Görünmelisin&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s2">Eğer o dağa doğru yürüyen penguenin bir Instagram hesabı olsaydı, o ölüm yolculuğunu bize bir &#8220;Life Transformation&#8221; (Hayat Dönüşümü) olarak pazarlardı.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Filtreli Trajedi:</span><span class="s2"> Penguen, açlıktan ölmek üzereyken &#8220;Ait olduğum yeri buldum. #Blessings #NatureLover&#8221; yazıp, arkadaki bembeyaz ve ölümcül buz dağını &#8220;soft&#8221; bir filtreyle paylaşırdı.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">LinkedIn Sahtekârlığı:</span><span class="s2"> Dağ yolunda ayağı kayıp düştüğünde, bunu &#8220;Hatalarımdan ne öğrendim? Zorluklar bizi güçlendirir! #Resilience #Leadership&#8221; diye bir postla taçlandırırdı.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Gerçeklikten Kaçış:</span><span class="s2"> Sürü denizde balık peşinde koşarken, bizimki dağın tepesinde &#8220;Huzuru kendi içimde buldum.&#8221; derdi. Oysa içindeki tek şey, birazdan donacak olan organlarının son çırpınışlarıdır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Modern insan da böyledir; batarken bile telefonunu çıkarıp &#8220;Manzara harika&#8221; diye story atan, ev kredisi borcu yüzünden uykusu kaçarken internetten alışveriş yapmaya devam edenbirer dijital penguendir.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">Başarısızlığın Estetiği: Görkemli Bir Çöküş</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s2">Genelde başarının fotoğrafları çekilir; ama başarısızlığın bir sinematografisi vardır. Dağa yürüyen penguen &#8220;başarısız&#8221; bir hayvandır; neslini devam ettiremez, karnını doyuramaz. Ama binlerce birbirinin aynısı penguenin arasında sadece onun hikâyesi anlatılmaya değerdir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Modern insanın başarısızlık estetiği de böyledir:</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Konfor Alanı İntiharı: Her şey yolundayken istifayı basıp hiç bilmediği bir işe girmek ve bunu Twitter&#8217;da (X) &#8220;Zincirlerimi kırdım&#8221; diyerek duyurmak.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Sosyal İntihar: Kimsenin anlamadığı bir sanat dalıyla uğraşıp, akşam yemeğinde &#8220;Ne iş yapıyorsun?&#8221; sorusuna &#8220;Ruhumu arıyorum.&#8221; diye cevap vererek masadaki herkesi germek.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Kara Mizahın Zirvesi: Başarısızlık, bir son değil; sistemin size dayattığı &#8220;kazanma&#8221; oyununu oynamayı reddetmektir. Dağa giden penguen, &#8220;Ben bu oyunda yokum, gerekirse donarak ölürüm ama o balık kuyruğuna girmem.&#8221; diyerek sürüye başkaldırmıştır, sessiz isyanını tüm dünyaya izletmiştir.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">Konfor Alanı Hapishanesinden Kaçış: Absürt Yollar</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s2">Peki, modern insan bu ısıtmalı hücresinden nasıl kaçar?</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Dijital harakiri yaparak akıllı telefonu denize atıp, şehirden uzak bir köyde &#8220;Toprağa değeceğim.&#8221; demek. Bu, dağa yürüyen penguenin balık yemeyi reddetmesidir. Genelde ilk fatura geldiğinde veya internet çekmediğinde penguenimiz dağdan aşağı yuvarlanarak sahile döner.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Kurumsallıktan Spiritüalizme Geçiş: Plaza dilini bırakıp aniden &#8220;enerjiler, çakralar ve evrenin mesajları&#8221; hakkında konuşmaya başlamak. Bu kaçış yolu, Antarktika sıcağında güneşlenmeye çalışmak kadar absürttür ama en azından dağ yolunda yalnız yürürken ânlık mutluluk verir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Zirve Bazen Yanıltır: İnsanlar bazen hayatlarında her şey yolunda giderken sırf &#8220;bir şeyler olsun&#8221; diye kendi kaoslarınıyaratırlar. &#8220;Bu ilişki çok huzurlu, kesin bir sorun var.&#8221; deyip kavga çıkaran sevgili ile &#8220;Denizde çok balık var, ben şu tepedeki buza bir bakayım.&#8221; diyen penguen aynı psikolojik bataklıktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2"> </span><strong>Hepimiz Birer Dağ Pengueniyiz</strong></p>
<p class="p1"><span class="s2">Werner Herzog’un o pengueni çekmeye devam etmesinin sebebi, onun deliliğine duyduğu gizli hayranlıktır. Penguen, doğanın ona sunduğu &#8220;hayatta kalma&#8221; kontratını tek taraflı feshetmiştir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Biz de her pazartesi sabahı işe giderken, aslında o penguenle göz göze geliyoruz. Bir yanımız denize gidip karnını doyurmak istiyor, diğer yanımız &#8220;Yürü be oğlum, o dağın arkasında ne var bir bak, en fazla donarsın.&#8221; diyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Günün sonunda, insanlık dediğimiz şey zaten binlerce yıldır yanlış dağlara doğru yürüyen, donan, ama yine de &#8220;Bakın farklı bir yere geldim!&#8221; diye bağıran bir penguen kolonisinden başka bir şey değildir. Başarı, sizi o koloniye hapseder; başarısızlık (ve onun estetiği) ise size o dağın zirvesinden dünyayı —ölmeden hemen önce de olsa— farklı bir açıyla görme şansı verir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Eğer bir gün kendinizi herkesin gittiği yönün tam tersine yürürken bulursanız; korkmayın. Sadece penguenliğiniziyaşıyorsunuz. Tek sorun, yanınızda bir belgesel ekibi yoksabu görkemli başarısızlığınızın sadece sosyal medya profilinizde &#8220;Kayıp Aranıyor&#8221; ilanı olarak kalacak olmasıdır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hepimiz-birer-dag-pengueniyiz/">DİDEM GÖRKAY YAZDI; HEPİMİZ BİRER DAĞ PENGUENİYİZ</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hepimiz-birer-dag-pengueniyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
