<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#Ebeveynlik Archives - Malta Haber</title>
	<atom:link href="https://www.maltahaber.com/tag/ebeveynlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Malta&#039;nın Türkçe Sesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Mar 2026 09:08:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2020/04/favicon.ico</url>
	<title>#Ebeveynlik Archives - Malta Haber</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DİDEM GÖRKAY YAZDI: TIKLA VE AL: YENİ NESLİN DOYUMSUZLUK PARADOKSU VE DİJİTAL DÜNYANIN ÇOCUKLUĞU</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-tikla-ve-al-yeni-neslin-doyumsuzluk-paradoksu-ve-dijital-dunyanin-cocuklugu/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-tikla-ve-al-yeni-neslin-doyumsuzluk-paradoksu-ve-dijital-dunyanin-cocuklugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Yalcinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:08:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[#AnlıkTatmin]]></category>
		<category><![CDATA[#BilinçliEbeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[#ÇocukGelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[#ÇocukPsikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[#dijitalbağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalÇağ]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalDenge]]></category>
		<category><![CDATA[#DikkatEksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[#Doyumsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[#Ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[#EkranSüresi]]></category>
		<category><![CDATA[#EskiNesil]]></category>
		<category><![CDATA[#farkindalik]]></category>
		<category><![CDATA[#GözSağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[#Hazcılık]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernHayat]]></category>
		<category><![CDATA[#Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[#Sosyalmedya]]></category>
		<category><![CDATA[#Tablet]]></category>
		<category><![CDATA[#ToplumsalDeğişim]]></category>
		<category><![CDATA[#YaşamYazısı]]></category>
		<category><![CDATA[#YeniNesil]]></category>
		<category><![CDATA[#YeniNesilAnalizi]]></category>
		<category><![CDATA[#YKuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[#ZKuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=56896</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda, özellikle Y ve Z kuşaklarının çocukları ile büyümüş olan ebeveynler ve eğitimciler, &#8220;yeni nesil&#8221; olarak adlandırılan çocuklarda belirgin bir şımarıklık ve doyumsuzluk eğilimi gözlemliyor. Bu eğilim, sadece bireysel davranışlarla sınırlı kalmayıp, toplumsal bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu duruma, eski neslin çocuklarında gözlemlenen sabır, kanaatkârlık ve bekleyebilme erdeminin neden buharlaştığının bir göstergesi diyebiliriz. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-tikla-ve-al-yeni-neslin-doyumsuzluk-paradoksu-ve-dijital-dunyanin-cocuklugu/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: TIKLA VE AL: YENİ NESLİN DOYUMSUZLUK PARADOKSU VE DİJİTAL DÜNYANIN ÇOCUKLUĞU</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Son yıllarda, özellikle Y ve Z kuşaklarının çocukları ile büyümüş olan ebeveynler ve eğitimciler, &#8220;yeni nesil&#8221; olarak adlandırılan çocuklarda belirgin bir şımarıklık ve doyumsuzluk eğilimi gözlemliyor. Bu eğilim, sadece bireysel davranışlarla sınırlı kalmayıp, toplumsal bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu duruma, eski neslin çocuklarında gözlemlenen sabır, kanaatkârlık ve bekleyebilme erdeminin neden buharlaştığının bir göstergesi diyebiliriz. Bu değişimin merkezinde, şüphesiz ki, çocukların hayatına doğumdan itibaren sızan dijital ekranlar, yani internet ve tabletler yatıyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span>Yeni neslin karakteri: Hazcılık ve anında tatmin</p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span>Yeni nesil, &#8216;dijital yerliler&#8217; olarak adlandırılıyor ve dünyayı parmaklarının ucundaki bir ekran aracılığıyla deneyimliyor. Bu durum, onların doyumsuz ve şımarık olarak algılanmasının temelini oluşturuyor.</p>
<p class="p1"><span class="s1">Sonsuz seçenek ve doyumsuzluk ile hayatımıza giren internet, onlara sınırsız bir içerik ve seçenek evreni sunuyor. Bir video bittiğinde, binlercesi hazır bekliyor. Bir oyun sıkıcı geldiğinde, milyonlarcası indirilmeye hazır. Eski nesil çocuklar bir oyuncakla veya tek bir televizyon kanalıyla yetinmek zorundayken, yeni nesil için &#8220;yetinmek&#8221; kavramı, sürekli yenilenen bir menüde sadece bir seçenekten ibaret. Bu durum, beyindeki ödül-ceza sistemini bozarak bağımlılığa neden olabilen ve ödül yetmezliği sendromu olarak da bilinen bir duruma yol açabilmektedir. Sürekli uyarana maruz kalan beyin, sıradan zevklerden ve uzun vadeli hedeflerden haz almayı zorlaştırmaktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tablet uygulamaları ve oyunlar, genellikle hızlı ilerleme ve anlık ödüller üzerine kuruludur. Çocuk, çok az çabayla büyük başarılar elde edebildiğini görür. Bu, sabır gerektiren, uzun soluklu bir çaba sonucu elde edilen başarının değerini anlamasını engeller. Ailelerin çocuklarını susturmak veya kolay bir şekilde büyütebilmek için için kontrolsüzce bu cihazları kullanması da bu hastalıklı durumu pekiştirmektedir. Çocuk, istediği şeye hemen ve kolayca ulaşmayı &#8220;hak&#8221; olarak görmeye başlar.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span>Eski ve yeni nesil: Uçurumun anatomisi</p>
<p class="p1"><span class="s2"> </span>Yeni neslin doyumsuzluğunun ve anlık haz arayışının derinliğini anlamak için, onları eski nesil çocuklarla karşılaştırmak gerekir:</p>
<p class="p1"><span class="s1">Eski nesil, taştan, topraktan ve basit objelerden yaratıcılıkla yeni oyunlar türetirdi. Bu, yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerini doğrudan geliştirirdi. Yeni neslin oyunları ise tablet ekranlarında, önceden tasarlanmış, genellikle yüksek görsel uyaranlı ve pasif tüketim odaklıdır. Uzun süre ekrana maruz kalan çocuklarda yaratıcı düşünme ve problem çözme gibi üst düzey gelişim alanlarının olumsuz etkilenir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Eski nesil, sosyalleşmeyi kapı önünde, sokakta, yani fiziksel ve gerçek bir etkileşim içinde öğrenirdi. Bu, empati ve duygu kontrolü gibi sosyal becerileri doğal yollarla geliştirirdi. Uzun süre ekranda kalan yeni nesil çocuklarda ise akranlarıyla iletişim kurmada zorluk, sosyal ortamlara girmek istememe, içe kapanma ve göz temasının azalması gibi farklılıklar göze çarpmaktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İnternet ve tabletler, bu değişimi hızlandıran en güçlü araçlardır. Etkileri, sadece davranışsal değil, aynı zamanda fiziksel ve bilişsel düzeyde de kendini göstermektedir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kontrolsüz teknoloji kullanımı, çocukların fiziksel gelişiminide olumsuz etkilemektedir. Uzun süre eğik durmaktan kaynaklanan omurga eğriliği, kamburluk, boyun fıtığı gibi kas ve iskelet sistemi bozuklukları sıklıkla görülmektedir. Ayrıca uzun süre ekrana bakılması sonucu göz kırpmanın azalmasıyla göz kuruluğu, miyopluk ve mavi ışık hasarı gibi göz bozuklukları artmaktadır. Hareketsizliğe bağlı olarak obeziteoranları da artmakta, ilerleyen yaşlarda kalp ve tansiyon gibi kronik rahatsızlık riskleri yükselmektedir. Tüketim tüketimi doğurur, mavi ışığa karşı koruma amaçlı gözlüklerin piyasaya lanse edilmesi de sınırsız kullanılan tablet ve bilgisayarların başka bir sonucudur.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Dijital bağımlılık, çocuklarda kontrol kaybı ile kendini göstermektedir. Olumsuz sonuçlarına rağmen (göz bozukluğu, okul başarısızlığı, uykusuzluk vb.) ekrana dönme davranışı bağımlılığın temel belirtisidir. Bu durum, dikkat eksikliği, hafıza kaybı ve öğrenme bozukluklarına yol açabilmekte, içe kapanma ve öfkeyi kontrol edememe gibi duygusal sorunları beraberinde getirmektedir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yeni nesil çocukların şımarık ve doyumsuz olarak etiketlenmesi yerine, bu durumun kaynağındaki dijital çağ dinamiklerini anlamak gerekmektedir. İnternet ve tabletler, doğru kullanıldığında faydalı eğitim araçları olsa da, kontrolsüz ve bilinçsizce kullanımları derin toplumsal ve bireysel sorunlara yol açmaktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Çözüm, tamamen yasaklamaktan ziyade, kontrolün yetişkinin elinde olduğu, içeriğin (şiddet ve istismar unsuru olmayan) ve sürenin denetlendiği bilinçli teknoloji kullanımını teşvik etmekten geçmektedir. Eski neslin erdemlerini (sabır, kanaatkârlık) yeni neslin becerileriyle (hızlı adapte olma, dijital okuryazarlık) birleştiren bir yaklaşım, doyumsuzluk paradoksunu kırarak, daha sağlıklı ve dengeli bireyler yetiştirmenin anahtarı olacaktır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span>Harcanan bir nesil olarak, o güzel çocuklar, şimdi hangi sessiz limanda?</p>
<p class="p1"><span class="s2"> </span>O güzel çocuklar, kalabalık oyun bahçelerinden, bitmek bilmeyen maceralardan ve yanaklarında güneşi taşıyan kahkahalardan sonra, şimdi hayatın dingin sularında kendi &#8220;Sessiz Liman&#8221;larını buldular. Kimisi, bir zamanlar en sevdikleri oyuncağın kırık parçalarını sakladığı, anılarla örülü çocukluğunu yaşadığı evde huzur buldu. Kimisi, yorgun bir geminin sığınabileceği sonsuz bir denizde, rüzgârınfısıltısında çocukluğunun eski şarkılarını duydu. Onların limanı, ne taş duvarlarla çevrili bir korunak ne de haritada işaretli bir yerdi. Aksine, zamanın onları olgunlaştırdığı, aceleci adımların yavaşladığı ve ruhlarının çocukluk safiyetini bilge bir sessizlikle harmanladığı, sadece onlara ait bir iç dünya fısıltısıydı.</p>
<p class="p1"><span class="s1">Ve o fısıltıda, kaybolan hiçbir şeyin gerçektenkaybolmadığını, sadece daha derin bir huzura dönüştüğünü anladılar.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-tikla-ve-al-yeni-neslin-doyumsuzluk-paradoksu-ve-dijital-dunyanin-cocuklugu/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: TIKLA VE AL: YENİ NESLİN DOYUMSUZLUK PARADOKSU VE DİJİTAL DÜNYANIN ÇOCUKLUĞU</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-tikla-ve-al-yeni-neslin-doyumsuzluk-paradoksu-ve-dijital-dunyanin-cocuklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tozlu Dünyanın Mülteci Çocukları! &#8216;Kefernahum&#8217; Filmi</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/tozlu-dunyanin-multeci-cocuklari-kefernahum-filmi/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/tozlu-dunyanin-multeci-cocuklari-kefernahum-filmi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[eliforen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Mar 2024 09:10:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Yalçınkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[#CannesFilmFestivali]]></category>
		<category><![CDATA[#Capernaum]]></category>
		<category><![CDATA[#Çocukgelin]]></category>
		<category><![CDATA[#Ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[#film]]></category>
		<category><![CDATA[#JüriÖdülü]]></category>
		<category><![CDATA[#Kefernahum]]></category>
		<category><![CDATA[#MülteciÇocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[#MültecilikteBelgeSorunu]]></category>
		<category><![CDATA[#mültecisorunu]]></category>
		<category><![CDATA[#NadineLabaki]]></category>
		<category><![CDATA[#ZainAlRafeea]]></category>
		<category><![CDATA[#ZainElHajj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=42166</guid>

					<description><![CDATA[<p>Arapça&#8217;da kaos anlamına gelen &#8216;Capernaum&#8217;, yönetmenliğini ve senaristliğini Nadine Labaki&#8217;nin üstlendiği, 2018 yılında çıkan Lübnan yapımı bir filmdir. Aynı zamanda, tüm zamanların en yüksek hasılatını elde eden Arap ve Ortadoğu filmi özelliğini taşımaktadır. Film, Lübnan&#8217;ın başkenti Beyrut&#8217;ta yaşanan birçok soruna değinmekte olup, bunların başında mülteci çocuklar, çocuk gelinler, ebeveynlik sorunları ve belge eksikliği gibi çok [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/tozlu-dunyanin-multeci-cocuklari-kefernahum-filmi/">Tozlu Dünyanın Mülteci Çocukları! &#8216;Kefernahum&#8217; Filmi</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arapça&#8217;da kaos anlamına gelen &#8216;Capernaum&#8217;, yönetmenliğini ve senaristliğini Nadine Labaki&#8217;nin üstlendiği, 2018 yılında çıkan Lübnan yapımı bir filmdir. Aynı zamanda, tüm zamanların en yüksek hasılatını elde eden Arap ve Ortadoğu filmi özelliğini taşımaktadır. Film, Lübnan&#8217;ın başkenti Beyrut&#8217;ta yaşanan birçok soruna değinmekte olup, bunların başında mülteci çocuklar, çocuk gelinler, ebeveynlik sorunları ve belge eksikliği gibi çok ciddi konular yer almaktadır.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-42173 aligncenter" src="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/hw0Z8rzxaqehtJVIGdFN2WZMSIg-1.jpeg" alt="" width="500" height="667" srcset="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/hw0Z8rzxaqehtJVIGdFN2WZMSIg-1.jpeg 500w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/hw0Z8rzxaqehtJVIGdFN2WZMSIg-1-225x300.jpeg 225w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/hw0Z8rzxaqehtJVIGdFN2WZMSIg-1-150x200.jpeg 150w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/hw0Z8rzxaqehtJVIGdFN2WZMSIg-1-300x400.jpeg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p>Evrensel bir sorun haline gelen mültecilik, özellikle çocukların yaşadığı sorunları ortaya koyduğu için takdir edilmesi gereken &#8216;Kefernahum&#8217; filminde hata bulmak kabalık olur. Nadine Labaki&#8217;nin dördüncü uzun metrajlı filmi olan &#8216;Kefernahum&#8217;, &#8216;Mülteci çocuk olmak nedir?&#8217; sorusuna cevap niteliğinde çekilmiş.</p>
<p>Sizlere filmin baş karakteri hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Zain El Hajj, Beyrut&#8217;un kenar mahallelerinde yaşayan 12 yaşında bir çocuk (Zain Al Rafeea canlandırıyor). Film, Zain&#8217;in anne ve babasına karşı açtığı dava ile başlar.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-42169 aligncenter" src="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/D5Hje5kWsAA6jgL-1.jpeg" alt="" width="540" height="520" srcset="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/D5Hje5kWsAA6jgL-1.jpeg 540w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/D5Hje5kWsAA6jgL-1-300x289.jpeg 300w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/D5Hje5kWsAA6jgL-1-150x144.jpeg 150w" sizes="(max-width: 540px) 100vw, 540px" /></p>
<p>Filmin oyuncu kadrosunun neredeyse tamamı, bu filmle ilk defa kamera karşısına geçmiştir. Yönetmen Nadine Labaki, Zain&#8217;in filme katılımını şöyle açıklıyor: &#8220;Filmde yer alacak kişinin o olduğunu anlamam gerçekten sadece iki dakikamı aldı. O yüzden benim için o mucize çocuk. Kendisi Suriyeli bir mülteci. Elbette Suriye’deki savaştan kaçmış, Lübnan’a gelmiş ve son sekiz yıldır Lübnan’da çok zor koşullarda yaşıyor. Okula gitmiyor, sokaklarda büyümüş. Ve sokaklarda büyüdüğünüzde çok şey görürsünüz. Çok fazla şiddet ve çok fazla istismar görürsünüz. Kendisi birçok şeye maruz kaldı ve onda çocukluğunu yitirmiş, yetişkin olmuş bir çocuğun bilgeliği vardı. Ve bu yüzden bu kadar iyi olabildi. Çünkü zaten bildiği bir şeyi yapıyordu.&#8221;</p>
<p>Bir eserin duygusal açıdan bu kadar ikna edici olmasını, hayat ile sanat arasındaki paralelliklere ve profesyonel olmayan yerel oyuncu kadrosunun özgün performanslarına bağlıyorum.</p>
<p>1989 yılında BM tarafından kabul edilen ve 193 ülkenin onayladığı, Türkiye&#8217;nin ise 1994 yılında kanunla onayladığı &#8216;Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme&#8217;nin kabul edilmiş olmasına rağmen, sosyal, ekonomik ve siyasi problemler nedeniyle neden hâlâ en çok mağdur olanlar çocuklar oluyor? Sadece 12 yaşında olan ve asıl derdi daha fazla oyun oynayıp okula gitmek olan Zain gibi bir çocuk, 11 yaşındaki kız kardeşinin erken yaşta evlendirilmemesi için neden regl olduğunu saklamaya çalışıyor? Ayrıca, kız kardeşini kurtaramayıp kaçtıktan sonra neden kendini başka bir mülteci bebeğe ağabeylik yaparken buluyor?</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-42170 aligncenter" src="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/5f58161ab699de24d88b4fc7.png" alt="" width="750" height="422" srcset="https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/5f58161ab699de24d88b4fc7.png 750w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/5f58161ab699de24d88b4fc7-300x169.png 300w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/5f58161ab699de24d88b4fc7-150x84.png 150w, https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2024/03/5f58161ab699de24d88b4fc7-696x392.png 696w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
<p>Yakın zamanda İstanbul&#8217;da şahit olduğum bir sahne hafızamdan silinmiyor: İstiklal Caddesi&#8217;nde Suriyeli bir aile vardı. Kadının yanında 2 ila 6 yaş arasında değişen üç çocuğu bulunuyordu. Dileniyorlardı (Kullanmayı hiç sevmediğim bir sözcük). Ben de birkaç işimi hallettikten sonra eve giderken oğluma farklı ne oyuncak alsam diye düşünüyordum ve onları gördüm. Yaklaşık 10 dakika o civarda kaldım ve sadece onları izledim. Çocuklar oturup çevreye bakıyorlardı; ne yaramazlık yapıyorlar ne de oyun oynamaya çalışıyorlardı. Sadece oturup bekliyorlardı. Sanki oyun oynamayı hiç bilmeyen çocuklar gibiydiler. İstiklal Caddesi&#8217;nin ortasında dayanamayıp ağladığımı hatırlıyorum. Maalesef sadece Lübnan&#8217;da değil, dünyanın her yerinde bu problem hep vardı ve hâlâ da var. Lütfen, bu çocukların toplum içindeki hakları ve konumları daha fazla konuşulsun ve tartışılsın. Konuşulsun ki her anlamda daha sağlıklı çocuklar yetişsin. Tartışılsın ki çocuğun varlığının değeri artsın.</p>
<p>İYİ SEYİRLER!</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/tozlu-dunyanin-multeci-cocuklari-kefernahum-filmi/">Tozlu Dünyanın Mülteci Çocukları! &#8216;Kefernahum&#8217; Filmi</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/tozlu-dunyanin-multeci-cocuklari-kefernahum-filmi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
