<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#DijitalÇağ Archives - Malta Haber</title>
	<atom:link href="https://www.maltahaber.com/tag/dijitalcag/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Malta&#039;nın Türkçe Sesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Mar 2026 09:08:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2020/04/favicon.ico</url>
	<title>#DijitalÇağ Archives - Malta Haber</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DİDEM GÖRKAY YAZDI: TIKLA VE AL: YENİ NESLİN DOYUMSUZLUK PARADOKSU VE DİJİTAL DÜNYANIN ÇOCUKLUĞU</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-tikla-ve-al-yeni-neslin-doyumsuzluk-paradoksu-ve-dijital-dunyanin-cocuklugu/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-tikla-ve-al-yeni-neslin-doyumsuzluk-paradoksu-ve-dijital-dunyanin-cocuklugu/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Yalcinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:08:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[#AnlıkTatmin]]></category>
		<category><![CDATA[#BilinçliEbeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[#ÇocukGelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[#ÇocukPsikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[#dijitalbağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalÇağ]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalDenge]]></category>
		<category><![CDATA[#DikkatEksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[#Doyumsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[#Ebeveynlik]]></category>
		<category><![CDATA[#EkranSüresi]]></category>
		<category><![CDATA[#EskiNesil]]></category>
		<category><![CDATA[#farkindalik]]></category>
		<category><![CDATA[#GözSağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[#Hazcılık]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernHayat]]></category>
		<category><![CDATA[#Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[#Sosyalmedya]]></category>
		<category><![CDATA[#Tablet]]></category>
		<category><![CDATA[#ToplumsalDeğişim]]></category>
		<category><![CDATA[#YaşamYazısı]]></category>
		<category><![CDATA[#YeniNesil]]></category>
		<category><![CDATA[#YeniNesilAnalizi]]></category>
		<category><![CDATA[#YKuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[#ZKuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=56896</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda, özellikle Y ve Z kuşaklarının çocukları ile büyümüş olan ebeveynler ve eğitimciler, &#8220;yeni nesil&#8221; olarak adlandırılan çocuklarda belirgin bir şımarıklık ve doyumsuzluk eğilimi gözlemliyor. Bu eğilim, sadece bireysel davranışlarla sınırlı kalmayıp, toplumsal bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu duruma, eski neslin çocuklarında gözlemlenen sabır, kanaatkârlık ve bekleyebilme erdeminin neden buharlaştığının bir göstergesi diyebiliriz. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-tikla-ve-al-yeni-neslin-doyumsuzluk-paradoksu-ve-dijital-dunyanin-cocuklugu/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: TIKLA VE AL: YENİ NESLİN DOYUMSUZLUK PARADOKSU VE DİJİTAL DÜNYANIN ÇOCUKLUĞU</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Son yıllarda, özellikle Y ve Z kuşaklarının çocukları ile büyümüş olan ebeveynler ve eğitimciler, &#8220;yeni nesil&#8221; olarak adlandırılan çocuklarda belirgin bir şımarıklık ve doyumsuzluk eğilimi gözlemliyor. Bu eğilim, sadece bireysel davranışlarla sınırlı kalmayıp, toplumsal bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu duruma, eski neslin çocuklarında gözlemlenen sabır, kanaatkârlık ve bekleyebilme erdeminin neden buharlaştığının bir göstergesi diyebiliriz. Bu değişimin merkezinde, şüphesiz ki, çocukların hayatına doğumdan itibaren sızan dijital ekranlar, yani internet ve tabletler yatıyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span>Yeni neslin karakteri: Hazcılık ve anında tatmin</p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span>Yeni nesil, &#8216;dijital yerliler&#8217; olarak adlandırılıyor ve dünyayı parmaklarının ucundaki bir ekran aracılığıyla deneyimliyor. Bu durum, onların doyumsuz ve şımarık olarak algılanmasının temelini oluşturuyor.</p>
<p class="p1"><span class="s1">Sonsuz seçenek ve doyumsuzluk ile hayatımıza giren internet, onlara sınırsız bir içerik ve seçenek evreni sunuyor. Bir video bittiğinde, binlercesi hazır bekliyor. Bir oyun sıkıcı geldiğinde, milyonlarcası indirilmeye hazır. Eski nesil çocuklar bir oyuncakla veya tek bir televizyon kanalıyla yetinmek zorundayken, yeni nesil için &#8220;yetinmek&#8221; kavramı, sürekli yenilenen bir menüde sadece bir seçenekten ibaret. Bu durum, beyindeki ödül-ceza sistemini bozarak bağımlılığa neden olabilen ve ödül yetmezliği sendromu olarak da bilinen bir duruma yol açabilmektedir. Sürekli uyarana maruz kalan beyin, sıradan zevklerden ve uzun vadeli hedeflerden haz almayı zorlaştırmaktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tablet uygulamaları ve oyunlar, genellikle hızlı ilerleme ve anlık ödüller üzerine kuruludur. Çocuk, çok az çabayla büyük başarılar elde edebildiğini görür. Bu, sabır gerektiren, uzun soluklu bir çaba sonucu elde edilen başarının değerini anlamasını engeller. Ailelerin çocuklarını susturmak veya kolay bir şekilde büyütebilmek için için kontrolsüzce bu cihazları kullanması da bu hastalıklı durumu pekiştirmektedir. Çocuk, istediği şeye hemen ve kolayca ulaşmayı &#8220;hak&#8221; olarak görmeye başlar.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span>Eski ve yeni nesil: Uçurumun anatomisi</p>
<p class="p1"><span class="s2"> </span>Yeni neslin doyumsuzluğunun ve anlık haz arayışının derinliğini anlamak için, onları eski nesil çocuklarla karşılaştırmak gerekir:</p>
<p class="p1"><span class="s1">Eski nesil, taştan, topraktan ve basit objelerden yaratıcılıkla yeni oyunlar türetirdi. Bu, yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerini doğrudan geliştirirdi. Yeni neslin oyunları ise tablet ekranlarında, önceden tasarlanmış, genellikle yüksek görsel uyaranlı ve pasif tüketim odaklıdır. Uzun süre ekrana maruz kalan çocuklarda yaratıcı düşünme ve problem çözme gibi üst düzey gelişim alanlarının olumsuz etkilenir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Eski nesil, sosyalleşmeyi kapı önünde, sokakta, yani fiziksel ve gerçek bir etkileşim içinde öğrenirdi. Bu, empati ve duygu kontrolü gibi sosyal becerileri doğal yollarla geliştirirdi. Uzun süre ekranda kalan yeni nesil çocuklarda ise akranlarıyla iletişim kurmada zorluk, sosyal ortamlara girmek istememe, içe kapanma ve göz temasının azalması gibi farklılıklar göze çarpmaktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İnternet ve tabletler, bu değişimi hızlandıran en güçlü araçlardır. Etkileri, sadece davranışsal değil, aynı zamanda fiziksel ve bilişsel düzeyde de kendini göstermektedir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kontrolsüz teknoloji kullanımı, çocukların fiziksel gelişiminide olumsuz etkilemektedir. Uzun süre eğik durmaktan kaynaklanan omurga eğriliği, kamburluk, boyun fıtığı gibi kas ve iskelet sistemi bozuklukları sıklıkla görülmektedir. Ayrıca uzun süre ekrana bakılması sonucu göz kırpmanın azalmasıyla göz kuruluğu, miyopluk ve mavi ışık hasarı gibi göz bozuklukları artmaktadır. Hareketsizliğe bağlı olarak obeziteoranları da artmakta, ilerleyen yaşlarda kalp ve tansiyon gibi kronik rahatsızlık riskleri yükselmektedir. Tüketim tüketimi doğurur, mavi ışığa karşı koruma amaçlı gözlüklerin piyasaya lanse edilmesi de sınırsız kullanılan tablet ve bilgisayarların başka bir sonucudur.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Dijital bağımlılık, çocuklarda kontrol kaybı ile kendini göstermektedir. Olumsuz sonuçlarına rağmen (göz bozukluğu, okul başarısızlığı, uykusuzluk vb.) ekrana dönme davranışı bağımlılığın temel belirtisidir. Bu durum, dikkat eksikliği, hafıza kaybı ve öğrenme bozukluklarına yol açabilmekte, içe kapanma ve öfkeyi kontrol edememe gibi duygusal sorunları beraberinde getirmektedir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yeni nesil çocukların şımarık ve doyumsuz olarak etiketlenmesi yerine, bu durumun kaynağındaki dijital çağ dinamiklerini anlamak gerekmektedir. İnternet ve tabletler, doğru kullanıldığında faydalı eğitim araçları olsa da, kontrolsüz ve bilinçsizce kullanımları derin toplumsal ve bireysel sorunlara yol açmaktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Çözüm, tamamen yasaklamaktan ziyade, kontrolün yetişkinin elinde olduğu, içeriğin (şiddet ve istismar unsuru olmayan) ve sürenin denetlendiği bilinçli teknoloji kullanımını teşvik etmekten geçmektedir. Eski neslin erdemlerini (sabır, kanaatkârlık) yeni neslin becerileriyle (hızlı adapte olma, dijital okuryazarlık) birleştiren bir yaklaşım, doyumsuzluk paradoksunu kırarak, daha sağlıklı ve dengeli bireyler yetiştirmenin anahtarı olacaktır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span>Harcanan bir nesil olarak, o güzel çocuklar, şimdi hangi sessiz limanda?</p>
<p class="p1"><span class="s2"> </span>O güzel çocuklar, kalabalık oyun bahçelerinden, bitmek bilmeyen maceralardan ve yanaklarında güneşi taşıyan kahkahalardan sonra, şimdi hayatın dingin sularında kendi &#8220;Sessiz Liman&#8221;larını buldular. Kimisi, bir zamanlar en sevdikleri oyuncağın kırık parçalarını sakladığı, anılarla örülü çocukluğunu yaşadığı evde huzur buldu. Kimisi, yorgun bir geminin sığınabileceği sonsuz bir denizde, rüzgârınfısıltısında çocukluğunun eski şarkılarını duydu. Onların limanı, ne taş duvarlarla çevrili bir korunak ne de haritada işaretli bir yerdi. Aksine, zamanın onları olgunlaştırdığı, aceleci adımların yavaşladığı ve ruhlarının çocukluk safiyetini bilge bir sessizlikle harmanladığı, sadece onlara ait bir iç dünya fısıltısıydı.</p>
<p class="p1"><span class="s1">Ve o fısıltıda, kaybolan hiçbir şeyin gerçektenkaybolmadığını, sadece daha derin bir huzura dönüştüğünü anladılar.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-tikla-ve-al-yeni-neslin-doyumsuzluk-paradoksu-ve-dijital-dunyanin-cocuklugu/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: TIKLA VE AL: YENİ NESLİN DOYUMSUZLUK PARADOKSU VE DİJİTAL DÜNYANIN ÇOCUKLUĞU</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-tikla-ve-al-yeni-neslin-doyumsuzluk-paradoksu-ve-dijital-dunyanin-cocuklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİDEM GÖRKAY YAZDI: GÖRÜLDÜ ATILMAYAN 8 YIL VE MAVİ TIK BEKLERKEN GEÇEN BİR ÖMÜR</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-goruldu-atilmayan-8-yil-ve-mavi-tik-beklerken-gecen-bir-omur/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-goruldu-atilmayan-8-yil-ve-mavi-tik-beklerken-gecen-bir-omur/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Yalcinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 22:13:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[#AşkAnalizi]]></category>
		<category><![CDATA[#BurukSevinç]]></category>
		<category><![CDATA[#CloudAnılar]]></category>
		<category><![CDATA[#Çukurcuma]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalÇağ]]></category>
		<category><![CDATA[#Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[#EdebiYazı]]></category>
		<category><![CDATA[#Füsun]]></category>
		<category><![CDATA[#Görüldü]]></category>
		<category><![CDATA[#InstagramAşkı]]></category>
		<category><![CDATA[#KemalBasmacı]]></category>
		<category><![CDATA[#KültürSanat]]></category>
		<category><![CDATA[#MasumiyetMüzesi]]></category>
		<category><![CDATA[#MaviTik]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernAşk]]></category>
		<category><![CDATA[#Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[#OrhanPamuk]]></category>
		<category><![CDATA[#PikselAşk]]></category>
		<category><![CDATA[#RomantikMelankoli]]></category>
		<category><![CDATA[#RomanUyarlaması]]></category>
		<category><![CDATA[#SeenTrajedisi]]></category>
		<category><![CDATA[#StoryKültürü]]></category>
		<category><![CDATA[#TürkEdebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[#YavaşAşk]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=56369</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu hafta, Malta Haber okuyucuları için son günlerde ülke genelinde en çok konuşulan konu hakkında yazacağım. Masumiyet Müzesi, Füsun ve Kemal, böyle aşklar da varmış, yok canım bu aşk değil, adam narsist, aman eskiden narsist diye bir şey mi vardı, karaktersiz denirdi, 70ler ne güzelmiş, bak bak şu apartmanın yerinde şimdi butik var… Hangi ortama [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-goruldu-atilmayan-8-yil-ve-mavi-tik-beklerken-gecen-bir-omur/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: GÖRÜLDÜ ATILMAYAN 8 YIL VE MAVİ TIK BEKLERKEN GEÇEN BİR ÖMÜR</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Bu hafta, Malta Haber okuyucuları için son günlerde ülke genelinde en çok konuşulan konu hakkında yazacağım.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Masumiyet Müzesi, Füsun ve Kemal, böyle aşklar da varmış, yok canım bu aşk değil, adam narsist, aman eskiden narsist diye bir şey mi vardı, karaktersiz denirdi, 70ler ne güzelmiş, bak bak şu apartmanın yerinde şimdi butik var… </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hangi ortama girsem kulağıma gelen konuşmalar Füsun ve Kemal, Masumiyet Müzesi hakkındaydı. Tabii ki ben de diziyi izledim ve çok beğendim. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi’ni bu kadar çok sevmemizin, üzerine saatlerce konuşmamızın ve o tozlu Çukurcuma sokaklarında Füsun’un hayaletini aramamızın tek bir sebebi var: Biz artık &#8220;beklemeyi&#8221; ve &#8220;tek bir eşyaya ruh yüklemeyi&#8221; unuttuk.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bugün her şeyin Instagram &#8220;story&#8221;lerinde 24 saat içinde buharlaştığı, aşkın bir &#8220;beğeni&#8221; ya da &#8220;kaydırılan bir profil&#8221; mesafesine indiği bir dünyada; Kemal’in 4213 adet izmariti tek tek dizmesi bize bir &#8220;delilik&#8221; değil, bir &#8220;kutsallık&#8221; gibi geliyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Füsunlar ile dijital dünyanın Kemal’leri arasındaki o uçurumu anlatan ironik ve derin analiz:</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Beklemenin Estetiği vs. &#8220;Görüldü&#8221; Trajedisi</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kemal, Füsun’u sekiz yıl boyunca o akşam yemeklerinde bekledi. Yan yana oturup konuşamadıkları, sadece birbirlerinin varlığını hissettikleri o sessiz saatler, bugün bize imkânsız gibi geliyor. 2026’da birine mesaj atıp 8 dakika &#8220;görüldü&#8221; yanıtı alamazsak, o aşkı &#8220;toksik&#8221; ilan edip, çok seviyorum dediğimiz kişiyi engelliyoruz.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Masumiyet Müzesi’nin bu kadar sevilme nedeni, Kemal’in sabrına duyduğumuz gizli hayranlık. Bizler artık birinin saçının kokusunu içimize çekmek yerine, profilindeki &#8220;son görülme&#8221; saatini takip ediyoruz. Kemal’in Füsun’un bardağını çalması bir tutkuydu; bizim birinin fotoğrafını &#8220;stalk&#8221;lamamızise sadece verilere takılıp kalmak.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Eşyaların Ruhu vs. Ekranın Soğukluğu</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kemal için bir tuzluk, bir toka ya da bir sinema bileti, Füsun ile geçirilen o kutsal anın somutlaşmış haliydi. Müze, o eşyaların dile gelmesiydi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Şimdi her şey dijital. Füsun’un meşhur sarı elbisesi bugün bir butiğin web sitesinde &#8220;stokta yok&#8221; ibaresinden ibaret. Kemal bugün Füsun’un izmaritlerini biriktiremezdi; muhtemelen Füsun elektronik sigara içerdi ve Kemal de sadece onun şarj kablosunu saklayabilirdi. Eşyaların yerini pikseller aldığından beri, aşkın ağırlığı da kayboldu. Bir müze dolusu eşya mı daha ağır, yoksa telefonunuzdaki 5000 fotoğraflık bir albüm mü? Cevap belli, fiziksel olan, acıtır; dijital olan, sadece yer kaplar.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Nostaljik Bir Melankoli: Modern Füsun’un Kaçışı</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Orijinal Füsun, 1970’lerin İstanbul’unda hapsolmuş, arzuları ile toplum arasında sıkışmış bir kadındı. Bugünün Füsun’u ise özgür ama &#8220;erişilebilir&#8221; olmanın yorgunu.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Dizide ve filmde gördüğümüz o derin bakışlar, bugün bir &#8220;selfie&#8221; filtresinin arkasına saklanmış durumda. Füsun bugün yaşasaydı, Kemal’in takıntısından kaçmak için kullanıcı adını değiştirir, saçlarını platin rengine boyatıp kimliğini saklamaya çalışırdı. Ama Kemal, algoritmanın yardımıyla onu yine bulurdu. Kaçacak bir Çukurcuma kalmadı, her yer dijital birer vitrin.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bu romanın ve hikâyenin bu kadar sevilmesinin asıl nedeni, &#8220;yavaş aşkın&#8221; son kalesi olmasıdır. Bizler, Kemal’in o hastalıklı ama sadık aşkında, kendi sığ ilişkilerimizin panzehrini buluyoruz.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Görsellik işin içine girdiğinde, eski İstanbul’un sarı ışıkları, bugünün LED aydınlatmalı, soğuk Nişantaşı kafelerine bir başkaldırı gibi duruyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İronik gerçek, biz Kemal’i seviyoruz çünkü o, bir kadını sevmek için telefonuna ihtiyacı olmayan son adamdı. O, Füsun’u bir &#8220;bildirim&#8221; olarak değil, bir &#8220;varlık&#8221; olarak sevdi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Pikseller Arasında Kalan Bir Aşk Masalı</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Masumiyet Müzesi, bize aşkın bir &#8220;proje&#8221; ya da &#8220;sosyal medya içeriği&#8221; olmadığını hatırlatıyor. Bugün Füsun ve Kemal yaşasaydı, muhtemelen ilk kavgada birbirlerini takipten çıkarırlardı. Müze ise hiç açılmazdı; çünkü anılar &#8220;Cloud&#8221;da silinir giderdi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bu yüzden o kitabı her açtığımızda ya da diziyi her izlediğimizde aslında şunu diyoruz: &#8220;Keşke benim de uğruna 4213 izmarit biriktirecek kadar vaktim, sabrım ve ruhum olsaydı.&#8221; Ama ne yazık ki, şarjımız bitiyor ya da bir sonraki kaydırmaya geçiyoruz.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kemal, muhtemelen Instagram’ın &#8220;Taslaklar&#8221; kısmını bir tür dijital müzeye dönüştürür, ama cemiyet hayatındaki imajı sarsılmasın diye bu paylaşımların hiçbirini yapmaya cesaret edemezdi. Kemal günümüzde böyle bir aşk yaşasaydı neler olurdu peki?</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İşte Kemal’in asla paylaşamadığı, pikselleri yaşla dolu o dijital müze arşivinden bazıları:</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Kemal Basmacı’nın Yayınlanmamış Instagram Taslakları</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">1. Taslak: &#8220;Eşyaların Pikselli Ruhu&#8221;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Görsel: Füsun’un az önce içtiği, üzerinde ruju kalmış bir kağıtkahve bardağının portre modunda çekilmiş fotoğrafı.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Konum: Bebek Starbucks (Ya da Füsun’un check-in yaptığı herhangi bir yer).</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Caption: &#8220;Hayatımın en mutlu anıydı, farkındaydım. Çünkü bardağın üzerindeki ruj lekesinden evlerine gittiğimde gizlice alacağım ve anı olarak saklayacağım eşyayı bulmuştum,Füsun’un muhteşem kırmızı ruju. Sibel ile evlilik hazırlığındaki o soğuk pırlantalar yerine, bu karton bardağın ısısı kalbimi yakıyor. Füsun, sen bu bardağı geri dönüşüme attın ama ben ruhumu o çöp kutusuna kilitledim. #MasumiyetMüzesi #DigitalArchive #RujLekesi#UnrequitedLove&#8221;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">2. Taslak: &#8220;Gümüş Platin Melankoli&#8221;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Görsel: Füsun’un arkası dönükken çekilmiş, saçlarının parladığı bulanık bir kare.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Caption:&#8221;Saçlarını gümüş platin yapmışsın Füsun. 1975 model bir Chevrolet&#8217;nin tamponu gibi parlıyor anılarımız. Sen bu rengi &#8216;yeni bir başlangıç&#8217; sanıyorsun, oysa ben o gri tonlarında, seninle Çukurcuma’da kaybolduğumuz o tozlu günleri görüyorum. Seni &#8216;Close Friends&#8217;e eklemedin diye mi bu kadar soğuk bu pikseller? #SilverHair #ModernFüsun#SeenByEveryoneButMe&#8221;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">3. Taslak: &#8220;4213 Bildirim&#8221;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Görsel: Telefonun kilit ekranında biriken yüzlerce okunmamış bildirim (Sibel’den &#8216;Neredesin?&#8217; mesajları).</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Caption: &#8220;Füsun, bugün senin profilini tam 4213 kez ziyaret ettim. Eskiden izmarit biriktirirdim, şimdi &#8216;stalk&#8217; verisi topluyorum. Algoritmalar seni unutturmaya çalışıyor, önüme &#8216;Tanıyor Olabileceğin Kişiler&#8217; diye başkalarını çıkarıyorlar. Bilmiyorlar ki ben senin İnstagram’daki ilk gönderine kadar indim. Sen benim en büyük &#8216;error&#8217;umsun. #AlgorithmOfLove#StalkerDiyeceklerBiliyorum</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Füsun’dan Kemal’e Atılmamış Bir DM Zinciri</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kemal’in bitmek bilmeyen &#8220;beğeni&#8221; ve &#8220;hikâye izleme&#8221; tacizine karşılık Füsun’un klavyesinden dökülen ama asla &#8220;Gönder&#8221;e basılmayan o mesaj:</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Füsun: &#8220;Kemal, saçlarımı platin yaptım çünkü o eski, sarı elbiseli kızı öldürmek istedim. Sen hala 4K çözünürlükte benim 144p’lik anılarımı arıyorsun. Müze kuracağına, şu telefonunu şarja tak da gerçek dünyaya dön. Saçlarım gümüş olabilir ama kalbim metalik değil, sadece yorgun. Lütfen artık hikâyelerime bakmayı bırak, ya da bir kere olsun &#8216;like&#8217; atmak yerine gerçekten nasılsın, diye sor ya da sorma, çünkü yanıt vermeyeceğim. #BlockListComingSoon&#8221;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İşte bu yüzden Masumiyet Müzesi çok sevildi. Çünkü Kemal, Füsun’un dijital yansımasını değil, varlığını istiyordu. Biz bugün ekranı kaydırdıkça binlerce Füsun görüyoruz ama hiçbirinin &#8220;izmaritine&#8221; dokunacak kadar âşık olamıyoruz ve vakit ayırmıyoruz.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Çukurcuma’nın tozlu rafları yerini bulut tabanlı sunuculara bıraksa da, insan kalbinin o meşhur sızısı değişmiyor: </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">&#8220;Hayatımın en mutlu anıymış, farkında değildim; çünkü o sırada telefonumun şarjı %1’di.&#8221;</span></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-goruldu-atilmayan-8-yil-ve-mavi-tik-beklerken-gecen-bir-omur/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: GÖRÜLDÜ ATILMAYAN 8 YIL VE MAVİ TIK BEKLERKEN GEÇEN BİR ÖMÜR</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-goruldu-atilmayan-8-yil-ve-mavi-tik-beklerken-gecen-bir-omur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİDEM GÖRKAY YAZDI: BİR KİMLİK KRİZİ ANALİZİ: TÜRK GENÇLİĞİNDE SOSYOKÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE DEĞERLER EROZYONU</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-bir-kimlik-krizi-analizi-turk-gencliginde-sosyokulturel-donusum-ve-degerler-erozyonu/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-bir-kimlik-krizi-analizi-turk-gencliginde-sosyokulturel-donusum-ve-degerler-erozyonu/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Yalcinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 21:42:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[#AhlakiÇöküş]]></category>
		<category><![CDATA[#aileyapısı]]></category>
		<category><![CDATA[#AlgoritmaKültürü]]></category>
		<category><![CDATA[#AnlıkTatmin]]></category>
		<category><![CDATA[#beyingöçü]]></category>
		<category><![CDATA[#Değerler]]></category>
		<category><![CDATA[#DeğerlerErozyonu]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalÇağ]]></category>
		<category><![CDATA[#DilErozyonu]]></category>
		<category><![CDATA[#EğitimSistemi]]></category>
		<category><![CDATA[#EleştirelBakış]]></category>
		<category><![CDATA[#gelecekkaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[#GençlikSorunları]]></category>
		<category><![CDATA[#KimlikKrizi]]></category>
		<category><![CDATA[#KültürelKimlik]]></category>
		<category><![CDATA[#KültürelYabancılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[#KuşakÇatışması]]></category>
		<category><![CDATA[#Materyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[#OkumaKültürü]]></category>
		<category><![CDATA[#Sekülerleşme]]></category>
		<category><![CDATA[#SorumlulukBilinci]]></category>
		<category><![CDATA[#SosyalMedyaEtkisi]]></category>
		<category><![CDATA[#SosyokültürelAnaliz]]></category>
		<category><![CDATA[#Sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[#ToplumsalDönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[#ToplumsalYozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[#ToplumVeGençlik]]></category>
		<category><![CDATA[#TüketimToplumu]]></category>
		<category><![CDATA[#TürkGençliği]]></category>
		<category><![CDATA[#TürkiyeAnalizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=55644</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, son yirmi yılda hem geleneksel tarım toplumundan sanayi ve hizmet toplumuna geçişin sancılarını hem de dijital devrimin yıkıcı etkilerini eş zamanlı olarak yaşamaktadır. Bu &#8220;hızlı modernleşme&#8221;, genç nesiller ile önceki nesiller arasında sadece bir &#8220;kuşak çatışması&#8221; değil, bir &#8220;uygarlık makası&#8221; oluşturmuştur. Toplumda yozlaşma olarak görülen durum, aslında eski değerlerin hızla yıkılmasına rağmen, yerine sağlam [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-bir-kimlik-krizi-analizi-turk-gencliginde-sosyokulturel-donusum-ve-degerler-erozyonu/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: BİR KİMLİK KRİZİ ANALİZİ: TÜRK GENÇLİĞİNDE SOSYOKÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE DEĞERLER EROZYONU</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Türkiye, son yirmi yılda hem geleneksel tarım toplumundan sanayi ve hizmet toplumuna geçişin sancılarını hem de dijital devrimin yıkıcı etkilerini eş zamanlı olarak yaşamaktadır. Bu &#8220;hızlı modernleşme&#8221;, genç nesiller ile önceki nesiller arasında sadece bir &#8220;kuşak çatışması&#8221; değil, bir &#8220;uygarlık makası&#8221; oluşturmuştur. Toplumda yozlaşma olarak görülen durum, aslında eski değerlerin hızla yıkılmasına rağmen, yerine sağlam ve yerli yeni değerlerin inşa edilememesinden kaynaklanan bir kuralsızlık halidir.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">Sosyal Medya Algoritmaları ve &#8220;Anlık Tatmin&#8221; Kültürü</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Geleneksel Türk kültüründe &#8220;sabır&#8221;, &#8220;kanaat&#8221; ve &#8220;istikrar&#8221; temel erdemlerdi. Ancak sosyal medya, bu erdemleri kökünden sarsmıştır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Beğeni odaklı kimlik inşası olarak tanımlanabilecek bir durum ortaya çıkmıştır. Günümüzde gençler, karakterlerini &#8220;ne oldukları&#8221; üzerine değil, sosyal medyada &#8220;nasıl göründükleri&#8221; üzerine kurmaktadır. Bu durum, derinliksiz, yüzeysel ve sadece onaylanmaya muhtaç bir kişilik yapısını beraberinde getirmektedir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">YouTube ve TikTok gibi platformlarda hiçbir entelektüel derinliği olmayan kişilerin ulaştığı devasa zenginlik ve şöhret, genç zihninde &#8220;okumak ve çalışmak gereksizdir&#8221; algısını oluşturmuştur. Bu duruma toplumsal iş bölümüne ve çalışma ahlakına vurulan en büyük darbe diyebiliriz. Sebepsiz zenginleşen bir kitle ile birlikte Old Money yerini görgüsüz bir kuşağa bırakmıştır.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">Dilin Bozulması ve Düşünce Dünyasının Daralması</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir toplumun düşünce kapasitesi, kullandığı dilin zenginliği kadardır. Türk gençliğinin bugün yaşadığı en büyük erozyonlardan biri dil üzerindedir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hibrit dil ve kavram karmaşası, Türkçe, İngilizce ve dijital argodan oluşan &#8220;melez&#8221; bir dil, sadece konuşma tarzını değil, düşünme biçimini de basitleştirmektedir. Karmaşık cümleler kuramayan, deyimlerin ve atasözlerinin derinliğini anlayamayan bir nesil, kendi kültürel mirasına yabancılaşmaktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Okuma kültürünün yerini alan görsel tüketim sonucunda uzun metinler okuyamayan, odaklanma süresi saniyelere inmiş bir gençlik derinlemesine analiz yapma yeteneğini kaybetmektedir. Bu da onları her türlü popülist söyleme ve manipülasyona açık hale getirmektedir.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">Aile Kurumunun Koruyucu Kalkanının Kırılması</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Eskiden Türk ailesi, dış dünyadaki &#8220;bozulmalara&#8221; karşı bir filtre görevi görürdü. Mahalle kültürü ve geniş aile yapısı, genci denetleyen ve ona aidiyet veren bir mekanizmaydı.Günümüzde aile kavramını oluşturan bireyler -çoğunlukla- ekranda parmak kaydırarak yapılan eşleşmeler sonucu oluştuğu için aile tökezleyen bir kuruma dönüşmüştür.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Çekirdek ailenin de ötesine geçilerek, herkesin kendi odasında, kendi ekranına gömüldüğü &#8220;yalnız evler&#8221; dönemine girilmiştir. Aile içi sohbetin yerini bildirim sesleri almıştır. Ev artık sığınılacak bir yer değil kaçılacak bir yere dönüşünce ortaya kayıp bir gençlik çıkmıştır. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Otorite boşluğu ve yanlış özgürlük tanımının şekli olumsuz anlamda değişmiştir. Özgürlük, sorumlulukla dengelenmediğinde boşa savrulmaya dönüşür. Ebeveynlerin çocuklarına &#8220;hayır&#8221; diyememesi veya çatışmadan kaçınması, sınırlarını bilmeyen, empati yeteneği gelişmemiş ve narsistik eğilimleri yüksek bir neslin ortaya çıkmasına neden olmuşturve bir neslin kaybolması en az iki üç neslin harcanması demektir.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">Ahlaki Pusulanın Maddiyatla Yer Değiştirmesi (Sekülerleşen Materyalizm)</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Toplumsal yozlaşmanın en somut görüldüğü alan &#8220;başarı&#8221; tanımıdır. Eskiden &#8220;dürüst esnaf&#8221;, &#8220;namuslu memur&#8221; gibi kavramlar itibar görürken, günümüzde itibarın ölçütü tüketim kapasitesi ve sosyal medyada sergilenen görgüsüz fotoğraflar haline gelmiştir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Statü sembolü olarak tüketim yapılmaya başlandığından bu yana, bir gencin giydiği markanın, kullandığı telefonun modeli, onun toplumdaki yerini belirler hale gelmiştir. Bu baskı, alt ve orta gelir grubundaki gençleri büyük bir aşağılık kompleksine veya bu sembollere ulaşmak için her yolu deneyen bir ahlaki çöküntüye sürüklemektedir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Etik değerlerin insan eliyle planlı yok edilmesi, herkes yapıyor&#8221;, &#8220;Zamanın ruhu bu&#8221; gibi bahanelerle rüşvet, torpil, kopya veya küçük sahtekârlıklar normalleşmektedir.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">Gelecek Tahayyülünün Yitirilmesi ve Beyin Göçü</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir ülkenin gençliği kendi ülkesinde bir gelecek hayal edemiyorsa, o ülkedeki kültürel bağlar zayıflar. Gençlerin büyük bir kısmının &#8220;yurt dışına gitme&#8221; hayali kurması, sadece ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda kültürel bir kopuştur. 60’larda çalışmak için Almanya’ya giden bireyler “vatan hasreti” çekerken günümüzde yurt dışına yerleşen kesim geride kalanlara adeta “Allah kurtarsın” bakışı ile veda etmektedir.<span class="Apple-converted-space">  </span>Türk gençliğindeki bozulma, biyolojik bir süreç değil, sosyopolitik ve ekonomik bir sonuçtur. Bu süreci tersine çevirmek; sadece yasaklarla veya nostaljik söylemlerle mümkün değildir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Gerçek bir iyileşme için okullar sadece meslek edindirme merkezleri değil, “gerçekten insan” yetiştirme yuvaları haline getirilmelidir. Yerine oturmuş düzen sadece daha iyi bir düzen için bozulur. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sorumluluk bilinci, gençlere &#8220;sadece tüketen&#8221; değil, &#8220;toplum için üreten&#8221; bireyler olmaları için alan açılmalıdır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Türk gençliği, tarihin her döneminde büyük potansiyellere sahip olmuştur. Bugün yaşanan &#8220;bozulma&#8221;, aslında doğru yönlendirilemeyen büyük bir enerjinin yanlış mecralara akmasıdır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Barajı tamir etmek, suyu yok saymaktan daha iyidir bu her durumda ve her zamanda geçerlidir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-bir-kimlik-krizi-analizi-turk-gencliginde-sosyokulturel-donusum-ve-degerler-erozyonu/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: BİR KİMLİK KRİZİ ANALİZİ: TÜRK GENÇLİĞİNDE SOSYOKÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE DEĞERLER EROZYONU</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-bir-kimlik-krizi-analizi-turk-gencliginde-sosyokulturel-donusum-ve-degerler-erozyonu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oxford Sözlüğü 2024’ün Kelimesini Seçti: “Beyin Çürümesi”</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/oxford-sozlugu-2024un-kelimesini-secti-beyin-curumesi/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/oxford-sozlugu-2024un-kelimesini-secti-beyin-curumesi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[eliforen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Dec 2024 23:40:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[#2024Kelimesi]]></category>
		<category><![CDATA[#2024Trendleri]]></category>
		<category><![CDATA[#BeyinÇürümesi]]></category>
		<category><![CDATA[#BrainRot]]></category>
		<category><![CDATA[#CambridgeSözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalÇağ]]></category>
		<category><![CDATA[#Dilbilim]]></category>
		<category><![CDATA[#DinamikFiyatlandırma]]></category>
		<category><![CDATA[#EkranSüresi]]></category>
		<category><![CDATA[#Manifest]]></category>
		<category><![CDATA[#OxfordSözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[#Romantasy]]></category>
		<category><![CDATA[#Sosyalmedya]]></category>
		<category><![CDATA[#SosyalMedyaEtkileri]]></category>
		<category><![CDATA[#SusieDent]]></category>
		<category><![CDATA[#YapayZekaİçerik]]></category>
		<category><![CDATA[#ZihinselBulanıklık]]></category>
		<category><![CDATA[#ZihinselSağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=47691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oxford İngilizce Sözlüğü, 2024 yılına damgasını vuracak kelimeyi açıkladı: “Brain rot” (Türkçe’de “beyin çürümesi”). Bu kelime, sosyal medyanın gereksiz ve aşırı kullanımının zihinsel etkilerinitanımlıyor. Oxford’un bu seçimi, dijital çağın getirdiği yeni tehditlere dikkat çekiyor. Beyin Çürümesi Nedir? Beyin çürümesi, özellikle aşırı ekran süresi ve amaçsız sosyal medya kullanımı sonucu ortaya çıkan zihinsel bulanıklık, dikkat dağınıklığı, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/oxford-sozlugu-2024un-kelimesini-secti-beyin-curumesi/">Oxford Sözlüğü 2024’ün Kelimesini Seçti: “Beyin Çürümesi”</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Oxford İngilizce Sözlüğü, 2024 yılına damgasını vuracak kelimeyi açıkladı: </span><span class="s2">“Brain rot”</span><span class="s1"> (Türkçe’de “beyin çürümesi”). Bu kelime, </span><span class="s2">sosyal medyanın gereksiz ve aşırı kullanımının zihinsel etkilerini</span><span class="s1">tanımlıyor. Oxford’un bu seçimi, dijital çağın getirdiği yeni tehditlere dikkat çekiyor.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">Beyin Çürümesi Nedir?</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Beyin çürümesi, özellikle </span><span class="s2">aşırı ekran süresi</span><span class="s1"> ve </span><span class="s2">amaçsız sosyal medya kullanımı</span><span class="s1"> sonucu ortaya çıkan zihinsel bulanıklık, dikkat dağınıklığı, bilişsel gerileme ve halsizlik gibi durumları ifade ediyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Eğer ekranda uzun süre gezinip zaman harcıyor ancak gördüğünüz içerikleri hatırlayamıyorsanız, bu durum </span><span class="s2">“beyin çürümesi”</span><span class="s1"> yaşıyor olabileceğinizin bir işareti.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">2024’ün Ruh Hali: Dijital Çağın Etkileri</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Oxford Sözlüğü’nün kelime seçimi, her yıl o dönemin ruh halini ve sosyal trendlerini yansıtıyor. </span><span class="s2">Geçtiğimiz yılın kelimesi “rizz”</span><span class="s1"> olmuşken, bu yıl “beyin çürümesi” ile dijitalleşmenin olumsuz etkilerine vurgu yapıldı.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">37 Bin Kişi Oy Kullandı</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Oxford University Press tarafından hazırlanan aday listesi, halkın oylamasına sunuldu ve toplamda </span><span class="s2">37 bin kişi</span><span class="s1"> oy kullandı. Jüri ekibi, aday kelimeleri dilbilimci </span><span class="s2">Susie Dent</span><span class="s1"> başkanlığında seçti.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">2024 Aday Listesinde Yer Alan Diğer Kelimeler</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">• </span><span class="s2">Demure</span><span class="s1">: Ağırbaşlı, gösterişsiz.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">• </span><span class="s2">Dynamic pricing</span><span class="s1">: Dinamik fiyatlandırma.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">• </span><span class="s2">Lore</span><span class="s1">: Bir konu veya kişi hakkında bilgi ya da arka plan hikayesi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">• </span><span class="s2">Romantasy</span><span class="s1">: Romantizm ve fantezinin birleşimi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">• </span><span class="s2">Slop</span><span class="s1">: Yapay zekâ ile üretilen düşük kaliteli çevrimiçi içerik.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s2">Cambridge Sözlüğü’nün Kelimesi: Manifest</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Cambridge Sözlüğü ise 2024 yılının kelimesini </span><span class="s2">“manifest”</span><span class="s1"> olarak seçti. Bu kelime, TikTok ve diğer sosyal medya platformlarında büyük ilgi görerek Cambridge’in internet sitesinde </span><span class="s2">130 bin kez arandı</span><span class="s1">.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Dijital çağın etkileri, hem sosyal medyada hem de günlük yaşamda giderek daha fazla hissediliyor. Oxford’un bu seçimi, bu etkiler üzerine daha fazla düşünmemizi sağlıyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kaynak: Medyascope</span></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/oxford-sozlugu-2024un-kelimesini-secti-beyin-curumesi/">Oxford Sözlüğü 2024’ün Kelimesini Seçti: “Beyin Çürümesi”</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/oxford-sozlugu-2024un-kelimesini-secti-beyin-curumesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
