<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#Deneme Archives - Malta Haber</title>
	<atom:link href="https://www.maltahaber.com/tag/deneme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Malta&#039;nın Türkçe Sesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 07:28:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2020/04/favicon.ico</url>
	<title>#Deneme Archives - Malta Haber</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DİDEM GÖRKAY YAZDI: SON KAYDEDİLENLER İLK KAYBEDİLENLER</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-son-kaydedilenler-ilk-kaybedilenler/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-son-kaydedilenler-ilk-kaybedilenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Yalcinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 07:28:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[#BlackMirrorHissi]]></category>
		<category><![CDATA[#ÇağEleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[#Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalÇağ]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalHafıza]]></category>
		<category><![CDATA[#DijitalYalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[#Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[#Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[#EdebiyatPaylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[#Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[#Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[#İçselYolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[#İnsanlıkHali]]></category>
		<category><![CDATA[#Kaydet]]></category>
		<category><![CDATA[#kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[#Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[#Minimalizm]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernHayat]]></category>
		<category><![CDATA[#Modernİnsan]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernMelankoli]]></category>
		<category><![CDATA[#RuhHali]]></category>
		<category><![CDATA[#SonKaybettiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[#SonKaydedilenler]]></category>
		<category><![CDATA[#TeknolojiVeİnsan]]></category>
		<category><![CDATA[#TürkEdebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[#Varoluş]]></category>
		<category><![CDATA[#VeriÇağı]]></category>
		<category><![CDATA[#Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[#Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[#Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=57754</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayat, biyolojik bir süreçten ziyade, yavaş yavaş eksilen bir batarya ömrüdür. Ve ironiye bakın ki, bu eksilme sürecinde yaptığımız en bilinçli eylem, kaydetmektir. Tıpkı bir gemi battığında en değerli gördüğümüz —ya da en son elimizin altında kalan— ufak birkaç parça eşyayı bir şişeye koyup okyanusa bırakmamız gibi, modern insan da varoluşsal çöküşünden hemen önce Ctrl+S [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-son-kaydedilenler-ilk-kaybedilenler/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: SON KAYDEDİLENLER İLK KAYBEDİLENLER</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Hayat, biyolojik bir süreçten ziyade, yavaş yavaş eksilen bir batarya ömrüdür. Ve ironiye bakın ki, bu eksilme sürecinde yaptığımız en bilinçli eylem, kaydetmektir. Tıpkı bir gemi battığında en değerli gördüğümüz —ya da en son elimizin altında kalan— ufak birkaç parça eşyayı bir şişeye koyup okyanusa bırakmamız gibi, modern insan da varoluşsal çöküşünden hemen önce Ctrl+S tuşuna basar. Bu makale, adı &#8216;Son Kaybettiklerimiz&#8217; olmasına rağmen, temasını &#8216;Son Kaydedilenler&#8217; üzerine kurar; çünkü kayıp, çoğu zaman, tutunmaya çalıştığımız o son eylemin zıttında gizlidir.</span></p>
<p class="p1">Kaydetme Eylemi: İnsanlığın Yeni Bağımlılığı</p>
<p class="p1"><span class="s1">Ölümün artık biyolojik değil, dijital bir anlık kesinti olduğu çağımızda, bir insanın son kaydı, onun gerçek vasiyetidir. Ruhlarımızın, yün hırkalar gibi sökülüp rüzgâra karıştığı kış mevsimlerinde, biz, geride ne bıraktığımızı merak ederiz. Cevap, masaüstümüzdeki &#8216;Son Kaydedilenler&#8217; klasöründedir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">&#8216;Son Kaydedilenler&#8217; klasörü, arkeolojik kazı alanı gibidir. Orada, ne hayata dair derin bir mana, ne de her şeye yeniden başlatacak bir teselli bulursunuz. Bulduğunuz şey, bir insanın en çıplak ve en acınası halidir: Sürekli unutulan şifreleri ancak bir yere yazarak girdiğimiz sitelerde akıp giden zaman kaybı freni patlamış kamyon gibi hayatımızı ezip geçmektedir. Belki de sadece bir sefer girip kayıt olduktan sonra bir daha yolumuzun düşmeyeceği sitelere koyduğumuz birbirinden ilginç şifrelere yaratıcılığımızı harcadık. Mesela;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Üye olunan sitelerin parolaları: </span></p>
<p class="p1"><span class="s2">stoktanevarsa.com</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">parola: beklemeyapmayalim</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">iadeetmeduragı.com</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">parola: osonkadehiicmeyecektik</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">dortsenedegelir.com</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">parola: mezarlıktamoda</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">olutrendlercumhuriyeti.com </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">parola: bunlarigiyersekzekimurendebizigorurmu</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Unutmaktan korktuğumuz, ama varlığını idrak etmeye bile gerek duymadığımız binlerce dijital kimliğimizin şifresi. Bu, bir insanın kendi varoluşsal anahtarlarını, hiç açmayacağı kapılar için saklama çabasıdır. Dosyada en çok girilen sitelerin şifrelerinden sonra yolculuk devam eder.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Pazar_Kahvesi_Foto_Kırpılmış.jpg:</span><span class="s1"> Sahte neşenin, estetik kaygıyla işlenmiş, son rötuşu. Mutluluğun orijinal halinin silindiği, sadece paylaşılabilir versiyonunun kaydedildiği o an. Kaydetmek, bir güven eylemi değildir; bir erteleme eylemidir. &#8220;Şimdi bitemez, daha düzenleyecek satırlarım var,&#8221; diyen beynin, mutlak hiçliğe karşı açtığı son ve trajikomik savaştır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Gerçek kayıp, kaydettiklerimizde değil, kaydetmeye değersiz bulup rüzgâra bıraktıklarımızdadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Çok daha faydalı alanlara kanalize edebileceğimiz beynimizi gelip geçici şeylerle doldururuz. Hafıza, üzerinde çalışıldıkça bozulan bir dokudur. En son ne zaman bir şeyi, sadece &#8220;içinde yaşamak&#8221; için kaydettik? Her ânı bir fotoğraf, her düşünceyi bir tweet, her duyguyu bir not olarak kaydetme mecburiyeti, bizi hayatın o devasa &#8220;doygunluk anından&#8221; mahrum bıraktı. Yuttuğumuz her lokma, bir saatlik hayat ertelemesi değil, sadece anlamsız bir kalori yığınına dönüştü. Kaybımız, keki yerken duyulan o anlık hazdır; o anın tadını çıkarmak yerine, keki bitirdiğimizde elimizde kalacak olan suçluluk duygusunu kaydetmeye odaklanmamızdır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Orijinal koku, kokusundan tanınır. Oysa biz, duygularımızı bile filtrelenmiş, estetik birer keder illüzyonuna dönüştürdük. Kaybımız, şişelenmemiş, reklamı yapılmamış, ham halimizdir. En son kaydettiğimiz taslaklar, aslında ruhumuzun çıplak halinin değil, yayınevi kriterlerine göre düzenlenmiş, opsiyonlu birer versiyonudur.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İronik olan şudur: Biz &#8216;Son Kaybettiklerimiz&#8217; diye yas tutarken, bu kaybın en somut kanıtı olan &#8216;Son Kaydedilenler&#8217; klasörümüz, bize bir hayatın değil, bir sistemin bittiğini fısıldar.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Gelinen çağda hayat, ne bir dram, ne bir komedi, ne de bir şiirdir. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hayat, sadece bir dosyadır. Ve en büyük kayıp, bu dosyanın ne zaman ve hangi ânda &#8216;kaydet&#8217; tuşuna bastığımızı unutan, o büyük kayıtsızlık ânıdır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bu da, modern insanın son trajedisidir: Kendi ateşini kendi kaburgasından yakmayı öğrenen kadın, bu ateşin üzerine en son, bir metin belgesini kaydeder. Ve bu eylem, tüm o ontolojik soğuğa rağmen, ne muazzam bir kayıtsızlık, ne muhteşem bir özgürlüktür.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Nihayetinde, en büyük ironi şudur: Kaybı, kayıtla engellediğimizi sanırız. Oysa, her &#8216;Kaydet&#8217; tuşu, insanın kaotik, çelişkili ve bu yüzden de eşsiz olan hikâyesini, temiz, optimize edilmiş, kolayca &#8216;arama&#8217; yapılabilir bir veri kümesine dönüştürür. Geriye kalan, bir ruhun bıraktığı izler değil, bir sunucunun titizlikle sakladığı bir dizi anlamsız dosyadır. Ve öldüğümüzde sorulacak tek soru, &#8216;Ne bıraktın?&#8217; değil, &#8216;Depolama alanın doldu mu?&#8217; olacaktır. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İşte bu, tarihin en iyi düzenlenmiş ve en boş vasiyetidir: Milyonlarca dosya ve içinde hiç kimse.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-son-kaydedilenler-ilk-kaybedilenler/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: SON KAYDEDİLENLER İLK KAYBEDİLENLER</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-son-kaydedilenler-ilk-kaybedilenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİDEM GÖRKAY YAZDI: HATIRASI OLAN SOKAKLARA GİRMİYORUZ</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hatirasi-olan-sokaklara-girmiyoruz/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hatirasi-olan-sokaklara-girmiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Yalcinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 22:27:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[#Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[#Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[#Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[#DüşünceYazısı]]></category>
		<category><![CDATA[#Duygular]]></category>
		<category><![CDATA[#DuygusalZeka]]></category>
		<category><![CDATA[#FelsefiYazı]]></category>
		<category><![CDATA[#Geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[#Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[#Hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[#HayatÜzerine]]></category>
		<category><![CDATA[#HayatYolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[#İçselYolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[#İnsanRuhu]]></category>
		<category><![CDATA[#KişiselYazı]]></category>
		<category><![CDATA[#Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernHayat]]></category>
		<category><![CDATA[#Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[#ŞehirVeHafıza]]></category>
		<category><![CDATA[#Şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[#Sokaklar]]></category>
		<category><![CDATA[#YaşamFelsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[#YazıSanatı]]></category>
		<category><![CDATA[#Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[#ZamanınRuhu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=56639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepimiz biliriz; bazı sokaklar vardır. Onlara &#8220;hafızanın lanetli labirentleri&#8221; demek daha doğru olur. Bir köşesini döndüğünüzde, bir zamanlar nefes alan ve şu an sadece kafanızın içinde yankılanan bir gülüşün, aceleyle içilmiş bir kahvenin, ya da vedalaşmaya kıyamadığınız bir el tutuşunun gölgesine basarsınız. İşte o an, melankoli denilen o tatlı zehir, damarlarınızda usulca dolaşmaya başlar. Ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hatirasi-olan-sokaklara-girmiyoruz/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: HATIRASI OLAN SOKAKLARA GİRMİYORUZ</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Hepimiz biliriz; bazı sokaklar vardır. Onlara &#8220;hafızanın lanetli labirentleri&#8221; demek daha doğru olur. Bir köşesini döndüğünüzde, bir zamanlar nefes alan ve şu an sadece kafanızın içinde yankılanan bir gülüşün, aceleyle içilmiş bir kahvenin, ya da vedalaşmaya kıyamadığınız bir el tutuşunun gölgesine basarsınız. İşte o an, melankoli denilen o tatlı zehir, damarlarınızda usulca dolaşmaya başlar. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ve biz, o sokaklara bilerek girmeyenler, çağımızın en pragmatik kaçaklarıyız.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Melankoli Pahalı Bir Hobidir</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Geçmiş, artık bir pazar yeri değil; bir müze. Üstelik giriş ücreti çok yüksek: Şimdiki zamanınızın bir bölümü ve bir miktar duygusal istikrarınız. Kim ister ki, sabah rutininin tam ortasında, elinde termosuyla işe yetişmeye çalışırken, aniden 2008 yazında yediği dondurmanın tadını hatırlasın? Kim ister ki, bir finansal raporun son satırını okurken, çok genç yaşta ölen babasının son bakışının ağırlığıyla boğulsun?</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hayır, mantıklı insanlar olarak biz, &#8220;Hatırası Olan Sokaklara Girmiyoruz.&#8221;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bizim için geçmiş, Google Fotoğraflar’da düzenli, tarih bazlı klasörlere ayrılmış, gerektiğinde hızlıca aratılıp, bir dakikadan fazla bakılmadan kapatılan bir arşivdir. Orada bir &#8220;melankoli tehlikesi&#8221; işareti varsa, kaydırma çubuğunu hızla atlarız. Modern yaşamın hızı, bize melankoliyi bir hobi gibi görmeyi öğretti; hafta sonu, yağmurlu bir güne saklanan, bütçesi ve süresi kısıtlı bir lüks. Pazartesi sendromuna bir de eski pişmanlıkların ağırlığını eklemek, en hafif tabirle, verimsizliktir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Haritaların İronisi</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İroniye bakın ki, akıllı telefonlarımızdaki harita uygulamaları bize hep en hızlı, en kısa ya da en az trafikli yolu gösterir. Ama asla, &#8220;En Çok Kalp Ağrısı Çekeceğiniz Yol&#8221; seçeneğini sunmaz. Oysa tam olarak buna ihtiyacımız var: Duygusal navigasyon.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir navigasyonun bize şöyle demesini hayal edin: &#8220;Dikkat! Önünüzdeki yokuşun tepesinde, üniversite yıllarınızda sevgilinizle ilk kez el ele tutuştuğunuz bank var. Rotanıza devam ederseniz, 3 dakika sürecek bir hüzün dalgası yaşamanız %85 ihtimaldir. Alternatif olarak, 5 dakika daha uzun süren, fakat tamamen duygusuz bir ara sokağı tercih edebilirsiniz.&#8221;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Biz elbette, o duygusuz ara sokağı seçeriz. Çünkü o ara sokak, ne kadar uzun olursa olsun, bize zaman kazandırır. Melankoli ile geçen her saniye, hedeflerimizden çalınmış, üretkenlikten ödün verilmiş demektir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hayatta kalmak isteyen insanın sokağı her zaman, &#8216;şimdi&#8217; ile döşenmiş olandır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Geçmişin Prangası ve Geleceğin Vaadi</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Melankoli, geçmişin bize taktığı bir prangadır. Bizi, &#8220;olmuş olan&#8221;ın gücüne hapseder. İroniktir ki, geleceğe bu kadar odaklanmış bir toplumda, hâlâ geçmişin tortusuyla uğraşmak, biraz ilkel kalıyor. Oysaki modern birey, geçmişten aldığı dersi hızlıca formüle edip, duygusal bagajını check-in yapmadan ilerleyebilmelidir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Normal bir birey hatırlamayı değil, ilerlemeyi seçmelidir. Hatırası olan sokaklar, parke taşları yüzünden rahatsız yürüyüşler vaat eder. Normal olan asfaltı, pürüzsüz yüzeyi ve hız limitini tercih etmektir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hatıralar, bizi yavaşlatır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir şehri gerçekten tanımak için, yalnızca ana caddelerde yürümek yetmez, ara sokaklarına da girmek gerekir. Ama biz, şehrin ara sokaklarında gizlenen geçmişimizin değil, ana caddelerinde parlayan geleceğimizin turistleriyiz. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ve bu yüzden:<br />
</span><span class="s1">“Hatırası Olan Sokaklara Girmiyoruz.”<br />
</span><span class="s1">Gerek yok.<br />
</span>Önünüzde yeşil ışık yandığını düşünün, hem de en yeşilinden.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hatirasi-olan-sokaklara-girmiyoruz/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: HATIRASI OLAN SOKAKLARA GİRMİYORUZ</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hatirasi-olan-sokaklara-girmiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
