<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#Anılar Archives - Malta Haber</title>
	<atom:link href="https://www.maltahaber.com/tag/anilar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Malta&#039;nın Türkçe Sesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Aug 2026 19:50:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2020/04/favicon.ico</url>
	<title>#Anılar Archives - Malta Haber</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Salvatur</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/salvatur/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/salvatur/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:01:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Elif Ören Acar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[#Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Aile hikâyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum günü]]></category>
		<category><![CDATA[Eski evler]]></category>
		<category><![CDATA[festa]]></category>
		<category><![CDATA[komşuluk]]></category>
		<category><![CDATA[Lija]]></category>
		<category><![CDATA[malta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/salvatur/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evimizin bulunduğu sokak trafiğe kapalı. Girmek yasak değil, sadece zor: iki yanı duvar, bir araba ancak yavaşlaya yavaşlaya sığıyor. Yaz akşamları komşular sandalyelerini kapılarının önüne çıkarıyor, sokak o zaman bir odaya dönüşüyor. Ev küçük. Girişte, ayağınızın altında, üstü zemin camıyla kapatılmış bir kuyu var. İlk zamanlar üstüne basmaya çekinirdim. Merdivenin altında duş ve tuvalet, üç [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/salvatur/">Salvatur</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evimizin bulunduğu sokak trafiğe kapalı. Girmek yasak değil, sadece zor: iki yanı duvar, bir araba ancak yavaşlaya yavaşlaya sığıyor. Yaz akşamları komşular sandalyelerini kapılarının önüne çıkarıyor, sokak o zaman bir odaya dönüşüyor.</p>
<p>Ev küçük. Girişte, ayağınızın altında, üstü zemin camıyla kapatılmış bir kuyu var. İlk zamanlar üstüne basmaya çekinirdim. Merdivenin altında duş ve tuvalet, üç kat yukarıda bir teras. Ev sahibimiz evin dört yüz yıllık olduğunu söylemişti. Kaç yıllık olduğunu bilmiyorum. Bildiğim tek şey, burada bizden önce insanların yaşadığı ve onlar hakkında hiçbir şey bilmediğimdi.</p>
<p>4 Ağustos akşamı Baturalp sekiz buçukta uyudu. Aşağı indim. Bugün Lija&#8217;nın festası, dışarıda havai fişekler patlıyor, bir kulağım yukarıda. Mahir&#8217;le laflıyoruz, ben bir yandan yarının haber gündemine bakıyorum.</p>
<p>Mahir park yeri bulamamıştı. Arabayı komşununkinin arkasına, sokağın ortasına bırakmıştı. Akşam boyunca kapı birkaç kez çaldı: kimi arabasını çıkarmak istedi, kimi koymak. Mahir her seferinde indi, arabayı çekti, komşu geçince yine öylece bıraktı.</p>
<p>Saat onu geçiyordu. Kapı yine çaldı.</p>
<p>Kalkmadım. Ekrandan başımı bile kaldırmadım. Mahir, dedim. Yine arabayı isteyeceklerdir.</p>
<p>Kapıdan konuşma sesleri geliyordu. Uzun sürüyordu. Araba meselesi bu kadar uzun sürmezdi.</p>
<p>Sonra bir cümle duydum.</p>
<p>Ben 84 yıl önce bu evde doğdum.</p>
<p>Kapıya çıktım. Yaşlı bir adam duruyordu. Beni görünce cümlesini tekrarladı, ilk kez söylüyormuş gibi. Köşedeki kırmızı kapılı evde oturan Helen&#8217;e uğramış, Helen git direkt kapıyı çal demiş, o evdekiler çok iyidir demiş.</p>
<p>Lütfen içeri buyrun, dedim.</p>
<p>Durdu. Gerçekten girebilir miyim, dedi. Beni içeri mi davet ediyorsunuz?</p>
<p>Doğduğu evin eşiğinde izin bekliyordu.</p>
<p>Girdi ve durdu. Başını kaldırdı. Odayı bir kerede değil, parça parça gördü. Bakışı bir noktaya takılıyor, orada bir süre kalıyor, sonra yer değiştiriyordu. İç çekti. Sonra bir daha.</p>
<p>Çok değişmiş, dedi.</p>
<p>Sonra değişenleri saymaya başladı ve ev iki tane oldu. Biri bizim oturduğumuz ev. Diğeri onun anlattığı ev, aynı duvarların içinde.</p>
<p>Şurası açık değildi, dedi. Duvar vardı, kapı vardı. Merdivenin altını gösterdi, şimdi duş ve tuvaletin olduğu yeri. Mutfaktı. Annem burada yemek yapardı.</p>
<p>Girişteki kuyuya baktı, camın üstünden. Ah, dedi. Tulumba vardı.</p>
<p>Tekli berjerlerden birine oturdu. Mahir, Türk çayımız var, ikram etmek isteriz dedi ve doldurdu.</p>
<p>Adını sordum. Salvatur, dedi.</p>
<p>Bugün benim doğum günüm.</p>
<p>Dışarıda havai fişekler devam ediyordu. Her yıl festa günü benim doğum günüm, dedi. O yüzden her yıl Lija&#8217;ya gelirim.</p>
<p>Otuz dört yıl yaşamışlar bu evde. Kaç kişiydiniz, dedim.</p>
<p>Ablam var, doksan yaşında. Bir de abim vardı. Olağanüstü bir centilmendi.</p>
<p>Vefat etti.</p>
<p>Gözleri doldu. Ama gözü hâlâ evdeydi, konuşurken bile duvarları taramayı bırakmıyordu. Duvarların dili olsa da konuşsa, dedi.</p>
<p>Sonra anlatmaya başladı ve anlattıkça ev geri geldi.</p>
<p>Pencerenin önünü gösterdi, şimdi mutfak lavabomuzun olduğu yeri. Bisikletimi buraya koyardım. Hemen yanındaki köşeyi gösterdi. Babam hep burada otururdu. Merdivenleri gösterdi: özel günlerde kırmızı halıyla kaplarlarmış, halının kenarlarını uzun çubuklarla basamaklara tutturarak.</p>
<p>Bir gün, çocukken, üçüncü kattaki terasta topla oynarken top yağmur borusunun içine kaçmış. Aramışlar, bulamamışlar, unutmuşlar. Kış gelmiş. Su boruda birikmiş, üst kata taşmış. Merdivenlerin üstünü gösterdi. Buradan bir yerden su boşandı, dedi. Babam çok kızdı. Ne yaptınız buraya, ne yaptınız buraya, deyip durdu.</p>
<p>Anlatırken gülüyordu. Yetmiş küsur yıl sonra hâlâ babasından çekiniyor gibiydi.</p>
<p>Çocuklarınız var mı, dedim. İki kızım var, dedi. İki de kız torunum.</p>
<p>Eşini sormadım. O da söylemedi.</p>
<p>Bir daha gelirsem, dedi, bu evde çekilmiş fotoğraflarımızı getiririm.</p>
<p>Sonra durdu. Hatta, dedi, telefonumda bir tane olmalı.</p>
<p>Aradı. Buldu. Bana uzattı.</p>
<p>Siyah beyaz bir fotoğraf. Şu an mutfak tezgâhımızın durduğu yerde hoş bir büfe duruyor. Büfenin önünde bütün aile dizilmiş: annesi, babası, kız kardeşi, abisi. Hepsi kravatlı. Hepsi çok şık. Hepsi gülüyor.</p>
<p>Telefon elimdeyken başımı kaldırıp aynı yere baktım. Orada bizim tezgâhımız vardı, üstünde akşamdan kalanlar.</p>
<p>Komşulardan konuştuk. Bu sokakta ne kadar ev varsa hepimiz tek bir aileydik, dedi.</p>
<p>Ben de Lija&#8217;yı ne kadar sevdiğimi anlattım. Mary, Melanie, Helen, Marion, Terezza, Josephin. Hepsini tek tek saydım. Burada kendimi gerçekten evimde hissediyorum, dedim.</p>
<p>Söyledikten sonra kime söylediğimi düşündüm.</p>
<p>Bugün benim doğum günüm, dedi yine. Ve burada olduğuma inanamıyorum. You made my day. Rüyalarımda kendimi bu evde görüyorum.</p>
<p>Çayını içti. Müsaade istedi. Kapıya kadar yolcu ettik. Yine geleceğini söyledi.</p>
<p>Kapıyı kapattık. Sokak akşamki gibiydi. Araba hâlâ yanlış yerde duruyordu.</p>
<p>Mahir&#8217;le göz göze geldik. İkimizin de gözleri doluydu. Gülümsedik.</p>
<p>Sonra yukarı çıktım. Baturalp uyuyordu. Havai fişekler hâlâ patlıyordu, uyanmamıştı.</p>
<p>Fotoğrafları getireceğini söylemişti&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/salvatur/">Salvatur</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/salvatur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİDEM GÖRKAY YAZDI: HATIRASI OLAN SOKAKLARA GİRMİYORUZ</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hatirasi-olan-sokaklara-girmiyoruz/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hatirasi-olan-sokaklara-girmiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Yalcinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 22:27:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Didem Görkay]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[#Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[#Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[#Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[#DüşünceYazısı]]></category>
		<category><![CDATA[#Duygular]]></category>
		<category><![CDATA[#DuygusalZeka]]></category>
		<category><![CDATA[#FelsefiYazı]]></category>
		<category><![CDATA[#Geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[#Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[#Hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[#HayatÜzerine]]></category>
		<category><![CDATA[#HayatYolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[#İçselYolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[#İnsanRuhu]]></category>
		<category><![CDATA[#KişiselYazı]]></category>
		<category><![CDATA[#Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[#ModernHayat]]></category>
		<category><![CDATA[#Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[#ŞehirVeHafıza]]></category>
		<category><![CDATA[#Şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[#Sokaklar]]></category>
		<category><![CDATA[#YaşamFelsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[#YazıSanatı]]></category>
		<category><![CDATA[#Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[#ZamanınRuhu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=56639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepimiz biliriz; bazı sokaklar vardır. Onlara &#8220;hafızanın lanetli labirentleri&#8221; demek daha doğru olur. Bir köşesini döndüğünüzde, bir zamanlar nefes alan ve şu an sadece kafanızın içinde yankılanan bir gülüşün, aceleyle içilmiş bir kahvenin, ya da vedalaşmaya kıyamadığınız bir el tutuşunun gölgesine basarsınız. İşte o an, melankoli denilen o tatlı zehir, damarlarınızda usulca dolaşmaya başlar. Ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hatirasi-olan-sokaklara-girmiyoruz/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: HATIRASI OLAN SOKAKLARA GİRMİYORUZ</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Hepimiz biliriz; bazı sokaklar vardır. Onlara &#8220;hafızanın lanetli labirentleri&#8221; demek daha doğru olur. Bir köşesini döndüğünüzde, bir zamanlar nefes alan ve şu an sadece kafanızın içinde yankılanan bir gülüşün, aceleyle içilmiş bir kahvenin, ya da vedalaşmaya kıyamadığınız bir el tutuşunun gölgesine basarsınız. İşte o an, melankoli denilen o tatlı zehir, damarlarınızda usulca dolaşmaya başlar. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ve biz, o sokaklara bilerek girmeyenler, çağımızın en pragmatik kaçaklarıyız.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Melankoli Pahalı Bir Hobidir</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Geçmiş, artık bir pazar yeri değil; bir müze. Üstelik giriş ücreti çok yüksek: Şimdiki zamanınızın bir bölümü ve bir miktar duygusal istikrarınız. Kim ister ki, sabah rutininin tam ortasında, elinde termosuyla işe yetişmeye çalışırken, aniden 2008 yazında yediği dondurmanın tadını hatırlasın? Kim ister ki, bir finansal raporun son satırını okurken, çok genç yaşta ölen babasının son bakışının ağırlığıyla boğulsun?</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hayır, mantıklı insanlar olarak biz, &#8220;Hatırası Olan Sokaklara Girmiyoruz.&#8221;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bizim için geçmiş, Google Fotoğraflar’da düzenli, tarih bazlı klasörlere ayrılmış, gerektiğinde hızlıca aratılıp, bir dakikadan fazla bakılmadan kapatılan bir arşivdir. Orada bir &#8220;melankoli tehlikesi&#8221; işareti varsa, kaydırma çubuğunu hızla atlarız. Modern yaşamın hızı, bize melankoliyi bir hobi gibi görmeyi öğretti; hafta sonu, yağmurlu bir güne saklanan, bütçesi ve süresi kısıtlı bir lüks. Pazartesi sendromuna bir de eski pişmanlıkların ağırlığını eklemek, en hafif tabirle, verimsizliktir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Haritaların İronisi</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İroniye bakın ki, akıllı telefonlarımızdaki harita uygulamaları bize hep en hızlı, en kısa ya da en az trafikli yolu gösterir. Ama asla, &#8220;En Çok Kalp Ağrısı Çekeceğiniz Yol&#8221; seçeneğini sunmaz. Oysa tam olarak buna ihtiyacımız var: Duygusal navigasyon.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir navigasyonun bize şöyle demesini hayal edin: &#8220;Dikkat! Önünüzdeki yokuşun tepesinde, üniversite yıllarınızda sevgilinizle ilk kez el ele tutuştuğunuz bank var. Rotanıza devam ederseniz, 3 dakika sürecek bir hüzün dalgası yaşamanız %85 ihtimaldir. Alternatif olarak, 5 dakika daha uzun süren, fakat tamamen duygusuz bir ara sokağı tercih edebilirsiniz.&#8221;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Biz elbette, o duygusuz ara sokağı seçeriz. Çünkü o ara sokak, ne kadar uzun olursa olsun, bize zaman kazandırır. Melankoli ile geçen her saniye, hedeflerimizden çalınmış, üretkenlikten ödün verilmiş demektir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hayatta kalmak isteyen insanın sokağı her zaman, &#8216;şimdi&#8217; ile döşenmiş olandır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Geçmişin Prangası ve Geleceğin Vaadi</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Melankoli, geçmişin bize taktığı bir prangadır. Bizi, &#8220;olmuş olan&#8221;ın gücüne hapseder. İroniktir ki, geleceğe bu kadar odaklanmış bir toplumda, hâlâ geçmişin tortusuyla uğraşmak, biraz ilkel kalıyor. Oysaki modern birey, geçmişten aldığı dersi hızlıca formüle edip, duygusal bagajını check-in yapmadan ilerleyebilmelidir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Normal bir birey hatırlamayı değil, ilerlemeyi seçmelidir. Hatırası olan sokaklar, parke taşları yüzünden rahatsız yürüyüşler vaat eder. Normal olan asfaltı, pürüzsüz yüzeyi ve hız limitini tercih etmektir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hatıralar, bizi yavaşlatır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir şehri gerçekten tanımak için, yalnızca ana caddelerde yürümek yetmez, ara sokaklarına da girmek gerekir. Ama biz, şehrin ara sokaklarında gizlenen geçmişimizin değil, ana caddelerinde parlayan geleceğimizin turistleriyiz. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ve bu yüzden:<br />
</span><span class="s1">“Hatırası Olan Sokaklara Girmiyoruz.”<br />
</span><span class="s1">Gerek yok.<br />
</span>Önünüzde yeşil ışık yandığını düşünün, hem de en yeşilinden.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hatirasi-olan-sokaklara-girmiyoruz/">DİDEM GÖRKAY YAZDI: HATIRASI OLAN SOKAKLARA GİRMİYORUZ</a> appeared first on <a href="https://www.maltahaber.com">Malta Haber</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/didem-gorkay-yazdi-hatirasi-olan-sokaklara-girmiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
