<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atilla Ün &#8211; Malta Haber</title>
	<atom:link href="https://www.maltahaber.com/category/z_author_arch/atilla-un/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.maltahaber.com</link>
	<description>Malta&#039;nın Türkçe Sesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 26 Sep 2021 08:31:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2020/04/favicon.ico</url>
	<title>Atilla Ün &#8211; Malta Haber</title>
	<link>https://www.maltahaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SOLOTÜRK</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/soloturk/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/soloturk/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Atilla Ün]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Sep 2021 07:38:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atilla Ün]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Gösteri uçuşu]]></category>
		<category><![CDATA[malta]]></category>
		<category><![CDATA[Solotürk]]></category>
		<category><![CDATA[Solotürk logosu]]></category>
		<category><![CDATA[Solotürk tarihçesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=25758</guid>

					<description><![CDATA[26 Eylül 2021/İstanbul/Atilla Ün SOLOTÜRK&#8217;ün, 25-26 Eylül 2021 tarihlerinde Malta semalarında ki gösterilerine paralel Türk Silahlı Kuvvetleri-SOLOTÜRK resmi sitesinden edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum,   SOLOTÜRK, Türk Hava Kuvvetlerinin sahip olduğu modern ve yüksek performanslı F-16 uçağının kabiliyetlerini, kullanımı için gereken yüksek seviyedeki bilgi ve beceriyi izleyiciye bir gösteri şeklinde sunan gösteri ekibidir. Gösteri uçuşları tek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>26 Eylül 2021/İstanbul/Atilla Ün</p>
<p><span style="font-weight: 400">SOLOTÜRK&#8217;ün, 25-26 Eylül 2021 tarihlerinde Malta semalarında ki gösterilerine paralel Türk Silahlı Kuvvetleri-SOLOTÜRK resmi sitesinden edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">  </span><span style="font-weight: 400">SOLOTÜRK, Türk Hava Kuvvetlerinin sahip olduğu modern ve yüksek performanslı F-16 uçağının kabiliyetlerini, kullanımı için gereken yüksek seviyedeki bilgi ve beceriyi izleyiciye bir gösteri şeklinde sunan gösteri ekibidir. Gösteri uçuşları tek kişilik F-16C Blok-30TM uçağı ile icra edilmektedir. Uçak üzerine boya haricinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olup diğer F-16 lar gibi her türlü göreve planlanabilmektedir. SOLOTÜRK pilotları gösteri uçuşları haricinde harbe hazırlıklarını sürdürmektedirler.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b><i>SOLOTÜRK Tarihçesi</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400">Hava Kuvvetleri Komutanlığının 25 Kasım 2009 tarihinde çalışmalarını başlattığı &#8220;Tek F-16 Uçağı ile Gösteri Uçuşu&#8221; programı 14 Ocak 2010 tarihinde Hv.Plt.Bnb. Murat KELEŞ, Hv.Plt.Yzb. Fatih BATMAZ ve Hv.Plt.Yzb. Sedat Yalın AHBAB’ın kurucu ekip olarak seçilmeleri ile hayata geçmiştir. Hv.Plt.Bnb. Murat KELEŞ, 18 Mayıs 2010 tarihinde Tek F-16 Gösteri Uçuşu için ilk eğitim sortisini gerçekleştirmiş ve eğitimini 20 Ağustos 2010 tarihinde tamamlayarak Türkiye’nin ilk F-16 solo gösteri pilotu olmuştur. Eğitimler diğer iki gösteri pilotunun arka kokpitte gözlemci olarak uçması ile icra edilmiştir. 2010-2011 Uçuş Eğitim Yılı başlangıcı olan 01 Eylül 2010 tarihinde 4 üncü Ana Jet Üs K.lığında dönemin Hv.K.K. Org. Hasan AKSAY’a ilk gösteri uçuşu arz edilmiştir. Hava Kuvvetleri Komutanlığı personelinin göndermiş olduğu yaklaşık 300 adet isim önerisi arasından “SOLOTÜRK” ismi seçilmiştir. SOLOTÜRK; 3&#8217;üncü Ana Jet Üs 132’nci Filo K.lığında (Konya) 2 pilot ve 2 destek personeli ile Uçak Bakım Komutanlığı&#8217;ndan seçilen 9 kişilik uçak bakım ekibiyle faaliyetlerini sürdürmektedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b><i>SOLOTÜRK Logosunun Tasarım Öyküsü</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400">SOLOTÜRK, Türk Hava Kuvvetlerinin 100’üncü kuruluş yıl dönümünde Türk Milletine armağan ettiği yeni bir değerdir. SOLOTÜRK’ün grafik tasarımında Devletimizin, Türk Milletinin ve Türk Hava Kuvvetlerinin en değerli ve anlamlı sembolleri yer almıştır. Bu değerler SOLOTÜRK ile gökyüzünde temsil edilecektir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">Yüksek teknoloji ürünü bir uçak olan F-16’nın grafik tasarımı son derece farklı, özel ve sıradışı bir uygulamadır. Bu nedenle grafik tasarımı uzun süreli ve özenli bir çalışmanın sonucunda konusunda yetkin grafik tasarımcısı Sn. Murat Dorkip tarafından yapılmıştır. SOLOTÜRK’ün üzerinde, tarih boyunca Türk Milletinin ve Türk Hava Kuvvetlerinin sembolü olan kartalın yeniden yapılandırılmış bir ayrıntısı yer almaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">SOLOTÜRK uçarken altında görülecek ay yıldızın altın renkli olması, ulusal simgemizi göklerde dalgalandıran Türk Hava Kuvvetlerinin, Türk Milletinin onur timsali olan bayrağımıza ve temsil ettiği manaya bağlılığını ve verdiği değeri göstermektedir. Uçağın üstündeki gümüş renkli yıldız, Türkiye Cumhuriyetinin ve Türk Hava Kuvvetlerinin 21’inci yüzyılın yıldızı olma idealini simgeler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">SOLOTÜRK uçarken kanadının üzerinde görülecek olan mat siyah üzerine parlak siyah renkte yerleştirilmiş kartal, havacıların ruhundaki özgürlüğü ve kararlılığı simgeler. Uçağın burun kısmına doğru uzanan siyah ve gri çapraz çizgiler ise havacıların hızlı düşünme ve karar verme, sürekli ilerleme ve sınır tanımama gibi niteliklerini betimler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">Sonuç olarak; grafik tasarımında seçilen gümüş, siyah ve altın renkler taşıdığı anlam, değer, gerilim ve güç algıları ile Türk Hava Kuvvetlerinin 21’inci yüzyılın hava, uzay ve bilgi gücü olma vizyonuna gönderme yapar. Genel olarak SOLOTÜRK’ün grafik tasarımı, “Türk Hava Kuvvetleri Çağıyla Yarışıyor” sloganının somutlaşmış bir ifadesidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">21 Eylül’den bugüne(26 Eylül) e kadar İstanbul semalarında Teknofest 2021 etkinlikleri kapsamında gösteri uçuşları yapılmakta. Bu gösteri uçuşları içinde en dikkat çeken SOLOTÜRK için Teknofest 2021 resmi internet sitesinden,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">“Gökyüzünde muhteşem bir gösteriye hazır mısınız ? Çünkü SOLOTÜRK uçakları kalkışa geçiyor. Türk Hava Kuvvetlerinin sahip olduğu modern ve yüksek performanslı F-16 uçağı ile yapılması çok zor gösteri hareketleri esnasında çok yüksek “g” kuvvetlerine maruz kalan SOLOTÜRK pilotları, yüz binlere unutulmaz anlar yaşatıyor.” (Pilotların gösteri sırasında maruz kaldığı “g” kuvveti ise, pozitif “9” ve negatif “3” arasındaymış. Bilgi: SOLOTÜRK sitesinden)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400">duyurusu yapılıyor.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400">Son söz:  Bende bu duyuruya uygun olarak unutulmaz anlar yaşamanız dileğiyle iyi seyirler diliyorum sizlere.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.soloturk.tsk.tr/,https://www.teknofest.org/">https://www.soloturk.tsk.tr/, https://www.teknofest.org/</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/soloturk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zehirsiz Sofralar</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/atilla-un-zehirsiz-sofralar/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/atilla-un-zehirsiz-sofralar/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Sep 2021 22:57:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atilla Ün]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Pestisit Eylem Ağı)]]></category>
		<category><![CDATA[Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[gıda güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[PAN Europe]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar Uluslararası Konferansı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=25602</guid>

					<description><![CDATA[Hafta içinde tarımda kullanılan pestisitler neticesinde hayatını kaybeden 4 yaşındaki Saliha’nın haberini vermiştim sizlere ve yazının sonunda konuyu daha geniş bir yazıda paylaşacağımı iletmiştim. Gerçekten konu bir,iki yazıya sığdırılacak gibi değil. Belki de bu yazı sonunda sizlerde yazının devam etmesi gerektiği düşüncesine kapılacaksınız. Ancak bu yazı ile gıda güvenliği (pestisit zehirlenmesi) konusuna bir başlangıç yapmış [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hafta içinde tarımda kullanılan pestisitler neticesinde hayatını kaybeden 4 yaşındaki Saliha’nın haberini vermiştim sizlere ve yazının sonunda konuyu daha geniş bir yazıda paylaşacağımı iletmiştim. Gerçekten konu bir,iki yazıya sığdırılacak gibi değil. Belki de bu yazı sonunda sizlerde yazının devam etmesi gerektiği düşüncesine kapılacaksınız. Ancak bu yazı ile gıda güvenliği (pestisit zehirlenmesi) konusuna bir başlangıç yapmış olalım.</p>
<p>Endüstriyel tarımda çok sayıda pestisit kullanılıyor. Pestisitler, bitkiye zarar veren böcek, mantar vb. canlıları öldürürken sadece onları değil, başta çocuk olmak üzere hepimizin sağlığını bozuyor, tüm canlılara ve doğaya zarar veriyor.</p>
<p>Gıda güvenliği ve oradan da pestisit zehirlenmesine değineceğim bu yazıda konunun uzmanlarının düzenlediği benim katılamadığım ancak sonrasında videolarını izlediğim, sunumlarını okuduğum bir konferanstan  bahsetmek isterim. Zira bu yazı,  23 Kasım 2019 tarihinde İstanbul da düzenlenen Zehirsiz Sofralar Uluslararası Konferansından konunun uzmanlarının sunumlarından alıntılar içerecek.</p>
<p>Zehirsiz Sofralar Projesi, pestisitlerin zararları konusunda farkındalık yaratmak ve Türkiye’deki pestisit kullanımını azaltmak için Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği-PAN Europe(Avrupa Pestisit Eylem Ağı) ortaklığında, Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu ve Programı Kapsamında desteklerini alarak düzenlediği konferansta, Dr. Bülent Şık’ın Gıda Güvenliği ve Pestisitler isimli sunumunda gıda güvenliği tanımı ve pestisitler için söylediklerinden,</p>
<p><em>“Gıda güvenliği; gıda hasadı,  taşınması, işlenmesi, hazırlanması, depolanması ve son tüketiciye sunulması sürecinde gıda kaynaklı rahatsızlıklara ya da hastalıklara neden olan fiziksel, biyolojik ve kimyasal nitelikteki çeşitli risk unsurlarını önleyecek, zararsız kılacak ya da elimine edecek yaklaşımları ele alan bir kavramdır. Gıdaların besleyici niteliklerinin zarar görmemesini sağlamak ve bozulmalarını geciktirmek için yapılan çalışmalar da gıda güvenliği çalışmalarının asli bir parçasıdır.</em></p>
<p><em>Gıda güvenliği açısından risk arz eden kimyasal maddelerin başında ise pestisitler gelmektedir.”</em></p>
<p>Sunum, pestisit kalıntı analizleri, neler eksik, neler yapılabilir, gibi başlıklarla devam ediyor ancak sunumun sonunda yapılan iki önemli tespiti sizlerle paylaşmak isterim,</p>
<ul>
<li aria-level="1">Müdahil olmanın yolu olarak, analitik çalışma sonuçları şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklanmalı</li>
<li aria-level="1">Bakanlık dışındaki kurumlar (sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri, yerel yönetimler) aracılığıyla periyodik kontrol ve izleme çalışmaları yaparak bilgiyi çoğaltmak gerekir.</li>
</ul>
<p>Diğer uzmanların sunumlarından önemli gördüklerim içinde, tarımda yaygın olara pestisit kullanımının yani kimyasal önlemlerle üretim yapmanın gerekli olup olmadığını resmi kurumların da verilerine dayanarak sorguluyor ve alternatif üretim şekilleri üzerinde duruluyor.</p>
<p>Bu sunumlardan size aktarabileceklerim,</p>
<p>Konferansın yapıldığı tarih olan 2019 da Tarım Orman Bakanlığı verilerine dayanarak “Pestisitler verim artışını sağlıyor mu ve açlık sorununa çözüm vaat ediyor mu? Bu veriler kimin işine geliyor üreticinin mi, tüketicinin mi yoksa canlının mı?” gibi sorular soruluyor ve asıl meselenin açlık değil daha fazla verim/ürün sloganıyla ürettikleri kimyasallarla gezegene, sağlığımıza ve gıda güvenliğine zarar veren şirketlerin açgözlülüğü,</p>
<p><em>“Monsanto-Bayer, Dow-Dupont ve Syngenta-ChemChina isimli üç büyük şirket küresel pestisit satışlarının % 65’ini, ticari tohum satışının % 61’ini kontrol ettikleri için ciddi menfafat çatışmaları ortaya çıkmaktadır.”</em> deniliyor.</p>
<p>Bir diğer sunumda, pestisit kullanımında resmi makamlarca atılan geri adımlardan bahsediliyor,</p>
<p><em>“AB geçiş süreci gıda güvenliği adına büyük faydalar sağladı. 2008 yılında AB uyum süreci kapsamında 188 zehir etken maddesinin yasaklanma süreci başladı ve bugün sadece üretim ve ithalatı değil kullanımı da tamamen yasaklandı.”</em></p>
<p>Bir diğer uzman sunumunda ise,</p>
<p><em>“Bir pestisitin kanserojen olduğuna dair akademik yayınlar olması ya da kanser konusunda güvenilir kurumların değerlendirmeler yapması, o pestisitin kullanılmasının derhal durdurulduğu anlamına gelmiyor. Karar alma süreçlerinde ciddi gecikmeler yaşanıyor. Dünya genelinde pestisit kullanımı hızla artarken pestisit zehirlenmelerinde de 16 kat artış olduğu görülüyor.”</em> deniyor.</p>
<p>Konferansa katılan konunun uzmanlarının yapmış oldukları sunumlardan edindiğim bilgiler eşliğinde hepimizi ve geleceğimizi etkileyen bu önemli konuda yapılabilecekleri özetlemek gerekirse,</p>
<ul>
<li aria-level="1">Bu derece zehirli olduğu bilimsel olarak da kanıtlanan pestisitlerin yasaklanması</li>
<li aria-level="1">Doğa dostu zehirsiz yöntemlerle tarımsal üretimin yapılması</li>
<li aria-level="1">Tarım ve gıda ürünlerinde kullanılan pestisitlerle ilgil denetimin artırılması ve elde edilen denetim sonuçlarıyla ilgili şeffaflık sağlanması</li>
<li aria-level="1">Alışverişlerimizi ekolojik ve doğa dostu tarım yapan üreticilerden yapmak (zira yaygınlaşmaları bizim onları seçip onlardan alışveriş yapmamız la mümkün)</li>
<li aria-level="1">Örgütlenmek ve sivil toplum kuruluşlarını desteklemek</li>
</ul>
<p>Yazıya başlarken değindiğim üzere çok yönlü bu konuyu bir yazıya sığdırmak mümkün değil. Başka bir yazıyla bu yazıyı tamamlayıcı yönde bilgi paylaşımına devam edilebilir.</p>
<p>Bu yazı için son söz:: Seçimlerimiz geleceğimizi belirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/atilla-un-zehirsiz-sofralar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Derbisi, Altay-Göztepe</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/atilla-un-izmir-derbisi-altay-goztepe/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/atilla-un-izmir-derbisi-altay-goztepe/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Sep 2021 11:05:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atilla Ün]]></category>
		<category><![CDATA[altay spor]]></category>
		<category><![CDATA[derbi]]></category>
		<category><![CDATA[göztepe spor]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[süper lig]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=25497</guid>

					<description><![CDATA[Dün İzmir&#8217;in iki köklü takımı, Altay ve Göztepe ezeli rekâbetde 64. derbiye çıktılar. Her iki takım, Süper Lig&#8217;de saat 20:00’de Bornova Aziz Kocaoğlu Stadı&#8217;nda 18 yıl aradan sonra tekrar karşı karşıya geldi. En son Süper Lig 2002-2003 sezonunda, 8 Şubat 2003 tarihinde karşılaşan iki takımdan Altay Göztepe&#8217;yi İzmir Atatürk Stadında İbrahim Akın ve İnanç Gültekin’in [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dün İzmir&#8217;in iki köklü takımı, Altay ve Göztepe ezeli rekâbetde 64. derbiye çıktılar.</p>
<p>Her iki takım, Süper Lig&#8217;de saat 20:00’de Bornova Aziz Kocaoğlu Stadı&#8217;nda 18 yıl aradan sonra tekrar karşı karşıya geldi.</p>
<p>En son Süper Lig 2002-2003 sezonunda, 8 Şubat 2003 tarihinde karşılaşan iki takımdan Altay Göztepe&#8217;yi İzmir Atatürk Stadında İbrahim Akın ve İnanç Gültekin’in golleriyle 2-0 mağlup etmişti.</p>
<p>Altay ve Göztepe o sezon birlikte küme düşmüştü.</p>
<p>İki İzmir ekibi ezeli rekâbet de ise 6 yıl önce 2014-2015 2. Lig sezonunda 18 Şubat 2015 tarihinde karşılaştı. Siyah-beyazlı ekip ve Sarı-kırmızılı ekip arasında ki maç 2-2 sona erdi. O sezon Göztepe şampiyonluğa ulaşırken, Altay tarihinde ilk kez 3. Lige düştü.</p>
<p>Ezeli rekabetin en farklı galibiyetini ise Altay, 11 Nisan 2004 de TFF 1. Ligde 6-2 lik skorla almıştı.</p>
<p>1914&#8217;de kurulan Altay&#8217;dan ayrılan futbolcuların 1925&#8217;de kurduğu Göztepe ile aralarındaki ilk resmi müsabaka, 29 kasım 1959 da oynandı ve maç Göztepe&#8217;nin 3-1 lik galibiyeti ile sonuçlandı.</p>
<p>Maç öncesi iki kulüp arasında oynana 63 maçın; 26 sından Altay, 13 ünden Göztepe galibiyetle ayrılırken 24 maçta berabere sonuçlanmıştı.</p>
<p>Dün akşam İzmir Aziz Kocaoğlu Stadında oynanan maçı,  Kappel ve 90+3. dakikada Paxiaonun golleriyle 2-1 kazanan Altay’ın Teknik Direktörü Mustafa Denizli maç sonu yayıncı kuruluşa, önemli bir galibiyet aldıklarını futbolculuk döneminde, Altay ve Göztepe derbilerini uzun yıllar yaşamış birisi olarak rekâbetimiz sahada kalmıştır şeklinde açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Maça Pandemi şartlarından dolayı konulan sınırlama gereği, Göztepe taraftarı alınmazken, Altay taraftarı kendilerine ayrılan yerlerin tamamını doldurarak yoğun bir ilgi gösterdi.</p>
<p>Cumhuriyetimizle yaşıt Ülkemizin-İzmirimizin her iki köklü takımına, Türk futboluna katkıları, bizlere yaşattıkları için sonsuz teşekkürler ediyor uzun yıllar olduğu gibi ezeli rekâbete centilmenlik içinde devam etmelerini ve Süper Ligde başarılarının devamını diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/atilla-un-izmir-derbisi-altay-goztepe/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/atilla-un-28-uluslararasi-adana-altin-koza-film-festivali/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/atilla-un-28-uluslararasi-adana-altin-koza-film-festivali/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 21:20:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atilla Ün]]></category>
		<category><![CDATA[28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[adana altin koza film festivali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=25241</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de Ulusal Sinemamıza maddi katkı sağlayan, filmlerimizin uluslararası pazara çıkmasına yardımcı olan yegane festivallerden ikisi  Antalya ve Adana’da düzenlenmektedir. Adana’daki festival bu yıl 13-19 Eylül tarihlerinde 28. kez düzenleniyor. Simgesini Çukurova’nın pamuğundan alan festival, ilk kez 1969 yılında Adana Belediyesi ve Adana Sinema Kulübü öncülüğünde Altın Koza Film Şenliği adı altında düzenlenir. 1973 yılına kadar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de Ulusal Sinemamıza maddi katkı sağlayan, filmlerimizin uluslararası pazara çıkmasına yardımcı olan yegane festivallerden ikisi  Antalya ve Adana’da düzenlenmektedir.</p>
<p>Adana’daki festival bu yıl 13-19 Eylül tarihlerinde 28. kez düzenleniyor. Simgesini Çukurova’nın pamuğundan alan festival, ilk kez 1969 yılında Adana Belediyesi ve Adana Sinema Kulübü öncülüğünde Altın Koza Film Şenliği adı altında düzenlenir. 1973 yılına kadar aralıksız 5 kez sinema severlerle buluşan şenlik, yaşanan ekonomik olanaksızlıklar nedeniyle 1992’ye kadar 18 yıl sürecek bir kesintiye uğrar. Adana Belediyesi 1992 yılında bu organizasyonu bir kültür sanat festivali olarak Adana Altın Koza Film Festivali adıyla tekrar başlatır ve Ulusal Uzun Metraj Film Yarışmasının yanına Öğrenci Filmleri Yarışmasını da programına alır. Böylece Türkiye’de bu kategoride yarışma düzenleyen ilk organizasyon olarak Türk Sinemasının da geleceğine sahip çıkmış olur. 1998 Adana ve 1999 Marmara depremleri ile bir kez daha kesintiye uğrayan festival 7 yıl aradan sonra 2005 yılında programına “Dünya Sineması” ve “Akdeniz Filmleri Seçkisi” adıyla iki programı da dahil ederek Uluslararası kimliğe bürünür. Sonraki yıllarda ise “Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması” nı da programına dahil eden Uluslararası kimliğini pekiştirdi.</p>
<p>Bu yıl 28. kez düzenlenen Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali; “Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması”, “Uluslararası Kısa Film Yarışması”, “Ulusal Öğrenci Kısa Film Yarışması” ve “Adana Kısa Film Yarışması” olmak üzere 4 kategoride düzenleniyor.Ödül töreni ise 18 Eylül’de gerçekleşecek.</p>
<p>Türkiye’de sinemanın kalbinin attığı bir diğer etkinlik ise 2-9 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali.</p>
<p>Festival tarihleri aralığında Antalya’da olacağımdan bu köşeden festival haberlerini, sizlerle paylaşacağımın duyurusunu da yapmış olayım.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/atilla-un-28-uluslararasi-adana-altin-koza-film-festivali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarım ilacı, küçük Saliha’nın ölüm sebebi oldu.</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/atilla-un-tarim-ilaci-kucuk-salihanin-olum-sebebi-oldu/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/atilla-un-tarim-ilaci-kucuk-salihanin-olum-sebebi-oldu/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Sep 2021 08:19:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atilla Ün]]></category>
		<category><![CDATA[ankara adli tıp kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri Yeşilhisar Devlet Hastahanesi]]></category>
		<category><![CDATA[saliha çakır]]></category>
		<category><![CDATA[tarım ilacı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=25195</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de, dün ve bugün yazılı ve görsel basında gündem, yediği nardaki tarım ilaçlarının küçük Saliha’nın ölümüne sebep olduğunun,  Adli Tıp Raporu ile kanıtlanması oldu. Bu endişelendirici haber karşısında tüm paydaşlar(stk lar, üniversiteler, üretici ve tüketiciler) konuyu tartışmaya başladı. Mustafa Çakır ve 6 kişilik ailesi, nar yedikten sonra karın ağrısı ve baş dönmesi şikayetiyle komşularının yardımıyla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de, dün ve bugün yazılı ve görsel basında gündem, yediği nardaki tarım ilaçlarının küçük Saliha’nın ölümüne sebep olduğunun,  Adli Tıp Raporu ile kanıtlanması oldu. Bu endişelendirici haber karşısında tüm paydaşlar(stk lar, üniversiteler, üretici ve tüketiciler) konuyu tartışmaya başladı.</p>
<p>Mustafa Çakır ve 6 kişilik ailesi, nar yedikten sonra karın ağrısı ve baş dönmesi şikayetiyle komşularının yardımıyla Kayseri Yeşilhisar Devlet Hastanesi&#8217;ne sevk edildi. İlk belirlemelere göre, gıda zehirlenmesi şüphesiyle serum tedavisi uygulanan ailenin en küçük ferdi olan 4 yaşındaki Saliha Çakır durumu kötüye gidince Kayseri Şehir Hastanesine sevk edildi. Ancak doktorların tüm müdahalesine rağmen 30 Ekim 2019’da yaşamını yitirdi.</p>
<p>Saliha’nın ölümü nedeniyle başlatılan savcılık soruşturmasında, ailenin yediği nardan örnek alınarak Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.</p>
<p>Yapılan incelemeler neticesinde narda kimyasal maddelerin bulunduğu tespit edildi. Düzenlenen Adli Tıp Kurumu Raporunda ise küçük kızın ölümüne nara sıkılan tarım ilaçlarının sebep olduğu sonucuna varıldı.</p>
<p>Adli Tıp Raporunda şu ifadelere yer verildi,</p>
<p>“&#8230;. nar örneklerinde pestisitler(bakteri, virüs ve haşerelerin zararlı etkilerini ortadan kaldırmak için kullanılan kimyasallar) tespit edilmiştir. Soruşturma evrakında kayıtlı bilgiler birlikte değerlendirildiğinde çocuğun ölümünün tarım ilacı zehirlenmesi sonucu meydana gelmiş olduğunun kabul gerektiği oy birliği ile mütalaa olunur.”</p>
<p>Haberin ardından konunun tüm paydaşları(tüketiciler, üreticiler, stk lar, üniversiteler,…) özellikle görsel medyada gıda güvenliğinin önemi üzerine haber ve yorumlarda bulunmaya başladı.</p>
<p>Bende gündem teşkil eden ve hepimizi ilgilendiren bu önemli konuda(gıda güvenliği üzerine) daha kapsamlı bir yazıyı, sizlerle hafta sonunda paylaşmak istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/atilla-un-tarim-ilaci-kucuk-salihanin-olum-sebebi-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>11 Eylül saldırısının 20’inci yılı ve sonuçları</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/atilla-un-11-eylul-saldirisinin-20inci-yili-ve-sonuclari/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/atilla-un-11-eylul-saldirisinin-20inci-yili-ve-sonuclari/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Sep 2021 22:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atilla Ün]]></category>
		<category><![CDATA[11 eylül]]></category>
		<category><![CDATA[9/11]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[dünya ticaret merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[el-kaide]]></category>
		<category><![CDATA[george w. bush]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[karzai]]></category>
		<category><![CDATA[pentagon]]></category>
		<category><![CDATA[saddam hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[taliban]]></category>
		<category><![CDATA[usame bin ladin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=25045</guid>

					<description><![CDATA[Dünya düzenini değiştiren ve etkileri halen süren olayın üzerinden 20 yıl geçti. ABD’de 11 Eylül sabahı 08:45 de Boeing  767 tipi American Airlines’a ait yolcu uçağı, El Kaide mensubu teröristlerce kaçırılarak New York’ta İkiz Kuleler olarak da bilinen Dünya Ticaret Merkezi’nin Kuzey binasına çarptı. Birinci saldırıdan 20 dakika sonra 09:45 de United Airlines’a ait aynı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya düzenini değiştiren ve etkileri halen süren olayın üzerinden 20 yıl geçti.</p>
<p>ABD’de 11 Eylül sabahı 08:45 de Boeing  767 tipi American Airlines’a ait yolcu uçağı, El Kaide mensubu teröristlerce kaçırılarak New York’ta İkiz Kuleler olarak da bilinen Dünya Ticaret Merkezi’nin Kuzey binasına çarptı. Birinci saldırıdan 20 dakika sonra 09:45 de United Airlines’a ait aynı model uçak Güney binasına çarptı. Saldırıların üçüncüsü, ABD’nin askeri yönetim merkezi olan Pentagon’a düzenlendi. Sonuncusu ise Kongre Binasına planlanmış ancak uçaktaki yolcuların teröristlere müdahalesi neticesi Kongre Binası&#8217;na ulaşmadan düşürüldü. Saldırılarda; New York’ta 2753, Pentagon’da 184, Pensilvanya’da 40 olmak üzere toplam 2977 kişi hayatını kaybetti.</p>
<p>Bu saldırılara ABD’nin ilk cevabı,  Başkan George W.Bush döneminde, Taliban’ın El-Kaide lideri Usame Bin Ladin’in ABD’ye iade talebini reddetmesi üzerine 7 Ekim 2001’de Afganistan’ı işgal etmek oldu. Taliban yönetimini devirdi ve iktidara Hamid Karzai getirildi. ABD’nin Afganistan&#8217;ın teröristlerin üssü olmasını engelleme adına başlattığı işgal zaman içerisinde tam tersi teröristlerin barındığı güvenli bir liman haline geldi ve 50 bin üzerinde sivil, 2500 civarı ABD askerinin hayatını kaybetmesine neden oldu.</p>
<p>Bush yönetimi, Afganistan’ın işgalinin ardından, fırsat bu fırsat diyerek “Irak’ı Özgürleştirme Operasyonu” ve “önleyici savaş” adı altında 20 Mart 2003’de Irak’ta kimyasal silah bulundurduğu gerekçesiyle Birleşmiş Milletler kararı olmaksızın Irak’ı işgal ederek Saddam Hüseyin’i devirerek idam etti. Ancak işgal,  Afganistan’da olduğu gibi Irak’ta da çok sayıda sivilin yaşamını yitirmesine ve IŞİD’in ortaya çıkmasına zemin hazırladı.</p>
<p>11 Eylül saldırıları, tüm ülkelerde, ulusal güvenlik algısını değiştirerek yeni bir güvenlik stratejisini de beraberinde getirdi. Havalimanları başta olmak üzere halka açık alanlarda,  sadece konvansiyonel ve kimyasal silahlar değil şüpheli araç, kişi ve paketler de terör tehdidi olarak algılanmaya başlandı.</p>
<p>Başta ABD olmak üzere özellikle Batı’da müslümanlara karşı işlenen nefret suçlarında büyük artışa ve İslamafobinin giderek derinleşmesine neden oldu.</p>
<p>Medyada “islamcı terör” ve “radikal islam” kavramları kullanılmaya başlandı.</p>
<p>Afganistan işgalinde,Afgan halkının,  ABD ve uluslararası koalisyon güçlerine karşı giderek büyüyen güvensizliği ve öfkesi Taliban’ın halk desteğini kazanmasına sebep oldu.</p>
<p>Son gelinen noktada, ABD 11 Eylül’ün ve Afganistan’ın işgalinin 20’inci yıl dönümünde ağır kayıplar verilen ülkeyi 20 yıldır savaştığı unsurlara teslim ederek çekildi.</p>
<p>20 yılın sonunda, Afganistan çok daha kırılgan bir ülkeye dönüştü. Belirsizliğin hakim olduğu ülkede yaşanacaklar henüz tahmin edilemiyor.</p>
<p>Not: Yazı ve fotoğraf için <a href="https://tr.euronews.com">tr.euronews.com</a> dan yararlanılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/atilla-un-11-eylul-saldirisinin-20inci-yili-ve-sonuclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>9 Eylül İzmir’in Türk bayrağına kavuşması</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/atilla-un-9-eylul-izmirin-turk-bayragina-kavusmasi/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/atilla-un-9-eylul-izmirin-turk-bayragina-kavusmasi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 11:47:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atilla Ün]]></category>
		<category><![CDATA[9 eylül]]></category>
		<category><![CDATA[9 Eylül 1922]]></category>
		<category><![CDATA[dokuz eylül]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir marşı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar aksoy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=25011</guid>

					<description><![CDATA[Türk Kurtuluş Savaşı’nın 30 Ağustos 1922’de başlayan kesin ve son zaferi, 9 Eylül 1922’de İzmir’in Türk bayrağı ile buluşmasıdır. Bu sabah 9 Eylül için medyada yazılanları okumak istediğimde tüm ömrünü Ege kültürünün tanıtımına adamış Yaşar Aksoy’dan okumak istedim. Üstad, Cumhuriyet gazetesinde,  “9 Eylül’ün Şanlı Süvarileri” başlıklı yazısı ile karşıma çıktı. Sizlere bugünün anlam ve önemini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kurtuluş Savaşı’nın 30 Ağustos 1922’de başlayan kesin ve son zaferi, 9 Eylül 1922’de İzmir’in Türk bayrağı ile buluşmasıdır.</p>
<p>Bu sabah 9 Eylül için medyada yazılanları okumak istediğimde tüm ömrünü Ege kültürünün tanıtımına adamış Yaşar Aksoy’dan okumak istedim. Üstad, Cumhuriyet gazetesinde,  “9 Eylül’ün Şanlı Süvarileri” başlıklı yazısı ile karşıma çıktı.</p>
<p>Sizlere bugünün anlam ve önemini en iyi Yaşar Aksoy üstadın yazdıklarından anlatmak mümkündür düsturuyla elimde olan Ege Kültürü kitabından ve Cumhuriyet gazetesinde bugün çıkan yazısından alıntılar yaparak anlatmanın doğru olacağını düşündüm.</p>
<p>Ege Kültürü kitabının, “Ege’nin Kurtuluş Bayramı” makalesinden,</p>
<p><em>“Türk halkının kuvayı milliyesi ile, düzenli orduları ile, milisi, efesi,çetecisi, köylüsü, esnafı, kadını, kızı ve kızanı ile yürüttüğü milli kurtuluş eylemi, adım adım, köy köy, kasaba kasaba, kent kent Ege’yi özgürlüğüne kavuştururken, tüm ulusun özgürlüğünü de getirmekte ve Cumhuriyet Türkiyesi’nin kurtuluşunu müjdelemekteydi.”</em></p>
<p>“Aradan bunca yıl geçtiği halde İzmir’de 9 Eylül Bayramlarında, her İzmir’li yüreğinin derinliklerinden kopup gelen bambaşka hislerle sarmaş dolaş olur. Sıcacık kurtuluş ve bağımsızlık duyguları ve kuvayı milliyeci hisler adeta bütün İzmir’in üzerine, tarihten kopup gelerek, yüreğimizde Mustafa Kemal’i her an hissederek, 26 Ağustos günü dağlardan hızla akıp benliğimizi saran ulusal kıvancı yudum yudum tadarak   9 Eylül 1922’yi aynı anlamda ve heyecanla yaşarız…..”</p>
<p>Yaşar Aksoy Üstad, 9 Eylül sabahı İzmir’e giren Gazi Mustafa Kemal’in kahraman süvarilerini, Cumhuriyet gazetesinde bugünkü yazısında da çok güzel anlatıyor.</p>
<p>“Şafak söker sökmez, Türk ordusunun İzmir yönüne atılan rüzgarlaşmış birliklerinin en önünde Fahrettin Altay Paşa komutasında 5. Süvari Kolordusu bulunuyordu.</p>
<p>Bu kolordunun üç tane öncü süvari tümeni, yalın kılıç İzmir’e doğru doludizgin aktılar ve İzmir’i yeniden Türk Bayrağına kavuşturdular.”</p>
<p>Böylece Yunan saldırganlığına karşı kahredici bir tokat vuran Şanlı Türk Bayrağı, Hükümet Konağı başta olmak üzere İzmir’in dört bir tarafında dalgalanarak yok edilmek istenen bir halkın bağımsızlık savaşını kazandığının nişanesi olmuştur.</p>
<p>Halkı birbirine kaynaştıran ulusal heyecanın, kurtuluş bilinci olduğu gerçeği ile ulusal kurtuluş günleri unutulmamalı ve Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Kurtuluş Ordusu’nun, emperyalizme karşı gerçekleştirdiği direnişi, yeni yetişen kuşaklarında öğrenmesi adına daha coşkulu ve yaygın kutlamalı.</p>
<p>Son söz:   “İzmir’in dağlarında çiçekler açar</p>
<p>Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar…”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/atilla-un-9-eylul-izmirin-turk-bayragina-kavusmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sebastian Bach’ın 1 Numaralı Do Minör Konçertosu</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/sebastian-bachin-1-numarali-do-minor-koncertosu/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/sebastian-bachin-1-numarali-do-minor-koncertosu/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2021 07:26:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atilla Ün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=24957</guid>

					<description><![CDATA[5 Eylül Pazar sabahı sosyal medyada bir arkadaşımın ailesi ile yıldönümü paylaşımına rastladım. Paylaşım, “&#8230; yıllar birbirinin tekrarı olsa da çoşkumuz ve mutluluklarımız hep daim olsun…” temennisi ile devam ediyor ve “tekrarın tekrarsızlığı” dizeleriyle Nazım’a atıfta bulunuyordu. Paylaşımdaki dize, Heraklitos’un “aynı nehirde iki defa yıkanılmaz” sözlerini anımsattı bana. Ve “tekrarın tekrarsızlığı” dizesinin izini sürmeye başladım. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>5 Eylül Pazar sabahı sosyal medyada bir arkadaşımın ailesi ile yıldönümü paylaşımına rastladım. Paylaşım, <em>“&#8230; yıllar birbirinin tekrarı olsa da çoşkumuz ve mutluluklarımız hep daim olsun…</em>” temennisi ile devam ediyor ve <em>“tekrarın tekrarsızlığı”</em> dizeleriyle Nazım’a atıfta bulunuyordu.</p>
<p>Paylaşımdaki dize, Heraklitos’un <em>“aynı nehirde iki defa yıkanılmaz”</em> sözlerini anımsattı bana. Ve <em>“tekrarın tekrarsızlığı”</em> dizesinin izini sürmeye başladım. Nazım 23 Şubat 1958 de Varşova’da yazdığı şiirin sonunu bu dizeyle bitirmişti. Şiirde, dün yazmış olduğum Ferhan Şensoy yazısındaki profile uyan sözlerle de karşılaşmak beni benden aldı.</p>
<blockquote><p><em>Yürümek iyiye, haklıya, doğruya</em></p>
<p><em>Dövüşmek yolunda iyinin, haklının, doğrunun</em></p></blockquote>
<p>Beni sarıp sarmalayan bu etkileyici Nazım şiiri ve öyküsünün, sizlerinde dikkatini çekebileceğini umuyorum.</p>
<p>Rivayet odur ki Nazım ciddi bir rahatsızlık geçirir. Koma halinde yatarken yanında doktoru, yoldaşı, aşkı Galina Grigoryevna Kolesnikova vardır. Galina, Nazım’ın bedenen iyileştirmek için ruhunu beslemek gerektiğini düşünür ve O&#8217;na hasta yatağında sürekli müzik dinletir. Bunların içinde bir plak vardır ki pikaptan hiç kalkmaz.</p>
<p>O plak, tekrarlardan oluşan Sebastian Bach’ın Do Minör Konçertosu&#8217;dur. Nazım hastalığı süresince dinleyerek ruhunu doyuran bu besteyi iyileşir iyileşmez kalemi eline alarak adeta harflerle tekrar besteler.</p>
<p>Nazım&#8217;dan bir konçerto dinlemeye ne dersiniz,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Sebastian Bach’ın 1 Numaralı Dominor Konçertosu</b></p>
<p><em>Güz sabahı üzüm bağında</em></p>
<p><em>sıra sıra büklüm büklüm kütüklerin tekrarı.</em></p>
<p><em>Kütüklerde salkımların,</em></p>
<p><em>salkımlarda tanelerin,</em></p>
<p><em>tanelerde aydınlığın.</em></p>
<p><em>Geceleyin çok büyük, çok beyaz evde</em></p>
<p><em>her birinde ayrı ışık,</em></p>
<p><em>pencerelerin tekrarı.</em></p>
<p><em>Yağan bütün yağmurların tekrarı</em></p>
<p><em>toprağa, ağaca, denize,</em></p>
<p><em>elime, yüzüme, gözüme,</em></p>
<p><em>ve camda ezilen damlalar.</em></p>
<p><em>Günlerimin tekrarı,</em></p>
<p><em>birbirine benzeyen, benzemeyen günlerimin.</em></p>
<p><em>Örülen örgüdeki tekrar,</em></p>
<p><em>yıldızlı gökyüzündeki tekrar</em></p>
<p><em>ve bütün dillerde seviyorumun tekrarı,</em></p>
<p><em>ve yapraklarda ağacın tekrarı,</em></p>
<p><em>ve her ölüm döşeğinde acısı tez biten </em></p>
<p><em>yaşamanın.</em></p>
<p><em>Yağan kardaki tekrar,</em></p>
<p><em>incecikten yağan karda,</em></p>
<p><em>lapa lapa yağan karda,</em></p>
<p><em>buram buram yağan karda.</em></p>
<p><em>sen tipide savrularak</em></p>
<p><em>ve yolumu kesen kardaki tekrar.</em></p>
<p><em>Çocuklar koşuyor avluda,</em></p>
<p><em>avluda koşuyor çocuklar.</em></p>
<p><em>İhtiyar bir kadın geçiyor sokaktan,</em></p>
<p><em>sokaktan ihtiyar bir kadın geçiyor,</em></p>
<p><em>geçiyor sokaktan ihtiyar bir kadın.</em></p>
<p><em>Geceleyin çok büyük, çok beyaz evde</em></p>
<p><em>her birinde ayrı ışık,</em></p>
<p><em>pencerelerin tekrarı.</em></p>
<p><em>Salkımlarda tanelerin,</em></p>
<p><em>tanelerde aydınlığın.</em></p>
<p><em>Yürümek iyiye, haklıya, doğruya</em></p>
<p><em>Dövüşmek yolunda iyinin, haklının, doğrunun</em></p>
<p><em>Zaptetmek iyiyi, haklıyı, doğruyu.</em></p>
<p><em>Sessiz gözyaşın ve gülümsemen gülüm,</em></p>
<p><em>hıçkırıkların ve kahkahan gülüm,</em></p>
<p><em>pırıl pırıl bembeyaz dişli kahkahanın tekrarı.</em></p>
<p><em>Güz sabahı üzüm bağında</em></p>
<p><em>sıra sıra büklüm büklüm kütüklerin tekrarı.</em></p>
<p><em>Kütüklerde salkımların,</em></p>
<p><em>salkımlarda tanelerin,</em></p>
<p><em>tanelerde aydınlığın,</em></p>
<p><em>aydınlıkta yüreğimin.</em></p>
<p><em>Tekrardaki mucize gülüm,</em></p>
<p><em>tekrarın tekrarsızlığı…</em></p>
<p>Son söz: Büyük şair 1958&#8217;de söylemiş, <b>“tekrarın tekrarsızlığı…”</b></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/sebastian-bachin-1-numarali-do-minor-koncertosu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ferhan Şensoy’un ardından</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/atilla-un-ferhan-sensoyun-ardindan/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/atilla-un-ferhan-sensoyun-ardindan/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2021 07:04:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atilla Ün]]></category>
		<category><![CDATA[ferhan şensoy]]></category>
		<category><![CDATA[ismail dümbüllü]]></category>
		<category><![CDATA[kavuk]]></category>
		<category><![CDATA[kel hasan]]></category>
		<category><![CDATA[meddah]]></category>
		<category><![CDATA[münir özkul]]></category>
		<category><![CDATA[ortaoyuncular]]></category>
		<category><![CDATA[Rasim Öztekin]]></category>
		<category><![CDATA[şan tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[ses tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[şevket çoruh]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=24924</guid>

					<description><![CDATA[31 Ağustos 2021 sabahı televizyonum da NTV haber kanalı açıktı. Önce altyazı ile daha sonra Mesut Yar’ın anonsu ile Ferhan Şensoy’un vefatını öğrendim. Telefonla bağladıkları şahıslar Ferhan Şensoy’u anlatıyorlardı. Bir süre dinledikten sonra TRTSpor’u açtım. Spor Manşet programında Serkan Yetkin programı Ferhan Şensoy’un vefat haberi ile açtı. Programı birlikte yaptıkları Cem Dizdar’ın konu ile ilgili [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>31 Ağustos 2021 sabahı televizyonum da NTV haber kanalı açıktı. Önce altyazı ile daha sonra Mesut Yar’ın anonsu ile Ferhan Şensoy’un vefatını öğrendim. Telefonla bağladıkları şahıslar Ferhan Şensoy’u anlatıyorlardı. Bir süre dinledikten sonra TRTSpor’u açtım. Spor Manşet programında Serkan Yetkin programı Ferhan Şensoy’un vefat haberi ile açtı.</p>
<p>Programı birlikte yaptıkları Cem Dizdar’ın konu ile ilgili düşüncelerini sordu. O da her zaman ki tavrı ile (olaylara genel çoğunluğun aksine farklı bir bakış açısından yaklaşır) bu tarz durumlarda konuşmanın klasikleştiği bununda olayın içini boşalttığı minvalinde benim de düşüncelerine katıldığım bir konuşma yaptı.</p>
<p>Topluma mâl olmuş kişilerin vefatı sonrası haberlerde dönüp durmakta olan çoğu boş laflardan öteye geçemeyen Ferhan Şensoy için söylenenler karşısında, o an yaptıkları ve bize bıraktıklarına değinen bir yazı yazmam gerektiğini düşündüm.</p>
<p>Geçen beş gün süresince hakkında kim ne yazmış diye kısa bir araştırma yaparken Gazete Duvar&#8217;da yazmak istediklerime tercüman olan iki güzel yazı ile karşılaştım. Onlardan da yazının sonunda alıntı yaparak (tırnak içinde olan kısımlar) yazıyı oluşturdum ki böylece <b>yazıyı okuyacak siz okurlar aracılığıyla Ferhan Şensoy’a bir selam göndermiş olalım.</b></p>
<p>Ferhan Şensoy’u mesleki anlamda tanımlamak gerekirse; Türk tiyatro, sinema, televizyon oyuncusu, roman-deneme-günlük alanlarında kitaplar yazmış, şair,  tiyatro oyunları, televizyon dizi, skeç ve sinema senaryoları yazarı, Ortaoyuncular isimli tiyatro topluluğunun kurucusu, Türk tiyatrosunda kendine özgü yeri olan bir usta. 70 yıllık ömrüne 56 oyun, 10 film, 25 kitap sığdıran, yüzlerce öğrenci yetiştiren ve yıllar içinde bunca üretime ve özellikle de tiyatroya yapmış olduğu katkılar neticesinde sayısız ödülü olan bir sanat insanı.</p>
<p>Ferhan Şensoy Türk tiyatrosundaki “meddahlık” geleneğinin de temsiline katkı vermiş bir tiyatro adamıydı. Bu katkısı onun geleneksel tiyatromuzda usta-çırak ilişkisine örnek teşkil eden “Kavuk”u devralmasına da vesile oldu.</p>
<p>Ferhan Şensoy’u anacağımız böyle bir yazıda kavuğun hikâyesine de değinmek isterim,</p>
<p>Doğal, sözünü esirgemeyen, cesur bir tipi simgeleyen ortaoyununun en önemli karakteri “Kavuklu” yu kurumsallaştırmayı başaran Kel Hasan Efendi (1874-1925) geleneksel Türk tiyatrosunun  temsilcilerinden İsmail Dümbüllü’yü yetiştirip Kavuk&#8217;u ona devreder. 1973&#8217;deki vefatına kadar meddahlık geleneğini sürdüren İsmail Dümbüllü ise ustasından miras kalan Kavuk&#8217;u 1968’de öğrencisi Münir Özkul’a teslim eder. Ustasından emanet aldığı kavuğu, 21 yıl şerefle taşıyan Münir Özkul 1989’da Ferhan Şensoy’a devreder. 38 yaşında “Kel Hasan Efendi”nin kavuğunu taşıma şerefine erişen Ferhan Şensoy 27 yılın ardından 2016 da Rasim Öztekin’e teslim etti. Rasim Öztekin yaşadığı sağlık sorunlarının ardından “Oynamayacaksam kavuğun bende olmasının bir anlamı yoktu. Çünkü kavuklunun oynaması lazım.” diyerek 4 yıl sonra ölümünden 6 ay önce kavuğu Şevket Çoruh’a devretti.</p>
<p>Kavuk&#8217;un öyküsünden yola çıkarak,</p>
<p>“Ferhan Şensoy’un aynı zamanda Kel Hasan, Naşit, İsmail Dümbüllü, Münir Özkul, Nejat Uygur, Erol Günaydın ve de Türkiye olduğunu nasıl anlatmalı? Kişi kendi dışında kimdir? Sevdikleridir. Sabah akşam düşünüp yaşadıkları ve izinden gittikleridir. Ferhan Şensoy’u arayanlar, Beyoğlu’nun sokaklarında arasınlar. Beyoğlu’na, tiyatromuza, memleketimize ve halkımıza sahip çıksınlar. Bu güçlü ve özgün, muhalif sesi yaşatsınlar.” (*)</p>
<p>Son söz: <b>Ferhan Şensoy bizlere “Şenlikli direniş sanatı” nı miras bıraktı</b>. (**)</p>
<p>(*)     Tekin Deniz’in      31.08.2021 tarihli Gazete Duvar&#8217;daki yazısından.</p>
<p>(**)    Zeki Çoşkun’un    02.09.2021 tarihli Gazete Duvar&#8217;daki yazısından.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/atilla-un-ferhan-sensoyun-ardindan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otizmli Nazım Özgün İpek&#8217;in başarısı</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/otizmli-nazim-ozgun-ipekin-basarisi/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/otizmli-nazim-ozgun-ipekin-basarisi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2021 06:43:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atilla Ün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=24883</guid>

					<description><![CDATA[Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte çeşitli medya platformlarında paylaşılan Nazım Özgün İpek’in,  örnek alınacak ve dersler çıkarılacak bir hayat hikayesi var. İlk tercihi olan Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü ne yerleşen Nazım Özgün İpek eğitim yolculuğunun hikâyesini şöyle anlatıyor, 8 okuldan geri çevrildikten sonra hiç otizmli öğrencisi olmamış 25 senelik ilkokul öğretmeni, Gönül öğretmen sayesinde ilkokula [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte çeşitli medya platformlarında paylaşılan Nazım Özgün İpek’in,  örnek alınacak ve dersler çıkarılacak bir hayat hikayesi var.</p>
<p>İlk tercihi olan Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü ne yerleşen Nazım Özgün İpek eğitim yolculuğunun hikâyesini şöyle anlatıyor,</p>
<p>8 okuldan geri çevrildikten sonra hiç otizmli öğrencisi olmamış 25 senelik ilkokul öğretmeni, Gönül öğretmen sayesinde ilkokula başladım. “Çok çocuk okuttum, otizm bilmem, ama anlatırsan okuturum” demiş anneme.</p>
<p>Gönül öğretmenim ilk gün sarıldı bana. Önce onu ittim. Annem dışında kimse dokunamazdı bana. “Sen bana alışacaksın çocuğum, bana otizmi öğretirsen bende sana okumanın zevkini öğreteceğim dedi.” Gözünün içi gülüyorsa kötü bir şey olmaz diye düşündüm.</p>
<p>1.haftanın sonunda veliler ben sınıftan atılayım istiyor, annem ısrarcı, Gönül öğretmen hallederim diyordu. Gerçekten diğer velileride karşısına alma pahasına tüm sorunları çözdü.</p>
<p>Okumayı, el yazısını, kurallara göre yaşarsam hayatın daha kolay olduğunu öğretti.Otizmli ve hiperaktiftim, az konuşuyor ama okuyup yazabiliyordum. İlkokuldan okul ikincisi olarak mezun oldum.</p>
<p>Sonrasında okul bulmakta zorlandım. Beni kabul eden tek okul olan Doğa Koleji’nden de takdirle mezun oldum.</p>
<p>Görüldüğü gibi Nazım Özgün İpek in kendi ifadeleri ile anlatmaya çalıştığı eğitim yolculuğunda bir eğitimcinin insanın hayatını nasıl değiştirdiğini görmek açısından önemli bir örnek.</p>
<p>Nazım Özgün İpek e bundan sonra üniversite eğitiminde ve hayatının devamında başarılar diliyor, Gönül öğretmenlerin çoğalmasını arzu ediyorum.</p>
<p>Son söz: YETER Kİ ENGEL OLMAYALIM !</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/otizmli-nazim-ozgun-ipekin-basarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
