<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İmam Laiq Ahmet Atıf &#8211; Malta Haber</title>
	<atom:link href="https://www.maltahaber.com/category/yazarlar/imam-laiq-ahmet-atif/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.maltahaber.com</link>
	<description>Malta&#039;nın Türkçe Sesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Dec 2024 12:13:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.maltahaber.com/wp-content/uploads/2020/04/favicon.ico</url>
	<title>İmam Laiq Ahmet Atıf &#8211; Malta Haber</title>
	<link>https://www.maltahaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İslam’da Cihad’ın Gerçek Manasını Anlamak</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/islamda-cihadin-gercek-manasini-anlamak/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/islamda-cihadin-gercek-manasini-anlamak/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[eliforen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Dec 2024 11:44:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Laiq Ahmet Atıf]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[#cihad]]></category>
		<category><![CDATA[#imamlaiqahmedatif]]></category>
		<category><![CDATA[#ZiyahanAlbeniz]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=47740</guid>

					<description><![CDATA[IMAM Laiq Ahmed Atif President Ahmadiyya Muslim Jamaat Malta — amjmalta@gmail.com Çeviri: Ziyahan Albeniz Çeyrek asırdır pek çok kez “cihad” ve “terörizm” kelimelerini duyduk. Cihad ve terörizmi birbiriyle ilişkilendiren, hatta Islam’ın terör ve şiddeti teşvik ettiğini iddia eden pek çok kişi var. Maalesef, aralarında müslümanların da olduğu pek çok kişi Cihad’ın, İslam’a inanmayanlara karşı yürütülen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p style="text-align: left;">IMAM Laiq Ahmed Atif</p>
<p style="text-align: left;">President Ahmadiyya Muslim Jamaat</p>
<p style="text-align: left;">Malta — <a href="mailto:amjmalta@gmail.com">amjmalta@gmail.com</a></p>
<p style="text-align: left;">Çeviri: Ziyahan Albeniz</p>
</blockquote>
<p><span id="more-47740"></span></p>
<p>Çeyrek asırdır pek çok kez “cihad” ve “terörizm” kelimelerini duyduk. Cihad ve terörizmi birbiriyle ilişkilendiren, hatta Islam’ın terör ve şiddeti teşvik ettiğini iddia eden pek çok kişi var.</p>
<p>Maalesef, aralarında müslümanların da olduğu pek çok kişi Cihad’ın, İslam’a inanmayanlara karşı yürütülen “kutsal bir savaş” olduğuna inanıyor. Bu manada bir cihad anlayışı kesinlikle yanlış; cihadın ihtiva ettiği gerçek manadan da oldukça uzaktır.</p>
<p><strong>Malta’da terörle suçlananlar</strong></p>
<p>Hamrun’da yaşayan Fil Dişi Sahilleri kökenli 32 yaşındaki bir adamın muhtaç insanları Avrupa’da “cihad” kisvesi altında terör eylemlerine teşvik ettiği suçlamasıyla mahkeme sevk edildiğni hep birlikte haberlerden okuduk. Polisin verdiği bilgiye göre zanlı, iltica etmiş, yalnız yaşayan, savaş mağduru ülkelerden kaçarak Malta’ya sığınmış insanları propagandası için hedef seçiyor.</p>
<p>Zanlının mahkemede, intihar saldırı gerçekleştirecek kişilerin cennette yerlerinin hazır olduğunu söylediği mesajları okundu. Mesajın muhatabı olan kişiler de “cihad”a gönüllü olarak katıldıklarını, eğer gerçekleştirdikleri saldırılarda hayatlarını kaybederlerse cennetin kendilerine müjdelendiğini belirttiler.</p>
<p><strong>Barış, huzur ve teslimiyet</strong></p>
<p>İzninizle daha başlarken şu noktanın altını çizmek istiyorum. İslam, barış, sevgi ve şefkat dinidir. Hatta “İslam” kelimesinin kendisi de; Arapça, selam, esenlik ve teslimiyet anlamına gelen “Salaam” kökünen geliyor. İslam bize yaratıcısı ile barışı, türdeşimiz olanlarla diğer insanlarla ve kendimizle barış içinde yaşamamızı emrediyor.</p>
<p>Dahası, İslam’daki tasavvuru ile yaratıcı, zalim ve nefret dolu bir ilah değil; kendisi sevgi ve merhamet, rahman ve rahim olarak tanıtan bir ilahtır. İslam’ın en temel ilkelerinde de Allah’ın sonsuz merhametli ve bağışlayan bir yaratıcı olduğuna iman etmek vardır. Kur’andaki her bir sure, İslam’ın kaynağı olan bu yaratıcının kendisini tanıttığı sıfatlarla başlar: Bismillahirrahmanirrahim &#8211; Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın adıyla.</p>
<p><strong>Su ve ateş, aydınlık ve karanlık</strong></p>
<p>Kelime anlamı dahi barış ve güvenlik olan bir din nasıl olur da terörizmi ve şiddeti emreder? Su ve ateş bir arada bulunabilir mi? Aydınlık ve karanlık bir arada olabilir mi? Gece ve gündüz, aynı anda söz konusu olabilir mi? İlkbahar ve sonbahar aynı anda yaşanabilir mi?</p>
<p>Nasıl ki su ve ateş bir arada olamazsa, İslam ve terörizm de birlikte anılamaz. Nasıl ki karanlık ve aydınlık aynı yerde olamaz ise, cihad ve terörizm de birbiriyle uyum içinde var olamazlar.</p>
<p>Bu yüzden İslam’da şiddet ve terörizmle ilişkilendirilebilecek hiçbir unsur yoktur; “cihad” kavramının da şiddet ve terörizmle ilişkilendirilmeye çalışılması yanlış ve “Bütün insanlara rahmet olarak gönderilen”(Enbiya:108) Hz. Muhammed’in öğrettiği İslam ile asla bağdaştırılamaz. Cihad kavramının bu çarpık ve sorunlu algısının tek sorumlusu, İslami terminolojiyi yanlış anlayan bu nevi insanlardır.</p>
<p>Tehlikeli doktrinler masum insanları canavarlara çevirir ve masumların kanının da sorumlusudur.</p>
<p>Ahmediye Müslüman Cemaati’nin kurucusu bu hususu en sarih haliyle, şöyle ifade etmektedir:</p>
<p>“Bu çağın Müslüman ilahiyatçıları [alimleri] tarafından anlaşılan ve yayılan cihat doktrini, tamamen yanlıştır. Güçlü vaazları sıradan insanları vahşi hayvanlara dönüştürmek ve onları insanoğlunun tüm iyi niteliklerinden mahrum bırakmak dışında bir şeye yol açamaz; ve böyle de olmuştur.”</p>
<p>“Ben kesin olarak biliyorum ki, böyle vaazlar yüzünden cehalet yüzünden cinayet işleyen, İslam’ın ilk dönemlerinde niçin savaşlara girmek zorunda kaldığını bilmeyenlerin günahlarının yükü, bu tehlikeli doktrinleri gizlice yaymaya devam eden ve bu kadar büyük can kayıplarına yol açan bu ‘alimlerin’ boyunlarındadır.”</p>
<p><strong>Peki ya Cihad nedir?</strong></p>
<p>Arapça bir kelime olan Cihad, asil bir amaca ulaşmak için mücadele etmek manasına gelmektedir. Bu anlamıyla “cihad” etmenin tek bir yolu değil, barışı yaymak ve tesis etmeye hizmet eden birçok yolu vardır.</p>
<p>İlk olarak şunu açıklamak isterim, din uğruna edilen mücadele, savunma için olmak kaydıyla, Cihad’ın biçimlerinden biridir, ama bu en büyük cihad değildir. Hz. Muhammed (sav)’ın yaşadığı dönemde “cihad” olarak bilinen mücadele politik bir mücadele değildi, daha çok savunmaya yönelik; dinleri uğruna zulme maruz kalan Müslümanları korumaya yönelikti.</p>
<p>Büyük cihad ise öncelikle kendimizi ıslah etmemizdir. Cihadın en büyük ve kamil formu daha iyi, kibar ve anlayışlı insanlar olabilmemiz için kendimizle mücadele etmemizdir.</p>
<p>Bu mücadelenin “büyük” olarak anılması, kendi bencilliğimize, gözü doymazlığmıza, şehvet ve diğer tüm nefsani arzularımıza karşı yapılan bir mücadele olmasıdır. Cihad bizden özdisipline sahip olmamızı bekler, böylelikle düşünce ve hareketlerimizde ahlaki bir kontrol geliştirebiliriz.</p>
<p>İkinci olarak, barış ve sevgi mesajını yaymak, sahip olduklarımızı ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak, toplumsal görev ve hizmetlerde yer almak “cihad” olarak kodlanan mücadelenin diğer biçimleridir.</p>
<p><strong>Yaşam ve ölüm</strong></p>
<p>İslam terörizmin tüm biçimlerine karşıdır çünkü nihayetinde terörizm masumların yaşamlarını kaybetmesi, kan dökülmesi, ekonomi ve altyapının zarar görmesiyle sonuçlanır.</p>
<p>Diğer yandan, İslam yaşam hakkını yüceltir ve şöyle der:</p>
<p>“Her kim, bir cana haksız yere kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.” (Maide Suresi:33’üncü ayet)</p>
<p>Bu yüzden terörizmin ve cihad’ın ne olduğunu doğru ölçülerle tartmalıyız.</p>
<p>Terörizm insanların yaşamı hakkını elinden alır; fakat İslami anlamıyla cihad ise hem kendi, hem de çevremizdekilerin yaşamlarını iyileştirmenin bir yoludur. Terörizm baştan sona kötü bir yoldur; fakat cihad sadece ve sadece iyiliği emreder. Terörizm ölüm, cihad ise yaşam demektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/islamda-cihadin-gercek-manasini-anlamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevginin sembolü anne</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/sevginin-sembolu-anne/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/sevginin-sembolu-anne/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ziyahan Albeniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 May 2023 22:31:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Laiq Ahmet Atıf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=36580</guid>

					<description><![CDATA[Peygamber Efendimiz bir keresinde, şiddetli bir yağmur yağmaya başladığında birlikte seyahat eden üç kişi hakkında ashabına bir kıssa anlatmıştı. Bir mağaraya sığındıktan kısa bir süre sonra, büyük bir kaya hızla aşağı inmiş ve mağaranın girişini kapatmıştı. Seyyahlardan biri diğerlerine ümitlerini kaybetmemelerini ve mağaradan çıkmaları için yaptıkları en faziletli amellerini anlatarak Yüce Allah&#8217;a dua etmelerini söylemişti. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="HwtZe" lang="tr"><span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Peygamber Efendimiz bir keresinde, şiddetli bir yağmur yağmaya başladığında birlikte seyahat eden üç kişi hakkında ashabına bir kıssa anlatmıştı.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bir mağaraya sığındıktan kısa bir süre sonra, büyük bir kaya hızla aşağı inmiş ve mağaranın girişini kapatmıştı.</span></span></span></p>
<p><span class="HwtZe" lang="tr"> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Seyyahlardan biri diğerlerine ümitlerini kaybetmemelerini ve mağaradan çıkmaları için yaptıkları en faziletli amellerini anlatarak Yüce Allah&#8217;a dua etmelerini söylemişti.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Birinci gezgin, Yüce Allah&#8217;a hitaben, yaşlı anne babası ve küçük çocukları olduğunu söyledi.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Her gece keçileri otlatmaya götürdükten sonra önce anne babasına, sonra çocuklarına süt verirdi.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bir keresinde eve oldukça geç geldiğinde ailesi uyur bulmuştu.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Uykularını bölmek yerine, uyanırlar ve ihtiyaç duyarlar diye bütün gece anne ve babasının yanında bir bardak sütle durdu.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bu davranış Allah-u Teala&#8217;nın indinde bir ödüle layıksa, mağaradan çıkmalarını sağlaması için Allah&#8217;a dua etti.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Allah bu adamın hareketinden memnun kaldı ve taş biraz hareket etti.</span></span> </span></p>
<p><span class="HwtZe" lang="tr"><span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Aynı şekilde diğer ikisi de hikayelerini anlattıktan sonra taş tamamen yerinden oynamış ve mağaradan çıkabilmişlerdi.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bu kıssanın açıkça anlatmak istediği, anne babaya bakmanın Allah&#8217;ı hoşnut ettiği ve bu tür davranışların karşılıksız bırakılmadığıdır.</span></span> </span></p>
<p><span class="HwtZe" lang="tr"><span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Anneler Günü&#8217;nün yarın dünya çapında kutlanacağı düşünüldüğünde, hikaye çok alakalı.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Hikaye aynı zamanda Anneler Günü&#8217;nün bizim için aslında ne anlama geldiğini düşünmeye de dikkatimizi çekiyor.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bir annenin büyüklüğü ve koşulsuz sevgisi düşünüldüğünde, yılın bir gününü adamak yeterli mi?</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bir annenin koşulsuz sevgisine, ilgisine, terbiyesine ve şefkatine şükran ve minnetimizi göstermeye bir gün yeter mi?</span></span> </span></p>
<p><span class="HwtZe" lang="tr"><span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Kesinlikle hayır.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Ömrümüz boyunca anne babamıza itaatli, şükran dolu ve hizmetli kalsak bile, bırakın bir gün, anne babamızın bize gösterdiği iyilik ve iyiliğin hakkını veremeyiz.</span></span></span></p>
<p><span class="HwtZe" lang="tr"> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Günümüzün modernleşen ve dijitalleşen dünyasında birçok ebeveyn sıklıkla ihmal edilmekte ve gereken özen ve ilgi gösterilmemektedir.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Birçoğu, sahip oldukları her şeyi verdikleri çocukları tarafından dışlanmış, terk edilmiş, izole edilmiş ve kötü muamele görmüş hissediyor &#8211; zamanlarını, servetlerini, mümkün olan en iyi şekilde yetiştirilmelerini, ilgilerini, gerçek şefkatlerini ve koşulsuz sevgilerini verdikleri evlatları tarafından üstelik.</span></span></span></p>
<p><span class="HwtZe" lang="tr"> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Sevdiklerimize en hassas yıllarında sahip çıkmak, gelecek nesillerimiz için de iyi bir örnek teşkil ediyor.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bir annenin koşulsuz sevgisini, ilgisin ve şefkatini takdir etmeliyiz.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bu bana bir zamanlar bir çocuğun büyük acı ve huzursuzlukla anlattığı bir hikayeyi, yani babasının dedesine uyguladığı kötü muameleyi hatırlattı.</span></span> </span></p>
<p><span class="HwtZe" lang="tr"><span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Anlatılan olayda dede yatak odasından, daha küçük ve daha az elverişli bir yere nakledilmişti, ta ki sonunda dedenin hizmetlilerin odasına götürülmesine karar verilene kadar böyle sürmüştü.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Son derece şiddetli bir kış mevsiminde, dede odasının çok soğuk olduğundan ve yorganının kendisini sıcak ve rahat hissettiremeyecek kadar ince olduğundan yakınıyordu.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Baba, eski, işe yaramaz paçavralardan fazladan bir battaniye aramaya başladı.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bunu gören çocuk babasına dönerek <em>“Lütfen paçavraların hepsini dedeme verme.</em></span></span><em> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Birazını benim için sakla ki, yaşlanınca sana verebileyim.”</span></span> </em><span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Ne ekersen onu biçersin sözü ne kadar doğru!</span></span> </span></p>
<p><span class="HwtZe" lang="tr"><span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bu nedenle anne ve babamıza iyi bakmak boynumuzun borcudur.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Allah, bu çok önemli vazifeyi Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyurmaktadır: <em>“Anne babaya iyilik edin.</em></span></span><em> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Sen hayattayken onlardan biri veya her ikisi ihtiyarlık çağına ererse, onlara &#8220;öf&#8221; deme, onları azarlama ve onlara güzel söz söyle.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Onlara şefkatle tevazu kanadını ger ve şöyle dua et: Beni küçük bir çocukken yetiştirdikleri gibi, Rabbim onlara merhamet etsin” (17:24-25).</span></span></em> </span></p>
<p><span class="HwtZe" lang="tr"><span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bu ayetler bu konuyla çok ilgilidir.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">İnsan, ihtiyar ve zor bir yaşa eriştiğinde, sevgi, şefkat ve şefkat tavrıyla, her şeyden önce anne babasına öncelik vermelidir.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Ayrıca ayetler, ebeveynlerimizden birinin veya her ikisinin davranışlarının aşırı derecede zorlayıcı ve bazen saldırgan olduğu durumlardan da bahseder.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Buna karşılık olarak dudaklarımızdan en ufak bir tiksinti ya da onaylamama ifadesi geçmemelidir.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Aksine derin bir sevgi, saygı, şefkat ve özenle davranılmalıdır.</span></span> </span></p>
<p><span class="HwtZe" lang="tr"><span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Bu Anneler Günü tüm anne ve babalara sağlık, mutluluk ve bol kazanç getirsin.</span></span> <span class="jCAhz ChMk0b"><span class="ryNqvb">Gerçek ve kusursuz şefkatin, sevginin ve şefkatin simgesi olan tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/sevginin-sembolu-anne/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sistemi yeniden tasarlamamız gerekiyor</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/imam-laiq-ahmet-atif-sistemi-yeniden-tasarlamamiz-gerekiyor/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/imam-laiq-ahmet-atif-sistemi-yeniden-tasarlamamiz-gerekiyor/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reşit Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2022 09:38:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Laiq Ahmet Atıf]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmediye Müslüman Cemaati Lideri Laiq Ahmet Atıf]]></category>
		<category><![CDATA[Sistemi Yeniden tasarlamamız gerekiyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=31268</guid>

					<description><![CDATA[İmam Laiq Ahmet Atıf / Malta 22 Haziran 2022 İster toplumsal, ister ekonomik, ister diplomatik, isterse pandemi gibi sağlıkla ilgili sorunlardan kaynaklanıyor olsun, benzeri görülmemiş bir sıkıntı ve darlık zamanında yaşıyoruz. Çatışmalar, sağlık sorunları ve insani krizler, hukuk ve düzen ile ilgili sürekli aynı konular etrafında dönen, bir öncekinin tekrarı olan başka bir üzücü manşet [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İmam Laiq Ahmet Atıf / Malta</p>
<p>22 Haziran 2022</p>
<p>İster toplumsal, ister ekonomik, ister diplomatik, isterse pandemi gibi sağlıkla ilgili sorunlardan kaynaklanıyor olsun, benzeri görülmemiş bir sıkıntı ve darlık zamanında yaşıyoruz. Çatışmalar, sağlık sorunları ve insani krizler, hukuk ve düzen ile ilgili sürekli aynı konular etrafında dönen, bir öncekinin tekrarı olan başka bir üzücü manşet olmadan tek bir günümüz geçmiyor.</p>
<p>Burada son derece endişe verici olan husus, şiddet, farklı insan gruplarının marjinalleşmesi, şiddetli devrimler, aile içi sorunlar, savaşlar, yoksulluk, suçlar ve savaşlar ve pandemiden dolayı insanların hayatlarını kaybetmesinin artmaya devam ediyor olması.</p>
<p>Son birkaç on yıl içerisinde çığır açan başarılara ve teknolojik ilerlemelere, en gelişmiş silahlara, şimdiye kadar görülen en büyük ordulara ve savunmaya harcanan milyarlara rağmen, dünya her zamankinden daha kırılgan ve Allah korusun bu durum daha da kötüleşebilir.</p>
<p>Dünyanın önde gelen ülkeleri, emsallerinden daha iyi olma peşinde koşarken, dünyayı daha güvensiz hale getirdiler ve küresel toplumu sayısız tehlike ve tehdide maruz bıraktılar.</p>
<p>Bir sistem sürekli olarak başarısız olduğunda, doğal olarak tam bir dönüşüm veya revizyon gerekir ve değişiklikler kaçınılmaz hale gelir.</p>
<p>Akılcı bir doktor, verdiği ilaç hasta üzerinde istenilen etkiyi oluşturmuyorsa reçeteyi değiştirir. Aynı yaklaşım küresel topluluk için de gereklidir.</p>
<p>Dünyamızın şu anda içinden geçmekte olduğu kritik ve endişe verici anların, tüm sistemin tamamen elden geçirilmesini gerektirdiğini düşünüyorum; büyük bir reforma ihtiyaç var. Ama böyle bir yeniden yapılanmaya nereden başlayacağız? Tüm sistemi yeniden tasarlama konusunda nasıl bir yol izleyebiliriz? Ve reform yolunda atılan adımlar nelerdir?</p>
<p>Muhammed (s.a.v.) basit ama muhteşem bir ilke sunmuştur: &#8220;Kendin için istediğini başkaları için de iste.&#8221; Bu altın kural, sistemimizi dönüştürmenin ve dünyada gerçek ve uzun süreli barışı tesis etmenin anahtarıdır.</p>
<p>Gerçek şu ki, iyi bir dost edinmek son derece zor ama bir düşman edinmek de çok kolay. Bu nedenle, sadece kendimizi değil, onları gerçekten önemseyerek başkalarıyla dostluk tohumlarını ekmeye çalışmalıyız.</p>
<p>Yıkıcı silahların kendi güvenliğimiz ve sözde &#8216;güvenlik sebepleri&#8217; için gerekli olduğu düşüncesine, daha güçlü, nüfuz eden ve her şeyi kapsayan bir samimiyet ve dostluk anlatısı ile karşılık verilmelidir.</p>
<p><strong>Silahlardan kitaplara, mermilerden kalemlere, tanklardan kütüphanelere, nükleer icatlardan bilimsel yeniliklere geçişi benimsemeliyiz.</strong></p>
<p>Bu alternatif yaklaşımın temel taşı, komşularla samimi ve dostane ilişkiler kurmaktır, çünkü eğer biri komşularının yanında güvendeyse ve onlara güveniyorsa, neden silah alsın ki?</p>
<p>Atomik bir çatışma tehlikesini ortadan kaldırmak için gerekli olan ve birçoğunun anlaşılmaz bulabileceği radikal bir değişiklik, tüm dünyanın askerden arındırılmasıdır. Küresel olarak, savunma ve silahlanmaya ayrılan bütçelere yılda trilyonlarca dolar harcanıyor ve bu da aslında dünyayı daha güvenli hale getirmek yerine çok daha tehlikeli bir yer haline getiriyor.</p>
<p>Bunun yerine bu para, insanlığın refahına, eğitim, gıda ve su eksikliği gibi çatışmaya yol açabilecek sorunların çözülmesine ve ülkelerin kendilerine ait kaynakların verilmesine harcansaydı, böyle bir paranın kullanılması daha etkili ve faydalı olurdu.</p>
<p>Alfred Nobel, o dönemin en güçlü patlayıcıları olan dinamit ve jeligniti icat etti, ancak amaçlanan amaç asla başkalarına zarar vermek değildi.</p>
<p>Muazzam servetini Nobel Ödülü&#8217;nün kurulmasına yol açan bilimi, edebiyatı ve barışı teşvik etmek için bırakmaya karar verdi; bunun patlayıcı değil, mirası olmasını diledi; bu nükleer silahlı uluslar için bir öğretici ders olmalıdır.</p>
<p>Servetinizi, ulusların yok edilmesi için değil, insanlığın iyileştirilmesi için kullanın.</p>
<p>Silah yarışının yerine, dünyanın son derece ihtiyaç duyduğu sağlık ve eğitim alanlarında sağlıklı bir rekabet olmalıdır.</p>
<p>Dünyanın acilen saldırganlık ve şiddetten diyalog ve anlayışa geçişe ihtiyacı var; “düzeltmek”ten “yaşa ve yaşat”a, dışlamadan dahil etmeye, ayrımcılıktan kabul etmeye, eşitsizlikten eşitliğe ve para merkezli toplumlardan sevgi ve adalet merkezli topluluklara geçişe ihtiyaç var.</p>
<p>Ayrıca, en azından dile getirmek gerekirse, çok daha olumlu bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Engeller ve duvarlar yerine köprüler ve sağlıklı ilişkiler kurmaya odaklanılmalı. Başkalarına meydan okumak ve onları tehdit etmek yerine onlara zeytin dalı uzatmalıyız, sert ve küfürlü dil kullanmak yerine yumuşak ve nazik sözler söylemeliyiz.</p>
<p>Silahtan kitaplara, mermilerden kalemlere, tanklardan kütüphanelere, nükleer icatlardan insanlığın iyiliği için tüm insanlığın yararına olacak bilimsel yeniliklere geçişi benimsemeliyiz.</p>
<p>Bu nedenle, yeni bir dünya, sevgi, özen, saygı, uyum ve barış dünyası oluşturmak ve yeniden tasarlamak için ayağa kalkalım ve birleşelim.</p>
<p>Merhamet ve insan onuru gibi insani değerlere dayalı bir dünya; daha canlı ve kabullenici, diyaloga ve eğitime inanan bir dünya.</p>
<p>Bu harika söz bu çağa çok da iyi uyuyor: <strong>“Kılıçlarla toprak kazanılabilir ama kalpler değil; güçle başlar öne eğilebilir ama zihinler değil.&#8221;</strong></p>
<p>Gönülleri kazanmaya çalışalım çünkü zaman başları eğme değil gönülleri kazanma zamanıdır; bu bir ikna zamanıdır, güç ve kuvvet değil, <strong>&#8216;Sevgi hepimize, nefret hiç kimseye&#8217;</strong> zamanıdır.</p>
<p>El ele verelim ve çok geç olmadan tüm insan ırkının iyileştirilmesi ve refahı için tüm sistemimizi yeniden tasarlayalım.</p>
<p><a href="https://timesofmalta.com/articles/view/need-redesign-system-laiq-ahmed-atif.963095">Times Of Malta</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/imam-laiq-ahmet-atif-sistemi-yeniden-tasarlamamiz-gerekiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nükleer Bir Savaşın Yıkıcı Sonuçları!</title>
		<link>https://www.maltahaber.com/imam-laiq-ahmet-atif-nukleer-bir-savasin-yikici-sonuclari/</link>
					<comments>https://www.maltahaber.com/imam-laiq-ahmet-atif-nukleer-bir-savasin-yikici-sonuclari/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reşit Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Mar 2022 10:57:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Laiq Ahmet Atıf]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmediye Müslüman Cemaati]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmediye Müslüman Cemaati Lideri Laiq Ahmet Atıf]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltahaber.com/?p=29338</guid>

					<description><![CDATA[29 Mart 2022 Merhametin, şefkatin, sevginin ve barışın Rabbi, Her Şeye Gücü Yeten Yüce Allah, dünyayı ve tüm insanlığı her türlü yıkım ve felaketten korusun, Amin Dünya, Rusya&#8217;nın Ukrayna&#8217;ya saldırısı karşısında büyük bir şok yaşadı ve birçok masumun ölümü ile altyapı hasarlarıyla sonuçlanan bu savaşın yıkıcılığını gördük. Her geçen gün savaş tırmanıyor ve durum daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>29 Mart 2022</p>
<p><strong>Merhametin, şefkatin, sevginin ve barışın Rabbi, Her Şeye Gücü Yeten Yüce Allah, dünyayı ve tüm insanlığı her türlü yıkım ve felaketten korusun, Amin</strong></p>
<p>Dünya, Rusya&#8217;nın Ukrayna&#8217;ya saldırısı karşısında büyük bir şok yaşadı ve birçok masumun ölümü ile altyapı hasarlarıyla sonuçlanan bu savaşın yıkıcılığını gördük. Her geçen gün savaş tırmanıyor ve durum daha da kötüleşiyor.</p>
<p>Yaratıcısını ve onun yarattıklarını gerçekten seven ben, bu korkunç ölümleri ve insanlığa karşı yapılan saldırgan ve barbarca savaşı gördüğümde şahsen yüreğimde büyük bir keder ve acı hissediyorum.</p>
<p><strong>Dini liderlerin itirazları</strong></p>
<p>Dünya dini liderleri, bu çatışmanın itidalle ve şiddet içermeyen bir şekilde çözülmesi çağrısında bulundular. Papa Francis, siyasi sorumluluğu olanları, savaş tanrısı değil, barış tanrısı olan Allah&#8217;ın huzurunda vicdanlarını sorgulamaya çağırdı.</p>
<p>Ahmediyya Müslüman Cemaatinin Ruhani Lideri de bu durum hakkında net konuştu ve siyasi liderlerden bu çatışmayı sona erdirmek için olumlu rol oynamalarını isteyerek şunları söyledi:</p>
<p><strong>“Daha fazla savaş ve şiddetten kaçınmak için mümkün olan her türlü çabanın sarf edilmesi zamanımızın kritik bir ihtiyacıdır. Dünyanın felaketin eşiğinden dönmesi için hala zaman var ve bu nedenle, insanlığın iyiliği için Rusya, NATO ve tüm büyük güçlerin tüm çabalarını, çatışmanın şiddetini azaltmaya ve diplomasi yoluyla barışçıl bir çözüme doğru çalışmaya odaklanmaya çağırıyorum.&#8221;</strong></p>
<p><strong>Barış: Herkesin dileği</strong></p>
<p>Kuşkusuz, her iyi tabiatlı insan içtenlikle dünyanın sevgi, şefkat ve dostlukla dolmasını ister ve herkes dünyada barışın gözlerimizin önünde tesis edilmesini arzu eder.</p>
<p>Ancak bu hayalin gerçekleşmesi için, fırsatın doğduğu her yerde ve kiminle karşılaşırsak karşılaşalım barışı teşvik etmeye çalışmamız gerekiyor. Evlerimizde, ailelerimizde, işyerimizde, topluluklarımızda ve toplumlarımızda, komşularımızla ve komşu ülkelerimizle barış ve huzuru teşvik edelim.</p>
<p>Ayrıca, dünya barışını tesis etmek için, her zamankinden çok daha fazla artan bir ihtiyaç olduğu gerçeğinin herkesin farkında olması ve yüksek ahlaki değerler ile ilkeleri ortaya koymamız büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Umudun ışığını açık tut</strong></p>
<p>Kısacası, hepimiz elimizden geldiğince barış için çabalayana kadar barış gerçek anlamda tesis edilemez. Bunun için umut ışığını yanık tutalım ki dünyanın her yerinde gerçek barış ve adaletin tesis edileceği bir zaman gelsin.</p>
<p><strong>Nükleer Savaşın Sesleri</strong></p>
<p>Ne yazık ki, nükleer bir savaşın seslerini de duyduk. Nükleer savaşın sonuçlarının ne olacağını gerçekten biliyor muyuz? Ne kadar yıkıcı ve tahrip edici olacak? İnsanlığa ve gelecek nesillere ne ölçüde zarar verecek?</p>
<p>Bunların hepsinin çok geçerli sorular olduğunu düşünüyorum ve herhangi bir şey söylenmeden önce, ne söylediğimizi, sözlerimizle ne demek istediğimizi ve dünyanın nükleer saldırganlığın yükünü taşıyıp taşıyamayacağını bilmek ve bunu dikkatlice tartmak son derece önemlidir.</p>
<p>Bugün sahip olduğumuz silahlar o kadar yıkıcı ve sofistike ki, nesilden nesile ciddi genetik ve fiziksel kusurlarla doğan çocuklara sebep olabiliyorlar.</p>
<p><strong>Nükleer Bir Savaşın Dehşet Verici Sonuçları!</strong></p>
<p>Bir nükleer savaşın sonuçlarını hayal etmek için, Japonya&#8217;yı ziyaret etmeli ya da İkinci Dünya Savaşı sırasında nükleer bombalar tarafından saldırıya uğradığında, bu silahlarının korkunç sonuçlarına maruz kalan tek ülke olan Japonya&#8217;ya yapılan nükleer saldırıları okumalı. Seksen yıl geçti, ancak bugün bile savaşın yıkıcı etkileri, bu saldırıların gerçekleştiği Japon şehirlerinde görülebilir. Bugün bile insanların kalplerinde ve zihinlerinde korkuları var ve atom bombalarının etkileri yeni doğan çocuklarda halâ görülebiliyor.</p>
<p>Ahmediyye Müslüman Cemaati Lideri Mirza Masroor Ahmad<sup>aba</sup>, nükleer bir savaşın etkilerini anlattı ve şunları söyledi:</p>
<p><strong>“Eğer bir kişi kurşunla vurulursa, o zaman tıbbi tedavi yoluyla hayatta kalması bazen mümkün olabilir, ancak nükleer bir savaş patlak verirse, o zaman ateş hattında </strong>olanların böyle bir şansı olmayacaktır. Bunun yerine, insanların anında öleceğini, heykeller gibi donacağını ve derilerinin eriyip gideceğini göreceğiz.</p>
<p>İçme suyu, yiyecek ve bitki örtüsü kirlenecek ve radyasyondan etkilenecektir. Bu tür bir kirliliğin ne tür hastalıklara yol açacağını ancak hayal edebiliyoruz. Doğrudan vurulmayan ve radyasyonun etkilerinin biraz daha az olduğu yerlerde bile hastalık riski çok daha yüksek olacak ve gelecek nesiller de çok daha büyük riskler taşıyacaktır.”</p>
<p><strong>“Bu tür bir savaşın yıkıcı ve tahrip edici etkileri savaş ve sonrasıyla sınırlı kalmayacak</strong>, nesilden nesile geçecektir. Bunlar böyle bir savaşın gerçek sonuçlarıdır, ancak bugün icatlarından son derece gurur duyan ve geliştirdikleri silahları dünyaya bir hediye olarak anlatan bencil ve aptal insanlar var.</p>
<p><strong>“Ancak şunu açıklığa kavuşturalım ki, bugün nükleer silahlar tekrar kullanılırsa,  bazı ülkelerin haritadan tamamen silinmesi oldukça mümkündür. Yok olabilirler.” </strong>(<a href="https://www.alislam.org/library/books/World-Crisis-and-Pathway-to-Peace.pdf"><em>Dünya Krizi ve Barışa Giden Yol</em></a>, s. 45-61)<strong> </strong></p>
<p><strong>Eğer zamanı geriye çevirebilirsek</strong></p>
<p>Keşke zamanı geri alabilsek ve insan vücudunu eriten ve binaları tahrip eden korkunç saldırıları anlamaya çalışabilsek; o anlar ne kadar acı verici ve korkutucu olurdu. Böyle bir durum düşünülemez bile. O dönemde mevcut olan nükleer silahların, bugün dünyada mevcut olan nükleer silahlardan çok daha az yıkıcı olduğunu unutmamalıyız.</p>
<p>Sadece bir an için hayal edin, eğer daha az güçlü silahlar bu kadar yıkıcı olduysa, o zaman çağdaş dünyanın nükleer silahları ne kadar yıkıcı ve korkunç olabilir? Bu satırları yazarken kalbimde büyük bir üzüntü ve acı hissediyorum ve bırakın gözlerimizin önünde cereyan etmesini, böyle bir senaryoyu hayal etmek bile zor geliyor.</p>
<p><strong>Dünya barış ve refah yolunda ilerlesin ve tüm ülkeler barışın tesisi ve nükleer silahların yeryüzünden sonsuza dek yok edilmesi için birleşsin. Merhamet, şefkat, sevgi ve barış tanrısı yüce Tanrı dünyayı ve tüm insanlığı her türlü yıkımdan ve felaketten korusun. Amin.</strong></p>
<p><a href="https://ahmadiyyamalta.org/"><strong>https://ahmadiyyamalta.org/</strong></a></p>
<p><strong>__________________________</strong></p>
<p><strong>Yazar Hakkında:</strong> Laiq Ahmed Atıf şu anda Malta&#8217;da Ahmediye Müslüman Cemaati&#8217;nin İmamı ve Ulusal Başkanı olarak görev yapıyor. Ulusal ve uluslararası gazete ve dergilerde, Urduca, Maltaca ve ingilizce dillerinde, düzenli olarak yazılar kaleme alıyor. amjmalta@gmail.com</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltahaber.com/imam-laiq-ahmet-atif-nukleer-bir-savasin-yikici-sonuclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
